son derece ile cümle

son derece kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Bu engellerin büyük kısmı son derece sembolikti.Більшість із них абсолютно нудні.
Truva Savaşından sonra birçok batı şehirleri son derecede geriliyor.Після Троянської війни більшість західноанатолійських міст остаточно занепадає.
Çekirdekleşme ya da düzenli kristaller büyütme için iyi koşulları kestirmek son derece zordur.Надзвичайно важко передбачити умови, оптимальні для росту ідеально впорядкованих кристалів.
Bu karakter son derece popüler oldu.У будь-якому разі його стиль став дуже популярним.
FreeBSD işletim sistemine katkıda bulunmak son derece basittir.В експериментальному режимі забезпечена підтримка FreeBSD.
Kendisi son derece üretgen bir bilim adamı.Вийде з нього видатний науковий робітник».
Chichilerin büyümesi son derece yavaş olup, yüzlerce yıl sürebilir.Рослина росте дуже повільно і живе кілька сотень років.
Son derece yakışıklı ve çekici görünümüne karşın sesi imce, oyunculuk yeteneği de sınırlıydı.Крім гарного зовнішнього вигляду, актор мав добрий голос, неголосний, але інтенсивний.
Logan Dağı'ın yakınlarında sıcaklık son derece düşüktür.Навколо міста височіє гірський хребет Гогол.
Son derece zorlu bir görevdi.Це виявилося надзвичайно складним завданням.
Orta saha oyuncusu olmasına rağmen son derece gole yatkın bir oyun stili vardı.У неї був посередній голосок, але безсумнівне акторське обдарування».
Kep kullanım alanı son derece geniştir.Область застосування полімерних труб вкрай широка.
Ancak Pers Sarayı'nın tepkisi son derece saldırgan olmuştur.Але, насправді побудова Палацу піонерів стала довгобудом.
Kırmızı, turuncu ve beyaz renkli taşlar ise son derece eşsiz bir görünüm oluşturur.Яскраві червоні, помаранчеві й білі кольори скель творять своєрідне враження на відвідувачів.
Bu yüzden bu familyanın taksonomisi son derece tartışmalıdır.Сучасна таксономія роду дещо суперечлива.
Son derece alçakgönüllüdür.До речі, вельми скромну.
Osman'ın kötülüğü son derece yalındır ve ben merkezîyetçi bir yapı hakimdir.Сноук був Верховним лідером Верховного Порядку, а також потужним майстром темної сторони Сили.
Bu o zamanlar için son derece zor bir uğraştı.Для того часу це було екстраординарно.
Tom ve Mary'nin ikisi de son derece mutlu görünüyor.Том та Мері обоє виглядають надзвичайно щасливими.
Tom son derece hırslı.Том надзвичайно амбіційний.
Tom son derece zengin.Том надзвичайно заможний.
Tom son derece zengin.Том надзвичайно багатий.
Bak, ben son derece meşgulüm.Послухай-но, я надзвичайно зайнятий.
Son derece yorgun olmalısın.Ти, мабудь, дуже втомився.
Bu nokta son derece anlamlıdır, çünkü kızıl cüceler son derece yaygındır.Je významná, neboť červení trpaslíci jsou opravdu běžní.
Roman son derece başarılıydı.Román měl ovšem velký úspěch.
Buna rağmen, Felicity Jones "son derece yakın" bir ailesinin olduğunu söylüyor.I přes tuto událost Felicity prohlásila, že její rodina „si je nesmírně blízká“.
Esir kamplarındaki yemek durumu son derece kötüydü.Životní podmínky v zajateckém táboře byly velmi těžké.
Ziyafet düğünlerde son derece önemlidir.Velmi důležitý je na svatbě zasedací pořádek.
Bu yüzden turistlerin girişi son derece kısıtlanmıştır.Tím je omezen přístup turistů.
Son derece önemli olan bu değişikliğin nasıl olduğunu açıklamak mümkün değildir.Jaký význam tyto proměny přesně mají ovšem není možné říci.
Son derece büyüklerine saygılı nesiller yetiştirilmiştir.To jsou příznaky vznešeného oddaného.
Ama bunun dışında da son derece eğlenceliydi." dedi.Přesto však docela zábavný..."
Salih rüya son derece az görülür.Jsme rády, že se nám sen splnil.
Yarışma son derece tehlikelidir.Je přehnaně soutěživý.
Yediuyurlar son derece sosyal hayvanlardır.Kosatky černé jsou extrémně sociální zvířata.
Stewie bisikletten son derecede memnundur.Malý Charly touží po kole.
Sektörel Heterokromi insanlarda son derece nadir görülür, nüfusun yaklaşık 1%'inde bulunmaktadır..Heterochromie duhovky je velmi vzácná, vyskytuje se asi u 2% populace.
Bu son derece kanlı geçen çatışmalar dokuz gün boyunca devam eti.Celkem trvaly bojové akce devět dní.
Son derecede uzmanlaşmış kişiler bunu yapabilirler.K tomu potřeboval především tým schopných odborníků.
Yabancılara karşı genellikle şüpheyle yaklaşır, kendine son derece güvenlidir.Vůči cizím psům se chovají většinou přátelsky a dobře se s nimi snášejí.
Bu durumun ise son derece etkileyici olduğunu söyler.Sama přiznala, že tato situace byla velice nepříjemná.
Konuşma olmadığı için sahne boyunca müzik son derece baskındır.Bez hudby by byl život ponurý.
Yağışlar son derece az ve kar şeklindedir.Nebylo příliš temno a sněžilo.
Çizimleri, bazı detaylardaki yanlışlıklara karşın son derece nettir.Příčiny jejich úmrtí byly v některých případech poněkud záhadné.
Son derece engin bir kültüre sahip olan Babür, okumaya karşı büyük bir ilgi duymaktaydı.Téměř invalidní Žofie trávila čas intenzivním čtením.
Ailesini sever ve kızıyla son derece gurur duyar.Svoji rodinu miluje a velmi k ní přilne.
Kahve, Etiyopya ekonomisi için son derece önemlidir.Těžba mědi je důležitou součástí katanžské ekonomiky.
Yeni bina ise son derece modern olarak inşa edilmiştir.Interiér byl ceněn jako velice moderní.
Kendisi son derece üretgen bir bilim adamı.Vyžaduje však velmi zkušeného operatéra.
Corvus son derece başarılı bir etki yarattı.Cortés měl výbornou náladu.
Bazen yetişkinlerde de görülebilmekle birlikte,50 yaşın üzerinde ALL son derece nadirdir.Ve velmi vzácných případech může postihnout i dospělé až do 40 let.
Atıcılık için üretilen havalı tabancalar son derece tehlikeli olabilir.Střílí bomby, které dokážou být velmi nebezpečné.
Bu bakımdan OpenGL öğrenimini kolaylaştırır, son derece taşınabilir ve hızlıdır.Lightroom toho dovede opravdu hodně a při používání je velice efektivní a rychlý.
Meyveyi son derece gerçekçi çizdikten sonra onun bir elma olduğunu reddetti.Po odchodu z Teplic hrál za Jablonec.
Seçim son derece zor şartlar altında yapıldı.Vlastní volba se odehrávala za velmi nedůstojných podmínek.
Belge yönetim sistemlerinde güvenlik son derece önemlidir.Je samozřejmě nesmírně důležité dodržovat pravidla bezpečnosti.
Treponema pallidum alttürü pallidum spiral şekilli, Gram-negatif, son derece hareketli bir bakteridir.Treponema pallidum, poddruh pallidum, je spirálovitá, gramnegativní, vysoce pohyblivá bakterie.
Telefon son derece yüksek kalitede ses çalar.Vyráběl zvony vysoké kvality.
Türkiye, terör müdahalesine son derece karşı çıkarak Pakistan Devleti'ni desteklemiştir.Turecko chce po sebevražedném útoku zpřísnit postoj proti terorismu.

İlgili Sayfalar