Kasım 2005: sokaklar yanıyor.Ноември 2005: улиците горят.
Kasım 2005: sokaklar yanıyor.Ноябрь 2005: улицы в огне.
Kasım 2005: sokaklar yanıyor.נובמבר, 2005: הרחובות בוערים.
Kasım 2005: sokaklar yanıyor.نوفمبر 2005: الشوارع كانت تحترق.
Kasım 2005: sokaklar yanıyor.道が燃えていました 大きな暴動のうねりが
Kildan ülkesinde ölüler, Babil sokaklarında yaralılar serilecek yere.A tak padnú pobití v zemi Chaldejov a prebodnutí na jeho uliciach.
Kildan ülkesinde ölüler, Babil sokaklarında yaralılar serilecek yere.Ať padnou zbití v zemi Kaldejské, a probodnutí na ulicích jeho.
Kildan ülkesinde ölüler, Babil sokaklarında yaralılar serilecek yere.Cadano trafitti nel paese dei Caldei e feriti nelle sue piazze,
Kildan ülkesinde ölüler, Babil sokaklarında yaralılar serilecek yere."Caerán los muertos en la tierra de los caldeos, y los heridos en sus calles
Kildan ülkesinde ölüler, Babil sokaklarında yaralılar serilecek yere.Cairão mortos na terra dos caldeus, e feridos nas ruas dela.
Kildan ülkesinde ölüler, Babil sokaklarında yaralılar serilecek yere.Chúng nó sẽ bị giết, ngã xuống trong đất người Canh-đê, và bị đâm trong các đường phố nó.
Kildan ülkesinde ölüler, Babil sokaklarında yaralılar serilecek yere.Chúng_nó sẽ bị giết , ngã xuống trong đất người Canh-đê , và bị đâm trong các đường_phố nó .
Kildan ülkesinde ölüler, Babil sokaklarında yaralılar serilecek yere.daß die Erschlagenen daliegen im Lande der Chaldäer und die Erstochenen auf ihren Gassen!
Kildan ülkesinde ölüler, Babil sokaklarında yaralılar serilecek yere.Dödsslagna män skola då falla i kaldéernas land och genomborrade man på dess gator.
Kildan ülkesinde ölüler, Babil sokaklarında yaralılar serilecek yere.Dræbte Mænd skal falde i Kaldæernes Land og gennemborede i Gaderne;
Kildan ülkesinde ölüler, Babil sokaklarında yaralılar serilecek yere.És essenek el megöletve a Káldeusok földén, és átverve az õ utczáin.
Kildan ülkesinde ölüler, Babil sokaklarında yaralılar serilecek yere.Haavoitettuja kaatuu kaldealaisten maassa ja lävistettyjä sen kaduilla.
Kildan ülkesinde ölüler, Babil sokaklarında yaralılar serilecek yere.In prebodeni bodo padali v deželi Kaldejski in presunjeni po ulicah njegovih.
Kildan ülkesinde ölüler, Babil sokaklarında yaralılar serilecek yere.무리가 갈대아인의 땅에서 죽임을 당하여 엎드러질 것이요 그 거리에서 찔림을 당한 자가 엎드러지리라 하시도다
Kildan ülkesinde ölüler, Babil sokaklarında yaralılar serilecek yere.Mereka akan luka parah dan tewas di jalan-jalan kota mereka
Kildan ülkesinde ölüler, Babil sokaklarında yaralılar serilecek yere.Niech polegną pobici w ziemi Chaldejskiej, a poprzebijani po ulicach jego.
Kildan ülkesinde ölüler, Babil sokaklarında yaralılar serilecek yere.Og drepte menn skal falle i kaldeernes land, og gjennemborede menn på dets gater.
Kildan ülkesinde ölüler, Babil sokaklarında yaralılar serilecek yere.Qu`ils tombent blessés à mort dans le pays des Chaldéens, Percés de coups dans les rues de Babylone!
Kildan ülkesinde ölüler, Babil sokaklarında yaralılar serilecek yere.Să cadă ucişi în ţara Haldeilor, străpunşi de lovituri pe uliţele Babilonului!
Kildan ülkesinde ölüler, Babil sokaklarında yaralılar serilecek yere.Zij zullen stervend neervallen in het land van de Chaldeeën en worden doodgeslagen in de straten.
Kildan ülkesinde ölüler, Babil sokaklarında yaralılar serilecek yere.Και οι τραυματιαι θελουσι πεσει εν τη γη των Χαλδαιων και οι κατακεκεντημενοι εν ταις οδοις αυτης.
Kildan ülkesinde ölüler, Babil sokaklarında yaralılar serilecek yere.Пораженные пусть падут на земле Халдейской, и пронзенные – на дорогах ее.
Kildan ülkesinde ölüler, Babil sokaklarında yaralılar serilecek yere.Ще паднат убити в Халдейската земя, И прободени по улиците на градовете й.
Kildan ülkesinde ölüler, Babil sokaklarında yaralılar serilecek yere.ונפלו חללים בארץ כשדים ומדקרים בחוצותיה׃
Kildan ülkesinde ölüler, Babil sokaklarında yaralılar serilecek yere.فتسقط القتلى في ارض الكلدانيين والمطعونون في شوارعها.
Kildan ülkesinde ölüler, Babil sokaklarında yaralılar serilecek yere.他 們 必 在 迦 勒 底 人 之 地 、 被 殺 仆 倒 、 在 巴 比 倫 的 街 上 被 刺 透
Kildan ülkesinde ölüler, Babil sokaklarında yaralılar serilecek yere.他 們必 在 迦勒 底 人 之地 、 被 殺仆 倒 、 在 巴比倫 的 街上 被 刺透
Kilise katliamından kuryulan, cesetleri gömüp, evleri, sokakları temizlemeye devam edenCi stiamo perdendo
Kilise katliamından kuryulan, cesetleri gömüp, evleri, sokakları temizlemeye devam edenElkerülik figyelmünket
Kilise katliamından kuryulan, cesetleri gömüp, evleri, sokakları temizlemeye devam eden우리는 바이올넷의 이야기를 놓치고 있습니다. 교회 대량학살에서 살아남았음에도 불구하고
Kilise katliamından kuryulan, cesetleri gömüp, evleri, sokakları temizlemeye devam edenNos perdemos
Kilise katliamından kuryulan, cesetleri gömüp, evleri, sokakları temizlemeye devam edenאנו מפספסים את סיפוריה של ויולט אשר, למרות ששרדה רצח עם בטבח שבכנסיה,
Kilise katliamından kuryulan, cesetleri gömüp, evleri, sokakları temizlemeye devam edenنحن نفتقد قصص فيوليت التى ، بالرغم من نجاتها من الإبادة الجماعية في مذبحة الكنيسة
Kilise katliamından kuryulan, cesetleri gömüp, evleri, sokakları temizlemeye devam eden忘れてはいけません 教会の集団虐殺で殺されかけたにも関わらず 彼女は死体を埋め
Kimseyi mobilize etmek ihtiyacına girmedik. Hadi gidelim ve sokaklarda çocuklarımızla birlikte uyuyalım.אין צורך לגייס אף אחד. בואו ונלך לישון ברחוב עם הילדים שלנו.
Kimseyi mobilize etmek ihtiyacına girmedik. Hadi gidelim ve sokaklarda çocuklarımızla birlikte uyuyalım.نحن لسنا بحاجه الى التعبئة فقط دعونا ننام في هذا الشارع نحن واطفالنا
Kimseyi mobilize etmek ihtiyacına girmedik. Hadi gidelim ve sokaklarda çocuklarımızla birlikte uyuyalım.子ども達はそれが信じられないようでした。
Kısacası gerçekten sokaklara şiddet gören kardeşlerimizi ve komşularımızı korumak için çıktık.Désobéissance ? Quand et pour qui ?
Kömür yatağındaki bir elmas gibi bu karanlık sokaklarda göz kamaştırdım석탄 속의 다이아몬드처럼 이 어두운 골목에서
Kömür yatağındaki bir elmas gibi bu karanlık sokaklarda göz kamaştırdımUnd ich funkelte in diesen dunklen Straßen wie ein Diamant in einem Kohlenschacht.
Kömür yatağındaki bir elmas gibi bu karanlık sokaklarda göz kamaştırdım♫ ואני סוחררתי ♫ ♫ ברחובות החשוכים ♫ ♫ כמו יהלום ♫
Kömür yatağındaki bir elmas gibi bu karanlık sokaklarda göz kamaştırdım♫وها قد تُهت♫ ♫في هذه الشوارع العتمة ♫ ♫مثل ألماسة ♫
Kömür yatağındaki bir elmas gibi bu karanlık sokaklarda göz kamaştırdımぼくは輝いていた 炭鉱の中の ダイヤのように
Kuzey, doğu - Inlanders tüm şeritleri ve sokaklar, caddeler ve sokaklar geliyor güney ve batı.Inländer alle stammen sie aus Gassen, Straßen und Alleen - Norden, Osten, Süden und Westen.
Kuzey, doğu - Inlanders tüm şeritleri ve sokaklar, caddeler ve sokaklar geliyor güney ve batı.Inlanders alle, de kommer fra gader og stræder, gader og veje - nord, øst, syd og vest.
Kuzey, doğu - Inlanders tüm şeritleri ve sokaklar, caddeler ve sokaklar geliyor güney ve batı.Inlanders alles, ze komen uit lanen en steegjes, straten en lanen - Noord, Oost, zuiden en westen.
Kuzey, doğu - Inlanders tüm şeritleri ve sokaklar, caddeler ve sokaklar geliyor güney ve batı.Inlanders allt, de kommer från gator och gränder, gator och vägar - norra, östra, söder och väster.
Kuzey, doğu - Inlanders tüm şeritleri ve sokaklar, caddeler ve sokaklar geliyor güney ve batı.Inlanders kaikki, he tulevat kaistat ja kujilla, kaduilla ja keinoja - pohjoiseen, itään, etelään ja länteen.
Kuzey, doğu - Inlanders tüm şeritleri ve sokaklar, caddeler ve sokaklar geliyor güney ve batı.북쪽, 동쪽, - Inlanders 모두 그들은 골목길과 골목, 거리와 길에서 온
Kuzey, doğu - Inlanders tüm şeritleri ve sokaklar, caddeler ve sokaklar geliyor güney ve batı.Inlanders minden, jönnek az útvonalakon és sétányok, utcák és sugárutak - észak, kelet, délre, nyugatra.
Kuzey, doğu - Inlanders tüm şeritleri ve sokaklar, caddeler ve sokaklar geliyor güney ve batı.Inlanders toate, provin din benzi şi alei, străzi şi bulevarde - nord, est, sud şi vest.
Kuzey, doğu - Inlanders tüm şeritleri ve sokaklar, caddeler ve sokaklar geliyor güney ve batı.Inlanders tout, ils viennent de ruelles, rues et avenues - Nord, Est, sud et l'ouest.
Kuzey, doğu - Inlanders tüm şeritleri ve sokaklar, caddeler ve sokaklar geliyor güney ve batı.Inlanders tutto, provengono da viuzze e vicoli, strade e viali - nord, est, sud e ovest.
Kuzey, doğu - Inlanders tüm şeritleri ve sokaklar, caddeler ve sokaklar geliyor güney ve batı.Inlanders všechny, které pocházejí z cesty a uličky, ulice a cesty - sever, východ, Jih a západ.
Kuzey, doğu - Inlanders tüm şeritleri ve sokaklar, caddeler ve sokaklar geliyor güney ve batı.Inlanders vse, da prihajajo iz steze in ulicah, ulice in poti - sever, vzhod, jugu in zahodu.