Ben de kolayca kendimi hapishanede ya da sokaklarda bulabilirdim.J'aurais pu facilement finir là ou dans les rues moi-même.
Ben de kolayca kendimi hapishanede ya da sokaklarda bulabilirdim.제 자신도 아주 간단히 그런곳이나 노숙인이 될 수 있었습니다.
Ben de kolayca kendimi hapishanede ya da sokaklarda bulabilirdim.Sama mogłam skończyć tam, lub na ulicy.
Ben de kolayca kendimi hapishanede ya da sokaklarda bulabilirdim.Tôi đã có thể tìm lại chính mình một cách dễ dàng ở đây hoặc trên đường phố.
Ben de kolayca kendimi hapishanede ya da sokaklarda bulabilirdim.Θα μπορούσα εύκολα να έχω καταλήξει εκεί ή στους δρόμους.
Ben de kolayca kendimi hapishanede ya da sokaklarda bulabilirdim.Самата аз лесно можех да стигна до там, или на улиците.
Ben de kolayca kendimi hapishanede ya da sokaklarda bulabilirdim.Я могла бы легко оказаться в тюрьме или на улице.
Ben de kolayca kendimi hapishanede ya da sokaklarda bulabilirdim.יכולתי בקלות למצוא את עצמי שם או ברחוב.
Ben de kolayca kendimi hapishanede ya da sokaklarda bulabilirdim.و من السهل أن ينتهي بي المطاف هناك أو في الشوارع
Ben de kolayca kendimi hapishanede ya da sokaklarda bulabilirdim.芸能界とメディアの方々は
Bengazi sokaklarında vahşeti protesto eden on binlerce kişide,في عشرات الآلاف الذين ساروا ضد العنف في شوارع بنغازي؛
Bengazi sokaklarında vahşeti protesto eden on binlerce kişide,フェイスブックの写真をクリスの 写真に変えたリビア人の中に生き
Bir aday sokaklar tamamlar yirmi beş dolar ve yirmi beş alerji diğer olmak şans us후보 골목을 완료 이십오 달러하고도 25 알레르기는 다른이 될 기회를 us
Bir aday sokaklar tamamlar yirmi beş dolar ve yirmi beş alerji diğer olmak şans us25ドルと二十から五 アレルギーは他になるチャンスをus 何回あなたがひどいです
Bir aday sokaklar tamamlar yirmi beş dolar ve yirmi beş alerji diğer olmak şans usמשלים סמטאות מועמד 25 דולר ו25 אלרגיות us הזדמנות להיות אחרים
Bir aday sokaklar tamamlar yirmi beş dolar ve yirmi beş alerji diğer olmak şans usيكمل الأزقة مرشح 25 دولار وخمسة وعشرين الحساسية us فرصة لتكون الآخر
Bir çok yabancı, Kabul sokaklarında yürümenin tehlikeli olduğunu düşünür.Většina cizinců si myslí, že chodit ulicemi Kábulu je nebezpečné.
