Ama izin verin konuyu sizin için biraz daha somutlaştırayım.Lasciate che renda la storia ancor più reale.
Ama izin verin konuyu sizin için biraz daha somutlaştırayım.Maar laat mij het verhaal een beetje concreter maken.
Ama izin verin konuyu sizin için biraz daha somutlaştırayım.Mais laissez moi rendre cette histoire un peu plus concrète pour vous.
Ama izin verin konuyu sizin için biraz daha somutlaştırayım.Mas deixem-me esclarecer-vos um pouco mais.
Ama izin verin konuyu sizin için biraz daha somutlaştırayım.Men lad mig konkretisere historien en lille smule mere for jer.
Ama izin verin konuyu sizin için biraz daha somutlaştırayım.Nhưng để tôi làm cho câu chuyện cụ thể hơn cho các bạn.
Ama izin verin konuyu sizin için biraz daha somutlaştırayım.Pero voy a hacer la historia un poco más concreta.
Ama izin verin konuyu sizin için biraz daha somutlaştırayım.Pozwólcie, że bardziej przybliżę wam tą historie.
Ama izin verin konuyu sizin için biraz daha somutlaştırayım.Αφήστε με ωστόσο να σας το κάνω λίγο πιο συγκεκριμένο
Ama izin verin konuyu sizin için biraz daha somutlaştırayım.Але давайте розглянемо конкретний випадок.
Ama izin verin konuyu sizin için biraz daha somutlaştırayım.Но нека да направя историята по конкретна за вас.
Ama izin verin konuyu sizin için biraz daha somutlaştırayım.Я расскажу немного подробнее.
Ama izin verin konuyu sizin için biraz daha somutlaştırayım.אבל תנו לי להפוך את הסיפור ליותר מוחשי עבורכם.
Ama izin verin konuyu sizin için biraz daha somutlaştırayım.لكن دعوني أجعل القصة أكثر تحديداً لكم.
Ama izin verin konuyu sizin için biraz daha somutlaştırayım.インドの北部のビハール州に住む
Anlatırken, somut örnekler vereceğim, ama geneli ortaya koymaya gayret edeceğim.Doložím to na celkom konkrétnych príkladoch, vždy v kontexte širších súvislostí.
Anlatırken, somut örnekler vereceğim, ama geneli ortaya koymaya gayret edeceğim.J'illustrerai cela par des exemples concrets, mais en indiquant toujours les grandes tendances.
Anlatırken, somut örnekler vereceğim, ama geneli ortaya koymaya gayret edeceğim.몇가지 꽤 구체적인 사례를 들고자 합니다. 동시에 더 폭넓은 주제로 유도하고 말이죠.
Anlatırken, somut örnekler vereceğim, ama geneli ortaya koymaya gayret edeceğim.Konkrét példákon fogom bemutatni, de észben tartva teljes képet.
Anlatırken, somut örnekler vereceğim, ama geneli ortaya koymaya gayret edeceğim.Saya akan ilustrasikan dengan contoh-contoh konkrit, tapi yang selalu mengacu ke tema-tema yang lebih besar.
Anlatırken, somut örnekler vereceğim, ama geneli ortaya koymaya gayret edeceğim.Vou ilustrar isso com alguns exemplos concretos, mas tendo sempre em consideração os temas mais gerais.
Anlatırken, somut örnekler vereceğim, ama geneli ortaya koymaya gayret edeceğim.Voy a ilustrar esto con algunos ejemplos bastante concretos, pero apuntando siempre a contextos más amplios.
Anlatırken, somut örnekler vereceğim, ama geneli ortaya koymaya gayret edeceğim.Zobrazuję to dość konkretnymi przykładami, lecz zawsze mając na myśli szersze pojęcie.
Anlatırken, somut örnekler vereceğim, ama geneli ortaya koymaya gayret edeceğim.Θα το αποικονίσω με μερικά πιο συγκεκριμένα παραδείγματα, αλλά πάντα θίγοντας και τα ευρύτερα θέματα.
Anlatırken, somut örnekler vereceğim, ama geneli ortaya koymaya gayret edeceğim.В качестве иллюстрации я собираюсь использовать конкретные примеры, но со ссылкой на более широкие темы.
Anlatırken, somut örnekler vereceğim, ama geneli ortaya koymaya gayret edeceğim.Ще я илюстрирам с конкретни примери, свързани и с по-широкия контекст.
Anlatırken, somut örnekler vereceğim, ama geneli ortaya koymaya gayret edeceğim.אבהיר זאת עם כמה דוגמאות מוחשיות למדי, אבל תמיד מכוונות לתמונה הרחבה.
Anlatırken, somut örnekler vereceğim, ama geneli ortaya koymaya gayret edeceğim.سأقوم بتوضيح ذلك مع أمثلة ملموسة الى حد ما، لكن دائماً أشير الى المواضيع الأعم.
Anlatırken, somut örnekler vereceğim, ama geneli ortaya koymaya gayret edeceğim.見据えているのは 常により広い主題です あなた方が いつか 自らに問うだろう疑問
Aslında, daha somut olmak adına bunu yapabiliriz.Zkusme to tedy dosadit, ať se zbavíme neznámých.
Bana söz verdi... ...somut adımlar atacak.Hij gaf me hoop, was open en concreet.
