son derece ile cümle

son derece kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Karşılaşmanın ilk yarısı son derece gergin geçti.Первое впечатление довольно нервирует вас.
Eğer düzgün sinyaller hizalanmış ise bunu bilmek son derece zor hale gelir.Когда сообщение зашифровано хорошо, его трудно выявить.
Eşler birbirlerine son derece saygılı ve centilmendir.Супруги относились к друг другу с уважением и даже были друзьями.
Bu bağlamda Çayönü, neolitikleşme sürecinin anlaşılmasında son derece önemli bulgular sağlamıştır.Лента четко установила размытые границы тогдашнего неореализма.
Telefon son derece yüksek kalitede ses çalar.Запись характеризуется достаточно высоким качеством звучания.
Endüstriyel robotların kullanım alanları son derece çeşitlidir.Особенно большим разнообразием в контексте управления спросом отличаются промышленные потребители.
Sonuç olarak ticaret son derece karlıydı ve tüccarların elinde büyük bir servet birikiyordu.По-видимому, имел прибыльную торговлю, поскольку оставил сыновьям огромное состояние.
Ülkede enflasyon ve işsizlik oranları son derece düşüktür.Резко снизились нищета и безработица.
Dinyeper'i geçiş, son derece zor koşullar altında yapıldı.Судя по всему, спасение фрески происходило в экстремальных условиях.
Ayrıca bu hava alığı uçak üzerinde çalışan personel için son derece tehlikelidir.Впрочем, данный метод был опасен и для атакующего самолета.
Son derece zarif bünyeli ancak dolgun gövdeli şarap verir.Духи клали даже в особо ценные вина.
Tüm geceyi son derece gergin bir halde geçirdiler.День получился очень напряженный, полный нервотрепки.
Son derece zorlu bir görevdi.Это было чрезвычайно трудное задание.
Köyler son derece pisti ve hijyenik değildi.Люди там были не очень бедные и не очень фанатичные.
Yazım dili ise önceki Abasıyanık kitaplarına göre son derece savruk ve özensizdir.Язык учебника, как нам казалось, был очень сложный и неудобочитаемый с весьма туманным содержанием.
Son derece çarpıcı diyalektik bir kavrayışı vardır.Вы смотрите чрезвычайно тревожную прямую передачу.
Son derece hareketli bir bölge olan Chueca’da birçok cafe ve butik mağazalar yer almaktadır.На Дерибасовской находятся многочисленные кафе и магазины.
Uzun uçuşlarda son derece konforludur.Это очень удобно для длительной погони.
Kız son derece güzeldir.Девушка была очень красива.
Ailesi son derece dindardı.Мать была глубоко религиозна.
Japon korsanların zorbalığından son derece nefret ediyordu.Успешная борьба с японскими пиратами.
Onlarla en büyük sorun, son derece yavaş olmaları ve yıllarca sürebilmeleri.Соответственно, и темп игры на них самый медленный, с длинными розыгрышами.
Sektörel Heterokromi insanlarda son derece nadir görülür, nüfusun yaklaşık 1%'inde bulunmaktadır..Расстройство встречается примерно у 3 % популяции, немного чаще у мужчин.
Usule dair kısa ama son derece meşhur bir eserdir.В искусстве также произошёл кратковременный, но яркий расцвет.
Odunu çürümeye karşı son derece dayanıklıdır.Система крайне неустойчива к взлому.
Böylesi büyük bir kuvvetin uzun süre ikmal edilmesi son derece güçtür.Конечно, воспитание такой собаки требует много времени.
İnsanları son derece çalışkan ve saygındırlar.Каждый человек ценен и заслуживает уважения.
Son derece zararlıdır.С особо вредными условиями.
İlerlemiş yaşına rağmen istikrarlı futbolu ile son derece başarılı performans gösterdi.Несмотря на свой возраст, он пролежат демонстрировать хороший футбол.
Avrupa Çevre Ajansı RETScreen yazılımını "son derece kullanışlı bir gereç" olarak tanımlamıştır.وتؤكد الوكالة الأوروبية للبيئة على أهمية برنامج RETScreen بوصفه "أداة بالغة النفع".
Abu Dabi'nin Louvre Müzesi'ni ülkelerine getirmek istemelerinden dolayı son derece gururluyuz.نحن فخورين للغاية؛ لأنهم يرغبون بإحضار متحف اللوفر أبوظبي لدولتهم.
Logan Dağı'ın yakınlarında sıcaklık son derece düşüktür.تنخفض درجات الحرارة بشدة على جبل لوجان وحوله.
Hava sislidir ve görüş son derece sınırlıdır.الطقس كان ضبابي والرؤية ضعيفة جدا.
Son derece nadirdir, özellikle bebeklerde ve çocuklarda görülür.يحدث غالباً عند الرضع والأطفال.
Bu süreç içinde, son derece radyoaktif element olan izole edilmiş radyumla çalıştı.أثناء ذلك قاموا بعزل عنصر الراديوم وهو عنصر ذو نشاط اشعاعي عالٍ.
Fakat bir cinayete sürükleneceklerinden de son derece habersizdirler.أنه هلاك الأجسام، وعليه يكون الغلو سببا للهلاك؛ أي إذا غلوا خرجوا عن طاعة الله فأهلكهم الله.
Yoh, geçmiş yaşamında (Hao Asakura) son derece güçlü bir şamandır.كان يوه (هاو في الماضي) شامانًا قويًا للغاية.
Rohtas Kalesi bir kuvvet tarafından asla yağmalanmadı, ve son derece sağlam bir şekilde korundu.لم يتم اقتحام فورت روهتاس بالقوة، وقد نجا من الموت بشكل ملحوظ.
Kaf (ق) sesi, dil kökünden çıkarılan çok kalın, son derece tok bir "ka" sesidir.واصطلاحًا: ارتعاد رأس اللسان عند النطق بالحرف، ولها حرف واحد؛ وهو الراء.
Kolonicilerin ölüm oranı son derece yüksekti.معدل الوفاة بين العبيد كان مرتفعاً.
Son derece önemli olan bu değişikliğin nasıl olduğunu açıklamak mümkün değildir.من غير الواضح بالضبط كيف حدث هذا التغيير.
Çünkü o son derece çirkin bir iştir ve kötü bir yoldur" denmesi buna örnektir.أَعرض عن ذنبه، وهو صَفُوح عَفُوٌّ، والصَّفُوحُ الكريم؛ لأنه يَصْفَح عمن جَنى عليه".
Hayvan figürinleri ise kireçtaşından, son derece incelikli eserlerdir.حقيقة حيوان صعب جدا و يتقن فن التمويه بدرجته القصوى.
Onlarla en büyük sorun, son derece yavaş olmaları ve yıllarca sürebilmeleri.والمشكلة الأكبر معها هو أنها قد تقلل من السرعة بشكل كبير، حيث تستغرق العديد من السنوات للوصول.
Kuşkusuz ki Yunanistan'a İkinci Pers Saldırı Grek tarihi açısından son derece önemli olaylardan biridir.الغزو الفارسي الثاني لليونان حدث ذو أهمية كبرى في التاريخ الأوروبي.
Endüstriyel robotların kullanım alanları son derece çeşitlidir.روبوتات صناعية لمختلف العمليات الصناعية.
Sulu tarım yapılan arazi ise son derece azdır.البط البري هو خجول على الأقل.
Son derece zorlu bir görevdi.مهمة صعبة جداً.
Bu engellerin büyük kısmı son derece sembolikti.ويبدو أن هذه الحواجز عمومًا فعالة جدًا.
Son derece stabil bir yağdır.وهي اشعة شديدة النغاذية.
Stewie bisikletten son derecede memnundur.وهي معروفة بكونها معجبة كبيرة بعمل سايباي.
Ülkede enflasyon ve işsizlik oranları son derece düşüktür.انخفضت معدلات الفقر والبطالة بشكل ملحوظ.
Sektörel Heterokromi insanlarda son derece nadir görülür, nüfusun yaklaşık 1%'inde bulunmaktadır..وهو التشوه الكلوي الأكثر شيوعا الذي يحدث في حوالي 1 ٪ من الناس.
Son derece akıcı İtalyanca ve Türkçesi olan Perihan toplamda beş dil bilmektedir.وتجيد بريهان الرومية اللغة التركية و اللغة الإيطالية بدرجة كبير و تتكلم أيضاً خمس لغات.
Son derece acımasız ve kibirli birisidir.و هو رجل مغرور وحاد الطباع.
Fakat bu infaz edilemez, çünkü çarpışmalar son derece şiddetle devam etmektedir.شخص غير عنيف لأن تلك الجريمة لا تلجا للعنف في ارتكابها.
Böylece son derece gerçekçi görüntüler elde edilebilir.ولكن يتم تصوير الأحداث بطريقة واقعية إلى حد ما.
Usule dair kısa ama son derece meşhur bir eserdir.ومعظم ادواره قصيرة لكن كانت بارزة.
19. yüzyılın başında, İspanya'da siyasi durum son derece karışıktı.كان الوضع السياسي في إسبانيا بداية القرن 19 معقدا للغاية ويصعب حله.
Üretim kaynakları son derece bol ve çeşitli.أما إنتاجه الأدبي فهو متنوع وشامل.

İlgili Sayfalar