Ana içeriğe geç
Sözlük

skandal ile cümle

skandal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Resim skandal yarattı.Фотографии вызвали скандал.
İstifası, Watergate skandalının ortaya çıkışından sonra olmuştur.Её известность выросла после того, как она закончила Уотергейтский скандал.
Oyun, iki lezbiyeni konu edindiği için skandal olarak nitelendirildi.Пьеса вызвала скандал, поскольку в ней описывалась история двух лесбиянок.
Skandal günümüzde dahi bilinmeyenlerle doludur.Время Ч Всё тайное — неизвестное об известном.
Sezar bu skandal üzerine Pompeia'dan boşandı.В результате этих событий Цезарь развёлся с Помпеей.
Sık sık skandallarla gazetelerin başlıklarında ismi geçti.Публикации газеты часто оборачивались скандалами.
Konusu ile eser bir skandal yarattıysa da müziği beğenildi.Ей настолько понравилось скалолазание, что она бросила музыку.
Bu skandal 2016 Ekim ayının sonlarında başlamıştır.تم إطلاق هذه المنصة في أواخر أكتوبر 2016.
Daha sonra kulüp yönetimine dönse de bir finansal skandal sonucu ayrıldı.في وقت لاحق عاد مديرا للنادي وقد شارك في التورط في فضيحة مالية.
1987 - ABD başkanı Ronald Reagan, İran-Kontra Skandalı'ndaki sorumluluğunu kabul etti.1987 - الرئيس الأمريكي رونالد ريغان يعترف بمسئوليته عن قضية إيران / كونترا.
Jübile maçı ise skandala dönüştü.المباراة الأخيرة تؤدي إلى فضيحة حول التحكيم.
İstifası, Watergate skandalının ortaya çıkışından sonra olmuştur.سائت علاقتهم بعد فضيحة ووترغيت.
1974 - ABD Başkanı Richard M. Nixon, Watergate skandalı nedeniyle istifa etti.1974 - الرئيس الأمريكي ريتشارد نيكسون يعلن عن استقالته من منصبه في أعقاب فضيحة ووترغيت.
Susurluk skandalı.Rede de escândalos.
İstifası, Watergate skandalının ortaya çıkışından sonra olmuştur.Isto aconteceu,exatamente no momento em que explodia nos EUA o escândalo do Caso Watergate.
Schrödinger'in aşk hayatındaki skandallar İrlanda'da da devam etti.Na história de São Patrício, na Irlanda, também figura o sonho.
Sezar bu skandal üzerine Pompeia'dan boşandı.Caesar scheidde omwille van dit schandaal van Pompeia.
1993: Valenciennes ve Marseille maç bağlama skandalına karıştılar.1993: Valenciennes en Olympique Marseille raken betrokken bij een omkopingsschandaal.
Her iki yayım da skandala sebep oldu.Beide werken veroorzaken een groot schandaal.
1974 - ABD Başkanı Richard M. Nixon, Watergate skandalı nedeniyle istifa etti.1974 - President Richard M. Nixon treedt af ten gevolge van het Watergateschandaal.
Skandal günümüzde dahi bilinmeyenlerle doludur.De Tjukurpa is grotendeels geheim voor niet-ingewijden.
Dönemin önemli skandallarından birisidir.Het gold als een van de grootste schandalen van de tijd.
Bu dilekçe kamuoyunda bir skandala yol açtı.Dit ontaardde in een publiek schandaal.
O rada da şu anda pis su skandalı vardır ancak sorun çözülmüştür.Deze waterloop voerde vroeger inktzwart stinkend afvalwater, maar tegenwoordig is dit water gezuiverd.
Onun ayrılması medyada diğerleri kadar skandal yaratmadı.Als Tweede Kamerlid was Van Diggelen niet zo opvallend.
Jübile maçı ise skandala dönüştü.Het toernooi werd een flop.
Bildiğim kadarıyla, onun skandalla bir ilgisi yok.Zover ik weet heeft ze niets te maken met dat schandaal.
Skandal ancak Osgood kocasıyla yeniden bir araya geldiği zaman yatıştı.Skandal ucichł dopiero, gdy Osgood pogodziła się z mężem.
1987 - ABD başkanı Ronald Reagan, İran-Kontra Skandalı'ndaki sorumluluğunu kabul etti.1987 – Prezydent USA Ronald Reagan wziął na siebie odpowiedzialność za aferę Iran-Contras.
