Ana içeriğe geç
Sözlük

sokaklar ile cümle

sokaklar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Eğer Hindistan ve Çin'in sokaklarına giderseniz, bu tip şeyler görürsünüz.Pe străzile din India şi China se văd astfel de lucruri.
Eğer Hindistan ve Çin'in sokaklarına giderseniz, bu tip şeyler görürsünüz.Se forem para as ruas da China e da Índia, veem este tipo de coisas.
Eğer Hindistan ve Çin'in sokaklarına giderseniz, bu tip şeyler görürsünüz.Se vai per strada in India o Cina vedi questo tipo di cose e qui è dove prendono le cose rotte
Eğer Hindistan ve Çin'in sokaklarına giderseniz, bu tip şeyler görürsünüz.Si vas por las calle de la India y de China ves este tipo de cosas.
Eğer Hindistan ve Çin'in sokaklarına giderseniz, bu tip şeyler görürsünüz.Si vous allez dans les rues en Inde et en Chine, vous verrez ce genre de choses.
Eğer Hindistan ve Çin'in sokaklarına giderseniz, bu tip şeyler görürsünüz.Ако отидеш на улиците на Индия и Китай, виждаш такива неща.
Eğer Hindistan ve Çin'in sokaklarına giderseniz, bu tip şeyler görürsünüz.Если вы будете на улицах Индии и Китая, вы увидите это.
Eğer Hindistan ve Çin'in sokaklarına giderseniz, bu tip şeyler görürsünüz.אם אתם הולכים ברחובות סין או הודו, אתם רואים דברים כאלה.
Eğer Hindistan ve Çin'in sokaklarına giderseniz, bu tip şeyler görürsünüz.إذا ذهبت لشوارع الهند والصين فسوف ترى مثل هذه الأشياء.
Eğer Hindistan ve Çin'in sokaklarına giderseniz, bu tip şeyler görürsünüz.壊れた電話はここに持っていって
Eh, sokaklarda yaşamak zorunda olan gençler gibi kabul edilemez şeyler var bu dünyada.In questo mondo ci sono delle cose inaccettabili, come ad esempio i bambini che vivono nelle strade
Eh, sokaklarda yaşamak zorunda olan gençler gibi kabul edilemez şeyler var bu dünyada.Na tym świecie są rzeczy, których nie można zaakceptować. np. bezdomności młodych ludzi
Eh, sokaklarda yaşamak zorunda olan gençler gibi kabul edilemez şeyler var bu dünyada.Ну, есть вещи в этом мире, которые просто неприемлемы, как молодые люди, вынужденные жить на улице.
Eh, sokaklarda yaşamak zorunda olan gençler gibi kabul edilemez şeyler var bu dünyada.حسنا، في هذا العالم هناك أشياء غير مقبولة تماما مثل شباب في مقتبل العمر في حااجة إلى العيش في الشوارع.
Emniyetten arka sokaklarda 70 poundluk... ...malzemelerle gezen polis memurlarına gittik.ומקומם הוא על המדרכה, והם ישתמשו בזה ברצינות."
En nihayetinde sokaklarda sadece Mısır bayrağı altında toplanıyorlar.Aparecen en la calle sólo con la bandera de Egipto.
En nihayetinde sokaklarda sadece Mısır bayrağı altında toplanıyorlar.Az utcákon már csak az egyiptomi zászlókkal jelennek meg.
En nihayetinde sokaklarda sadece Mısır bayrağı altında toplanıyorlar.Họ xuất hiện trên đường phố chỉ với lá cờ Ai Cập.
En nihayetinde sokaklarda sadece Mısır bayrağı altında toplanıyorlar.Ies în stradă doar cu drapelul Egiptului.
En nihayetinde sokaklarda sadece Mısır bayrağı altında toplanıyorlar.Ils sont allés dans les rues seulement avec le drapeau de l'Egypte.
En nihayetinde sokaklarda sadece Mısır bayrağı altında toplanıyorlar.그들은 단 하나, 이집트 국기만을 들고 거리로 나섰습니다.
En nihayetinde sokaklarda sadece Mısır bayrağı altında toplanıyorlar.Sie gehen nur mit der Flagge Ägyptens auf die Straße.
En nihayetinde sokaklarda sadece Mısır bayrağı altında toplanıyorlar.Vanno per strada solo con la bandiera dell'Egitto.
En nihayetinde sokaklarda sadece Mısır bayrağı altında toplanıyorlar.Wychodzą na ulice jedynie z flagą Egiptu.
En nihayetinde sokaklarda sadece Mısır bayrağı altında toplanıyorlar.Ze verschenen alleen nog met de Egyptische vlag.
En nihayetinde sokaklarda sadece Mısır bayrağı altında toplanıyorlar.Εμφανίζονται στο δρόμο μόνο με τη σημαία της Αιγύπτου.
En nihayetinde sokaklarda sadece Mısır bayrağı altında toplanıyorlar.Вони з'являються на вулицях лише з прапором Єгипту.
En nihayetinde sokaklarda sadece Mısır bayrağı altında toplanıyorlar.Они выходят на улицы под единым флагом Египта.
En nihayetinde sokaklarda sadece Mısır bayrağı altında toplanıyorlar.Появяват се на улицата само със знамето на Египет.
En nihayetinde sokaklarda sadece Mısır bayrağı altında toplanıyorlar.הם מופיעים ברחוב רק עם דגל מצרים.
En nihayetinde sokaklarda sadece Mısır bayrağı altında toplanıyorlar.يظهرون في الشوارع فقط بالعلم المصري.
En nihayetinde sokaklarda sadece Mısır bayrağı altında toplanıyorlar.対照的な例としては
Eserlerimi sokaklarda, halka doğrudan sunabilirdim.Eu controlaria isso diretamente com o público nas ruas.
Eserlerimi sokaklarda, halka doğrudan sunabilirdim.Ich würde das selbst bestimmen, mit der Öffentlichkeit in den Straßen.
Eserlerimi sokaklarda, halka doğrudan sunabilirdim.Ik zou de mensen er direct mee confronteren op straat.
Eserlerimi sokaklarda, halka doğrudan sunabilirdim.Je le contrôlerais directement avec le public dans les rues.
Eserlerimi sokaklarda, halka doğrudan sunabilirdim.저는 사람들이 거리에서 직접 보게 할 수 있었습니다.
Eserlerimi sokaklarda, halka doğrudan sunabilirdim.Közvetlenül kommunikálhattam a közönséggel az utcán.
Eserlerimi sokaklarda, halka doğrudan sunabilirdim.Lo controllo direttamente io col pubblico... per strada.
Eserlerimi sokaklarda, halka doğrudan sunabilirdim.Měl jsem propojení přímo s veřejností, na ulicích.
Eserlerimi sokaklarda, halka doğrudan sunabilirdim.Mogłem bezpośrednio skierować się do publiki na ulicach.
Eserlerimi sokaklarda, halka doğrudan sunabilirdim.Overil som si to priamo na verejnosti na uliciach.
Eserlerimi sokaklarda, halka doğrudan sunabilirdim.Saya sendiri yang memutuskannya bersama publik di jalanan.
Eserlerimi sokaklarda, halka doğrudan sunabilirdim.لقد تحكمت بالموضوع مباشرة مع الجمهور في الشوارع.
Eserlerimi sokaklarda, halka doğrudan sunabilirdim.直接向き合います これはパリです
Eserlerimi sokaklarda, halka doğrudan sunabilirdim.響大街度 可以更加直接
Esasen insanlarla bilfiil sokaklarda, takıldıkları ve uyuşturucu kullandıkları yerlerde görüşüyoruz.Az utcán végezzük a felmérést, ott, ahol csavarognak és drogoznak.
Esasen insanlarla bilfiil sokaklarda, takıldıkları ve uyuşturucu kullandıkları yerlerde görüşüyoruz.Chúng tôi thực sự phỏng vấn mọi người trên đường phố, ở những nơi mà họ tụ tập và tiêm chích.
Esasen insanlarla bilfiil sokaklarda, takıldıkları ve uyuşturucu kullandıkları yerlerde görüşüyoruz.Estábamos entrevistándolos en la calle, en los lugares donde se juntaban y tomaban drogas.
Esasen insanlarla bilfiil sokaklarda, takıldıkları ve uyuşturucu kullandıkları yerlerde görüşüyoruz.Intervievam oamenii pe stradă, în locurile în care ei îşi petrec timpul şi se droghează.
Esasen insanlarla bilfiil sokaklarda, takıldıkları ve uyuşturucu kullandıkları yerlerde görüşüyoruz.우리는 실제로 길거리에서 이 사람들이 어울리면서 마약을 하고 있는 장소들에서 인터뷰를 하고 있었습니다.
Esasen insanlarla bilfiil sokaklarda, takıldıkları ve uyuşturucu kullandıkları yerlerde görüşüyoruz.Nous interrogions des gens dans la rue, là où ils trainent et se droguent.
Esasen insanlarla bilfiil sokaklarda, takıldıkları ve uyuşturucu kullandıkları yerlerde görüşüyoruz.Pytamy ludzi na ulicy w miejscach gdzie przebywają i biorą narkotyki.
Esasen insanlarla bilfiil sokaklarda, takıldıkları ve uyuşturucu kullandıkları yerlerde görüşüyoruz.Quello che facciamo è intervistare le persone direttamente in strada dove vanno a procurarsi la droga.
Esasen insanlarla bilfiil sokaklarda, takıldıkları ve uyuşturucu kullandıkları yerlerde görüşüyoruz.Ty rozhovory jsme dělali na ulici, v místech kde se narkomani scházejí a berou drogy.
Esasen insanlarla bilfiil sokaklarda, takıldıkları ve uyuşturucu kullandıkları yerlerde görüşüyoruz.Vid tillfället intervjuade vi människor rakt på gatan, vid de områdena där de hängde och tog droger.
Esasen insanlarla bilfiil sokaklarda, takıldıkları ve uyuşturucu kullandıkları yerlerde görüşüyoruz.Wij zijn mensen op de straat aan het interviewen, op hangplekken waar drugs gebruikt worden.
Esasen insanlarla bilfiil sokaklarda, takıldıkları ve uyuşturucu kullandıkları yerlerde görüşüyoruz.Wir befragten tatsächlich Leute auf der Straße, an den Orten, wo sie sich aufhalten und Drogen nehmen.
Esasen insanlarla bilfiil sokaklarda, takıldıkları ve uyuşturucu kullandıkları yerlerde görüşüyoruz.Παίρναμε συνέντευξη βασικά σε ανθρώπους στο δρόμο, σε μέρη που σύχναζαν και έπαιρναν ναρκωτικά.
Esasen insanlarla bilfiil sokaklarda, takıldıkları ve uyuşturucu kullandıkları yerlerde görüşüyoruz.В действителност ги интервюирахме на улицата. Там, където се събират и се дрогират.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod