Ana içeriğe geç
Sözlük

sohbet ile cümle

sohbet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Hızır aleyhisselâm ile çok sohbet etti.」と言って中居を焦らせていた。
Dinleyiciyle sıcak bir sohbet olsun istedim."謹んで主客対等の礼をもってお話を賜りたい」と言った。
Biriyle sohbet etmiştim.話し相手でもあった。
Sohbetlerimizi özleyeceğim."』にて対談することになる。
O sabah çocukları makamında kabul etti ve onlarla sohbet etti.日朝首脳会談に同行し、取材を行う。
Sonra yakınlık ve sohbet başlar.後述)と親しくなり交際が始まる。
Ethel sohbeti uzatmak için uğraşsa da Ray kıza ilgi göstermez.ジェイクはサムについてもっと話すように頼み、テッドは状況を説明する。
Dokkaebi adamı sürekli ziyaret eder.Birlikte hep uzun sohbetler ederler.総兵衛とは肝胆相照らす仲で、お互いに何度となく助け合う。
Sohbete açık insanlardan oluşur.他の者は率直に話した。
Ayrıca kullanıcılar birbirleriyle sohbet edebilmektedirler.また、互いの人格は会話ができる。
Ama şu an insani sohbetleri sadece taklit etmek şeklindedir.人間のおしゃべりを模倣するようにのみ設計されている。
Sohbet ederler.ちょっとお喋り。
Sohbet ettikçe Doktor erken gelmediği için pişman olur.医者にかかれないため、病気になると大変であった。
Sunzı bu sohbetlerinde "Gerçek Zafer" için şöyle demiştir: "Gerçek zafer, savaşmadan kazanılan zaferdir.バトル勝利時のキメ台詞は「ズバッとビシッと大勝利!」。
Fransız İhtilali, ateizmi kapalı salon sohbetlerinden halkın içerisine taşımıştır.虚堂智愚法語 虚堂が入宋中の無象静照に書き与えた法語。
"Eymür 'sohbetini' bilecek kadar yakın".」と話すほど洋楽に精通している。
İkili çoğunlukla bir Çin lokantasında buluşup sohbet eder.ある中華料理屋の常連でいろいろ食べている。
Günde 2-3 kez eğrek ( toplanma ) yeri oluşturulur ve köyün belli simaları sohbet ederler.一日に2 - 3回、街を移動し、そこで出会った人物と会話をすることで話を進める。
"Hattat Etem Çalışkan ile sohbet".』と語尾をつけてしゃべる。
Genellikle konuşmayı sürdürebilecek kadar anlamasam da kısa sohbetlere katılabilirim.通常喋ることはないが、ときおりこしらにそそのかされて話に参加する時がある。
Chloe'yle küçük bir sohbet yaptık.クロエとは恋愛関係。
Geceleri köylüler birbirlerine otumaya gidip sohbet ederler.夜間は休息と採食を交互に行う。
Harut ile Marut aralarında sohbet eden iki melekti.天使は主に二つの類に分かれる。
Bi’ Kahve 2 Sohbet.お茶2袋。
Ray'le sohbet ederler.ラリーにインタビューを行う。
Melâmîler, zikir ve sohbet toplantıları için özel bir yer ve zaman aramazlar.レポートや会議で、学習する時間を無駄にするな。
Sohbetlerinde "İnsanlar yerine biz duygu sahibi olsaydık sürekli ibadet ederdik" diyorlardı.人們說:「縱使玉米被破壞,我們依然可以以狩獵維生。
Kış eğlencelerinde erkekler bir evde toplanır, sohbet ederler, yorgunluk atarlar.同年冬,戎狄与晋講和,魏絳使戎、翟亲附,晋国再于諸侯中称霸。
24 Mart 2012'de Madonna Jimmy Fallon ile Facebook üzerinden canlı sohbete katıldı.2012年3月24日,麥當娜與Jimmy Fallon的訪問在Facebook上直播。
Skype GroupMe sohbet bu yeni telefonun yeni fonksiyonudur.Skype和GroupMe聊天是這款新手機的新功能。
Bu sohbet KGB tarafından dinlenecek ve konuşma metni KGB Başkanı Kryuçkov’a iletilecektir.此次談話被克格勃竊聽,並讓局长克留奇科夫得知。
Biriyle sohbet etmiştim.与他们聊天。
Tüm iyi niyeti ile insanlara yardımcı olmaya, onlarla sohbet edip onları dinlemeye çalışmaktadır.家境貧寒,然好助人,人稱“好施與”。
Günde 2-3 kez eğrek ( toplanma ) yeri oluşturulur ve köyün belli simaları sohbet ederler.在一日中有2-3次是可在街上移動,與相遇的人物進行對話。
Onun ilim ve feyiz kaynağı ders ve sohbetlerine devâm ederek ilimde yüksek dereceye erişti.崔谦也竭尽自己的智慧和才能,加以匡正辅佐。
Her ay başında, Semerkand âlimlerini çağırarak onlarla sohbet ederdi.后“越”俗成为“月”,故称为“月黄”。
Bayındır Hanın sohbetine canı ne zaman istese gider.時大臣婦語言。
Kepler heyecanla kısa bir cevap yayımladı, Dissertatio cum Nuncio Sidereo (Yıldızlı Messenger ile Sohbet).케플러는 《별의 메신저와의 대화》(Dissertatio cum Nuncio Sidereo)를 통해 매우 열심히 대답해 주었다.
Hızır aleyhisselâm ile çok sohbet etti.덧붙여 그는 말하기를 이방인의 충만함이 곧 임하리라고 하였다.
Sohbetlerimizi özleyeceğim."“대화 내용”.
Dinleyiciyle sıcak bir sohbet olsun istedim."듣는 사람들 나름대로 해석을 했으면 좋겠다'라는 의견을 전했다.
Kış eğlencelerinde erkekler bir evde toplanır, sohbet ederler, yorgunluk atarlar.덴카이 : 때때로 수행도중에 나미타로의 저택에 가서, 천하 국가에대해 이야기한다.
Cihangir, Rabbânî'yi bir sene sonra hapisten çıkararak sohbetine aldı.복귀 1년 만에 남편과 합의이혼하였으며 이후 우아한 이미지의 어머니상으로 활발한 연기 활동을 펼치고 있다.
Ciddi ve düzeyli bir sohbet, neredeyse yasaklanmış gibiydi.그러나 이것은 너무나 인위적이고 부자연스러운 조치였기 때문에 결국 이 글자는 얼마 못가 폐지되었다.
Sohbete devam ederler.장준하는 말을 계속했다.
Ethel sohbeti uzatmak için uğraşsa da Ray kıza ilgi göstermez.공작부인이 어떤 이야기든 교훈을 늘어 놓자 앨리스는 지루해 한다.
Bütün bu sohbetler YouTube’da yayınlanmaktadır.모든 경기는 유튜브에서 생중계로 방송되었다.
Cinsellik konulu dizi, cüretkar ve bir o kadar da komik olan sohbetler ile dikkat çekmektedir.신기종 호기심이 많고, 의리가 있으며, 뻔한 거짓말을 많이 한다.
Onunla biraz sohbet eder ve gezinmeye devam eder.여자이지만, 그것을 숨기고 여행을 계속한다.
Ray'le sohbet ederler.레이지와 투어를 한다.
Biriyle sohbet etmiştim.누군가를 기다리는 듯했다.
Bi’ Kahve 2 Sohbet.2: פול קפה (אנדוספרם).
Sohbete devam ederler.סבב הדוברים ממשיך.
İkili çoğunlukla bir Çin lokantasında buluşup sohbet eder.השניים קובעים להיפגש במסעדה.
Dinleyiciyle sıcak bir sohbet olsun istedim.""שמעתי את ברכה צפירה בקרית עבודה.
Bu sığ sohbetler, can sıkıntısını biraz olsun hafifletiyordu.כבדו את הסתערותם, הללו הבריגדה הקלה.
Akşam yemeğinden sonra yapacağım şey internette sohbet etmektir.מה שאעשה לאחר ארוחת הערב הוא צ'יטוט באינטרנט.
Akşam yemeğinden sonra yapacağım şey internette sohbet etmektir.מה שאעשה לאחר ארוחת הערב הוא צ'אט באינטרנט.
Akşam yemeğinden sonra yapacağım şey internette sohbet etmektir.מה שאעשה לאחר ארוחת הערב הוא צ'יטוט ברשת.
Kepler heyecanla kısa bir cevap yayımladı, Dissertatio cum Nuncio Sidereo (Yıldızlı Messenger ile Sohbet).Dissertatio cum Nuncio Sidereo (Разговори с пратеника на звездите), 1610.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod