Hiç kimse başını derde sokmak istemiyordu.모두들 곤경에 처하기를 원하지 않았습니다.
Hiç kimse başını derde sokmak istemiyordu.Mọi người đã không thực sự muốn bị rắc rối, phiền toái.
Hiç kimse başını derde sokmak istemiyordu.Na verdade, ninguém queria arranjar problemas.
Hiç kimse başını derde sokmak istemiyordu.Nem akart mindenki bajba kerülni.
Hiç kimse başını derde sokmak istemiyordu.Nessuno avrebbe davvero voluto passare dei guai.
Hiç kimse başını derde sokmak istemiyordu.Nikt nie chciał mieć problemów.
Hiç kimse başını derde sokmak istemiyordu.Nikto sa nechcel dostať do problému.
Hiç kimse başını derde sokmak istemiyordu.Nimeni nu dorea de fapt să aibă neplăceri.
Hiç kimse başını derde sokmak istemiyordu.Semua orang sebenarnya tidak ingin mendapat masalah.
Hiç kimse başını derde sokmak istemiyordu.Tout le monde ne voulait pas vraiment s'attirer des ennuis.
Hiç kimse başını derde sokmak istemiyordu.Κανένας δεν ήθελε πραγματικά να μπει σε μπελά.
Hiç kimse başını derde sokmak istemiyordu.Никой не искаше да си създава неприятности.
Hiç kimse başını derde sokmak istemiyordu.Никто не хотел наживать себе неприятностей.
Hiç kimse başını derde sokmak istemiyordu.הם לא רצו להסתבך בצרות.
Hiç kimse başını derde sokmak istemiyordu.كانت الأغلبية تخشى الوقوع في مشكلة مع النظام
Hiç kimse başını derde sokmak istemiyordu.思っていたのです 独裁者は力無しには体制を存続できません
İğne deliğinin tabanında, Hulk'ın ayaklarını sokmak için küçük delikler açtım.C'est -- J'ai dû faire des petits trous dans la base de l'aiguille, pour y caser ses pieds.
İğne deliğinin tabanında, Hulk'ın ayaklarını sokmak için küçük delikler açtım.Do ihly som musel urobiť malé dierky, do ktorých som zastrčil jeho nohy.
İğne deliğinin tabanında, Hulk'ın ayaklarını sokmak için küçük delikler açtım.Es ist - ich musste kleine Löcher machen in den Grund der Nadel, um seine Füße hineinzuschieben.
İğne deliğinin tabanında, Hulk'ın ayaklarını sokmak için küçük delikler açtım.Este --- A trebuit sa fac gauri mici in baza acului, ca sa infund picioarele sale in ele.
İğne deliğinin tabanında, Hulk'ın ayaklarını sokmak için küçük delikler açtım.Ho dovuto fare dei piccoli fori alla base dello spillo, per metterci i piedi.
İğne deliğinin tabanında, Hulk'ın ayaklarını sokmak için küçük delikler açtım.Ik heb kleine gaatjes moeten maken in de onderkant van de naald, voor zijn voeten.
İğne deliğinin tabanında, Hulk'ın ayaklarını sokmak için küçük delikler açtım.바늘 구멍 밑 부분에 헐크의 발을 놓기 위해 작은 홈을 파내었고요.
İğne deliğinin tabanında, Hulk'ın ayaklarını sokmak için küçük delikler açtım.Tive que fazer pequenos buracos na base da agulha, para colocar os pés dele.
İğne deliğinin tabanında, Hulk'ın ayaklarını sokmak için küçük delikler açtım.Tôi phải làm những cái lỗ nhỏ ở dưới cây kim để nhét chân của nó vào.
İğne deliğinin tabanında, Hulk'ın ayaklarını sokmak için küçük delikler açtım.To jest - musiałem zrobić małe otwory w podstawie igły, aby umieścić tam jego stopę.
İğne deliğinin tabanında, Hulk'ın ayaklarını sokmak için küçük delikler açtım.Tuve que hacer pequeños agujeros en la base de la aguja para encajar sus pies allí.
İğne deliğinin tabanında, Hulk'ın ayaklarını sokmak için küçük delikler açtım.Мне пришлось наделать маленьких дырочек в основе иголки, чтобы засунуть туда его ноги.
İğne deliğinin tabanında, Hulk'ın ayaklarını sokmak için küçük delikler açtım.Това е.. трябваше да направя малки дупки в основата на иглата, за да пъхна краката му вътре.
İğne deliğinin tabanında, Hulk'ın ayaklarını sokmak için küçük delikler açtım.הייתי צריך לעשות חורים קטנים בבסיס של המחט ולדחוף בהם את הרגליים שלו.
İğne deliğinin tabanında, Hulk'ın ayaklarını sokmak için küçük delikler açtım.كان علي أن أصنع ثقوبا صغيرة في أسفل العين لغرز رجليه فيها
İğne deliğinin tabanında, Hulk'ın ayaklarını sokmak için küçük delikler açtım.針の底に小さな穴を開けた わたしは糊を使うことは 滅多にない
İki tarafa da 64 eklememin sebebi ise, sol taraftaki ifadeyi bu forma sokmak.A dlaczego dodaliśmy 64 do obu stron równania?q Dlatego, że wyrażenie po lewej stronie ma teraz formę.
İki tarafa da 64 eklememin sebebi ise, sol taraftaki ifadeyi bu forma sokmak.Så att vänster sida blir på denna formen
İki tarafa da 64 eklememin sebebi ise, sol taraftaki ifadeyi bu forma sokmak.ولماذا قمت باضافة 64 لطرفي هذه المعادلة؟ اذاً الجانب الايسر من العبارة يتخذ هذا الشكل
İki tarafa da 64 eklememin sebebi ise, sol taraftaki ifadeyi bu forma sokmak.このフォームの左側にある式を取るようにします。 今ではこのフォームの左側にある式を取る
İki tarafa da 64 eklememin sebebi ise, sol taraftaki ifadeyi bu forma sokmak.加64是为了 让左侧得到这个完全平方形式
İnsanları geçici ölüm durumuna sokmak gibi bir fikrim var.Bo, wie pan, chodzi mi po głowie pomysł, by wstrzymywać u ludzi funkcje życiowe.
İnsanları geçici ölüm durumuna sokmak gibi bir fikrim var. Gerçekten bir sorun olmayacak." derseniz.Menschen in Stillstand zu versetzen, das geht alles in Ordnung."
İnsanları geçici ölüm durumuna sokmak gibi bir fikrim var. Gerçekten bir sorun olmayacak." derseniz.Наистина, всичко ще е наред."
İnsanları geçici ölüm durumuna sokmak gibi bir fikrim var.하나 살려고 하는데요- - 걱정은 하지 마세요,
İnsanları geçici ölüm durumuna sokmak gibi bir fikrim var.כי יש לי איזה רעיון איך להכניס אנשים לחיות מושעית.
İnsanları geçici ölüm durumuna sokmak gibi bir fikrim var.لأن لدي بعض الأفكار عن الرغبة في تعليق الناس.
İnsanları geçici ölüm durumuna sokmak gibi bir fikrim var.思っているんですよ 全く問題ありませんから」と
İşin gerçeği, bizimki daha çok oyuncuyu George Lucas rolüne sokmakla ilgili.Esto es más como poner al jugador en el rol de George Lucas,
İşin gerçeği, bizimki daha çok oyuncuyu George Lucas rolüne sokmakla ilgili.Hierbei geht es mehr darum, den Spieler in die Rolle von George Lucas zu versetzen.
İşin gerçeği, bizimki daha çok oyuncuyu George Lucas rolüne sokmakla ilgili.În acest joc îl punem pe jucător în rolul lui George Lucas.
İşin gerçeği, bizimki daha çok oyuncuyu George Lucas rolüne sokmakla ilgili.Invece questo è più un mettere il giocatore nel ruolo di George Lucas.
İşin gerçeği, bizimki daha çok oyuncuyu George Lucas rolüne sokmakla ilgili.Tässä on kyse pelaajan asettamisesta pikemminkin George Lucasin asemaan.
İşin gerçeği, bizimki daha çok oyuncuyu George Lucas rolüne sokmakla ilgili.А мы здесь, по сути, ставим игрока на место Джорджа Лукаса, понимаете?
İşin gerçeği, bizimki daha çok oyuncuyu George Lucas rolüne sokmakla ilgili.А це насправді більше схоже на гру в ролі Джорджа Лукаса, розумієте?
İşin gerçeği, bizimki daha çok oyuncuyu George Lucas rolüne sokmakla ilgili.Наистина, това е повече като да поставите играча в ролята на Джордж Лукас, знаете ли?
İşin gerçeği, ne kurallar, ne de ödüller işleri yoluna sokmak için yeterlidir.Adevărul e că nici regulile, nici stimulentele nu sunt suficiente ca să rezolve situaţia.
İşin gerçeği, ne kurallar, ne de ödüller işleri yoluna sokmak için yeterlidir.A verdade é que nem as regras nem os incentivos são suficientes para resolver a situação.
İşin gerçeği, ne kurallar, ne de ödüller işleri yoluna sokmak için yeterlidir.Az igazság az, hogy sem a szabályok, sem az ösztönzés nem elég a munkához.
İşin gerçeği, ne kurallar, ne de ödüller işleri yoluna sokmak için yeterlidir.De waarheid is dat regels evenmin als stimuleringsmaatregelen genoeg zijn om de klus te klaren.
İşin gerçeği, ne kurallar, ne de ödüller işleri yoluna sokmak için yeterlidir.Die Wahrheit ist, dass weder Regeln noch Anreize genug für diesen Job sind.
İşin gerçeği, ne kurallar, ne de ödüller işleri yoluna sokmak için yeterlidir.하지만 현실세계의 문제는 규제나 인센티브만으론 해결이 안되죠.
İşin gerçeği, ne kurallar, ne de ödüller işleri yoluna sokmak için yeterlidir.La verdad es que ni las reglas ni los incentivos son suficientes para realizar el trabajo.
İşin gerçeği, ne kurallar, ne de ödüller işleri yoluna sokmak için yeterlidir.La verità è che né le regole né gli incentivi sono abbastanza per risolvere il problema.