Bulvarı kuzey güney ekseninde kesen önemli sokaklar; Friedrichstraße ve Wilhelmstrasse'dir.Hlavní severo-jižní ulice křižující ulici Unter den Linden jsou ulice Friedrichstraße a ulice Wilhelmstraße.
Kentin cadde ve sokakları ile yapılar arasındaki boşluklar oldukça dar ve yetersizdi.Komunikace mezi jednotlivými městy byla ovšem zdlouhavá a neefektivní.
Sokaklar asker ve sivil ölüyle dolmuştu.Město bylo přeplněné utečenci a vojáky.
Şehir dalgalı arazide alçak kıyı tepeleri ve yoğun ticaret sokakları ile karakterizedir.Vyznačuje se mírně zvlněným terénem, nízkými pobřežními kopci a rušnými komerčními uličkami.
İstiklal Caddesi ve çevresindeki sokaklar yalnızca Beyoğlu'nun değil İstanbul'un da merkezi sayılabilir.Tiskové rutiny pro sériový i paralelní port jsou dostupné nejen z Forthu, ale i z Basicu.
Genelde gettolaşmış cadde ve sokaklarda yaşamaktadırlar.To jak na ulici, tak v běžném životě.
Babası Louis-Alphonse Gassion (1881–1944) ise sokaklarda gösteri yapan bir cambazdı.Louis-Alphonse Gassion (1881–1944), její otec, byl normandský pouliční akrobat, který dřív působil u divadla.
Yarışma sokakları ve caddeleri çiçeklerle süslenir.Stopky květů i květenství jsou lysé.
İşbirlikçilikle suçlananlardan birisi motorsiklete bağlanarak sokaklarda sürüklendi .Tělo jednoho z těchto údajných spolupracovníků bylo po popravě přivázáno za motorku a vláčeno ulicemi.
Maurice çalışmalarında Montmartre sokaklarını tuvale aktarmaya başladı.Skončil u žebrání v ulicích Montrealu.
Sonsuz Sokaklar (İngilizce: The Road), Federico Fellini'nin 1954 yapımı filmi.Silnice (originální název La Strada) je italský film z roku 1954 režiséra Federica Felliniho.
Bazı medya kuruluşlarına göre 100.000 ile 150.000 arası kişi sokaklara dökülmüştür.Conform mass-mediei, au ieșit pe străzi între 100.000 și 150.000 de oameni.
Halk sokaklarda sabahladı.Lumea se înghesuia pe străzi.
Öğleden sonra, partizanlar sokaklardaki Alman trafik işaretleri ve mağaza yazıtları yıktılar.Cehii de pe străzi au dărâmat inscripțiile și semnele de trafic în limba germană.
Dubček ve Svoboda'nın resimleri sokaklara asıldı.Peste tot erau purtate fotografii ale lui Dubček și Svoboda.
Çevresindeki eski sokaklar özellikle görülmeye değerdir.Săpăturile cele mai importante din orașul vechi pot fi văzute aici.
Biz sokaklardaydık."Eu am rămas acolo în stradă.
Sokaklarda yapılan savaşlar ta akşam ortalarına kadar sürmüştür.Lumea rămâne să sărbătorească pe deal până seara târziu.
Birçok kamu binası ve sokaklar da Rabin’in adını aldı.Mai multe clădiri publice și străzi poartă numele Alma.
Eski Lefkoşa'da yollar dardır ve çıkmaz sokaklar mevcuttur.In localitate există numai cărări sau drumuri nepavate.
Sokakları kahvehanelerle doludur.Străzile se golesc.
Manchester şehrinin diğer cadde ve sokakları bomboştur."Drumurile din și spre oraș sunt blocate.
Bakü şehrinde bulunan sokaklardan biri onun ismini taşımaktadır.O stradă rezidențială a orașului îi poartă numele.
Çoğunlukla sokaklarda seyyar olarak satılırlar.Adesea Pakora se vinde la standurile de pe stradă.
Sokaklar su altında.Străzile sunt sub apă.
19 Aralık'ta, şehrin sokaklarında çok daha fazla polis bulunuyordu.December 19-én a rendőrség nagyobb létszámmal jelent meg a város utcáin.
Yalnız başına sokaklarda dolaşır.Egyedül kimegy az utcára.
Tahrir Meydanı haricinde polis 10:30 sularında sokaklara geri döndü.A Tahrír tér kivételével 22:30-ra ismét lehetett látni rendőröket az utcán.
Panikleyen vatandaşlar evlerini boşaltmaya, sokaklarda ve geçitlerde toplanmaya başladı.A pánikba esett lakosok elhagyták házaikat, az utcákon és a sikátorokban gyülekeztek.
On beş gün sonra İngiliz elçisi Sir Harry Parkes Kyoto sokaklarında saldırıya uğrar.Tizenöt nappal később Kiotóban szamurájok az utcán támadták meg Parkes brit nagykövetet.
Halk sokaklarda sabahladı.A tömeg csaknem meglincselte az utcán.
Sokakları kahvehanelerle doludur.Az utcák színaranyból vannak.
Gün batımında sokaklarda yığınla ceset ve yaralı vardı.A nap végére több halott és sebesült maradt a városban.
Bugün Yunanistan'da bulunan sayısız cadde ve sokaklar onun adıyla adlandırılmaktadır.A magyar tájnevek, illetve a mostani jelzett turistaútvonalak nagy része az ő nevéhez fűződik.
Şehrin sokaklarında gayet çetin sokak savaşları yapıldı.A város utcáin nagy a nyüzsgés.
Beraber Viyana sokaklarında geçirdikleri saatler, belki de hayatlarının en güzel saatleriydi.A szüleivel tett St. Ives-i látogatások életének talán legboldogabb időszakában voltak.
Sokağın Zulası’nda diyor ya “Gün gelir anımsar bizi sokaklar."A röpcédula szövege: „Visszajövünk, de már nappal”.
Buna rağmen Csaba, çamurlu sokakları ve tıkış tıkış evleri ile büyük bir köye benzer.Ettől függetlenül még mindig egy nagyra nőtt falura hasonlított kis házaival, zsúfolt, sáros utcáival.
Evsizdir, sokaklarda yatıp kalkmaktadır.Izzadós, az istállóban fekve alszik.
Şiddetli kar yağışının altında ölü bedenler sokaklara yığılıyordu.A sűrű pelyhekben hulló hó beborítja a város utcáit.
Milyonlarca insan sokaklara çıkmıştır.Az emberek kimentek utcákra.
Çevresindeki eski sokaklar özellikle görülmeye değerdir.A környékbeli magaslatokról azonban kiválóan megfigyelhető.
Tüm bu olaylar nedeniyle sokaklarda bir şiddet dalgası yayıldı.Az utcákon erőszakhullám söpört végig.
Biz sokaklardaydık."Olimme kaduilla.”
Roma sokakları ise çapulcu gençler ile dolmuştu.Myös useat roomalaiset nuorukaiset kastroitiin.
Sokakları kahvehanelerle doludur.Kadut on päällystetty mukulakivillä.
Artık sokaklarda küçük ve değersiz şeyler satmaktadır, ve bu sayede bir az para kazanmaktadır.Iltapukulaukussa säilytetään vain vähän ja pientä tavaraa, joten laukku on pieni.
Otellerin çoğu kapanmıştır ve sokaklar tenhadır.Rakennuksia sortuu usein, ja kadut ovat täynnä kuoppia.
Cenazesine kendi şehrinin sokaklarını dolduran 30.000-40.000 kişi katıldı.Hänen hautajaisiinsa New Yorkissa kaduille kerääntyi jopa 100 000 ihmistä.
Palvin, 2006 yılında, 13 yaşındayken Budapeşte sokaklarında keşfedilmiştir.Ανακαλύφθηκε στους δρόμους της Βουδαπέστης το 2006 στην ηλικία των 13.
Arka Sokaklar Beşinci Boyut.Τα κτίρια είναι πενταόροφα.
Bu aşamada Popov birliklerinden Moskova sokaklarında keşif yapmalarını ister.Ο Ποπόφ διέταξε να κάνουν αναγνώριση στους δρόμους της Μόσχας.
Bazı medya kuruluşlarına göre 100.000 ile 150.000 arası kişi sokaklara dökülmüştür.Σύμφωνα με διάφορα μέσα ενημέρωσης υπήρχαν στους δρόμους 100.000 ως 150.000 άνθρωποι.
Çevresindeki eski sokaklar özellikle görülmeye değerdir.Τα κτίρια που περιβάλλουν την πλατεία είναι όλα σημαντικά κατά κάποιον τρόπο.
Biz sokaklardaydık."Τον δρόμο για τις φυλακές».
Buna göre sokaklar direnişçiler ve sivillerin cesetleriyle doludur.Οι στοές του Οχυρού είχαν γεμίσει από ανθρώπινα πτώματα.
Baixa limana yakın yerleşim bölgesidir ve dar ve eski sokakları ve eski koloni binaları mevcuttur.Baixa ligger ved siden af havnen og har smalle gader og gamle kolonibygninger.
Yine sokaklardadır.Livet i gaderne.
Böylece, yangın çatıdan çatıya ve dar sokaklara yayılabildi.Til sidst måtte de også flygte fra kælderen, op i de brændende gader.
Biz sokaklardaydık."Optog gennem gaderne.