Ana içeriğe geç
Sözlük

solgun ile cümle

solgun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Tom korkudan solgunlaştı.Tom turned pale with fright.
Sence solgun görünüyor muyum?Do you think I look pale?
Tom solgun göründüğümü söyledi.Tom said I looked pale.
Tom çok solgun göründüğümü söyledi.Tom said I looked very pale.
Sen biraz solgunsun.You're a little pale.
Tom bana Mary'nin solgun göründüğünü düşündüğünü söyledi.Tom told me that he thought Mary looked pale.
Tom çok solgun.Tom is very pale.
Tom, Mary'nin solgun gözüktüğünü söyledi.Tom said that Mary looked pale.
Tom solgun görünüyordu.Tom looked pale.
Tom'un yüzü çok solgun.Tom's face is very pale.
Tom'un yüzü solgundu.Tom's face was pale.
Solgun görünüyor. Ona bir şey mi oldu?He looks pale. Is anything the matter with him?
Hemen ardından bebek Winkie, Winkie'yi üzgün ve solgun bir halde bırakarak gözden kaybolur.Baby Winkie then disappears, leaving Winkie alone and depressed.
Bölümün adı ilk olarak "Solgun At" olarak planlanmıştı.The episode was originally titled "Pale Horse".
Soluk mavi gözlere ve solgun bir tene sahipti.He had watery blue eyes and a broken nose.
Limoni veya limon rengi solgun sarı bir renktir, adını limon meyvesinden alır.Lemon or lemon-color is a pale yellow color, the color of the lemon fruit.
"O kadar solgun ve güzel bir ifade olsaydı, onun özellikleri oldukça iyi."If she were not so sallow and had a nicer expression, her features are rather good.
Kullanılan renkler biraz solgun, ancak ışık gerçekten kuvvetli ve buradaki figürleri aydınlatıyor.The colours are subdued but the light comes in really strongly and illuminates these figures.
- ve sen siyahsýn, ki bu harika - Paul, solgun anlamýnda beyaz.- and you’re black, which is great - Paul, white as in too pale.
Duyuruyu yaptığımda George kızarmadı, aksine yeleğim gibi solgunlaşıverdi.When I made the announcement, George did not turn rosy, but went pale as my doublet.
Bütün öğleden sonra durmadan içmiş olmasına rağmen, hala solgundu.Despite drinking steadily all afternoon, he was still pale.
Uykunu alamadýn herhalde, biraz solgun görünüyorsun.He must have a plan.
Ona biraz merhem sür Solgun görünüyor !Help him with some ointment first, he looks pale!
Solgun görünüyorsun bir tanem... Ýyi misin?Honey, you look white...are you ok?
'Kraliçe onun gözlük taktı ve Şapkacı, solgun ve fidgeted döndü bakıyordu başladı.Here the Queen put on her spectacles, and began staring at the Hatter, who turned pale and fidgeted.
Sampson Ay, hizmetçiler, ya da onların maidenheads başkanları; Sen solgunluk anlamda ne zaman alır.SAMPSON Ay, the heads of the maids, or their maidenheads; take it in what sense thou wilt.
Benim meme ağır maden kendi yalan acılarımıza; Sen solgunluk yaymak, prest varGriefs of mine own lie heavy in my breast; Which thou wilt propagate, to have it prest
Sen daha fazla zekâ hast geriye Sen solgunluk güz;Thou wilt fall backward when thou hast more wit;
Sen yaş com'st geriye Sen solgunluk sonbahar;Thou wilt fall backward when thou com'st to age;
BENVOLIO bir o sana duyuyorsan, sen solgunluk öfke onu.BENVOLlO An if he hear thee, thou wilt anger him.
Ya sen solgunluk, benim putperestlik tanrısı Senin nazik benlik, yemin ederim,Or if thou wilt, swear by thy gracious self, Which is the god of my idolatry,
ROMEO O, solgunluk Sen beni çok tatminsiz bırakır?ROMEO O, wilt thou leave me so unsatisfied?
Rosaline Senin solgun yanakları wash'd dediler Tuzlu su, atık atılır ne kadarHath wash'd thy sallow cheeks for Rosaline! How much salt water thrown away in waste,
Sen hemşire, ona ne solgunluk ROMEO? Sen bana işareti değil dost.ROMEO What wilt thou tell her, nurse? thou dost not mark me.
ROMEO O, sen solgunluk sürgün tekrar konuşun.ROMEO O, thou wilt speak again of banishment.
Sen solgunluk alınacak .-- süre kalın - Stand up. Vuruntu]Thou wilt be taken.--Stay awhile;--Stand up; [Knocking.]
Sen Tybalt öldürülen Hast? solgunluk sen kendin mi öldüreceksin?Hast thou slain Tybalt? wilt thou slay thyself?
Ben memnunum, sen solgunluk var.I am content, so thou wilt have it so.
Ben seninle beraber yaptık, sen solgunluk olarak yapın.Do as thou wilt, for I have done with thee.
Sonra büyük olasılıkla sen solgunluk, bu utanç ayıplamak için ölüm gibi bir şey üstlenmekThen is it likely thou wilt undertake A thing like death to chide away this shame,
Senin dudakların ve Senin yanakları kıpkırmızı Ve ölümün solgun bayrağı orada gelişmiş değildir .--Is crimson in thy lips and in thy cheeks, And death's pale flag is not advanced there.--
Niye bu kadar solgun görünüyorsun?Why do you Iook so gaunt?
Biraz hatırla, tatlı ve solgun bir resim... ama bu sahneyi her zaman hatırlayabilirsiniz.Some cherish a sweet and fading picture, but you can recall this scene at any time.
Bizler solgun, gri yaratıklarız.We're pale, gray creatures.
Geldiğinde karnı davul gibi şiş ve solgun bir haldeydi.She came to me bloated, very pale.
Şimdi parlak, soluk, solgun ay ışığında,Now bright, now dimmed, was the moonlight pale,
3 gün sonra solgunlaştı ve bir hafta sonra ortada şikayet falan kalmadı.Three days later it faded, and a week later, no more complaining anywhere.
Sonra solgun, cılız, doğu rüzgarının kavurduğu yedi başak daha bitti.And, behold, seven ears, withered, thin, and blasted with the east wind, sprung up after them:
Etkisiz penceredeki renk solgunluğuDim the colors of the inactive panel
Etkisiz penceredeki renkler, solgun renk ve çarpanı aracılığıyla hesaplanacaktır.The colors of the inactive panel are calculated by a dim color and a dim factor.
Küçük gezegenler için solgunluk sınırıFaint limit for asteroids
Küçük gezegenlerin gösterilmesi için asgari solgunluk sınırı.The faint magnitude limit for drawing asteroids.
Derin- uzay nesneleri için solgunluk sınırıFaint limit for deep-sky objects
Tam yakınlaştırmada derin- uzay nesnelerinin parlaklıklarındaki solgunluk sınırı.The faint magnitude limit for drawing deep-sky objects, when fully zoomed in.
Uzaklaştırıldıklarında derin- uzay nesneleri için solgunluk sınırıFaint limit for deep-sky objects when zoomed out
Uzaklaştırılırken derin- uzay nesnelerinin için parlaklıklarındaki solgunluk sınırı.The faint magnitude limit for drawing deep-sky objects, when fully zoomed out.
Yıldızlar için solgunluk sınırıFaint limit for stars
Tam yakınlaştırmada yıldızların parlaklıklarındaki solgunluk sınırı.The faint magnitude limit for drawing stars, when fully zoomed in.
Uzaklaştırılırken yıldızların solgunluk sınırıFaint limit for stars when zoomed out
Tam uzaklaştırılmada yıldızların parlaklıklarındaki solgunluk sınırı.The faint magnitude limit for drawing stars, when fully zoomed out.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod