Soğanın merkezinde ise sözcüğün temel elemanının, onun özündeki anlam çekirdeğinin olduğunu düşünün.양파의 중심을 한 단어의 기본 요소 즉, 그 단어 의미의 핵심과 같이 생각해봅시다.
Soğanın merkezinde ise sözcüğün temel elemanının, onun özündeki anlam çekirdeğinin olduğunu düşünün.Pensate al centro della cipolla come l'elemento base di una parola, il suo nucleo essenziale del significato.
Soğanın merkezinde ise sözcüğün temel elemanının, onun özündeki anlam çekirdeğinin olduğunu düşünün.Pensem no centro da cebola como sendo um elemento de base da palavra, o seu núcleo essencial de significado.
Soğanın merkezinde ise sözcüğün temel elemanının, onun özündeki anlam çekirdeğinin olduğunu düşünün.Pensez au centre de l'oignon comme un élément de base du mot, son noyau essentiel de sens.
Soğanın merkezinde ise sözcüğün temel elemanının, onun özündeki anlam çekirdeğinin olduğunu düşünün.Pomyśl o środku cebuli jak o bazie znaczeniowej słowa. Pomyśl o środku cebuli jak o bazie znaczeniowej słowa.
Soğanın merkezinde ise sözcüğün temel elemanının, onun özündeki anlam çekirdeğinin olduğunu düşünün.חשבו על מרכז הבצל כשורש המילה, הוא הבסיס ההכרחי של המשמעות.
Soğanın merkezinde ise sözcüğün temel elemanının, onun özündeki anlam çekirdeğinin olduğunu düşünün.تصوّر مركز البصلة كعنصر الأساس لكلمة، ونواته الأساسيّة المتمثِّلة في المعنى
Soğanın merkezinde ise sözcüğün temel elemanının, onun özündeki anlam çekirdeğinin olduğunu düşünün.つまり 意味の核をなす部分です 例えば 語根のない「ONE」や
Soğanları ellerimle doğrayacağım.A zöldhagymát magam aprítom fel.
Soğanları ellerimle doğrayacağım.Je vais couper les oignons verts moi-même.
Soğanları ellerimle doğrayacağım.Όλα έχουν κοπεί.
Soğanları ellerimle doğrayacağım.كل شيء تم تقطيعه
Soğan, sarımsak, pırasa, frenksoğpanı, arpacık soğan, mantar ve kuşkonmaz.Cebollas, ajos, puerros, chalota y también lo son los hongos y espárragos.
Soğan, sarımsak, pırasa, frenksoğpanı, arpacık soğan, mantar ve kuşkonmaz.בצל, שום, כרישה, שום העירית, בצלצלי שאלוט וגם פטריות ואספרגוס.
Soğan, sarımsak, pırasa, frenksoğpanı, arpacık soğan, mantar ve kuşkonmaz.また あなた方には皿に山盛り(3カップ分)の
Sözcüğün tarihçesi bir diğer soğan katmanıdır.A história de uma palavra é outra camada da cebola.
Sözcüğün tarihçesi bir diğer soğan katmanıdır.Die Geschichte eines Wortes ist eine weitere Schicht der Zwiebel.
Sözcüğün tarihçesi bir diğer soğan katmanıdır.Historia słowa jest więc kolejną warstwą cebuli.
Sözcüğün tarihçesi bir diğer soğan katmanıdır.Istoria cuvântului este un alt înveliș al cepei.
Sözcüğün tarihçesi bir diğer soğan katmanıdır.단어의 역사는 양파의 또다른 막입니다.
Sözcüğün tarihçesi bir diğer soğan katmanıdır.La historia de una palabra es otra capa de la cebolla.
Sözcüğün tarihçesi bir diğer soğan katmanıdır.La storia di una parola è un altro strato della cipolla.
Sözcüğün tarihçesi bir diğer soğan katmanıdır.L'histoire d'un mot est une autre couche de l'oignon.
