sofra ile cümle
sofra kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Yemekler çoğunlukla yer sofralarında yenilir.A comida excedente é, frequentemente, armazenada em esconderijos em seu território.
Özellikle bayram sabahları,hemen hemen her evde, her sofrada keşkek bulunur.O pão era cozido em todas as casas, quase sempre aos sábados de manhã.
Daha sonra geline sofra düzdürülür ve bulaşık yıkatılır.A roupa contaminada deve ser removida imediatamente e a pele deve ser lavada.
Bazen gençler sofradan kadayıfı çalarlar.De tieners gaan hier weleens skinny dippen.
Gruplar halinde gelen misafirlere sofralar kurulur.De gasten vertrekken geschokt.
Akşam yemeğinde sofranın en ucunda oturur.Ik wacht U aan mijn tafel.
Pekmez, sade olarak ve tahin ile karıştırılarak sofrada gıda olarak tüketilebilir.Als voedsel kan alles wat beweegt en in de bek past worden aangeboden.
Sofrada yer kalmadığı için ayakta yemek zorunda kaldım.Omdat er geen plek meer was aan tafel, moest ik staand eten.
Sofra başına!Aan tafel!
"Salaklar Sofrası" filmi aslında bir tiyatro uyarlamasıdır.Z pozoru film młodzieżowy, w rzeczywistości prześmiewczy dramat.
Sodyum klorürü (sofra tuzu) düşünün.Glutaminian sodu (ang.).
Sofra oldukça zengindir.Podszyt jest bardzo bogaty.
Hem kırmızı şarap üretiminde hem de sofralık üzüm olarak kullanılır.Den används även som inblandningsdruva i röda viner.
Babasının 1901 yılındaki vefatından sonra annesi kasabanın süvari ofisi sofrasının işletmecisi olmuştu.Dess abbedissa svor sedan 1340 in stadens borgmästare i ämbetet.
Tanrıların sofrasına oturabilen tek insandır.Gudarna deltar i det enkla folkets måltid.
Hemen çilingir sofrası kurulur.П'ється куерчех відразу.
Keşkek her bayramda mutlaka her sofrada olan vazgeçilmez yemektir.Спільним є те, що при випічці в кожен пиріг обов'язково ховається монетка.
Sodyum klorürü (sofra tuzu) düşünün.Гід по Автодромі Сочі (англ.)
Hiçbir bayram sofrasında bişbarmak, hurpa veya çak çak eksik olmaz.А якиї обід чи вечеря без мерзавчика чи кварти на гурт.
Sonra ona eve girip sofrayı hazırlamasını emreder.Та запрошує його провести її додому і зваблює.
Rabbin bize gökten bir sofra indirebilir mi?” demişlerdi.K čemu je dobré nebe nebo mukti préma bhaktům Pána?"
Sonra ona eve girip sofrayı hazırlamasını emreder.Přikázal mu vstát a kantýnu uklidit.
Bazen gençler sofradan kadayıfı çalarlar.Mladé jedince občas chytne orel jasnohlasý.
Yemek yer sofrasında genel olarak bakır fakat kalaylanmış sini de yenir.Za potravou se ochotně snáší i na zem, ale zůstává ostražitý.
Ayrıca şehirde sofra balıkçılığının yanı sıra endüstriyel balıkçılık da yapılmaktadır.Din păcate, pe lângă pescuitul pașnic, aici mai există și pescuit braconienesc.
Tom'un kötü sofra adabı vardır.Tom are maniere proaste la masă.
Sofra adabı ülkeden ülkeye farklılık gösterir.Manierele la masă variază de la o țară la alta.
Sofraya servis edilirken üzerine yeşillik serpilir.Köretként zöldségsalátát szolgálnak fel mellé.
Marmara İlçesi, sofralık zeytin üretiminde büyük gelişim sağlamıştır.A tragikus San Marinó-i nagydíj is nagy lökést indított el a biztonsági berendezések fejlesztésében.
Sodyum klorürü (sofra tuzu) düşünün.Sofoklís Schortsanítis (kreik.
Yer sofrasında yenen yemek, bir dua ile başlar.Ortodoksisessa kodissa ateria aloitetaan ruuan siunauksella.
Ayrıca şehirde sofra balıkçılığının yanı sıra endüstriyel balıkçılık da yapılmaktadır.Maanviljelyksen lisäksi kylässä harjoitettiin kalastusta.
İhtiva ettiği birçok konudan biri olan ve “yemek sofrası” manasına gelen Maide, sureye isim olmuştur.Hän toimi isänsä kanssa useissa ruoka-aiheisissa tapahtumissa nimellä Kokki Kolmoset.
Adventistler Rabb’in Sofrası ibadetini çoğunlukla yılda dört kez yaparlar.Στην Κέρκυρα το σκήνωμα του Αγίου Σπυρίδωνος λιτανεύεται τέσσερις φορές το χρόνο.
Sofrada bıçak kullanılır ancak konukların kendi bıçaklarını kendilerinin getirmesi beklenirdi.Gæster havde egen kniv med; kun højt ærede gæster fik en kniv af værten.
Büyük bir sofra kurulur ana tanrıça için.Det forudsætter eksistensen af en himmelsk moder.
Rab'bin Sofrası (şarap ve ekmek paylaşımı) burada yapılır.Navnet er sammensatt av hof (gudshus) og vin (eng).
Gazi'nin sofrasında Kadrocular üzerinde sert tartışmalar çıkar.Israelittene blir svært tallrike i Gosen.
Dünyanın her yerinde rastlanabilen sofra tuzu tarih boyunca önemli bir ihtiyaç ve ticaret maddesi olmuştur.Kommunikasjon har til alle tider vært en sentral og nødvendig del av tilværelsen.
Adventistler Rabb’in Sofrası ibadetini çoğunlukla yılda dört kez yaparlar.Gereja Advent biasanya menyelenggarakan perjamuan kudus empat kali setahun.
Sofralar da hazırlanmıştır.Pakanpun sudah siap.
Sodyum klorürü (sofra tuzu) düşünün.(Inggris) ^ Ki Demang Sokowaten.
Konuşmalar sürerken Recep sofrayı kurar.Ucapkan kata-kata sajak dengan relax mengalir.
Genellikle yemekler yer sofrasında yenir.Thường kiếm ăn trên mặt đất.
Büyük bir sofra kurulur ana tanrıça için.Điệu Xá đặc trưng cho các giá nữ thần miền thượng.
Günümüzde birçok kişi sofra şekeriyle tatlandırmaktadır.Ngày nay nhiều dân tộc cùng ăn Tết Xíp Xí.
Ayrıca Adana Sofrası adlı restoranın sahibidir.Trường còn có tên gọi là Lasan Adran.
Meyvesi sofralık zeytin ve yağ olarak kullanılır.Người Israel khá quan tâm tới những sản phẩm từ sữa và phomat.
Rabbin bize gökten bir sofra indirebilir mi?” demişlerdi.かくてわれら相共に天国において、天主の御栄えを仰ぐに至らんことを。
Missa Ayini veya Rabbin Sofrası olarak da bilinir.これはまた、主の夕食あるいは主の晩餐としても知られている。
Sodyum klorürü (sofra tuzu) düşünün.ソーディアン・クレメンテの使い手。
Rabbin bize gökten bir sofra indirebilir mi?” demişlerdi.輅曰:「天子以天下為家,安用皇莊為?」事遂寢。
Rab'bin Sofrası (şarap ve ekmek paylaşımı) burada yapılır.將會倒入聖爵的葡萄酒和水載在小壺(英文:cruets)內。
Sofra oldukça zengindir.似乎相當有錢。
Rabbin bize gökten bir sofra indirebilir mi?” demişlerdi.전능하신 하느님, 주님께서는 모든 생물에게 약속의 징표로서 무지개를 하늘에 두셨나이다.
"Yaz sofralarının kraliçesi menemen".“'눈의 여왕', 日의 여름을 녹인다”.
Çilingir sofrası, Rakı içilen özenle hazırlanmış içki sofrası.목칠도형배는 해당화의 밑둥치로 만든 표주박으로, 휴대하여 쓰는 음료수잔이다.
Sofralar da hazırlanmıştır.유치용 선로들도 배치되어 있다.
Günümüzde birçok kişi sofra şekeriyle tatlandırmaktadır.요즘엔 대부분 가이 포크스 허수아비를 태운다.
Çoğunlukla yöre etrafının sofrası bu türdür.역시, 외국의 ROV도 대부분 이런 방식이다.