Mitokondri. Bu hücresel solunum yer alır, ve bizSå fastän mRNA:t är på utsidan, eftersom ribosomen sitter fast på det, kan proteinet hamna på insidan.
Ölüm nedeniniz organ yetersizliğini arttırır. Solunum, kalp, böbrek, hangi organınız iflas ederse.Cái chết của bạn là do cơ quan nội tạng mất dần chức năng, hay hệ hô hấp, hệ tim, thận
Ölüm nedeniniz organ yetersizliğini arttırır. Solunum, kalp, böbrek, hangi organınız iflas ederse.Det man dør af er tiltagende organ svigt, i luftvejene, hjertet, nyrerne, det organerne indeholder.
Ölüm nedeniniz organ yetersizliğini arttırır. Solunum, kalp, böbrek, hangi organınız iflas ederse.To, na co umřete, je zhoršující se selhávání orgánů, vaše plíce, srdce, ledviny, nebo jiné orgány to zabalí.
Ona aspirin verdim. Solunum güçlüğünü azaltmak için ona ilaçlar verdim.I-am dat aspirină, medicamente care să-i ajute inima.
Ona aspirin verdim. Solunum güçlüğünü azaltmak için ona ilaçlar verdim.Ik gaf haar aspirine en medicatie om de druk op haar hart te verlichten.
Ona aspirin verdim. Solunum güçlüğünü azaltmak için ona ilaçlar verdim.Je lui ai donné de l'aspirine et des médicaments pour soulager la tension au cœur.
Ona aspirin verdim. Solunum güçlüğünü azaltmak için ona ilaçlar verdim.저는 그녀에게 아스피린과 심장의 부담을 줄이는 약을 처방했지요.
Ona aspirin verdim. Solunum güçlüğünü azaltmak için ona ilaçlar verdim.Le di aspirina y medicación para aliviar la presión en su corazón.
Ona aspirin verdim. Solunum güçlüğünü azaltmak için ona ilaçlar verdim.Podal som jej aspirín a lieky na zmiernenie záťaže na srdce.
Ona aspirin verdim. Solunum güçlüğünü azaltmak için ona ilaçlar verdim.Дав їй аспірин і ліки, які змeншують тиск.
Ona aspirin verdim. Solunum güçlüğünü azaltmak için ona ilaçlar verdim.Дадох й аспирин, дадох и медикаменти да облекчат натоварването на сърцето.
Ona aspirin verdim. Solunum güçlüğünü azaltmak için ona ilaçlar verdim.נתתי לה אספירין. נתתי לה תרופות להקלת העומס על ליבה.
Ona aspirin verdim. Solunum güçlüğünü azaltmak için ona ilaçlar verdim.اعطيتها أسبرين. اعطيتها ادويه لتخفيف الضغط على قلبها.
Ona aspirin verdim. Solunum güçlüğünü azaltmak için ona ilaçlar verdim.利尿剤を与えて
Özellikle hava solunumu yapıyorsanız --Especialmente si respiras aire --
Özellikle hava solunumu yapıyorsanız --특히 공기를 호흡한다면
Özellikle hava solunumu yapıyorsanız --Особено, ако дишаш въздух.
Özellikle hava solunumu yapıyorsanız --במיוחד אם אתה נושם אויר,
Özellikle hava solunumu yapıyorsanız --خصوصا إذا كنت تتنفس الهواء
Özellikle hava solunumu yapıyorsanız --惑星Aから惑星Bに移るのは困難です
Pertusis, Bordatella Pertussis isimli bir bakterinin sebep olduğu bir solunum yolu hastalığıdır.Koklusz to choroba układu oddechowego spowdowana bakterią Bordetella pertussis.
Pertusis, Bordatella Pertussis isimli bir bakterinin sebep olduğu bir solunum yolu hastalığıdır.Pertussis adalah penyakit pernafasan atas yang disebabkan bakteria Bordetella pertussis.
Pertusis, Bordatella Pertussis isimli bir bakterinin sebep olduğu bir solunum yolu hastalığıdır.Pertussis é uma doença respiratória causada pela bactéria Bordetella Pertussis.
Pertusis, Bordatella Pertussis isimli bir bakterinin sebep olduğu bir solunum yolu hastalığıdır.Pertussis is een ademhalings ziekte veroorzaakt door de bacterie Bordetella pertussis.
Pertusis, Bordatella Pertussis isimli bir bakterinin sebep olduğu bir solunum yolu hastalığıdır.Pertussis ist eine Atemwegserkrankung, die durch das Bakterium Bordetella pertussis ausgelöst wird.
Pertusis, Bordatella Pertussis isimli bir bakterinin sebep olduğu bir solunum yolu hastalığıdır.Коклюш - респираторное заболевание вызванное бактерией Bordetella Pertussis
Sanırım hücre solunumunun ilk videosunda FADH dedim. . Doğrusunu söylemek gerekirse, FADH2 olmalıydı.Myslím, že v prvním videu o buněčném dýchání je FADH, mělo by tam být FADH2, aby to bylo přesné.
Sanırım hücre solunumunun ilk videosunda FADH dedim. . Doğrusunu söylemek gerekirse, FADH2 olmalıydı.В първия видеоклип за клетъчното дишане казах ФАДН, а трябваше да кажа ФАДН2, за да съм по-конкретен.
Sanırım hücre solunumunun ilk videosunda FADH dedim. .Eu acho que no primeiro vídeo em celulares respiração eu disse FADH.
Sanırım hücre solunumunun ilk videosunda FADH dedim. .세포 호흡의 첫 강의에서 FADH라고 했던 것 같은데요,
Sanırım hücre solunumunun ilk videosunda FADH dedim. .Je crois que dans la première vidéo sur la respiration cellulaire, j'ai dit FADH.