Bir çok yabancı, Kabul sokaklarında yürümenin tehlikeli olduğunu düşünür.Większość cudzoziemców myśli, że niebezpiecznie jest chodzić po ulicach w Kabulu,
Bir değil, asmak, dilenmek, açlıktan, 'sokaklarda ben ölmek için ruhumu, ben serseri seni kabul,Być nie, hang, błagam, głodować, śmierć i 'na ulicach, Na, przez moją duszę, ja partacz uznać cię,
Bir değil, asmak, dilenmek, açlıktan, 'sokaklarda ben ölmek için ruhumu, ben serseri seni kabul,Egy légy sem, hang, könyörgök, éhezni, die i "az utcán, Mert a lelkem, én semmire elismerni téged,
Bir değil, asmak, dilenmek, açlıktan, 'sokaklarda ben ölmek için ruhumu, ben serseri seni kabul,En du ikke hænge, tigge, sulte, dør jeg 'på gaden, Thi ved min sjæl, jeg ne'er anerkender dig,
Bir değil, asmak, dilenmek, açlıktan, 'sokaklarda ben ölmek için ruhumu, ben serseri seni kabul,En du inte vara, hänga, tigga, svälta, dö i "gatorna, för, av min själ, jag drönarna erkänner dig,
Bir değil, asmak, dilenmek, açlıktan, 'sokaklarda ben ölmek için ruhumu, ben serseri seni kabul,너, 기다려 구걸, 굶어, '거리에서 내가 죽으면, 위해, 내 영혼으로, 나는 쓸모없는 인생이 그대를 인정 겁니다되지 않습니다,
Bir değil, asmak, dilenmek, açlıktan, 'sokaklarda ben ölmek için ruhumu, ben serseri seni kabul,O ai fi, nu atârnă, implor, mor de foame, mor i "pe străzi, Pentru, prin sufletul meu, voi ne'er te recunosc,
Bir değil, asmak, dilenmek, açlıktan, 'sokaklarda ben ölmek için ruhumu, ben serseri seni kabul,Te olla, roikkua, kerjätä, nälkää, kuolevat i 'katuja, Sillä minun sieluni, minä kulkumiesten tunnustaa sinut,
Bir değil, asmak, dilenmek, açlıktan, 'sokaklarda ben ölmek için ruhumu, ben serseri seni kabul,Un ser que no, cuelgue, ruego, de hambre, me muero "las calles, porque, por mi alma, yo nunca te reconocen,
Bir değil, asmak, dilenmek, açlıktan, 'sokaklarda ben ölmek için ruhumu, ben serseri seni kabul,Vam ni, visi, prosim, stradajo, i die "ulice, Za, po moji duši, bom Nikoli ti priznati,
Bir değil, asmak, dilenmek, açlıktan, 'sokaklarda ben ölmek için ruhumu, ben serseri seni kabul,Vás není, pověsit, prosím, hladovět, umřít i "na ulici, U, v mé duši, budu tě ne'er vědomí,
Bir değil, asmak, dilenmek, açlıktan, 'sokaklarda ben ölmek için ruhumu, ben serseri seni kabul,Vás nie je, zavesiť, prosím, hladovať, umrieť i "na ulici, U, v mojej duši, budem ťa ne'er vedomie,
Bir değil, asmak, dilenmek, açlıktan, 'sokaklarda ben ölmek için ruhumu, ben serseri seni kabul,Да не, подожди, прошу, голодать, умирать я 'улицы, Действительно, по мою душу, я никогда признают тебя,
Bir değil, asmak, dilenmek, açlıktan, 'sokaklarda ben ölmek için ruhumu, ben serseri seni kabul,Един не се мотае, просят, гладувам, аз ще умра на улицата, Защото, от душата ми, ще никога да ти признае,
Bir değil, asmak, dilenmek, açlıktan, 'sokaklarda ben ölmek için ruhumu, ben serseri seni kabul,אתה לא תהיה, לתלות, להתחנן, להרעיב, למות אני ברחובות, שכן, על ידי הנשמה שלי, אני לעולם לא יהיה להכיר אותך,
Bir değil, asmak, dilenmek, açlıktan, 'sokaklarda ben ölmek için ruhumu, ben serseri seni kabul,لأنك لا معطلا ، التسول ، تجويع ، ويموت ط 'في الشوارع ، لأنه ، من قبل نفسي ، وأنا سوف ne'er نعترف اليك ،
Bir değil, asmak, dilenmek, açlıktan, 'sokaklarda ben ölmek için ruhumu, ben serseri seni kabul,、信頼to'tあなたを熟考する、私は偽証したことはないでしょう:も鉱山が良いtheeを決してしないものものです。
Bir grup adam, kendilerini bıçaklarla keserek sokaklarda yürüyor.Een groep mannen trekt door de straten terwijl ze zich snijden met messen.
Bir grup adam, kendilerini bıçaklarla keserek sokaklarda yürüyor.Egy csapat férfi halad az utcán késekkel vagdosva magát.
Bir grup adam, kendilerini bıçaklarla keserek sokaklarda yürüyor.Eine Gruppe von Männern marschieren durch die Straßen und verletzen sich selbst mit Messern.
Bir grup adam, kendilerini bıçaklarla keserek sokaklarda yürüyor.스스로를 칼로 찔러가며 길거리를 행진 중인 남자들입니다.
Bir grup adam, kendilerini bıçaklarla keserek sokaklarda yürüyor.Miesjoukko marssi kaduilla viillellen itseään veitsillä.
Bir grup adam, kendilerini bıçaklarla keserek sokaklarda yürüyor.Pochód mężczyzn dokonujących samo-okaleczenia nożami.
Bir grup adam, kendilerini bıçaklarla keserek sokaklarda yürüyor.Um grupo de homens a desfilar pelas ruas, cortando-se com facas.
Bir grup adam, kendilerini bıçaklarla keserek sokaklarda yürüyor.Un groupe d'hommes marche dans les rues en se tailladant eux-mêmes avec des couteaux.
Bir grup adam, kendilerini bıçaklarla keserek sokaklarda yürüyor.Un grup de oameni protestează pe stradă şi se taie cu cuţite.
Bir grup adam, kendilerini bıçaklarla keserek sokaklarda yürüyor.Un grupo de hombres marchan por las calles mientras se cortan con cuchillos.
Bir grup adam, kendilerini bıçaklarla keserek sokaklarda yürüyor.Un gruppo di uomini camminano per le strade tagliandosi con dei coltelli.
Bir grup adam, kendilerini bıçaklarla keserek sokaklarda yürüyor.Група мъже маршируваха през улиците и се режеха с ножове.
Bir grup adam, kendilerini bıçaklarla keserek sokaklarda yürüyor.Группа людей идущих по улицам и режущих себя ножами.
Bir grup adam, kendilerini bıçaklarla keserek sokaklarda yürüyor.קבוצת גברים צועדת ברחובות כשהם פוצעים עצמם בסכינים.
Bir grup adam, kendilerini bıçaklarla keserek sokaklarda yürüyor.مجموعة من الرجال يسيرون عبر الطرق يطعنون أنفسهم بالسكاكين.
Bir grup adam, kendilerini bıçaklarla keserek sokaklarda yürüyor.シーア派は考慮に入れるべき勢力であり、
Birisi Victoria'da olduğunu söyledi. Aylarca sokaklarda sana benzeyen adamları durdurdum.Durante meses paré a hombres que se parecían a ti en la calle, y luego... tomé tranquilizantes.
Birkaç dakika dibe biri dönmüştü kadar doğru yol sessiz sokaklarda몇 분 후에 우리는 아래 중 하나를 시켰죠 때까지 꺼꾸로 리드 조용한 거리
Birkaç dakika dibe biri dönmüştü kadar doğru yol sessiz sokaklardales rues tranquilles qui mènent vers la
Birkaç dakika dibe biri dönmüştü kadar doğru yol sessiz sokaklardale tranquille strade che portano verso il
Birkaç dakika dibe biri dönmüştü kadar doğru yol sessiz sokaklardaכמה דקות עד שאנחנו דחה אחת הרחובות השקטים שמובילות לעבר
Birkaç dakika dibe biri dönmüştü kadar doğru yol sessiz sokaklardaدقائق قليلة حتى كان لدينا رفض أحد الشوارع الهادئة التي تؤدي نحو
Birkaç dakika dibe biri dönmüştü kadar doğru yol sessiz sokaklardaに向かってつながる静かな通り エッジウェアロード。
Bir keresinde de Paris sokaklarında yürürken, -- bu gerçekti-- inşaat iskelesi gördü.En una ocasión, cuando caminaba por las calles de París, vio, esto fue real, un andamio.
Bir keresinde de Paris sokaklarında yürürken, -- bu gerçekti-- inşaat iskelesi gördü.Inokedy, ako kráčal ulicami Paríža, videl, a bolo to skutočné, lešenie.
Bir keresinde de Paris sokaklarında yürürken, -- bu gerçekti-- inşaat iskelesi gördü.Jindy, když se procházel ulicemi Paříže, viděl, a bylo to skutečné, lešení.