Bana söz verdi... ...somut adımlar atacak.Il m'a donné un peu d'espoir, il était très littéral, très spécifique.
Bana söz verdi... ...somut adımlar atacak.Me dio ciertas esperanzas, fue muy literal, muy concreto.
Bana söz verdi... ...somut adımlar atacak.Nu ştiu cum e să fii interzis.
Bana söz verdi... ...somut adımlar atacak.Reményt adott, nagyon konkrét volt, és nyílt.
Bana söz verdi... ...somut adımlar atacak.Он вселил в меня надежду. Дословно и вполне конкретно.
Bana söz verdi... ...somut adımlar atacak.,הוא נתן לי תקווה כלשהי .היה מאוד מציאותי, מאוד ספציפי
Bana söz verdi... ...somut adımlar atacak.أنا لا أعرف كيف يبدو الحظر
Bazı somut metaforlar üzerine kurulmayan herhangi bir soyut dil örneği bulmak çok zordur.E foarte greu sa gasim un exemplu de limbaj abstract care sa nu se bazeze pe o metafora concreta.
Bazı somut metaforlar üzerine kurulmayan herhangi bir soyut dil örneği bulmak çok zordur.Es muy difícil encontrar algún ejemplo de lenguaje abstracto que no esté basado en alguna metáfora.
Bazı somut metaforlar üzerine kurulmayan herhangi bir soyut dil örneği bulmak çok zordur.Este tipo de verborreia não é a exceção, mas a regra.
Bazı somut metaforlar üzerine kurulmayan herhangi bir soyut dil örneği bulmak çok zordur.약간의 구체적인 은유에 근거를 두지않은 추상적인 언어의 예를 찾기는 힘들죠.
Bazı somut metaforlar üzerine kurulmayan herhangi bir soyut dil örneği bulmak çok zordur.Nagyon nehéz az elvont nyelvhasználatra olyan példát találni, mely nem valamilyen konkrét metaforán alapulna.
Bazı somut metaforlar üzerine kurulmayan herhangi bir soyut dil örneği bulmak çok zordur.Thật khó kiếm ví dụ về ngôn ngữ trừu tượng không dựa trên phép ẩn dụ nào.
Bazı somut metaforlar üzerine kurulmayan herhangi bir soyut dil örneği bulmak çok zordur.Trudno znaleźć abstrakcyjny język nie oparty na metaforze "materialnej".
Bazı somut metaforlar üzerine kurulmayan herhangi bir soyut dil örneği bulmak çok zordur.Дуже важко знайти якийсь приклад абстрактного мовлення, який не базується на конкретній метафорі.
Bazı somut metaforlar üzerine kurulmayan herhangi bir soyut dil örneği bulmak çok zordur.Много е трудно да намерите пример на теоретичен език, който не е основан върху някоя конкретна метафора.
Bazı somut metaforlar üzerine kurulmayan herhangi bir soyut dil örneği bulmak çok zordur.Очень трудно привести пример абстрактного языка, в основе которого не было бы определенных образов.
Bazı somut metaforlar üzerine kurulmayan herhangi bir soyut dil örneği bulmak çok zordur.קשה מאוד למצוא דוגמה לשפה מופשטת שלא נסמכת על מטאפורה מוחשית.
Bazı somut metaforlar üzerine kurulmayan herhangi bir soyut dil örneği bulmak çok zordur.وإنه لمن العسير إيجاد نموذج لِلُغة مجردة لا تعتمد على نوع معين من المجاز.
Bazı somut metaforlar üzerine kurulmayan herhangi bir soyut dil örneği bulmak çok zordur.具体物のメタファーを利用しない例を見つけることは容易ではありません 例えば 動詞の"go"は
Bence Başkan tarafından atılan bu adımlar, sembolik olarak, ya da somut olarak, önem taşıyor.ROMENY: Entonces cuánto cortó (inaudible)? OBAMA:
Bence herkes bunun somut bir şey olması gerekir, yer çekimi gibi.Dan saya pikir semua orang -- Menurut saya hal seperti itu sudah semestinya, seperti gravitasi.
Bence herkes bunun somut bir şey olması gerekir, yer çekimi gibi.E penso che tutti.. voglio dire, sono cose scontate, come la gravità.
Bence herkes bunun somut bir şey olması gerekir, yer çekimi gibi.Et je pense que tout le monde -- Je veux dire ça devrait être un fait, comme la gravité.
Bence herkes bunun somut bir şey olması gerekir, yer çekimi gibi.Ik denk dat iedereen... Het zou vanzelfsprekend moeten zijn, zoals zwaartekracht.
Bence herkes bunun somut bir şey olması gerekir, yer çekimi gibi.I myślę, że każdy -- Myślę, że to powinno być jak z grawitacją.
Bence herkes bunun somut bir şey olması gerekir, yer çekimi gibi.누구나 그렇겠지만 중력처럼, 보이지 않아도 인정할 수 밖에 없는 사실이에요.
Bence herkes bunun somut bir şey olması gerekir, yer çekimi gibi.Penso que toda a gente... penso que isso deve ser um facto, como a gravidade.
Bence herkes bunun somut bir şey olması gerekir, yer çekimi gibi.Şi cred că toată lumea -- Vreau să spun că acest lucru ar trebui să fie un fapt, ca legea gravitaţiei.