Sözcüğün tarihçesi bir diğer soğan katmanıdır.ההסטוריה של המילה היא שכבה נוספת של הבצל.
Sözcüğün tarihçesi bir diğer soğan katmanıdır.تاريخ كلمةٍ ما هو طبقةٌ أُخرى للبصلة
Sözcüğün tarihçesi bir diğer soğan katmanıdır.それが分かったところで 「one」という単語を見ていきます
Tıpkı bir soğan gibi, İngilizce de birdir; zaman ve uzay boyunca paylaşılan tek bir yazım sistemi.Ca și ceapa, engleza este una singură - un singur sistem grafic folosit de-a lungul timpului și spațiului.
Tıpkı bir soğan gibi, İngilizce de birdir; zaman ve uzay boyunca paylaşılan tek bir yazım sistemi.Come una cipolla, l'inglese è un tutt'uno un singolo sistema di scrittura condiviso nello spazio e nel tempo.
Tıpkı bir soğan gibi, İngilizce de birdir; zaman ve uzay boyunca paylaşılan tek bir yazım sistemi.Comme un oignon, l'anglais est un - un système d'écriture unique partagé à travers le temps et l'espace.
Tıpkı bir soğan gibi, İngilizce de birdir; zaman ve uzay boyunca paylaşılan tek bir yazım sistemi.양파처럼, 영어는 시공간을 가로질러 공유되는 단 하나의 고유한 글쓰기 체계입니다.
Tıpkı bir soğan gibi, İngilizce de birdir; zaman ve uzay boyunca paylaşılan tek bir yazım sistemi.Podobnie jak cebula, angielski jest jednością: jednością systemu piśmienniczego w czasie i przestrzeni.
Tıpkı bir soğan gibi, İngilizce de birdir; zaman ve uzay boyunca paylaşılan tek bir yazım sistemi.Tal como uma cebola, o inglês é uno — um único sistema de escrita partilhado no tempo e no espaço.
Tıpkı bir soğan gibi, İngilizce de birdir; zaman ve uzay boyunca paylaşılan tek bir yazım sistemi.כמו הבצל, אנגלית היא אחת - מערכת כתיבה אחת ויחידה שמשותפת על פני זמן ומרחב.
Tıpkı bir soğan gibi, İngilizce de birdir; zaman ve uzay boyunca paylaşılan tek bir yazım sistemi.كالبصلة، الإنجليزيّة واحد- نظام كتابةٍ مفردٍ واحد مشترك عبر الزمان والمكان
Tıpkı bir soğan gibi, İngilizce de birdir; zaman ve uzay boyunca paylaşılan tek bir yazım sistemi.時や場所を超えて ひとつの 表記法が共有されてきました 構造と歴史には いくつもの皮があり-
Turp, bir diş sarımsak ve yeşil soğanlar, hepsi kondu...Βάζουμε το ραπανάκι. Προσθέτουμε το κρεμμύδι και το σκόρδο.
Ve konsept şu bir çeşit soğan yaratalım, bir çeşit katman yapısında.E l'idea è di creare una specie di cipolla, una specie di struttura a strati.
Ve konsept şu bir çeşit soğan yaratalım, bir çeşit katman yapısında.Et le concept est de créer une sorte d'oignon, une certaine structure en couches.
Ve konsept şu bir çeşit soğan yaratalım, bir çeşit katman yapısında.Iar conceptul este să creăm un fel de ceapă, un fel de structură în straturi.
Ve konsept şu bir çeşit soğan yaratalım, bir çeşit katman yapısında.디자인 컨셉은 마치 양파처럼 층이 있는 구조를 만드는 거였죠.
Ve konsept şu bir çeşit soğan yaratalım, bir çeşit katman yapısında.Pomysł polega na storzeniu rodzaju cebuli, struktury składającej się z warstw.
Ve konsept şu bir çeşit soğan yaratalım, bir çeşit katman yapısında.Und das Konzept ist es, eine Art Zwiebel zu bilden, eine Struktur in Schichten.
Ve konsept şu bir çeşit soğan yaratalım, bir çeşit katman yapısında.Y la idea es crear algo como una cebolla, una clase de estructura en capas.
Ve konsept şu bir çeşit soğan yaratalım, bir çeşit katman yapısında.Και το σκεπτικό είναι να δημιουργήσω ένα είδος κρεμμύδιου, μια κατασκευή σε στρώματα.
Ve konsept şu bir çeşit soğan yaratalım, bir çeşit katman yapısında.Задумка в том, что таблетка похожа на луковицу — имеет многослойную структуру.
Ve konsept şu bir çeşit soğan yaratalım, bir çeşit katman yapısında.Замисълът е да се създаде нещо като лук, нещо като структура на пластове.
Ve konsept şu bir çeşit soğan yaratalım, bir çeşit katman yapısında.והרעיון הוא לייצר סוג של בצל, סוג של מבנה בשכבות.
Ve konsept şu bir çeşit soğan yaratalım, bir çeşit katman yapısında.والمفهوم هو أن أنتج نوع من البصل يحتوي علي طبقات
Ve konsept şu bir çeşit soğan yaratalım, bir çeşit katman yapısında.タマネギの様なものを作り 層構造を作ることです 一番濃い色の層から飲み始めます
Ve Nessun Dorma'nın stadyumda söylediği son cümle, "bedavaya yeşil soğan"dı.A posledná veta z árie Nessun Dorma, ktorú spievala na štadióne znela "zelená cibuľa zadarmo."
Ve Nessun Dorma'nın stadyumda söylediği son cümle, "bedavaya yeşil soğan"dı.A última frase de Nessun Dorma que ela estava a cantar no estádio era "cebola verde de graça".
Ve Nessun Dorma'nın stadyumda söylediği son cümle, "bedavaya yeşil soğan"dı.A v poslední větě z Nessun Dorma, kterou zpívala na stadionu, byla "jarní cibulka zdarma".
Ve Nessun Dorma'nın stadyumda söylediği son cümle, "bedavaya yeşil soğan"dı.E l'ultima frase del Nessun Dorma che cantava allo stadio era "cipolle verdi gratis."
Ve Nessun Dorma'nın stadyumda söylediği son cümle, "bedavaya yeşil soğan"dı.Et la dernière phrase de Nessun Dorma qu'elle chantait dans le stade était "oignon vert gratuit."
Ve Nessun Dorma'nın stadyumda söylediği son cümle, "bedavaya yeşil soğan"dı.In tako je zadnji verz arije Nessun Dorma, ki jo je pela na stadionu, postal "mlada čebula zastonj".
Ve Nessun Dorma'nın stadyumda söylediği son cümle, "bedavaya yeşil soğan"dı.Ja Nessun Dorma -kappaleen viimeinen lause, jonka hän lauloi stadionilla, oli "ilmaista vihersipulia".
Ve Nessun Dorma'nın stadyumda söylediği son cümle, "bedavaya yeşil soğan"dı.Maka kalimat terakhir dari lagu Nessun Dorma yang dinyanyikannya di panggung adalah "daun bawang gratis".
Ve Nessun Dorma'nın stadyumda söylediği son cümle, "bedavaya yeşil soğan"dı.Og den sidste sætning i Nessun Dorma, som hun sang i stadionet, var "gratis grønne løg."
Ve Nessun Dorma'nın stadyumda söylediği son cümle, "bedavaya yeşil soğan"dı.Ultima frază din "Nessun Dorma" pe care a cântat-o pe stadion a fost "ceapă verde gratis".
Ve Nessun Dorma'nın stadyumda söylediği son cümle, "bedavaya yeşil soğan"dı.Und der letzte Satz von Nessun Dorma, das sie in dem Stadium sang, war "grüne Zwiebeln gratis."