Aylarca sokaklarda sana benzeyen adamları durdurdum.Gedurende maanden sprak ik mannen aan die op jou leken.
Aylarca sokaklarda sana benzeyen adamları durdurdum. İlaç kullandım.Много месяцев я останавливала на улице мужчин, похожих на тебя.
Aylarca sokaklarda sana benzeyen adamları durdurdum.Luni de zile am oprit pe stradă bărbaţi care semănau cu tine.
Aylarca sokaklarda sana benzeyen adamları durdurdum.Měsíce jsem zastavovala lidi na ulicích, co vypadali jako ty.
Aylarca sokaklarda sana benzeyen adamları durdurdum.Monatelang hielt ich Männer an, die dir ähnlich sahen.
Aylarca sokaklarda sana benzeyen adamları durdurdum.Többször azt hittem, téged látlak az utcán.
Aylarca sokaklarda sana benzeyen adamları durdurdum.Για μήνες σταματούσα άνδρες στον δρόμο που σου έμοιαζαν.
Aylarca sokaklarda sana benzeyen adamları durdurdum.Спирах на улицата мъжете, които приличаха на теб.
Ayrıca, sosyal adalet öğesinin vurgulanması da var, hip hopun geldiği yer sokak kültürü.그리고 사업적으로 일종의 사회 정의와 같은 요소들을 내포하고 있었어요. (상도덕?) 힙합과 길거리 문화처럼 그렇게 생겨난거죠.
Ayrıca, sosyal adalet öğesinin vurgulanması da var, hip hopun geldiği yer sokak kültürü.І це, начебто, означало елемент соціальної справедливості у бізнесі, народження хіп-хопу і вуличної культури.
Babam sokakları yöneten bir çetenin üst düzey üyelerinden biriydi.Ayah saya adalah anggota geng senior yang menguasai jalanan.
Babam sokakları yöneten bir çetenin üst düzey üyelerinden biriydi.Az apám egy gengszterbanda magas rangú tagja volt, akik irányították a várost.
Babam sokakları yöneten bir çetenin üst düzey üyelerinden biriydi.Cha tôi là một tay anh chị đáng nể thời đó, ông quản lý các con đường.
Babam sokakları yöneten bir çetenin üst düzey üyelerinden biriydi.제 아버지는 거리를 누비는 거물급 갱이었습니다.
Babam sokakları yöneten bir çetenin üst düzey üyelerinden biriydi.Mein Vater war ein hohes Bandenmitglied, der die Straßen beherrschte.
Babam sokakları yöneten bir çetenin üst düzey üyelerinden biriydi.Mijn vader was een hooggeplaatst bendelid dat de straten onveilig maakte.
Babam sokakları yöneten bir çetenin üst düzey üyelerinden biriydi.Min pappa var en högt uppsatt gängmedlem som styrde gatorna.
Babam sokakları yöneten bir çetenin üst düzey üyelerinden biriydi.Mio padre era membro influente di una gang che dominava le strade.
Babam sokakları yöneten bir çetenin üst düzey üyelerinden biriydi.Mi padre era un pandillero conocido en las calles.
Babam sokakları yöneten bir çetenin üst düzey üyelerinden biriydi.Mój tata był ważnym członkiem gangu i liczył się na mieście.
Babam sokakları yöneten bir çetenin üst düzey üyelerinden biriydi.Mon père était un membre de gang haut placé qui parcourait les rues.
Babam sokakları yöneten bir çetenin üst düzey üyelerinden biriydi.Můj táta byl vysoce postavený člen gangu a panoval ulicím.
Babam sokakları yöneten bir çetenin üst düzey üyelerinden biriydi.O meu pai era membro de um gangue, altamente colocado, que controlava as ruas.
Babam sokakları yöneten bir çetenin üst düzey üyelerinden biriydi.Tatăl meu era mare șef într-o bandă care făcea legea străzii.
Babam sokakları yöneten bir çetenin üst düzey üyelerinden biriydi.Ο πατέρας μου ήταν επίλεκτο μέλος μίας συμμορίας του δρόμου.
Babam sokakları yöneten bir çetenin üst düzey üyelerinden biriydi.Баща ми беше високопоставен член на банда, който управляваше улиците.
Babam sokakları yöneten bir çetenin üst düzey üyelerinden biriydi.Мій татко був високоавторитетним членом банди, який контролював вулиці.
Babam sokakları yöneten bir çetenin üst düzey üyelerinden biriydi.Мой отец был одним из главарей бандитов. Он контролировал улицы.
Babam sokakları yöneten bir çetenin üst düzey üyelerinden biriydi.אבי היה חבר כנופיה רם דרג ששלט ברחובות.
Babam sokakları yöneten bir çetenin üst düzey üyelerinden biriydi.لقد كان أبي عضو في إحدى العصابات رفيعة المستوى في المنطقة
Babam sokakları yöneten bir çetenin üst düzey üyelerinden biriydi.皆 私の事を知っていたので
Bağırıp çağırmayacak, Sokakta sesini yükseltmeyecek.Ei hän huuda eikä korota ääntään, ei anna sen kuulua kaduilla.
Bağırıp çağırmayacak, Sokakta sesini yükseltmeyecek.El nu va striga, nu-Şi va ridica glasul, şi nu -l va face să se audă pe uliţe.
Bağırıp çağırmayacak, Sokakta sesini yükseltmeyecek.Er wird nicht schreien noch rufen, und seine Stimme wird man nicht hören auf den Gassen.
Bağırıp çağırmayacak, Sokakta sesini yükseltmeyecek.Han råber og skriger ikke, løfter ej Røsten på Gaden,
Bağırıp çağırmayacak, Sokakta sesini yükseltmeyecek.Han skal ikke skrike og ikke rope, og han skal ikke la sin røst høre på gaten.
Bağdat sokaklarında ayaklarına çiçekler sereceklerdi.바그다드의 거리에서 발 밑에 꽃을 뿌리고 있었죠.
Bağdat sokaklarında ayaklarına çiçekler sereceklerdi.ויזרקו פרחים לרגליהם ברחובות בגדאד.
Bağdat sokaklarında ayaklarına çiçekler sereceklerdi.وينثرون عليهم الورود تحت أقدامهم على طرقات بغداد.
Bağdat sokaklarında ayaklarına çiçekler sereceklerdi.しかし中東では
Bağırıp çağırmayacak, Sokakta sesini yükseltmeyecek.Han skall icke skria eller ropa och icke låta höra sin röst på gatorna.
Bağırıp çağırmayacak, Sokakta sesini yükseltmeyecek.Hij zal behoedzaam zijn; Hij zal niet schreeuwen of ruzie maken in de straten.
Bağırıp çağırmayacak, Sokakta sesini yükseltmeyecek.Ia tak akan berteriak atau berseru dengan nyaring, suaranya tak akan terdengar di jalan
Bağırıp çağırmayacak, Sokakta sesini yükseltmeyecek.Il ne criera point, il n`élèvera point la voix, Et ne la fera point entendre dans les rues.
Bağırıp çağırmayacak, Sokakta sesini yükseltmeyecek.그는 외치지 아니하며 목소리를 높이지 아니하며 그 소리로 거리에 들리게 아니하며
Bağırıp çağırmayacak, Sokakta sesini yükseltmeyecek.Não clamará, não se exaltará, nem fará ouvir a sua voz na rua.
Bağırıp çağırmayacak, Sokakta sesini yükseltmeyecek.Nebude kričať ani nepovýši ani nedá počuť na ulici svojho hlasu.
Bağırıp çağırmayacak, Sokakta sesini yükseltmeyecek.Nebude křičeti, ani se vyvyšovati, ani slyšán bude vně hlas jeho.
Bağırıp çağırmayacak, Sokakta sesini yükseltmeyecek.Nem kiált és nem lármáz, és nem hallatja szavát az utczán.
Bağırıp çağırmayacak, Sokakta sesini yükseltmeyecek.Người sẽ chẳng kêu la, chẳng lên tiếng, chẳng để ngoài đường phố nghe tiếng mình.
Bağırıp çağırmayacak, Sokakta sesini yükseltmeyecek.Người sẽ chẳng kêu_la , chẳng lên_tiếng , chẳng để ngoài đường_phố nghe tiếng mình .
Bağırıp çağırmayacak, Sokakta sesini yükseltmeyecek.Nie będzie wołał, ani się będzie wywyższał, ani będzie słyszany na ulicy głos jego.
Bağırıp çağırmayacak, Sokakta sesini yükseltmeyecek.No gritará ni alzará su voz, ni la hará oír en la calle
Bağırıp çağırmayacak, Sokakta sesini yükseltmeyecek.Non griderà né alzerà il tono, non farà udire in piazza la sua voce
Bağırıp çağırmayacak, Sokakta sesini yükseltmeyecek.Vpil ne bo, ne hrupa napravljal, in glas njegov se ne bo čul po ulicah.
Bağırıp çağırmayacak, Sokakta sesini yükseltmeyecek.Δεν θελει φωναξει ουδε θελει ανακραξει ουδε θελει καμει την φωνην αυτου να ακουσθη εν ταις οδοις.
Bağırıp çağırmayacak, Sokakta sesini yükseltmeyecek.не возопиет и не возвысит голоса Своего, и не даст услышать его на улицах;
Bağırıp çağırmayacak, Sokakta sesini yükseltmeyecek.Няма да извика, нито ще издигне високо гласа си, Нито ще го направи да се чуе навън.
Bağırıp çağırmayacak, Sokakta sesini yükseltmeyecek.לא יצעק ולא ישא ולא ישמיע בחוץ קולו׃
Bağırıp çağırmayacak, Sokakta sesini yükseltmeyecek.لا يصيح ولا يرفع ولا يسمع في الشارع صوته.