Bütün öğleden sonra durmadan içmiş olmasına rağmen, hala solgundu.למרות שהוא שתה ללא הרף כל הערב, הוא נותר חיוור.
Bütün öğleden sonra durmadan içmiş olmasına rağmen, hala solgundu.ومع أنه كان يشرب بثبات طوال الظهيرة، كان مايزال شاحباً
Bütün öğleden sonra durmadan içmiş olmasına rağmen, hala solgundu.僕たちは立ったままレタスを切る召使いを見ていた
Derin- uzay nesneleri için solgunluk sınırıDeep Sky 천체의 희미함( Faint) 한계
Derin- uzay nesneleri için solgunluk sınırıHalványsági korlát mélyégobjektumoknál
Derin- uzay nesneleri için solgunluk sınırıHelderheidslimiet voor het tonen van "deep sky"-objecten
Derin- uzay nesneleri için solgunluk sınırıHelligkeitslimit für Deep-Sky-Objekte
Derin- uzay nesneleri için solgunluk sınırıKirkkausraja tähtien nimille
Derin- uzay nesneleri için solgunluk sınırıLa limite de pâleur pour dessiner les objets célestes lointains.
Derin- uzay nesneleri için solgunluk sınırıLímite de brillo para objetos del cielo profundo.
Derin- uzay nesneleri için solgunluk sınırıLimit jasności dla dalekich obiektów
Derin- uzay nesneleri için solgunluk sınırıMagnitudine limite per gli oggetti del cielo profondo
Derin- uzay nesneleri için solgunluk sınırıMeja svetlosti za oznake z imenom
Derin- uzay nesneleri için solgunluk sınırıPrepnúť zobrazenie objektov hlbokého vesmíru
Derin- uzay nesneleri için solgunluk sınırıSvag gräns för avlägsna himmelsobjekt
Derin- uzay nesneleri için solgunluk sınırıSvaghedsgrænse for dyb himmel- objekter
Derin- uzay nesneleri için solgunluk sınırıVisibilidade mínima para os objectos profundos
Derin- uzay nesneleri için solgunluk sınırıΑσθενές όριο για αντικείμενα βαθέως ουρανού
Derin- uzay nesneleri için solgunluk sınırıГраница на бледост за показване на имената
Derin- uzay nesneleri için solgunluk sınırıМежа тьмяності для далеких об' єктів
Derin- uzay nesneleri için solgunluk sınırıПредел яркости для показа названий
Derin- uzay nesneleri için solgunluk sınırıالإغماء لـ
Derin- uzay nesneleri için solgunluk sınırı描画する深宇宙天体の暗さの下限
Döndürme sırasında yıldızların solgunluk sınırı회전시 별의 희미함( Faint) 한계
Döndürme sırasında yıldızların solgunluk sınırıHalványsági korlát csillagoknál eltoláskor
Döndürme sırasında yıldızların solgunluk sınırıHelderheidslimiet voor sterren bij het verplaatsen van de kijkrichting
Döndürme sırasında yıldızların solgunluk sınırıHelligkeitslimit für Sterne beim Drehen
Döndürme sırasında yıldızların solgunluk sınırıKirkkausraja tähtien nimille
Döndürme sırasında yıldızların solgunluk sınırıLímite de brillo para estrellas en el tránsito.
Döndürme sırasında yıldızların solgunluk sınırıLimite de pâleur pour les étoiles lors d'un déplacement
Döndürme sırasında yıldızların solgunluk sınırıLimit jasności gwiazd podczas przesuwania
Döndürme sırasında yıldızların solgunluk sınırıMagnitudine limite delle stelle durante gli spostamenti
Döndürme sırasında yıldızların solgunluk sınırıMeja svetlosti za oznake z imenom
Döndürme sırasında yıldızların solgunluk sınırıSkryť slabé hviezdy počas otáčania?
Döndürme sırasında yıldızların solgunluk sınırıSvag gräns för stjärnor vid panorering
Döndürme sırasında yıldızların solgunluk sınırıSvaghedsgrænse for stjerner under drejning
Döndürme sırasında yıldızların solgunluk sınırıVisibilidade mínima das estrelas ao mover
Döndürme sırasında yıldızların solgunluk sınırıΑσθενές όριο αστεριών κατά την περιστροφή
Döndürme sırasında yıldızların solgunluk sınırıГраница на бледост за показване на имената
Döndürme sırasında yıldızların solgunluk sınırıМежа тьмяності для зірок під час обертання
Döndürme sırasında yıldızların solgunluk sınırıПредел яркости для показа названий
Döndürme sırasında yıldızların solgunluk sınırıالإغماء لـ
Döndürme sırasında yıldızların solgunluk sınırı旋回時に描画する恒星の暗さの下限
Dost Sen Ben sana solgunluk biliyorum ki Ay, beni seviyor; Ve ben senin kelime alacaktır:Dost jsi mě miloval, já vím, ty chceš říct, Ay, a já si tvé slovo:
Dost Sen Ben sana solgunluk biliyorum ki Ay, beni seviyor; Ve ben senin kelime alacaktır:Dosť si ma miloval, ja viem, ty chceš povedať, Ay, a ja si tvoje slovo:
Dost Sen Ben sana solgunluk biliyorum ki Ay, beni seviyor; Ve ben senin kelime alacaktır:Dost εσύ μ 'αγαπάς, ξέρω ότι θέλεις να πω Ay? Και εγώ θα σου λέξη: ακόμη, αν εσύ swear'st,
Dost Sen Ben sana solgunluk biliyorum ki Ay, beni seviyor; Ve ben senin kelime alacaktır:Gij van mij houden, ik weet gij zult zeggen: Ja, en ik zal uw woord nemen: maar, indien gij swear'st,
Duyuruyu yaptığımda George kızarmadı, aksine yeleğim gibi solgunlaşıverdi.Als ich die Ankündigung machte, wurde George nicht rosig, sondern bleich wie mein Wams.
Duyuruyu yaptığımda George kızarmadı, aksine yeleğim gibi solgunlaşıverdi.Amikor bejelentettem hogy házasodom, George nem pirult el, hanem elsápadt, mint a kabátom.
Duyuruyu yaptığımda George kızarmadı, aksine yeleğim gibi solgunlaşıverdi.Când am făcut anunţul, George nu a roşit, ci s-a făcut palid ca pieptarul meu.
Duyuruyu yaptığımda George kızarmadı, aksine yeleğim gibi solgunlaşıverdi.Cuando hice el anuncio, George no se sonrojó, sino que se puso pálido como mi jubón.
Duyuruyu yaptığımda George kızarmadı, aksine yeleğim gibi solgunlaşıverdi.Da jeg gav beskeden, blev George ikke rød, men blev bleg som min dublet.
Duyuruyu yaptığımda George kızarmadı, aksine yeleğim gibi solgunlaşıverdi.Když jsem oznámil svatbu, George nezčervenal, ale zbledl jako můj kabátec.
Duyuruyu yaptığımda George kızarmadı, aksine yeleğim gibi solgunlaşıverdi.Khi tôi báo tin, George tỏ ra không vui mà gương mặt lại hóa xanh xao như chiếc áo chẽn của tôi vậy.
Duyuruyu yaptığımda George kızarmadı, aksine yeleğim gibi solgunlaşıverdi.내가 결혼 발표를 하자, 조지는 발개지긴 커녕, 내 더블렛만큼 창백해졌다.
Duyuruyu yaptığımda George kızarmadı, aksine yeleğim gibi solgunlaşıverdi.När jag gjorde tillkännagivandet blev George inte rosig, utan blek som min jacka.
Duyuruyu yaptığımda George kızarmadı, aksine yeleğim gibi solgunlaşıverdi.Po moim obwieszczeniu, George się nie zaczerwienił, zrobił się biały jak mój kaftan.
Duyuruyu yaptığımda George kızarmadı, aksine yeleğim gibi solgunlaşıverdi.Quand je le lui annonçai, George ne rougit pas, il devint aussi pâle que mon pourpoint.
Duyuruyu yaptığımda George kızarmadı, aksine yeleğim gibi solgunlaşıverdi.Quando feci l'annuncio, George non arrossì, ma impallidì come il mio farsetto.
Duyuruyu yaptığımda George kızarmadı, aksine yeleğim gibi solgunlaşıverdi."Quando fiz o anúncio, o George não se ruborizou, "em vez disso ficou tão pálido como o meu gibão.