Çok solgun görünüyorsun.You look very pale.
Bugün solgun görünüyorsun.You look pale today.
Solgun görünüyorsun.You look pale.
Solgun görünüyorsun. Derhal yatağa uzansan iyi olur.You look pale. You had better lie down in bed at once.
Solgun görünüyorsun. Doktoru arayayım mı?You look pale. Shall I call the doctor?
O solgun görünüyor.He looks pale.
Solgun görünüyorsun. Neyin var?You look pale. What's the matter with you?
Solgun görünüyorsun. Bir gün izin alsan iyi olur.You look pale. You'd better take a day off.
Tom solgun görünüyor. Ona bir şey mi oldu?Tom looks pale. Is anything the matter with him?
Tom solgun görünüyor.Tom looks pale.
Sana ne oldu? Solgun görünüyorsun.What's the matter with you? You look pale.
Ne oldu? Solgun görünüyorsun.What's the matter? You look pale.
Kız çok solgun görünüyordu.The girl looked so pale.
John geri döndüğünde sanki bir hayalet görmüş gibi solgun görünüyordu.When John came back, he looked pale as if he had seen a ghost.
Jane çok solgun görünüyor.Jane looks very pale.
Kate hasta olmalı, çünkü solgun görünüyor.Kate must be sick, for she looks pale.
"Solgun görünüyorsun. Hasta mısın?" "Tam olarak değil.""You look pale. Are you sick?" "Not exactly."
O biraz solgun görünüyor.He looks kind of pale.
O solgun görünüyor. O dün gece çok içmiş olmalı.He looks pale. He must have drunk too much last night.
O bana solgun göründüğümü söyledi ve sorunun ne olduğunu sordu.He told me that I looked pale and asked me what the matter was.
O hasta olduğu için solgun.He's pale because he's sick.
O, hasta olmalı; solgun görünüyor.He must be sick; he looks pale.
Onun solgun görünmesi beni endişelendirdi.It worried me that she looked pale.
Hasta mısın? Solgun görünüyorsun.Are you sick? You look pale.
Sanırım biraz dinlenmelisin. Solgun görünüyorsun.I think you should rest a bit. You look pale.
O biraz solgun.He's a little pale.
Bir hayalet gibi solgun görünüyorsun.You look pale as a ghost.
Yüzünüz solgun.Your face is pale.
Haberi duyduğunda solgunlaştı.When he heard the news, he turned pale.
Yüzünün solgunluğu onun trajik sonunun habercisiydi.The pallor of his face presaged his tragic end.
Tom solgun.Tom is pale.
Tom biraz solgun.Tom is a bit pale.
Bugün neden bu kadar solgunsun?Why are you so pale today?
Bir hayalet kadar solgunsun.You're as pale as a ghost.
Bugün çok solgun görünüyorsun.You look so pale today.
Tom bir yaprak kadar solgundu.Tom was as pale as a sheet.
Tom biraz solgun görünüyordu.Tom looked a little pale.
Tom biraz solgun görünüyor.Tom looks a little pale.
Sen biraz solgun görünüyorsun.You look a little green around the gills.
Neden bu kadar solgun görünüyorsun?Why do you look so pale?
Biraz solgun görünüyorsun.You look kind of pale.
Onun solgun dudakları vardı.He had pale lips.
Onun dudakları solgundu.His lips were pale.
Tom solgun ve yorgun görünüyordu.Tom looked pale and fatigued.
Tom çok solgundu.Tom was very pale.
Bir ceset kadar solgunsun.You're as pale as a corpse.
O çok solgundu.She was very pale.
Neden bu kadar solgunsun?Why are you so pale?
Tom çok solgun görünüyordu.Tom looked very pale.
Çok solgun görünüyorsun. İyi misin?You look very pale. Are you OK?
Solgun gözüküyorsun. İyi misin?You look really pale. Are you all right?
Gerçekten solgun görünüyorsun. İyi misin?You look really pale. Are you all right?
Tom son derece solgundu.Tom was extremely pale.
Tom çok solgun görünüyor.Tom looks very pale.
Mary'nin yüzü çok solgundu.Mary's face was very pale.
O son zamanlarda biraz solgun görünüyor.She's been looking a little green lately.
Birdenbire ayağa kalktı, çok solgundu ve gözlerinde tuhaf bir ışık vardı.Suddenly she stood up, very pale, and with a strange light in her eyes.
Tom her zaman biraz solgun görünüyor.Tom always looks a bit pale.
Sen solgunsun.You are pale.
Sana karşı solgun görünüyor muyum?Do I look pale to you?