Bir keresinde de Paris sokaklarında yürürken, -- bu gerçekti-- inşaat iskelesi gördü.Lần khác khi đang đi trên đường phố Paris, ông ấy thấy -- cái này là thật -- một giàn giáo.
Bir keresinde de Paris sokaklarında yürürken, -- bu gerçekti-- inşaat iskelesi gördü.Numa certa ocasião quando andava pelas ruas de Paris, ele viu — isto era real — um andaime.
Bir keresinde de Paris sokaklarında yürürken, -- bu gerçekti-- inşaat iskelesi gördü.Odată, în timp ce se plimba pe străzile Parisului, a văzut -- asta era real -- o schelă.
Bir keresinde de Paris sokaklarında yürürken, -- bu gerçekti-- inşaat iskelesi gördü.Pewnego razu, przechadzając się ulicami Paryża, zobaczył - w rzeczywistości - rusztowanie.
Bir keresinde de Paris sokaklarında yürürken, -- bu gerçekti-- inşaat iskelesi gördü.Toen hij op een keer in de straten van Parijs liep, zag hij -- dit was echt -- een stelling.
Bir keresinde de Paris sokaklarında yürürken, -- bu gerçekti-- inşaat iskelesi gördü.Toisen kerran kävelyllä Pariisin kaduilla hän näki -- ihan todella -- mestauslavan.
Bir keresinde de Paris sokaklarında yürürken, -- bu gerçekti-- inşaat iskelesi gördü.Un'altra volta, mentre stava camminando per le strade di Parigi, vide -- e questa era reale -- un'impalcatura.
Bir keresinde de Paris sokaklarında yürürken, -- bu gerçekti-- inşaat iskelesi gördü.Une autre fois qu'il marchait dans les rues de Paris, il vit - et c'était réel - un échaffaudage.
Bir keresinde de Paris sokaklarında yürürken, -- bu gerçekti-- inşaat iskelesi gördü.Ved én lejlighed, da han gik i Paris' gader, så han -- dette var ægte -- et stillads.
Bir keresinde de Paris sokaklarında yürürken, -- bu gerçekti-- inşaat iskelesi gördü.Vid ett tillfälle när han gick längs en gata i Paris, såg han - och det var verkligt - en byggnadsställning.
Bir keresinde de Paris sokaklarında yürürken, -- bu gerçekti-- inşaat iskelesi gördü.Während er einmal durch die Straßen von Paris ging, sah er - das war real - ein Gerüst.
Bir keresinde de Paris sokaklarında yürürken, -- bu gerçekti-- inşaat iskelesi gördü.Σε μια περίπτωση καθώς περπατούσε στους δρόμους του Παρισιού, είδε - και αυτό ήταν αληθινό - μια σκαλωσιά.
Bir keresinde de Paris sokaklarında yürürken, -- bu gerçekti-- inşaat iskelesi gördü.В другой раз - он шел по парижской улице увидел - по-настоящему - эшафот.
Bir keresinde de Paris sokaklarında yürürken, -- bu gerçekti-- inşaat iskelesi gördü.В един случай, докато вървял по улиците на Париж, видял - това било реално - едно скеле.
Bir keresinde de Paris sokaklarında yürürken, -- bu gerçekti-- inşaat iskelesi gördü.Іншого разу, коли він прогулювався Парижем, він побачив (це було насправді) будівельні риштування.
Bir keresinde de Paris sokaklarında yürürken,Egyszer, amint Párizs utcáin sétált,
Bir keresinde de Paris sokaklarında yürürken,또 한 번은 파리의 거리를 걷다가
Bir keresinde de Paris sokaklarında yürürken,פעם אחת כשהוא הלך ברחובות פריס,
Bir keresinde de Paris sokaklarında yürürken,وفي مناسبة أخرى وهو يمشي في شوارع باريس.
Bir keresinde de Paris sokaklarında yürürken,目に入った本物の工事現場の足場が
Biz de Chicago sokaklarına çıkıp insanların bununla ne yapabileceklerini sorduk.그래서 저희는 시카고의 거리로 나가 몇몇 사람들에게 이것으로 무엇을 할 수 있을지 물어보았습니다.
Biz de Chicago sokaklarına çıkıp insanların bununla ne yapabileceklerini sorduk.Thế là chúng tôi quyết định ra đường phố Chicago và hỏi vài người qua đường xem họ nghĩ cái này làm được gì.
Biz de Chicago sokaklarına çıkıp insanların bununla ne yapabileceklerini sorduk.Мы решили пойти на улицы Чикаго и спросить людей, что бы они могли с этим сделать.
Biz de Chicago sokaklarına çıkıp insanların bununla ne yapabileceklerini sorduk.אז החלטנו לצאת לרחובות שיקגו ולשאול כמה אנשים ברחוב מה הם חושבים שאפשר לעשות על זה.
Biz de Chicago sokaklarına çıkıp insanların bununla ne yapabileceklerini sorduk.إذن قررنا أن نخرج إلى شوارع شيكاغو وسؤال بعض الناس في الشارع حول ما يظنون أنه بإمكانهم القيام به بهذه.
Biz de Chicago sokaklarına çıkıp insanların bununla ne yapabileceklerini sorduk.これで何かできると思うかを尋ねました (男性)私なら天井の扇風機を掃除したり
Bizim sokaklarimizda polis yok artık."Figyeljen, nálunk nincsenek most rendőrök az utcákon.
Bizim sokaklarimizda polis yok artık."Hei, tidak ada polisi di jalanan sekarang.
Bizleri kaldırımlara itiyorlar. BİZLER SOKAKLARI ELE GEÇİRİYORUZ!De presser os ud på fortovet VI TAGER GADEN TILBAGE!
Bizleri kaldırımlara itiyorlar. BİZLER SOKAKLARI ELE GEÇİRİYORUZ!Eles empuram nos para as passadeiras NÓS TOMAMOS AS RUAS!!
Bizleri kaldırımlara itiyorlar. BİZLER SOKAKLARI ELE GEÇİRİYORUZ!Ils nous dégage jusqu'au trottoir ON SORT DANS LA RUE !
Bizleri kaldırımlara itiyorlar. BİZLER SOKAKLARI ELE GEÇİRİYORUZ!Nos empujan a la acera ¡TOMAMOS LAS CALLES!
Bizleri kaldırımlara itiyorlar. BİZLER SOKAKLARI ELE GEÇİRİYORUZ!Sie drücken uns auf den Gehsteig WIR NEHMEN UNS DIE STRASSE
Bizleri kaldırımlara itiyorlar. BİZLER SOKAKLARI ELE GEÇİRİYORUZ!يدفعوننا نحو الأرصفة نحتل حينها الشوارع!
Bizleri kaldırımlara itiyorlar. BİZLER SOKAKLARI ELE GEÇİRİYORUZ!借金は返さない!
BİZLER SOKAKLARI ELE GEÇİRİYORUZ!NOI LUĂM STRĂZILE!
Biz sadece sokaklarda dolandık ve bir kadına rastladık ona kitabımı gösterdim.Alors nous avons déambulé, et nous avons rencontré une femme, et le lui ai montré mon livre.
Biz sadece sokaklarda dolandık ve bir kadına rastladık ona kitabımı gösterdim.Also liefen wir einfach herum und trafen eine Frau. Ich zeigte ihr mein Buch und sie sagte:
Biz sadece sokaklarda dolandık ve bir kadına rastladık ona kitabımı gösterdim.Aşadar, umblam pur şi simplu prin zonă, când am întâlnit o femeie şi i-am arătat albumul mea.
Biz sadece sokaklarda dolandık ve bir kadına rastladık ona kitabımı gösterdim.Csak jártunk körbe, és találkoztunk egy asszonnyal, és megmutattam neki a könyvemet.
Biz sadece sokaklarda dolandık ve bir kadına rastladık ona kitabımı gösterdim.Então andamos por lá, e conhecemos uma mulher e mostrei-lhe o meu livro.
Biz sadece sokaklarda dolandık ve bir kadına rastladık ona kitabımı gösterdim.Kami jalan berkeliling, lalu kami bertemu seorang perempuan, dan saya tunjukkan buku saya.
Biz sadece sokaklarda dolandık ve bir kadına rastladık ona kitabımı gösterdim.우리는 그 지역을 돌아다니다가 한 여자를 만났습니다. 그리고 그 여자에게 제 책을 보여줬습니다.
Biz sadece sokaklarda dolandık ve bir kadına rastladık ona kitabımı gösterdim.Postanowiliśmy się przejść, i spotkaliśmy kobietę, której pokazałem moją książkę.
Biz sadece sokaklarda dolandık ve bir kadına rastladık ona kitabımı gösterdim.Salimos a caminar y conocimos a una mujer y le mostré mi libro.
Biz sadece sokaklarda dolandık ve bir kadına rastladık ona kitabımı gösterdim.Siamo andati in giro, e abbiamo incontrato una donna, e le ho mostrato il mio libro.
Biz sadece sokaklarda dolandık ve bir kadına rastladık ona kitabımı gösterdim.Tak jsme se jen procházeli okolo a narazili jsme na ženu a já jsem jí ukázal moji knihu.
Biz sadece sokaklarda dolandık ve bir kadına rastladık ona kitabımı gösterdim.Tak sme sa tam len tak prechádzali a stretli sme jednu ženu, ktorej som ukázal moju knihu.
Biz sadece sokaklarda dolandık ve bir kadına rastladık ona kitabımı gösterdim.Và tôi chỉ đi quanh, và gặp một người phụ nữ, và tôi cho cô ấy xem quyển sách của mình.
Biz sadece sokaklarda dolandık ve bir kadına rastladık ona kitabımı gösterdim.We liepen er rond en we kwamen een vrouw tegen die ik mijn boek liet zien.
Biz sadece sokaklarda dolandık ve bir kadına rastladık ona kitabımı gösterdim.Έτσι απλά περπατούσαμε τριγύρω, και συναντήσαμε μια γυναίκα, και της έδειξα το φάκελό μου.
Biz sadece sokaklarda dolandık ve bir kadına rastladık ona kitabımı gösterdim.Мы походили вокруг и встретили женщину, которой я показал свою книгу.
Biz sadece sokaklarda dolandık ve bir kadına rastladık ona kitabımı gösterdim.Разхождаме се наоколо и срещнахме жена, на която показах книгата си.
Biz sadece sokaklarda dolandık ve bir kadına rastladık ona kitabımı gösterdim.אז פשוט הלכנו סביב, ופגשנו אישה, והראיתי לה את ספרי.
Biz sadece sokaklarda dolandık ve bir kadına rastladık ona kitabımı gösterdim.كنا نتجول فقط, وقابلنا امرأة وأريتها كتابي.
Biz sadece sokaklarda dolandık ve bir kadına rastladık ona kitabımı gösterdim.一人の女性に会ったので 私の本を見せると 彼女はこう言いました
Biz sadece sokaklarda dolandık ve bir kadına rastladık ona kitabımı gösterdim.我哋周圍行, 然後遇到一個女人, 我俾我本書佢睇。
Broadway ve Kestane sokaklarda bile, bazen Akdeniz denizciler affrighted bayanlar çekmeye çabalamaktadır.affrighted女性をゆすります。 リージェントストリートはLascarsとマレー人にとって未知のものではありません。とボンベイで、アポログリーン、
Broadway ve Kestane sokaklarda bile, bazen Akdeniz denizciler affrighted bayanlar çekmeye çabalamaktadır.Aj v Broadway a Chestnut ulice, bude Stredomoria námorníci niekedy nestlačili předěšeni dámy.
Broadway ve Kestane sokaklarda bile, bazen Akdeniz denizciler affrighted bayanlar çekmeye çabalamaktadır.Anche nella strade di Broadway e Castagno, marinai del Mediterraneo a volte si spingono le donne spaventate.