Döndürme sırasında yıldızların solgunluk sınırıFaint limit for stars when slewing
Küçük gezegen gösterimi için en solgun parlaklığı ayarlaSet the faintest magnitude for drawing asteroids
Solgun Altın FilizicolorPaleGoldenrod
Solgun YeşilcolorPaleGreen
Solgun Yeşil 1colorPaleGreen1
Solgun Yeşil 2colorPaleGreen2
Solgun Yeşil 3colorPaleGreen3
Solgun Yeşil 4colorPaleGreen4
Solgun TürkuazcolorPaleTurquoise
Solgun Türkuaz 1colorPaleTurquoise1
Solgun Türkuaz 2colorPaleTurquoise2
Solgun Türkuaz 3colorPaleTurquoise3
Solgun Türkuaz 4colorPaleTurquoise4
Solgun Menekşe KırmızısıcolorPaleVioletRed
Solgun Menekşe Kırmızısı 1colorPaleVioletRed1
Solgun Menekşe Kırmızısı 2colorPaleVioletRed2
Solgun Menekşe Kırmızısı 3colorPaleVioletRed3
Solgun Menekşe Kırmızısı 4colorPaleVioletRed4
& Solgunlaştır& Desaturate
Su içeriği: Toprağın nemi olmadan terleme, büyüme ve bitki solgunluğu yoktur.Water content: Without soil moisture there is no transpiration, no growth and plants wilt.
Yetişkin dişiler erkeklere benzer, ancak daha solgundur.Adult females are similar to the males but paler and duller.
Toz halinde küf ve verticillium solgunluğu da soruna neden olabilir.[2]Powdery mildew and verticillium wilt can also cause trouble.[2]
Bu tür ve güney solgun amazonu daha önce özdeş olarak kabul edilirdi.This species and the southern mealy amazon were previously considered conspecific.
Bu tür ve kuzey solgun amazonu daha önce özdeş olarak kabul edilirdi.This species and the northern mealy amazon were previously considered conspecific.
Paskalya masaları ardıç veya solgun dallarla süslenir.[1]Easter tables being decorated with juniper or sallow twigs.[34]
Kömür dumanının yarattığı solgunluktan bıkmış sanatçı Sir William Blake Richmond tarafından kuruldu.It was founded by artist Sir William Blake Richmond, frustrated with the pall cast by coal smoke.
Fazla miktarda su stresine, solgunluğa neden olur ve bitkinin büyüme hızını düşürür.In superfluous numbers, it causes water stress, wilt, and reduces the growth rate of the plant.
Adı, küçük bir söğüt veya solgun anlamına gelen Eski İngiliz fokundan gelir.Its name comes from the Old English sealh meaning a small willow or sallow.
Yüzünüz solgun.Sie sehen bleich aus.
Yüzünde solgun bir bakış ve yorgunluk vardır.Il y présente un visage « fatigué et inquiet ».
Tom solgun görünüyor. Ona bir şey mi oldu?Tom sembra pallido. Gli è successo qualcosa?
Yüzünde solgun bir bakış ve yorgunluk vardır.Ha uno sguardo minaccioso e il viso malrasato.
Örneğin ilk tabloda modelin yüzü solgun ve renksiz çizilmişken ikinci tabloda makyajlıdır.على سبيل المثال كان المديل في اللوحة الأولى ذات وجه شاحب وبدون ألوان أما اللوحة الثانية ذات ألوان زاهية.
Hoşçakal Umut ve Solgun Sarı Bir Gül yazarın filme çekilen diğer yapıtlarındandır.وكانت رواياتها " وداعاً أيها الأمل و ورد أصفر باهت " من ضمن أعمالها الأخرى التي تحولت إلى فيلم سينمائي.
Bu kuşlar küçük ve oldukça solgun renklidirler.São aves pequenas e frequentemente muito coloridas.
Soluk mavi gözlere ve solgun bir tene sahipti.Tinha olhos azuis e tinha a pele clara.
'Solgun Bir Sarı Gül', 1997."O Vermelho é Verde-Amarelo", 2004.
Bir insan bayıldığında cildi solgundur ve kaşıntısı olmaz.Wanneer iemand flauwvalt, is de huid bleek en is er geen sprake van huiduitslag.
Birden, solgun yüzlü bir adam (S. William Hinzman) Barbra'yı yakalar.Een bleke man (Bill Hinzman) strompelt op Johnny en Barbra af.
Böylece, "pembe" rengi aslında kızarık bir solgun tint olur.Poza tym widać, że ta „krew” to tak naprawdę jedynie czerwona farba.
Bir insan bayıldığında cildi solgundur ve kaşıntısı olmaz.När en person svimmar är huden blek och fri från utslag.
Yüzünde solgun bir bakış ve yorgunluk vardır.Její tvář má ovšem prosebný pohled a unavený výraz.
Bölümün adı ilk olarak "Solgun At" olarak planlanmıştı.Původně se měl seriál jmenovat Opilý kuře.
Bir insan bayıldığında cildi solgundur ve kaşıntısı olmaz.Când o persoană leșină pielea ei este palidă și nu are exemă.
Kafasındaki tüysüz alanlar solgundur.A szőrszálak belül üresek.
Bir insan bayıldığında cildi solgundur ve kaşıntısı olmaz.Όταν ένα άτομο λιποθυμά, το δέρμα είναι χλωμό και δεν έχει εξάνθημα.
Hoşçakal Umut ve Solgun Sarı Bir Gül yazarın filme çekilen diğer yapıtlarındandır.Vær hilset, både den som risset og den som leser runene."
Bir insan bayıldığında cildi solgundur ve kaşıntısı olmaz.Pada orang yang pingsan, kulitnya pucat dan tidak beruam.
Birden, solgun yüzlü bir adam (S. William Hinzman) Barbra'yı yakalar.」此時一位臉色蒼白的男子(威廉·辛澤曼S. William Hinzman 飾演)蹣跚而行至兩人跟前,這個男子突然抓住芭芭拉。
Gliese B diğerine göre daha solgundur.);而BL是另一半。
Bilinen bazı kültür çeşitleri: 'Chinensis' : Solgun mavi korona filamentleri bulunur.ישנם מספר גדול של זנים, ביניהם: 'Chinensis' - זירי עטרה בכחול בהיר.
Bir insan bayıldığında cildi solgundur ve kaşıntısı olmaz.Когато човек припадне, кожата е бледа и няма обрив.
Bu kuşlar küçük ve oldukça solgun renklidirler.При птиците – костта е дълга и слабо извита.
Bir insan bayıldığında cildi solgundur ve kaşıntısı olmaz.Kad se neka osoba onesvijesti, koža je blijeda i bez osipa.
'Solgun Bir Sarı Gül', 1997.U ružarju svijeća, 1997.
3 gün sonra solgunlaştı ve bir hafta sonra ortada şikayet falan kalmadı.1週間後にはもうどこにも不平はありませんでした (笑)
3 gün sonra solgunlaştı ve bir hafta sonra ortada şikayet falan kalmadı.3일 후에 작품은 사라졌고 일주일 후에는 어느곳에도 더이상 불평은 없었습니다.
3 gün sonra solgunlaştı ve bir hafta sonra ortada şikayet falan kalmadı.Ba ngày sau nó mờ dần, và một tuần sau, không còn than vãn ở đâu nữa.
3 gün sonra solgunlaştı ve bir hafta sonra ortada şikayet falan kalmadı.Čez tri dni je napis zbledel, čez en teden pa pritoževanja ni bilo nikjer več.
3 gün sonra solgunlaştı ve bir hafta sonra ortada şikayet falan kalmadı.Drei Tage später verblasste es und eine Woche später, gab es kein Beschwerden mehr.