Ana içeriğe geç
Sözlük

sokaklar ile cümle

sokaklar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
İnsanlar yerlere çöp atmamaya başladılar. Suç oranları düştü. Çünkü sokaklar insanlarla doluydu.Deixaram de deitar o lixo na rua, as taxas de crime baixaram — porque as ruas andavam cheias de gente.
İşte bu günlerde tanklar sokaklarda gezerdi ve bu bir gösteri değildi,이 때는 탱크가 길을 뚫고 지나갔을 때입니다. 축제 행사용이 아니죠
İşte bu günlerde tanklar sokaklarda gezerdi ve bu bir gösteri değildi,Questo è quando i carri armati stavano per le strade, e questa non era una parata,
İşte, en yiğitleri sokaklarda feryat ediyor, Barış elçileri acı acı ağlıyor.Aj, rekové jejich naříkali vně, jednatelé pokoje hořce plakali.
İşte, en yiğitleri sokaklarda feryat ediyor, Barış elçileri acı acı ağlıyor.Ecco gli araldi gridano di fuori, i messaggeri di pace piangono amaramente
İşte, en yiğitleri sokaklarda feryat ediyor, Barış elçileri acı acı ağlıyor.Eis que os valentes estão clamando de fora; e os embaixadores da paz estão chorando amargamente.
İşte, en yiğitleri sokaklarda feryat ediyor, Barış elçileri acı acı ağlıyor.Glej, njih junaki vpijejo zunaj, poslanci miru jokajo bridko.
İşte, en yiğitleri sokaklarda feryat ediyor, Barış elçileri acı acı ağlıyor.He aquí que sus héroes claman en las calles; los embajadores de la paz lloran amargamente
İşte, en yiğitleri sokaklarda feryat ediyor, Barış elçileri acı acı ağlıyor.Hľa, ich hrdinovia kričia vonku; poslovia pokoja plačú horko;
İşte, en yiğitleri sokaklarda feryat ediyor, Barış elçileri acı acı ağlıyor.Hör, deras hjältar klaga därute, fredsbudbärarna gråta bitterligen.
İşte, en yiğitleri sokaklarda feryat ediyor, Barış elçileri acı acı ağlıyor.Iată, vitejii strigă afară; solii păcii plîng cu amar.
İşte, en yiğitleri sokaklarda feryat ediyor, Barış elçileri acı acı ağlıyor.Ímé, erõseik ott künn kiáltanak, a békesség követei keservesen sírnak.
İşte, en yiğitleri sokaklarda feryat ediyor, Barış elçileri acı acı ağlıyor.Katso, sankarit huutavat ulkona, rauhan sanansaattajat itkevät katkerasti.
İşte, en yiğitleri sokaklarda feryat ediyor, Barış elçileri acı acı ağlıyor.보라 그들의 용사가 밖에서 부르짖으며 평화의 사신들이 슬피 곡하며
İşte, en yiğitleri sokaklarda feryat ediyor, Barış elçileri acı acı ağlıyor.Maar nu huilen uw gezanten van bittere teleurstelling, want de vredesregeling is verworpen.
İşte, en yiğitleri sokaklarda feryat ediyor, Barış elçileri acı acı ağlıyor.Nầy , những kẻ mạnh_bạo đương kêu_rêu ở ngoài ; các sứ_giả cầu_hòa khóc_lóc đắng_cay .
İşte, en yiğitleri sokaklarda feryat ediyor, Barış elçileri acı acı ağlıyor.Nầy, những kẻ mạnh bạo đương kêu rêu ở ngoài; các sứ giả cầu hòa khóc lóc đắng cay.
İşte, en yiğitleri sokaklarda feryat ediyor, Barış elçileri acı acı ağlıyor.Oto mocarze ich wołają na dworze, posłowie pokoju gorzko płaczą.
İşte, en yiğitleri sokaklarda feryat ediyor, Barış elçileri acı acı ağlıyor.Se, deres Helte skriger derude, Fredens Sendebud græder bittert;
İşte, en yiğitleri sokaklarda feryat ediyor, Barış elçileri acı acı ağlıyor.Se, deres løvehelter* skriker der ute, fredsbudene gråter sårt. / {* 2SA 23, 20.}
İşte, en yiğitleri sokaklarda feryat ediyor, Barış elçileri acı acı ağlıyor.Siehe, ihre Helden schreien draußen, die Boten des Friedens weinen bitterlich.
İşte, en yiğitleri sokaklarda feryat ediyor, Barış elçileri acı acı ağlıyor.Voici, les héros Poussent des cris au dehors; Les messagers de paix Pleurent amèrement.
İşte, en yiğitleri sokaklarda feryat ediyor, Barış elçileri acı acı ağlıyor.Ιδου, οι ανδρειοι αυτων θελουσι βοησει εξωθεν, και οι πρεσβεις της ειρηνης θελουσι κλαυσει πικρως.
İşte, en yiğitleri sokaklarda feryat ediyor, Barış elçileri acı acı ağlıyor.Вот, сильные их кричат на улицах; послы для мирагорько плачут.
İşte, en yiğitleri sokaklarda feryat ediyor, Barış elçileri acı acı ağlıyor.Ето, юнаците им викат навън; Посланиците на мира плачат горчиво
İşte, en yiğitleri sokaklarda feryat ediyor, Barış elçileri acı acı ağlıyor.הן אראלם צעקו חצה מלאכי שלום מר יבכיון׃
İşte, en yiğitleri sokaklarda feryat ediyor, Barış elçileri acı acı ağlıyor.هوذا ابطالهم قد صرخوا خارجا. رسل السلام يبكون بمرارة.
İşte, en yiğitleri sokaklarda feryat ediyor, Barış elçileri acı acı ağlıyor.看 哪 、 他 們 的 豪 傑 在 外 頭 哀 號 . 求 和 的 使 臣 、 痛 痛 哭 泣
İşte, en yiğitleri sokaklarda feryat ediyor, Barış elçileri acı acı ağlıyor.看哪 、 他 們 的 豪傑 在 外頭 哀號 . 求和 的 使臣 、 痛痛 哭泣
Japonya'nın Arka Sokaklarında Bir Yürüyüşe ÇıkınFai una passeggiata per le strade del Giappone
Japonya'nın Arka Sokaklarında Bir Yürüyüşe ÇıkınMaak een wandeling door de achterstraatjes van Japan
Japonya'nın Arka Sokaklarında Bir Yürüyüşe ÇıkınUn paseo por las callejuelas de Japón
Japonya'nın Arka Sokaklarında Bir Yürüyüşe ÇıkınΜια βόλτα στα σοκάκια της Ιαπωνίας
Japonya'nın Arka Sokaklarında Bir Yürüyüşe ÇıkınПрогуляйтесь по закоулкам Японии
Kabul sokaklarında yürümenin tehlikeli olduğunu düşünür. Ancak gördüğünüz gibi, tehlike yok...Kabul utcáin sétálgatni, de ahogy látható, nincs itt semmilyen veszély...
Kabul sokaklarında yürümenin tehlikeli olduğunu düşünür.Kabulin kaduilla on vaarallista.
Kabul sokaklarında yürümenin tehlikeli olduğunu düşünür.걸어다니는 게 위험하다고들 말하죠.
Kabul sokaklarında yürümenin tehlikeli olduğunu düşünür.في شوارع كابول خطير،
Kabul sokaklarında yürümenin tehlikeli olduğunu düşünür.ご覧のとおり 何の危険もありません
‹‹Kalkıp kenti dolaşayım, Sokaklarda, meydanlarda sevgilimi arayayım›› dedim, Aradım, ama bulamadım.이에 내가 일어나서 성중으로 돌아다니며 마음에 사랑하는 자를 거리에서나 큰 길에서나 찾으리라 하고 찾으나 만나지 못하였구나
‹‹Kalkıp kenti dolaşayım, Sokaklarda, meydanlarda sevgilimi arayayım›› dedim, Aradım, ama bulamadım.אקומה נא ואסובבה בעיר בשוקים וברחבות אבקשה את שאהבה נפשי בקשתיו ולא מצאתיו׃
‹‹Kalkıp kenti dolaşayım, Sokaklarda, meydanlarda sevgilimi arayayım›› dedim, Aradım, ama bulamadım.اني اقوم واطوف في المدينة في الاسواق وفي الشوارع اطلب من تحبه نفسي. طلبته فما وجدته.
‹‹Kalkıp kenti dolaşayım, Sokaklarda, meydanlarda sevgilimi arayayım›› dedim, Aradım, ama bulamadım.我 說 、 我 要 起 來 、 遊 行 城 中 . 在 街 市 上 、 在 寬 闊 處 、 尋 找 我 心 所 愛 的 . 我 尋 找 他 、 卻 尋 不 見
‹‹Kalkıp kenti dolaşayım, Sokaklarda, meydanlarda sevgilimi arayayım›› dedim, Aradım, ama bulamadım.我說 、 我 要 起來 、 遊行 城中 . 在 街市 上 、 在 寬闊處 、 尋找 我 心所愛 的 . 我 尋 找他 、 卻尋 不 見
Kasım 2005: sokaklar yanıyor.2005년 11월: 거리가 불타고 있습니다.
Kasım 2005: sokaklar yanıyor.2005年11月: 火燒街頭
Kasım 2005: sokaklar yanıyor.Listopad 2005: ulice jsou v plamenech.
Kasım 2005: sokaklar yanıyor.Listopad 2005: ulice płoną.
Kasım 2005: sokaklar yanıyor.Noiembrie 2005: străzile erau în flăcări.
Kasım 2005: sokaklar yanıyor.November 2005: az utcák lángokban állnak.
Kasım 2005: sokaklar yanıyor.November 2005: de straten staan in brand.
Kasım 2005: sokaklar yanıyor.November 2005: die Straßen brennen.
Kasım 2005: sokaklar yanıyor.November 2005: jalan-jalan membara.
Kasım 2005: sokaklar yanıyor.November 2005: ulice sú v plameňoch.
Kasım 2005: sokaklar yanıyor.Novembre 2005 : les rues brûlent.
Kasım 2005: sokaklar yanıyor.Novembre 2005: le strade sono in fiamme.
Kasım 2005: sokaklar yanıyor.Novembro de 2005: as ruas estão a arder.
Kasım 2005: sokaklar yanıyor.Noviembre de 2005: las calles arden.
Kasım 2005: sokaklar yanıyor.Tháng 11 năm 2005, Những con phố rừng rực.
Kasım 2005: sokaklar yanıyor.Νοέμβριος 2005: οι δρόμοι φλέγονται.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod