Soğuk Savaş´in gerginliği bu olayla daha da arttı.Incidentas, įvykęs šaltojo karo metu, dar labiau paaštrino šalių santykius.
Nükleer silahlanma yarışı, Soğuk Savaş sırasında başladı.Tarptautinis vystomasis bendradarbiavimas prasidėjo šaltojo karo laikais.
Soğuk Savaş döneminde Batı Berlin sınırları içinde kaldı.Šaltojo karo metu Berlynas buvo padalintas į Vakarų ir Rytų Berlyną.
Böylece Truman zamanında Soğuk Savaş başlamış oldu.President Trumani ametiajal algas ka külm sõda.
Soğuk Savaş'ın sona ermesinin ardından düzenlenen ilk insan hakları konferansıdır.See oli esimene inimõiguste teemaline konverents pärast külma sõja lõppu.
Bu olaylar, Soğuk Savaş'ın bir parçası olmuştur.See on üks külma sõja komponentidest.
Finlandiya'nın Soğuk Savaş sırasında tarafsız bir politika izlemesine katkıları oldu.Sel perioodil aitas ta kaasa Soome külma sõja aegse neutraalsuse hoidmisele.
Böylece Soğuk Savaş'ın iki tarafı da belirlenmişti.Külma sõja osapooled olid seega välja joonestatud.
Filipinler Soğuk Savaş boyunca Amerikan politikalarını desteklemiştir.Samas toetas Niebuhr USA külma sõja aegseid poliitikaid.
Soğuk Savaş döneminde Batı Berlin sınırları içinde kaldı.Sellega liitus Keenia külma sõja ajal Läänega.
1982'de, Soğuk Savaş'ın ortasında1982년 냉전 도중
1982'de, Soğuk Savaş'ın ortasındaב 1982, באמצע המלחמה הקרה
1982'de, Soğuk Savaş'ın ortasındaفي عام 1982، في خضم الحرب الباردة
1982'de, Soğuk Savaş'ın ortasında旧ソ連 シベリアにて
AB, Soğuk Savaş'tan beri ortalama olarak yılda bir ülkeyi bünyesini katarak büyüdü.Az EU átlagosan évente egy országgal bővült a hidegháború vége óta.
AB, Soğuk Savaş'tan beri ortalama olarak yılda bir ülkeyi bünyesini katarak büyüdü.En moyenne, l'U.E s'est agrandi d'un pays par an depuis la fin de la guerre froide.
AB, Soğuk Savaş'tan beri ortalama olarak yılda bir ülkeyi bünyesini katarak büyüdü.냉전 후부터 EU는 평균적으로 회원국이 매년 하나씩 늘었습니다.
AB, Soğuk Savaş'tan beri ortalama olarak yılda bir ülkeyi bünyesini katarak büyüdü.Gemiddeld is de E.U. met een land per jaar aangegroeid sinds het einde van de Koude oorlog.
AB, Soğuk Savaş'tan beri ortalama olarak yılda bir ülkeyi bünyesini katarak büyüdü.Im Schnitt ist die EU um ein Land pro Jahr gewachsen seit dem Ende des Kalten Krieges.
AB, Soğuk Savaş'tan beri ortalama olarak yılda bir ülkeyi bünyesini katarak büyüdü.În medie UE a crescut cu o țară pe an de la sfârșitul războiului rece.
AB, Soğuk Savaş'tan beri ortalama olarak yılda bir ülkeyi bünyesini katarak büyüdü.La U.E. ha crecido una media de un país al año desde el final de la Guerra Fría.
AB, Soğuk Savaş'tan beri ortalama olarak yılda bir ülkeyi bünyesini katarak büyüdü.L'UE è cresciuta in media di un paese all'anno dalla fine della guerra fredda.
AB, Soğuk Savaş'tan beri ortalama olarak yılda bir ülkeyi bünyesini katarak büyüdü.Rata-rata, Uni Eropa bertambah satu negara anggota per tahun sejak berakhirnya Perang Dingin.
AB, Soğuk Savaş'tan beri ortalama olarak yılda bir ülkeyi bünyesini katarak büyüdü.Średnio UE powiększała się o rocznie o jedno państwo od końca zimnej wojny.
AB, Soğuk Savaş'tan beri ortalama olarak yılda bir ülkeyi bünyesini katarak büyüdü.Trung bình mỗi năm E.U. lớn lên bởi một nước kể từ sau khi Chiến Tranh Lạnh kết thúc.
AB, Soğuk Savaş'tan beri ortalama olarak yılda bir ülkeyi bünyesini katarak büyüdü.Κατα μέσο όρο, η Ε.Ε. μεγάλωσε κατά μια χώρα ανά χρόνο από το τέλος του Ψυχρού Πολέμου.
AB, Soğuk Savaş'tan beri ortalama olarak yılda bir ülkeyi bünyesini katarak büyüdü.В среднем, к Евросоюзу присоедилось по стране в год со времени окончания Холодной Войны.
AB, Soğuk Savaş'tan beri ortalama olarak yılda bir ülkeyi bünyesini katarak büyüdü.Средно ЕС нараства с по една страна на година след края на Студената война.
AB, Soğuk Savaş'tan beri ortalama olarak yılda bir ülkeyi bünyesini katarak büyüdü.בממוצע, האיחוד האירופי גדל במדינה אחת כל שנה מאז סיום המלחמה הקרה.
AB, Soğuk Savaş'tan beri ortalama olarak yılda bir ülkeyi bünyesini katarak büyüdü.الإتحاد الأوربي إتسع بمعدل دولة جديدة كل عام . منذ نهاية الحرب الباردة .
AB, Soğuk Savaş'tan beri ortalama olarak yılda bir ülkeyi bünyesini katarak büyüdü.冷戦終了時から増えていることになります 実際には ある一日多くの国が同時に加盟しました
Aslında böyle bir komünist prensibinin Soğuk Savaş esnasındaĐiều đó thật sự rất thú vị đối với kiểu nguyên tắc cộng sản
Aslında böyle bir komünist prensibinin Soğuk Savaş esnasında사실 이렇게 공산주의적인 방식이
Aslında böyle bir komünist prensibinin Soğuk Savaş esnasındaובעצם מעניין שעקרון קומוניסטי כזה
Aslında böyle bir komünist prensibinin Soğuk Savaş esnasındaكان لافتا أن مثل هذا المبدأ الشيوعي
Aslında böyle bir komünist prensibinin Soğuk Savaş esnasında冷戦時代に防衛省によって開発されたのは
Aynı şekilde Sovyetler birliğinin çöküşü ve soğuk savaş ,gerçekteFace compania mai puţin relevantă societăţii.
Aynı şekilde Sovyetler birliğinin çöküşü ve soğuk savaş ,gerçekte그래서 회사는 사회와 상관이 없어진다
Aynı şekilde Sovyetler birliğinin çöküşü ve soğuk savaş ,gerçekteΑναλόγως ο Ψυχρός Πόλεμος και η κατάρρευση της
Aynı şekilde Sovyetler birliğinin çöküşü ve soğuk savaş ,gerçekteوبالمثل الحرب الباردة وانهيار الاتحاد السوفياتي كان ، في الواقع ،
II. Dünya Savaşı'nda Maginot Hattı'na vardık, oradan da Soğuk Savaş dönemine2차 세계대전의 마지노선까지
II. Dünya Savaşı'nda Maginot Hattı'na vardık, oradan da Soğuk Savaş döneminela Linia Maginot a celui de-al Doilea Război Mondial, apoi la Războiul Rece,
II. Dünya Savaşı'nda Maginot Hattı'na vardık, oradan da Soğuk Savaş dönemineלקו מגינו של מלחמת העולם השנייה,
II. Dünya Savaşı'nda Maginot Hattı'na vardık, oradan da Soğuk Savaş dönemineلحرب خطوط الماجينوت (تكتيك دفاعى فرنسى) فى الحرب العالمية الثانية،
II. Dünya Savaşı'nda Maginot Hattı'na vardık, oradan da Soğuk Savaş dönemine冷戦時代は
Macar bir fizikçinin yanına oturdum ve Soğuk Savaş sırasında hayatınFalámos em como era a vida durante a Guerra Fria, para os físicos na Hungria.
Macar bir fizikçinin yanına oturdum ve Soğuk Savaş sırasında hayatın헝가리인 물리학자가 앉았었지요. 우리는 냉전 당시 헝가리에서
Macar bir fizikçinin yanına oturdum ve Soğuk Savaş sırasında hayatınליד פיזיקאי הונגרי שהיה בערך בגילי ודיברנו על איך היו החיים
Macar bir fizikçinin yanına oturdum ve Soğuk Savaş sırasında hayatınبالقرب من عالم فيزياء هنغاري عمره يقارب عمري وكنا نتحدث
Macar bir fizikçinin yanına oturdum ve Soğuk Savaş sırasında hayatın言葉を交わした時でした 冷戦時代のハンガリーの物理学者たちが
Şimdi, devlet destekli terör, Soğuk Savaş Dönemi'nin bir özelliği.Așa că, terorismul sponsorizat de stat este o caracteristică a Războiului Rece.
Şimdi, devlet destekli terör, Soğuk Savaş Dönemi'nin bir özelliği.Entonces, el terrorismo de Estado, característico de la Guerra Fría.
Şimdi, devlet destekli terör, Soğuk Savaş Dönemi'nin bir özelliği.Staatliche Finanzierung von Terrorismus war ein Merkmal des Kalten Krieges.
Şimdi, devlet destekli terör, Soğuk Savaş Dönemi'nin bir özelliği.Státní podpora terorismu byla aspekt studené války.
Şimdi, devlet destekli terör, Soğuk Savaş Dönemi'nin bir özelliği.Štátom sponzorovaný terorizmus je črtou Studenej vojny.
Şimdi, devlet destekli terör, Soğuk Savaş Dönemi'nin bir özelliği.Statsstøtte til terrorisme var en funktion i den kolde krig.
Şimdi, devlet destekli terör, Soğuk Savaş Dönemi'nin bir özelliği.Λοιπόν, κρατική στήριξη την τρομοκρατία, είναι το χαρακτηριστικό γνώρισμα του Ψυχρού Πολέμου.
Şimdi, devlet destekli terör, Soğuk Savaş Dönemi'nin bir özelliği.Итак, государственное финансирование терроризма, элемент Холодной войны.
Şimdi, devlet destekli terör, Soğuk Savaş Dönemi'nin bir özelliği.І так, державне фінансування тероризму, елемент Холодної войни.
Şimdi, devlet destekli terör, Soğuk Savaş Dönemi'nin bir özelliği.Така, държавното спонсориране на тероризма, характеристика на Студената война.