BENVOLIO bir o sana duyuyorsan, sen solgunluk öfke onu.Un Benvolio s'il t'écoute, tu veux la colère lui.
BENVOLIO bir o sana duyuyorsan, sen solgunluk öfke onu.Μια BENVOLIO αν σου ακούω, θέλεις να τον θυμό.
BENVOLIO bir o sana duyuyorsan, sen solgunluk öfke onu.Бенволио, если он послушает тебя, ты гнев его.
BENVOLIO bir o sana duyuyorsan, sen solgunluk öfke onu.マーキューシオは、これは怒り、彼をすることはできません:'twouldの怒り、彼は彼の愛人の精神を育てるために"円を、
Biraz hatırla, tatlı ve solgun bir resim... ama bu sahneyi her zaman hatırlayabilirsiniz.Alguna dulce, estimada y desvanecida foto, pero usted puede recordar esta escena en cualquier momento.
Biraz hatırla, tatlı ve solgun bir resim... ama bu sahneyi her zaman hatırlayabilirsiniz.Mais vous vous souvenez de cette scène. N'est-ce pas curieux ?
Biraz hatırla, tatlı ve solgun bir resim... ama bu sahneyi her zaman hatırlayabilirsiniz.-men ni kan när som helst återkalla den här scenen i ert minne.
Biraz hatırla, tatlı ve solgun bir resim... ama bu sahneyi her zaman hatırlayabilirsiniz.Unii poartã în suflet o imagine fericitã ºi ºtearsã, dar dv. vã puteþi aminti oricând aceastã scenã.
Bizler solgun, gri yaratıklarız.Jsme bledá, šedá stvoření.
Bizler solgun, gri yaratıklarız.저와 제 동료들은 안색이 창백하고 회색이었죠.
Bizler solgun, gri yaratıklarız.Mi amolyan sápadt, szürke lények vagyunk.
Bizler solgun, gri yaratıklarız.Nous sommes des créatures pâles, grises.
Bizler solgun, gri yaratıklarız.Siamo creature pallide e grige.
Bizler solgun, gri yaratıklarız.Sme bledé, sivé tvory.
Bizler solgun, gri yaratıklarız.Somos criaturas pálidas e cinzentas.
Bizler solgun, gri yaratıklarız.Somos criaturas pálidas, grises.
Bizler solgun, gri yaratıklarız.Suntem creaturi palide şi cenuşii.
Bizler solgun, gri yaratıklarız.Vi är bleka, grå varelser.
Bizler solgun, gri yaratıklarız.Wij zijn bleke, grauwe wezens.
Bizler solgun, gri yaratıklarız.Wir sind blasse, düstere Kreaturen.
Bizler solgun, gri yaratıklarız.Είμαστε χλωμά, γκρίζα πλάσματα.
Bizler solgun, gri yaratıklarız.Мы бледные, серые создания.
Bizler solgun, gri yaratıklarız.Ние сме бледи, сиви създания.
Bizler solgun, gri yaratıklarız.Ретушери - це бліді, безликі створіння.
Bizler solgun, gri yaratıklarız.אנחנו יצורים חיוורים ואפורים.
Bizler solgun, gri yaratıklarız.نحن مخلوقات رمادية شاحبة.
Bizler solgun, gri yaratıklarız.暗く窓もない部屋に籠もり
Burada rahatlıkla görebilirsiniz, 25 solgun yeşil parça görüyoruz, onlardan bir tanesi daire şeklinde.누구든 명확하게 알 수 있죠. 25개의 옅은 녹색의 요소를 보실 수 있고요, 그 중 하나는 원의 형태입니다.
Burada rahatlıkla görebilirsiniz, 25 solgun yeşil parça görüyoruz, onlardan bir tanesi daire şeklinde.25個の緑色の部品があり そのうちひとつは円形です こちらを見ますと、27個のピンク色の四角があって、ひとつは曲がってます
Burada rahatlıkla görebilirsiniz, 25 solgun yeşil parça görüyoruz, onlardan bir tanesi daire şeklinde.Itt már teljesen egyértelmű, hogy van 25 világoszöld elemünk, melyek közül az egyik egy kör.
Burada rahatlıkla görebilirsiniz, 25 solgun yeşil parça görüyoruz, onlardan bir tanesi daire şeklinde.Je ziet hier heel duidelijk dat er 25 bleekgroene elementen in zitten, waarvan er één cirkelvormig is.
Burada rahatlıkla görebilirsiniz, 25 solgun yeşil parça görüyoruz, onlardan bir tanesi daire şeklinde.Man kann hier sehr deutlich sehen, wir haben 25 hellgrüne Elemente, von denen eins ein Kreis ist.
Burada rahatlıkla görebilirsiniz, 25 solgun yeşil parça görüyoruz, onlardan bir tanesi daire şeklinde.On peut clairement voir, vous pouvez voir qu'on a 25 éléments vert pâle, dont un de forme ronde.
Burada rahatlıkla görebilirsiniz, 25 solgun yeşil parça görüyoruz, onlardan bir tanesi daire şeklinde.Podemos ver claramente que temos 25 elementos verde claros, dos quais um tem a forma de um círculo.
Burada rahatlıkla görebilirsiniz, 25 solgun yeşil parça görüyoruz, onlardan bir tanesi daire şeklinde.Qui si può vedere chiaramente, che ci sono 25 elementi verde chiaro, dei quali uno a forma di cerchio.
Burada rahatlıkla görebilirsiniz, 25 solgun yeşil parça görüyoruz, onlardan bir tanesi daire şeklinde.Widać tu całkiem wyraźnie, widzicie, że mamy 25 jasnozielonych elementów, z których jeden ma formę koła.
Burada rahatlıkla görebilirsiniz, 25 solgun yeşil parça görüyoruz, onlardan bir tanesi daire şeklinde.Φαίνεται ξεκάθαρα εδώ, ότι έχουμε 25 στοιχεία ανοιχτού πράσινου, απ' τα οποία το ένα είναι σε σχήμα κύκλου.
Burada rahatlıkla görebilirsiniz, 25 solgun yeşil parça görüyoruz, onlardan bir tanesi daire şeklinde.Здесь видно очень четко, что у нас 25 бледно-зеленых элементов, один из которых в форме круга.
Burada rahatlıkla görebilirsiniz, 25 solgun yeşil parça görüyoruz, onlardan bir tanesi daire şeklinde.Тук може да се види доста ясно, вижда се, че има 25 бледозелени елемента, един от които е под формата на кръг.
Burada rahatlıkla görebilirsiniz, 25 solgun yeşil parça görüyoruz, onlardan bir tanesi daire şeklinde.אפשר לראות כאן די בבירור, שיש לנו 25 רכיבים בירוק בהיר, שאחד מהם הוא בצורת עיגול.
Burada rahatlıkla görebilirsiniz, 25 solgun yeşil parça görüyoruz, onlardan bir tanesi daire şeklinde.يمكننا أن نرى هنا بوضوح تستطيعون أن ترون 25 عنصرًا أخضرًا شاحبًا أحدها على شكل دائرة
Bütün öğleden sonra durmadan içmiş olmasına rağmen, hala solgundu.Annak ellenére, hogy egész délután folyamatosan ivott, még mindig sápadt volt.
Bütün öğleden sonra durmadan içmiş olmasına rağmen, hala solgundu.A pesar de haber bebido toda la tarde, él estaba todavía pálido.
Bütün öğleden sonra durmadan içmiş olmasına rağmen, hala solgundu."Apesar de ter passado a tarde a beber, ele continuava pálido.
Bütün öğleden sonra durmadan içmiş olmasına rağmen, hala solgundu.Il avait bu tout l'après-midi, mais malgré cela il était pâle.
Bütün öğleden sonra durmadan içmiş olmasına rağmen, hala solgundu.În ciuda faptului că băuse toată după-amiaza, era încă palid.
Bütün öğleden sonra durmadan içmiş olmasına rağmen, hala solgundu.오후 내내 술을 들이켰는데도 그는 여전히 핼쑥했다.
Bütün öğleden sonra durmadan içmiş olmasına rağmen, hala solgundu.Mặc dù uống rất nhiều nhưng trông cậu ấy vẫn rất xanh xao.
Bütün öğleden sonra durmadan içmiş olmasına rağmen, hala solgundu.Mimo że pił całe popołudnie, nadal był blady.
Bütün öğleden sonra durmadan içmiş olmasına rağmen, hala solgundu.Nonostante avesse bevuto senza sosta tutto il pomeriggio, era ancora pallido.
Bütün öğleden sonra durmadan içmiş olmasına rağmen, hala solgundu.Obwohl er den ganzen Nachmittag getrunken hatte, war er immer noch blass.
Bütün öğleden sonra durmadan içmiş olmasına rağmen, hala solgundu.Ondanks een namiddag van drinken, was hij nog steeds bleek.
Bütün öğleden sonra durmadan içmiş olmasına rağmen, hala solgundu.På trods af at han havde drukket hele eftermiddagen, var han stadig bleg.
Bütün öğleden sonra durmadan içmiş olmasına rağmen, hala solgundu.Přestože celé odpoledne vytrvale pil, byl stále bledý.
Bütün öğleden sonra durmadan içmiş olmasına rağmen, hala solgundu.Trots att han druckit kontinuerligt hela eftermiddagen var han fortfarande blek.
Bütün öğleden sonra durmadan içmiş olmasına rağmen, hala solgundu.Walaupun terus minum sepanjang sore, dia masih terlihat pucat.
Bütün öğleden sonra durmadan içmiş olmasına rağmen, hala solgundu.Αν και έπινε σταθερά όλο το απόγευμα, ήταν ακόμη χλωμός.
Bütün öğleden sonra durmadan içmiş olmasına rağmen, hala solgundu.Він пив весь вечір, але все ще був блідий.
Bütün öğleden sonra durmadan içmiş olmasına rağmen, hala solgundu.Вместо да мисли трезво цял следобед, той беше блед.
Bütün öğleden sonra durmadan içmiş olmasına rağmen, hala solgundu.Он пил весь вечер, но всё ещё был бледен.