Sanırım hücre solunumunun ilk videosunda FADH dedim. .כנראה אמרנו FADH.
Sanırım hücre solunumunun ilk videosunda FADH dedim. .وأعتقد في الفيديو الأول على الخلوي تنفس قلت القوات المسلحة الهايتية.
Sanıyorum en başta bir çoğumuz hücre solunumunda zorluk çektik. . Çünkü çok fazla bilgi vardı.Смятам, че поради това много хора се затрудняват с клетъчното дишане - има толкова много информация.
Sanıyorum en başta bir çoğumuz hücre solunumunda zorluk çektik. .Dan saya pikir itulah mengapa banyak dari kita mengalami masalah dengan pernapasan sel awalnya.
Sanıyorum en başta bir çoğumuz hücre solunumunda zorluk çektik. .E eu acho que é por isso que muitos de nós temos problemas com celulares respiração inicialmente.
Sanıyorum en başta bir çoğumuz hücre solunumunda zorluk çektik. .그리고 이게 우리가 세포 호흡을 처음 배울 때 많이 헤매게 되는 이유라고 생각합니다. 그리고 이게 우리가 세포 호흡을 처음 배울 때 많이 헤매게 되는 이유라고 생각합니다.
Sanıyorum en başta bir çoğumuz hücre solunumunda zorluk çektik. .Myslím, že je to jeden z důvodů, proč má mnoho z nás ze začátku problém s pochopením buněčného dýchání.
Sanıyorum en başta bir çoğumuz hücre solunumunda zorluk çektik. .To pewnie dlatego tyle osób ma kłopoty ze zrozumieniem oddychania komórkowego.
Sanıyorum en başta bir çoğumuz hücre solunumunda zorluk çektik. .נדמה שזוהי הסיבה לכך שלרבים מאיתנו יש קשיים בהבנת הנשימה התאית.
Sanıyorum en başta bir çoğumuz hücre solunumunda zorluk çektik. .وأنا أعتقد أن هذا لماذا الكثير منا لديهم مشكلة مع الخلوي التنفس في البداية.
Solunum aşamaları boyunca vücudumuza giren şekerleri parçalar ve dışarıya karbondioksit veririz.A vďaka tomuto procesu dýchania rozkladáme cukry a vylučujeme oxid uhličitý.
Solunum aşamaları boyunca vücudumuza giren şekerleri parçalar ve dışarıya karbondioksit veririz.A že díky procesu dýchání rozkládáme tyto cukry a uvolňujeme oxid uhličitý.
Solunum aşamaları boyunca vücudumuza giren şekerleri parçalar ve dışarıya karbondioksit veririz.Dan bahwa melalui proses respirasi, kita memecah yang gula dan kita melepaskan karbon dioksida.
Solunum aşamaları boyunca vücudumuza giren şekerleri parçalar ve dışarıya karbondioksit veririz.그리고 호흡 과정을 통해, 당을 분해하고 이산화탄소를 내보낸다는 것을요.
Solunum aşamaları boyunca vücudumuza giren şekerleri parçalar ve dışarıya karbondioksit veririz.Podczas oddychania komórkowego rozkładamy cukry i uwalniamy dwutlenek węgla.
Solunum aşamaları boyunca vücudumuza giren şekerleri parçalar ve dışarıya karbondioksit veririz.Şi faptul că prin respiraţie, vom metaboliza acele zaharuri, şi vom elibera dioxid de carbon.
Solunum aşamaları boyunca vücudumuza giren şekerleri parçalar ve dışarıya karbondioksit veririz.Y que a través del proceso de respiración, partimos hacia abajo los azúcares y nos liberan dióxido de carbono.
Solunum aşamaları boyunca vücudumuza giren şekerleri parçalar ve dışarıya karbondioksit veririz.У процесі дихання ми розчеплюємо цукор і виділяємо вуглекислий газ.
Solunum aşamaları boyunca vücudumuza giren şekerleri parçalar ve dışarıya karbondioksit veririz.אם ראיתם את הסרטונים על נשימה,אתם יודעים שאנו זקוקים לחמצן כדי לעכל את מזוננו,
Solunum aşamaları boyunca vücudumuza giren şekerleri parçalar ve dışarıya karbondioksit veririz.وذلك عن طريق عملية التنفس ، حيث نقوم بتحليل وتفكيك السكريات لنطلق ثاني أكسيد الكربون
Solunum güçlüğü çekiyor, tansiyonu da normal değildi.Ela estava respirando com dificuldades ela tinha problemas de pressão.
Solunum güçlüğü çekiyor, tansiyonu da normal değildi.Ze kreeg problemen met haar ademhaling en met haar bloeddruk.
Solunum güçlüğünü azaltmak için ona ilaçlar verdim.Adtam neki aszpirint, gyógyszert a szívterhelés csökkentésére.
Solunum güçlüğünü azaltmak için ona ilaçlar verdim.Dal jsem jí léky, které jí uvolnily tlak na srdci.
Solunum güçlüğünü azaltmak için ona ilaçlar verdim.Dei-lhe medicação para aliviar o esforço cardíaco.
Solunum güçlüğünü azaltmak için ona ilaçlar verdim.Le ho dato farmaci per attenuare la tensione del cuore.
Solunum güçlüğünü azaltmak için ona ilaçlar verdim.Podałem jej leki zmniejszające obciążenie serca.
Solunum güçlüğünü azaltmak için ona ilaçlar verdim.Tôi kê thuốc để giảm hoạt động của tim.