sofra ile cümle

sofra kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
‹‹Tanrı çölde sofra kurabilir mi?›› diyerek, Tanrıya karşı konuştular.並且 妄論神 、 說 、 神 在 曠野豈能 擺設 筵席麼
Toplandığınızda Rabbin Sofrasına katılmak için toplanmıyorsunuz.A tak když se scházíte vespolek, jižť to není večeři Páně jísti,
Toplandığınızda Rabbin Sofrasına katılmak için toplanmıyorsunuz.A teda keď sa dovedna schádzate, nie je to jesť večeru Pánovu.
Toplandığınızda Rabbin Sofrasına katılmak için toplanmıyorsunuz.Cînd vă adunaţi dar în acelaş loc, nu este cu putinţă să mîncaţi cina Domnului.
Toplandığınızda Rabbin Sofrasına katılmak için toplanmıyorsunuz.De sorte que, quando vos ajuntais num lugar, não é para comer a ceia do Senhor;
Toplandığınızda Rabbin Sofrasına katılmak için toplanmıyorsunuz.Gdy się wy tedy wespół schodzicie, nie jest to używać wieczerzy Pańskiej.
Toplandığınızda Rabbin Sofrasına katılmak için toplanmıyorsunuz.그런즉 너희가 함께 모여서 주의 만찬을 먹을 수 없으니
Toplandığınızda Rabbin Sofrasına katılmak için toplanmıyorsunuz.Ko se torej shajate na en kraj, to ni Gospodovo večerjo jesti;
Toplandığınızda Rabbin Sofrasına katılmak için toplanmıyorsunuz.Kun te näin kokoonnutte yhteen, niin ei se ole Herran aterian nauttimista,
Toplandığınızda Rabbin Sofrasına katılmak için toplanmıyorsunuz.Lors donc que vous vous réunissez, ce n`est pas pour manger le repas du Seigneur;
Toplandığınızda Rabbin Sofrasına katılmak için toplanmıyorsunuz.Mikor tehát egybegyûltök egyazon helyre, nincs úrvacsorájával való élés:
Toplandığınızda Rabbin Sofrasına katılmak için toplanmıyorsunuz.När I alltså kommen tillsammans med varandra, kan ingen Herrens måltid hållas;
Toplandığınızda Rabbin Sofrasına katılmak için toplanmıyorsunuz.Når I altså kommer sammen, da blir det ikke Herrens nattverd I eter;
Toplandığınızda Rabbin Sofrasına katılmak için toplanmıyorsunuz.Når I da komme sammen, er dette ikke at æde en Herrens Nadver.
Toplandığınızda Rabbin Sofrasına katılmak için toplanmıyorsunuz.Porque cuando os reunís en uno, eso no es para comer la cena del Señor
Toplandığınızda Rabbin Sofrasına katılmak için toplanmıyorsunuz.Quando dunque vi radunate insieme, il vostro non è più un mangiare la cena del Signore
Toplandığınızda Rabbin Sofrasına katılmak için toplanmıyorsunuz.Tetapi pada waktu kalian berkumpul, yang kalian adakan itu bukan Perjamuan Tuhan
Toplandığınızda Rabbin Sofrasına katılmak için toplanmıyorsunuz.Vậy , khi anh_em nhóm nhau lại một chỗ , ấy chẳng còn phải là Tiệc thánh của Chúa mà anh_em ăn ;
Toplandığınızda Rabbin Sofrasına katılmak için toplanmıyorsunuz.Vậy, khi anh em nhóm nhau lại một chỗ, ấy chẳng còn phải là Tiệc thánh của Chúa mà anh em ăn;
Toplandığınızda Rabbin Sofrasına katılmak için toplanmıyorsunuz.Wanneer u bij elkaar komt om te eten, heeft dat niets te maken met de maaltijd van de Here.
Toplandığınızda Rabbin Sofrasına katılmak için toplanmıyorsunuz.Wenn ihr nun zusammenkommt, so hält man da nicht des HERRN Abendmahl.
Toplandığınızda Rabbin Sofrasına katılmak için toplanmıyorsunuz.Οταν λοιπον συνερχησθε επι το αυτο, τουτο δεν ειναι να φαγητε Κυριακον δειπνον
Toplandığınızda Rabbin Sofrasına katılmak için toplanmıyorsunuz.Далее, вы собираетесь, так, что это не значит вкушать вечерю Господню;
Toplandığınızda Rabbin Sofrasına katılmak için toplanmıyorsunuz.Як же сходитесь до купи, то не на те, щоб Господню вечерю їсти.
Toplandığınızda Rabbin Sofrasına katılmak için toplanmıyorsunuz.ועתה כאשר תקהלו יחד אין זה לאכל סעודת האדון׃
Toplandığınızda Rabbin Sofrasına katılmak için toplanmıyorsunuz.فحين تجتمعون معا ليس هو لاكل عشاء الرب.
Toplandığınızda Rabbin Sofrasına katılmak için toplanmıyorsunuz.你 們 聚 會 的 時 候 、 算 不 得 喫 主 的 晚 餐
Toplandığınızda Rabbin Sofrasına katılmak için toplanmıyorsunuz.你 們聚會 的 時候 、 算 不得喫主 的 晚餐
Yalnız onlar girecek tapınağıma; önümde hizmet etmek için yalnız onlar soframa yaklaşacak, görev yapacaklar.Ấy là những kẻ sẽ vào nơi thánh ta, đến gần nơi bàn ta đặng hầu việc ta, và giữ vật ta.
Yalnız onlar girecek tapınağıma; önümde hizmet etmek için yalnız onlar soframa yaklaşacak, görev yapacaklar.Ấy_là những kẻ sẽ vào nơi thánh ta , đến gần nơi bàn ta đặng hầu việc ta , và giữ vật ta .
Yalnız onlar girecek tapınağıma; önümde hizmet etmek için yalnız onlar soframa yaklaşacak, görev yapacaklar.Ci wchodzić będą do świątnicy mojej, ci też przystąpią do stołu mego, aby mi służyli i straż moję trzymali.
Yalnız onlar girecek tapınağıma; önümde hizmet etmek için yalnız onlar soframa yaklaşacak, görev yapacaklar.eles entrarão no meu santuário, e se chegarão � minha mesa, para me servirem, e guardarão a minha ordenança.
Yalnız onlar girecek tapınağıma; önümde hizmet etmek için yalnız onlar soframa yaklaşacak, görev yapacaklar.Ellos sí entrarán en mi santuario y se acercarán a mi mesa para servirme, y cumplirán con mi ordenanza
Yalnız onlar girecek tapınağıma; önümde hizmet etmek için yalnız onlar soframa yaklaşacak, görev yapacaklar.Hanya mereka saja yang boleh masuk ke Rumah-Ku, melayani Aku di mezbah-Ku, dan memimpin kebaktian di Rumah-Ku
Yalnız onlar girecek tapınağıma; önümde hizmet etmek için yalnız onlar soframa yaklaşacak, görev yapacaklar.Ils entreront dans mon sanctuaire, ils s`approcheront de ma table pour me servir, ils seront à mon service.
Yalnız onlar girecek tapınağıma; önümde hizmet etmek için yalnız onlar soframa yaklaşacak, görev yapacaklar.그들이 내 성소에 들어오며 또 내 상에 가까이 나아와 내게 수종들어 나의 맡긴 직분을 지키되
Yalnız onlar girecek tapınağıma; önümde hizmet etmek için yalnız onlar soframa yaklaşacak, görev yapacaklar.Ti naj hodijo v hišo mojo in pristopajo k mizi moji, da mi služijo, in naj strežejo na straži moji.
Yalnız onlar girecek tapınağıma; önümde hizmet etmek için yalnız onlar soframa yaklaşacak, görev yapacaklar.Ti přicházeti budou k svatyni mé, a ti přistupovati k stolu mému, aby mi sloužili a drželi stráž mou.
Yalnız onlar girecek tapınağıma; önümde hizmet etmek için yalnız onlar soframa yaklaşacak, görev yapacaklar.Tí vojdú do mojej svätyne a tí sa priblížia môjmu stolu, aby mi svätoslúžili, a budú strážiť moju stráž.
Yalnız onlar girecek tapınağıma; önümde hizmet etmek için yalnız onlar soframa yaklaşacak, görev yapacaklar.Они будут входить во святилище Мое и приближаться ктрапезе Моей, чтобы служить Мне и соблюдать стражу Мою.
Yalnız onlar girecek tapınağıma; önümde hizmet etmek için yalnız onlar soframa yaklaşacak, görev yapacaklar.המה יבאו אל מקדשי והמה יקרבו אל שלחני לשרתני ושמרו את משמרתי׃
Yalnız onlar girecek tapınağıma; önümde hizmet etmek için yalnız onlar soframa yaklaşacak, görev yapacaklar.هم يدخلون مقدسي ويتقدمون الى مائدتي ليخدموني ويحرسوا حراستي.
Yalnız onlar girecek tapınağıma; önümde hizmet etmek için yalnız onlar soframa yaklaşacak, görev yapacaklar.他 們 必 進 入 我 的 聖 所 、 就 近 我 的 桌 前 事 奉 我 、 守 我 所 吩 咐 的
Yalnız onlar girecek tapınağıma; önümde hizmet etmek için yalnız onlar soframa yaklaşacak, görev yapacaklar.他 們必進 入 我 的 聖所 、 就近 我 的 桌前 事 奉 我 、 守 我 所 吩咐 的
Yehoyakin cezaevi giysilerini üstünden çıkardı. Yaşadığı sürece Babil Kralının sofrasında yer aldı.A premenil rúcho jeho väzby, a jedával chlieb vždycky pred ním, po všetky dni svojho života.
Yehoyakin cezaevi giysilerini üstünden çıkardı. Yaşadığı sürece Babil Kralının sofrasında yer aldı.A zamenil jeho rúcho, ktoré mal v žalári, a jedol chlieb vždycky pred ním, po všetky dni svojho života.
Yehoyakin cezaevi giysilerini üstünden çıkardı. Yaşadığı sürece Babil Kralının sofrasında yer aldı.Cambió su ropa de prisión, y Joaquín comía en la presencia del rey siempre, todos los días de su vida
Yehoyakin cezaevi giysilerini üstünden çıkardı. Yaşadığı sürece Babil Kralının sofrasında yer aldı.És felcserélé tömlöczbeli ruháit, és mindenkor vele eszik vala ételt, életének minden napjában.
Yehoyakin cezaevi giysilerini üstünden çıkardı. Yaşadığı sürece Babil Kralının sofrasında yer aldı.És kicserélte fogsága ruháit, és mindenkor nála volt étele életének minden idejében.
Yehoyakin cezaevi giysilerini üstünden çıkardı. Yaşadığı sürece Babil Kralının sofrasında yer aldı.Han fick lägga av sin fångdräkt och beständigt äta vid hans bord, så länge han levde.
Yehoyakin cezaevi giysilerini üstünden çıkardı. Yaşadığı sürece Babil Kralının sofrasında yer aldı.Han la sin fangedrakt av og åt stadig ved hans bord, så lenge han levde.
Yehoyakin cezaevi giysilerini üstünden çıkardı. Yaşadığı sürece Babil Kralının sofrasında yer aldı.Hän sai panna pois vangin puvun ja aina aterioida hänen luonaan, niin kauan kuin eli.
Yehoyakin cezaevi giysilerini üstünden çıkardı. Yaşadığı sürece Babil Kralının sofrasında yer aldı.Hän sai panna pois vanginpuvun ja aina aterioida hänen luonaan, niin kauan kuin eli.
Yehoyakin cezaevi giysilerini üstünden çıkardı. Yaşadığı sürece Babil Kralının sofrasında yer aldı.Hij gaf hem nieuwe kleding en liet hem voor de rest van zijn leven regelmatig mee-eten aan zijn tafel.
Yehoyakin cezaevi giysilerini üstünden çıkardı. Yaşadığı sürece Babil Kralının sofrasında yer aldı.I -a schimbat hainele de temniţă, şi Ioiachin a mîncat totdeauna la masa lui, în tot timpul vieţii lui.
Yehoyakin cezaevi giysilerini üstünden çıkardı. Yaşadığı sürece Babil Kralının sofrasında yer aldı.Il lui fit changer ses vêtements de prison, et Jojakin mangea toujours à sa table tout le temps de sa vie.
Yehoyakin cezaevi giysilerini üstünden çıkardı. Yaşadığı sürece Babil Kralının sofrasında yer aldı.Jojachin mocht zelfs zijn eigen kleren dragen en de rest van zijn leven at hij regelmatig samen met de koning.
Yehoyakin cezaevi giysilerini üstünden çıkardı. Yaşadığı sürece Babil Kralının sofrasında yer aldı.Jojakin aflagde sin Fangedragt og spiste daglig hos ham, så længe han levede.
Yehoyakin cezaevi giysilerini üstünden çıkardı. Yaşadığı sürece Babil Kralının sofrasında yer aldı.그 죄수의 의복을 바꾸게 하고 그 일평생에 항상 왕의 앞에서 먹게 하였으며
Yehoyakin cezaevi giysilerini üstünden çıkardı. Yaşadığı sürece Babil Kralının sofrasında yer aldı.그 죄수의 의복을 바꾸게 하고 그 일평생에 항상 왕의 앞에서 먹게 하였고

İlgili Sayfalar