Bildiğim kadarıyla, onun skandalla bir ilgisi yok.Din câte știu eu, ea nu are nicio legătură cu scandalul.
1993: Valenciennes ve Marseille maç bağlama skandalına karıştılar.1993: A Valenciennes és a Marseille belekeveredik egy bundabotrányba.
1974 - ABD Başkanı Richard M. Nixon, Watergate skandalı nedeniyle istifa etti.1974 – Richard Nixon amerikai elnök lemond a Watergate-botrányban való érintettsége miatt.
Juventus, 2006 İtalyan futbolu skandalıyla Serie B'ye düşürüldü.A klub éppen ekkor került a Serie B-be a 2006-os olasz labdarúgóbotrány után.
Susurluk skandalı.Scandal Deszu!
Mayıs 1974'te bir casusluk skandalı yüzünden istifa etmek zorunda kaldı.1977-ben egy pénzügyi botrány nyomán lemondott.
Bu durum Fransa’da politik skandala neden olur.A jelentés politikai földrengéshez vezetett Szlovéniában.
İnsanlar gittikçe savaşa inanmakta ve skandalı unutmaktadırlar.Az emberek egyre jobban felejtik a vallást, tanítani kell őket.
Bu davanın, ilerideki Monica Lewinsky skandalının ortaya çıkması için katkıda bulunduğuna inanılmaktadır.Második kormányzati ciklusára rányomta bélyegét a Monica Lewinsky-botrány.
Bu skandal ayrıca Arthur Andersen bağımsız muhasebe ve denetim firmasının dağılmasına neden olmuştur.További érdekesség, hogy maga Frank Dux koordinálta a harci jeleneteket.
Bu durum Fransa’da politik skandala neden olur.Tapaus aiheutti Ranskassa poliittisen skandaalin.
Ne yazık ki tur, skandalların kaynağı olarak kendi başarısının kurbanı oldu.Aëtius joutui voittojensa jälkeen juonittelujen uhriksi.
İstifası, Watergate skandalının ortaya çıkışından sonra olmuştur.Tämä tapahtui monimutkaisen Watergate-skandaalivyyhden seurauksena.
En büyük skandal Balzac heykeli ve Victor Hugo anıtıdır.Muotokuvista tunnetuimmat ovat Victor Hugon muistomerkki ja Honoré de Balzacin patsas.
Adı en son şike skandallarına karışmıştır.Ο τελευταίος ενεπλάκη σε σκάνδαλο διαφθοράς.
Her iki yayım da skandala sebep oldu.Και τα δύο σενάρια είχαν μειονεκτήματα.
O rada da şu anda pis su skandalı vardır ancak sorun çözülmüştür.Ο Φιλοστόργιος έγραψε το απολογητικό έργο Κατά Πορφυρίου, το οποίο όμως δεν σώζεται πλέον.
Skandal günümüzde dahi bilinmeyenlerle doludur.Οι τίτλοι των κομματιών είναι προς το παρόν άγνωστοι.
Lavon skandalı nedeniyle Ben-Gurion 1963'te tekrar istifa etti.I 1963 gik Ben-Gurion igen af efter Lavon-skandalen.
1865 Paris Salonu'nda sergilenen tablo büyük bir skandala sebep oldu.Maleriet blev vist på Parisersalonen i 1857 og skabte skandale.
Resim skandal yarattı.Hendes opvisninger skabte skandale.
Sezar bu skandal üzerine Pompeia'dan boşandı.Cæsar skilte seg fra Pompeia på grunn av skandalen.
Lavon skandalı nedeniyle Ben-Gurion 1963'te tekrar istifa etti.I 1963 gikk Ben-Gurion igjen av etter Lavon-skandalen.
İstifası, Watergate skandalının ortaya çıkışından sonra olmuştur.Opphav Filmen er sagt å ha sitt opphav den angstfylte stemningen som oppstod etter Watergate-skandalen.
1974 yılında Watergate skandalı sonucu Nixon da istifa etmek zorunda kalınca başkanlığa yükseldi.Nixon var på dette tidspunktet rammet av Watergate-skandalen og måtte gå av som president i august 1974.
1974 - ABD Başkanı Richard M. Nixon, Watergate skandalı nedeniyle istifa etti.1974 – Richard Nixon avgår som USAs president på grunn av Watergate-skandalen.
8 Ağustos - Watergate skandalı sonucunda ABD Başkanı Richard Nixon görevinden istifa etti.8. august – Watergate-skandalen: Richard Nixon går av som USAs president under trussel om riksrettssak.
Bu olaya Chappaquiddick skandalı denir.Dette ble kjent som «Cachirules»-skandalen.
Tugay üyesi Watergate Skandalına karışacaktır.Han ble verdenskjent i forbindelse med Watergate-skandalen.
Bu olaya Chappaquiddick skandalı denir.Kecelakaan ini disebut insiden Chappaquiddick.
The Washington Post özellikle Watergate skandalı sırasında ünlenmiştir.Pengampunan ini khususnya terkait dengan skandal Watergate.
Bu davanın, ilerideki Monica Lewinsky skandalının ortaya çıkması için katkıda bulunduğuna inanılmaktadır.Topik yang diangkat pada saat itu adalah skandal Monica Lewinsky.
İstifası, Watergate skandalının ortaya çıkışından sonra olmuştur.Presiden Nixon mengundurkan diri setelah dituduh terlibat skandal Watergate.
İş ve ticaret hayatında büyük mali skandallar ortaya çıktı.Pada masa ini terjadi perkembangan yang sangat pesat di bidang perekonomian dan perdagangan.
1 yıl sonra ikisi arasında Lavon Skandalı nedeniyle anlaşmazlık çıktı.Setahun kemudian persaingan yang dikembangkan antara dua pada masalah Peristiwa Lavon.
Bu imkansızdır demek skandal olur.Adalah skandal memiliki skandal.
Sezar bu skandal üzerine Pompeia'dan boşandı.Caesar đã ly dị Pompeia sau vụ bê bối đó.
1 yıl sonra ikisi arasında Lavon Skandalı nedeniyle anlaşmazlık çıktı.Một năm sau một tình trạng đối đầu nảy sinh giữa hai người về vấn đề Vụ việc Lavon.
Daha sonra kulüp yönetimine dönse de bir finansal skandal sonucu ayrıldı.Tuy nhiên hợp đồng kết thúc trong thời gian ngắn, do câu lạc bộ gặp vấn đề về tài chính.
Skandal günümüzde dahi bilinmeyenlerle doludur.Cho tới nay con người chưa hiểu biết hết về các dòng tế bào gốc.
Aynı zamanda Shaarawi, seçkin bir paşanın eşi olduğu için yaptığı hareket skandala neden oldu.Akane cũng đã ghen vì ở đâu xuất hiện thêm một cô vợ chưa cưới.
Bu olaya Chappaquiddick skandalı denir.これが世に言うチャパキディック事件である。
Ancak adı kokain skandalına karışında görevinden istifa etti.コカイン騒動後に事務所がつけたお目付け役。
Émile Zola, 1863'te yaşanan skandalı romanı L'Oeuvre'da (1886) kurguladı.エミール・ゾラは、1863年のスキャンダルを虚実ないまぜにして、小説『制作』(1886年)の中に取り込んでいる。
O rada da şu anda pis su skandalı vardır ancak sorun çözülmüştür.これにより本牧亭は清算手続きに入ることとなったが、この問題は既に解決している。
Aralık 2015'te İsviçre'de yaşadığı banka skandalıyla gündeme gelmiştir.2015年1月の急騰についてはスイス国立銀行を参照されたい。
Olayın doruk noktası siyasal skandal olmuştur.世界的な政治スキャンダルとなった。
Skandal günümüzde dahi bilinmeyenlerle doludur.これまでの経歴が一切不明の女性。
Ayrıca ABD'nin Iraklı tutuklulara yaptığı işkenceler skandala yol açmıştır.参见美軍虐待伊拉克戰俘事件。
1884 yılında Salon'da sergilenen Madame X'in Portresi isimli çalışması ise o günlerde bir skandal yarattı.他早期在巴黎沙龙展出的画作X夫人肖像就引发了丑闻。
Caz Çağı'nda Chicago'daki ünlülerin skandalları ve yolsuzlukları gibi temaları işlemektedir.이 영화는 재즈 시대 시카고의 유명인, 스캔들, 부패를 주제로 다루었다.
Grant döneminde ortaya çıkan skandallar ve yolsuzluklar kamuoyu baskısına yol açacak düzeydeydi.השערוריות והשחיתות המשיכו להיחשף במהלך כהונתו השנייה של גרנט.
ABD eski başkanlarından Bill Clinton ile yaşadığı seks skandalı ile gündeme gelmiştir.התפרסמה בעקבות פרשת יחסי מין עם נשיא ארצות הברית ביל קלינטון.
1865 Paris Salonu'nda sergilenen tablo büyük bir skandala sebep oldu.יצירתו שהוצגה ב"סלון" של שנת 1860 עוררה עניין מועט.
Sezar bu skandal üzerine Pompeia'dan boşandı.Цезар се развежда с Помпея след скандала.
8 Ağustos - Watergate skandalı sonucunda ABD Başkanı Richard Nixon görevinden istifa etti.9 август – В резултат от скандала Уотъргейт, президентът на САЩ Ричард Никсън подава оставка.
Recruit Skandalı nedeniyle bu görevinden istifa etti.Уволнение на редактора във връзка със скандала.
1974 - ABD Başkanı Richard M. Nixon, Watergate skandalı nedeniyle istifa etti.1974 г. – Президентът на САЩ Ричард Никсън подава оставка заради аферата Уотъргейт.
1865 Paris Salonu'nda sergilenen tablo büyük bir skandala sebep oldu.Картината е изложена през 1863 г. в Парижкия салон и има огромен успех.
Konusu ile eser bir skandal yarattıysa da müziği beğenildi.Колкото и да ми е неприятно, ако трябва да бъда честен, намразих пиесата.