Ancak bu kararı ailesinde bir skandal yarattı.Wiadomość o tym wywołała skandal w jej kraju.
Bu skandal 2016 Ekim ayının sonlarında başlamıştır.Prace nad scenariuszem zakończyły się pod koniec października 2016 roku.
1865 Paris Salonu'nda sergilenen tablo büyük bir skandala sebep oldu.Wystawiony w Salonie Paryskim roku 1865 wywołał wielkie poruszenie, a nawet skandal.
İstifası, Watergate skandalının ortaya çıkışından sonra olmuştur.I równocześnie był to okres skandalu Watergate.
Dönemin önemli skandallarından birisidir.Uznawany za skandalistę swoich czasów.
1840’larda Ada’nın adı birçok skandala karıştı.Under 1840-talet omgavs Ada av flera mindre skandaler.
Skandal ancak Osgood kocasıyla yeniden bir araya geldiği zaman yatıştı.Efter att Osgood återförenats med sin make dog skandalen ut.
Susurluk skandalı.Risk för skandal.
Tugay üyesi Watergate Skandalına karışacaktır.Han ledde senatens undersökning av Watergateaffären.
Her iki yayım da skandala sebep oldu.Båda klubbarna blev nedflyttade som en följd av skandalen.
Bu imkansızdır demek skandal olur.Det blir en stor skandal.
14 Temmuz 2006 tarihinde 2006 Serie A Skandalı'nın kararları açıklandı.Se även Serie A-skandalen 2006.
Bu durum Fransa’da politik skandala neden olur.Artikeln orsakade skandal i Frankrike.
1974 - ABD Başkanı Richard M. Nixon, Watergate skandalı nedeniyle istifa etti.1974 – Richard Nixon avgår som USA:s president till följd av Watergateskandalen.
Totonero skandalında suçlu bulunup bir süre futboldan yasaklı kaldı.Där blev han inblandad i spelskandalen Totonero och avstängd de kommande två åren.
1987 - ABD başkanı Ronald Reagan, İran-Kontra Skandalı'ndaki sorumluluğunu kabul etti.20 mars – USA:s president Ronald Reagan erkänner sitt ansvar misstag i Iran-Contras-affären.
Bu imkansızdır demek skandal olur.Це мав би бути грандіозний скандал.
Bu skandal 2016 Ekim ayının sonlarında başlamıştır.Проект почали розробляти наприкінці жовтня 2016 року.
Oyun, iki lezbiyeni konu edindiği için skandal olarak nitelendirildi.П'єса викликала скандал, оскільки в ній описувалася історія двох лесбіянок.
İstifası, Watergate skandalının ortaya çıkışından sonra olmuştur.Ця виставка виникла в зв'язку з Вотергейтським скандалом.
Gala büyük bir skandal yaratır.Твір викликав грандіозний скандал.
Sezar bu skandal üzerine Pompeia'dan boşandı.Цезар зазнав відчутної поразки від Помпея при Діррахії.
Skandal günümüzde dahi bilinmeyenlerle doludur.До теперішнього часу числиться зниклим без вісті.
Skandal günümüzde dahi bilinmeyenlerle doludur.Prameny v Lipovcích jsou lidem známé již od nepaměti.
Vergi skandalı Türk medyasında da büyük yankı uyandırmıştır.Tureckou politickou scénou otřásá rozsáhlý korupční skandál.
Her iki yayım da skandala sebep oldu.Oboje vedlo k celé řadě pogromů.
Lavon skandalı nedeniyle Ben-Gurion 1963'te tekrar istifa etti.În 1963, Ben Gurion a renunțat din nou din cauza scandalului Lavov.
Juventus, 2006 İtalyan futbolu skandalıyla Serie B'ye düşürüldü.În 2006 a retrogadat cu Juventus în Serie B după scandalul Calciopoli.
Olayın doruk noktası siyasal skandal olmuştur.Incidentul a fost la un pas de a isca un adevărat scandal diplomatic.
Şarkı, Madonna'nın skandal albümü Erotica'dan çıkan ilk single'dır.Erotica este primul single de pe controversatul album al Madonnei, Erotica.
Bildiğim kadarıyla, onun skandalla bir ilgisi yok.Din câte știu eu, el nu are nimic de-a face cu scandalul.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod