Ana içeriğe geç
Sözlük

sokaklar ile cümle

sokaklar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu inşaatlar sonrasında 1891'de sokakları ilk kez elektrikle aydınlatılan kuzey Avrupa şehri oldu.I 1891 fik Hammerfest, som den første by i hele Norden, elektrisk lys i gaderne.
Kasaba halkı bunu protesto etmek için sokaklara dökülmüştür.Han opfordrede folk til at gå ud på gaderne i protest.
Sokaklarda gitar çalarak para kazanan Paul, küçük bir dairede yaşıyordu.Han boede i en lille lejlighed og tjente penge på at spille på sin guitar på gaden.
Fakat 2B evresinde konutlar, sokaklarla ayrılan ada-parseller içine yerleşmiş durumdadır.I dag kører buslinje 2A på gaden.
Büyük reytingler alıyordu ve yayınlandıkları gün sokaklar bomboş oluyordu neredeyse.Eleverne var stadig på vej hjem, men i det store hele var gaderne tomme.
OSB Anacadde ve sokaklar parke döşemedir.Hænger på gadehjørner og i parker.
Romanos: "Ya öldürürdüm ya da zincire vurup Konstantinopolis sokaklarında gezdirtirdim."Romanos: «Kanskje viller jeg ha drept deg eller utstilt deg i Konstantinopels gater.»
Bu eskilik sokaklarında kolayca fark ediliyor.Det var for farlig å vise seg på disse åpne gatene.
Sokakları kahvehanelerle doludur.Gatene er brolagte.
Baixa limana yakın yerleşim bölgesidir ve dar ve eski sokakları ve eski koloni binaları mevcuttur.Baixa ligger ved siden av havnen og har trange gater og gamle kolonibygninger.
Blade sokaklarda büyür.Bae vokste opp i Steinkjer.
Babası Louis-Alphonse Gassion (1881–1944) ise sokaklarda gösteri yapan bir cambazdı.Piafs far, Louis-Alphonse Gassion (1881-1944), var en normanisk gateakrobat, med bakgrunn fra teater.
Bugün Yunanistan'da bulunan sayısız cadde ve sokaklar onun adıyla adlandırılmaktadır.Mange gater og veier i Israel er oppkalt etter ham.
Daha sonra sembolik bir gösteri olarak sokaklar bol su ile yıkandı.På avstand så det ut som om hestene ble badet med store mengder vann.
Ancak gece sokaklarda üç polis öldürüldü.Tre politimenn ble drept i angrep dagen etter.
On beş gün sonra İngiliz elçisi Sir Harry Parkes Kyoto sokaklarında saldırıya uğrar.Lima belas hari kemudian, Duta Besar Inggris Sir Harry Parkes diserang sekelompok samurai di Kyoto.
1835 – İngiltere'de Karayolları Kanunu'na göre kamu sokaklarında futbol oynanması yasaklandı.1835 – UU jalan bebas di Inggris memberi larangan bermain sepak bola di jalanan umum.
II. Aleksios'un, patriği tutuklatması, Konstantinopolis sokaklarında açık bir savaşa neden oldu.Alexius menangkap patriark tersebut, yang menyebabkan peperangan terbuka di jalanan Konstantinopel.
Boş zamanlarını yerel halkla sokaklarda oyun oynayarak geçirdi.Ia menghabiskan waktu luang bermain kartu dengan pria lokal di jalanan.
Palvin, 2006 yılında, 13 yaşındayken Budapeşte sokaklarında keşfedilmiştir.Barbara ditemukan ketika di jalanan Budapest pada tahun 2006, ketika usianya masih 13 tahun.
Bazı medya kuruluşlarına göre 100.000 ile 150.000 arası kişi sokaklara dökülmüştür.Menurut berbagai media, terdapat sekitar 100.000 hingga 150.000 demonstran di jalan.
Galba bu askeri darbe'yi haber aldığı zaman durumu normale döndürmek için sokaklara çıktı.Ketika Galba mendengar hal ini, ia pergi ke jalan untuk menstabilkan situasi.
Babası Louis-Alphonse Gassion (1881–1944) ise sokaklarda gösteri yapan bir cambazdı.Ayahnya, Louis-Alphonse Gassion (1881 – 1944), seorang akrobat jalanan dengan pengalaman teater sebelumnya.
Buna rağmen Csaba, çamurlu sokakları ve tıkış tıkış evleri ile büyük bir köye benzer.Namun, Csaba masih mirip sebuah desa besar, dengan jalan-jalan berlumpur dan rumah-rumah yang padat.
Boston emniyet müdürü Edward F. Davis vatandaşlara sokaklardan uzak durmalarını tavsiye etmiştir.Komisaris polisi Ed Davis sangat menyarankan agar masyarakat menjauhi jalanan.
Sokak çocukları, şehrin sokaklarında yaşayan çocukları tanımlamak için kullanılan bir terimdir.Anak jalanan adalah sebuah istilah yang mengacu pada anak-anak tunawisma yang tinggal di wilayah jalanan.
Yalnız başına sokaklarda dolaşır.Dibuatnyalah jalanan sendiri.
Evsizdir, sokaklarda yatıp kalkmaktadır.Dia sampai tidak mau keluar kamar dan berbaring di tengah jalan.
Bu bölge New York'un arka sokaklarıdır.Parade ini berlangsung di jalan-jalan utama kota New York City.
Çevresindeki eski sokaklar özellikle görülmeye değerdir.Dalam kehidupan suku Asmat “batu” yang biasa kita lihat dijalanan ternyata sangat berharga bagi mereka.
Romanos: "Ya öldürürdüm ya da zincire vurup Konstantinopolis sokaklarında gezdirtirdim."Romanos: "Có lẽ ta sẽ giết ngài, hoặc đem bêu trên đường phố Constantinopolis."
Pek çok çocuk sokaklarda çalışmaktadır çünkü ailelerinin kazançlarına ihtiyaçları vardır.Nhiều trẻ em cũng làm việc trên đường phố bởi gia đình chúng cần các khoản thu nhập từ đó.
Diğer dillerde sokaklarda yaşayan ya da çalışan çocuklar için pek çok isim kullanıldığı bilinmektedir.Trong các ngôn ngữ khác những đứa trẻ sống và/hay làm việc trên các đường phố được gọi bằng nhiều cái tên.
Palvin, 2006 yılında, 13 yaşındayken Budapeşte sokaklarında keşfedilmiştir.Barbara Palvin được khám phá tài năng ở Budapest vào năm 2006 ở tuổi 13.
Yalnız başına sokaklarda dolaşır.Harry thì lang thang một mình trên những con phố.
Sokak çocukları terkedilmiş binalarda, karton kutularda, parklarda ya da kendi sokaklarında barınırlar.Trẻ em đường phố sống trong các toà nhà bỏ hoang, các hộp các tông, công viên hay trên chính đường phố.
Bu bölge New York'un arka sokaklarıdır.Đây là đường tránh đi quanh Thành phố New York.
İşçiler, sokaklarda yürüdükten sonra hep birlikte Ulusal Park'a girdi.Trên đường về, cả bọn bỗng nhiên gặp chị Toka ở công viên.
On beş gün sonra İngiliz elçisi Sir Harry Parkes Kyoto sokaklarında saldırıya uğrar.15 ngày sau, Harry Parkes, đại sứ Anh, bị một nhóm samurai tấn công trên đường phố Kyoto.
Sabah saat 4:00'e gelince sokaklar neredeyse boşaltılmışlardı.Rạng sáng ngày 24, đường đi qua bãi mìn vẫn chưa làm xong.
Biz sokaklardaydık."Trên những con đường chiến tranh.
Çevresindeki eski sokaklar özellikle görülmeye değerdir.Tai nạn trên các con đường quanh co cũng thường thấy đặc biệt trong thời tiết xấu.
Manet, çalışmalarının çoğunda Paris'in sokaklarından manzaralara yer verdi.Oldman quay hầu hết các cảnh quay của ông ở Anh.
Toplum içine karıştığı zamanlarda ise kölesi/asistanı tarafından sokaklarda tahtırevan ile taşınırdı.Sau khi sinh ra, bà cùng với mẹ mình làm nô lệ trong Dịch đình.
Habere göre; “Dilencilerin sokaklardan toplanılması hakkında artık nafile yere söz söylemeyeceğiz.臆病者と言われるのを恐れないと言われることも多い。
Buna rağmen Csaba, çamurlu sokakları ve tıkış tıkış evleri ile büyük bir köye benzer.それにもかかわらず、チャバはぬかるんだ通りと密集した家々の並ぶ、大きな村のような状態のままだった。
Eski Lefkoşa'da yollar dardır ve çıkmaz sokaklar mevcuttur.この道は旧街道でところどころ石畳が残る。
Kentin eski yerleşimlerinin bulunduğu mekanlarda dar sokaklar göze çarpmaktadır.宿場町が制定されるよりも以前の街道であるため特定が困難である。
Boş zamanlarını yerel halkla sokaklarda oyun oynayarak geçirdi.町のストリートなどでも演奏をする日々を過ごした。
Ancak gece sokaklarda üç polis öldürüldü.同日、3人の警察官が撃たれて死亡した。
İsyancıların çoğu şehir sokaklarında öldürüldü ve yakalananlar da idam edildi.襲撃した者の多くは、その場で護衛たちによって殺され、捕らえられた者たちも結局処刑された。
Mahalle aralarındaki bazı küçük sokaklar taşıt trafiğine uygun olmayabilir.交通量の少ない街路であっても道の真ん中を歩くことができない。
Battulga, Yarmag sokaklarında büyüdü ve yerel bir orta öğretim okuluna gitti.ボスビーシェルはそこで成長し、地元の公立学校に通った。
ABD’de sokaklara demokrasi egemen; ama tehlike devletin giderek güçlenmesinden kaynaklanıyor.これ以降、ドイツ諸邦において反革命が勢いづき、革命勢力は次第に守勢に追い込まれる。
Çevresindeki eski sokaklar özellikle görülmeye değerdir.特に三方を囲む土塁は一見の価値が有る。
Ballas ile de sokaklarda düşman yöneticilerse dosttur.カントリーロードやベローム神殿で時々出現する雲の敵。
Biz sokaklardaydık."「そして、そこには街路があった。
Daha sonra sembolik bir gösteri olarak sokaklar bol su ile yıkandı.途端に観客席からはシャワーのように飲み物のボトルが飛んできたという。
Babası Louis-Alphonse Gassion (1881–1944) ise sokaklarda gösteri yapan bir cambazdı.父親のルイ=アルフォンス・ガション(Louis-Alphonse Gassion, 1881-1944)は、アルジェリア人の血を引き過去に劇場で演技をしたこともある大道芸人であった。
Evsizdir, sokaklarda yatıp kalkmaktadır.はしかにかかり、家で寝込んでいる。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod