Ana içeriğe geç
Sözlük

sizlerin ile cümle

sizlerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Aslında bu, hemen hemen sizlerin yarınız hatta yarıdan fazlanızın aşina olmadığı bur cihaz.Faktisk er dette her noget som halvdelen af jer - mere end halvdelen af jer - ikke er fortrolige med.
Aslında bu, hemen hemen sizlerin yarınız hatta yarıdan fazlanızın aşina olmadığı bur cihaz.In der Tat, das ist etwas mit dem die Hälfte von Ihnen, mehr als die Hälfte, nicht vertraut sein wird.
Aslında bu, hemen hemen sizlerin yarınız hatta yarıdan fazlanızın aşina olmadığı bur cihaz.In realtà è qualcosa con cui circa metà di voi, più di metà di voi non ha alcuna familiarità.
Aslında bu, hemen hemen sizlerin yarınız hatta yarıdan fazlanızın aşina olmadığı bur cihaz.In werkelijkheid is dit iets waar ongeveer de helft van u, meer dan de helft onbekend mee is.
Aslında bu, hemen hemen sizlerin yarınız hatta yarıdan fazlanızın aşina olmadığı bur cihaz.I själv verket är detta något som ungefär hälften av er, mer än hälften av er, inte är bekant med.
Aslında bu, hemen hemen sizlerin yarınız hatta yarıdan fazlanızın aşina olmadığı bur cihaz.Itse asiassa, tämä ei ole puolellekaan teistä tuttu.
Aslında bu, hemen hemen sizlerin yarınız hatta yarıdan fazlanızın aşina olmadığı bur cihaz.실제로는 이건 말이죠. 여러분들 중 절반 쯤, 절반 이상에게는 친숙하지 않은 물건이죠.
Aslında bu, hemen hemen sizlerin yarınız hatta yarıdan fazlanızın aşina olmadığı bur cihaz.Na verdade, isto é uma coisa com que metade de vós, mais de metade, não estarão familiarizados.
Aslında bu, hemen hemen sizlerin yarınız hatta yarıdan fazlanızın aşina olmadığı bur cihaz.(Risas) De hecho, esto es algo con lo que la mitad de ustedes, o más de la mitad, no estará familiarizado.
Aslında bu, hemen hemen sizlerin yarınız hatta yarıdan fazlanızın aşina olmadığı bur cihaz.Tak naprawdę mam tu coś, czego połowa z was pewnie nie zna.
Aslında bu, hemen hemen sizlerin yarınız hatta yarıdan fazlanızın aşina olmadığı bur cihaz.Thực ra, đây là một thứ mà một nửa trong số các bạn, hơn một nửa sẽ không quen.
Aslında bu, hemen hemen sizlerin yarınız hatta yarıdan fazlanızın aşina olmadığı bur cihaz.Valójában ez valami, amit a közönség nagyjából fele, több mint fele, nem ismer.
Aslında bu, hemen hemen sizlerin yarınız hatta yarıdan fazlanızın aşina olmadığı bur cihaz.Ve skutečnosti to je něco, co víc než polovina z vás nikdy neviděla.
Aslında bu, hemen hemen sizlerin yarınız hatta yarıdan fazlanızın aşina olmadığı bur cihaz.Για την ακρίβεια, αυτό είναι κάτι που περίπου οι μισοί από σας, περισσότεροι από τους μισούς δε θα ξέρετε.
Aslında bu, hemen hemen sizlerin yarınız hatta yarıdan fazlanızın aşina olmadığı bur cihaz.Всъщност, това е нещо, което мисля, че половината от аудиторията, дори повече от половината, не познават.
Aslında bu, hemen hemen sizlerin yarınız hatta yarıdan fazlanızın aşina olmadığı bur cihaz.На самом деле, это нечто, с чем примерно половина из вас, более половины из вас не знакомы.
Aslında bu, hemen hemen sizlerin yarınız hatta yarıdan fazlanızın aşina olmadığı bur cihaz.למעשה, זה משהו שבערך מחצית מכם, יותר ממחצית מכם, לא יכירו.
Aslında bu, hemen hemen sizlerin yarınız hatta yarıdan fazlanızın aşina olmadığı bur cihaz.للحقيقة, هذا الشئ نصفكم أو أكثر من النصف لا يعرفونه.
Aslında bu, hemen hemen sizlerin yarınız hatta yarıdan fazlanızın aşina olmadığı bur cihaz.皆さんの半数以上にはなじみのない物です 電気カミソリなんです ほらね
Aynı koşullar içerisinde sizlerin ve benim yapacağım gibi, onlarda aynısını yaptı.Dan mereka melakukan apa yang akan kita lakukan dalam situasi yang sama.
Aynı koşullar içerisinde sizlerin ve benim yapacağım gibi, onlarda aynısını yaptı.E hanno fatto esattamente ciò che voi o io avremmo fatto nella stessa situazione.
Aynı koşullar içerisinde sizlerin ve benim yapacağım gibi, onlarda aynısını yaptı.Et ils ont fait exactement ce que vous ou moi ferions dans la même situation.
Aynı koşullar içerisinde sizlerin ve benim yapacağım gibi, onlarda aynısını yaptı.저나 여러분이 그 사람들이었어도 그들과 같은 결정을 내렸을 겁니다.
Aynı koşullar içerisinde sizlerin ve benim yapacağım gibi, onlarda aynısını yaptı.Önök és én is tennénk az adott helyzetben.
Aynı koşullar içerisinde sizlerin ve benim yapacağım gibi, onlarda aynısını yaptı.Și au făcut exact ceea ce tu sau eu am face în aceeași situație. Au spus:
Aynı koşullar içerisinde sizlerin ve benim yapacağım gibi, onlarda aynısını yaptı.Und sie taten genau das, was Sie oder ich in der gleichen Situation tun würden.
Aynı koşullar içerisinde sizlerin ve benim yapacağım gibi, onlarda aynısını yaptı.Và họ làm chính xác những gì mà bạn và tôi sẽ làm trong cùng hoàn cảnh đó.
Aynı koşullar içerisinde sizlerin ve benim yapacağım gibi, onlarda aynısını yaptı.Wszyscy zareagowalibyśmy tak samo. Wszyscy zareagowalibyśmy tak samo.
Aynı koşullar içerisinde sizlerin ve benim yapacağım gibi, onlarda aynısını yaptı.Y ellos hicieron exactamente lo que tú o yo haríamos en la misma situación.
Aynı koşullar içerisinde sizlerin ve benim yapacağım gibi, onlarda aynısını yaptı.Ze deden precies wat jij of ik ook zouden doen in dezelfde situatie.
Aynı koşullar içerisinde sizlerin ve benim yapacağım gibi, onlarda aynısını yaptı.Και έκαναν ακριβώς αυτό που εσείς ή εγώ θα κάναμε στην ίδια κατάσταση.
Aynı koşullar içerisinde sizlerin ve benim yapacağım gibi, onlarda aynısını yaptı.И они поступали точно так, как вы и я поступили бы в этой ситуации.
Aynı koşullar içerisinde sizlerin ve benim yapacağım gibi, onlarda aynısını yaptı.И те правели точно онова, което вие или аз бихме направили в същата ситуация.
Aynı koşullar içerisinde sizlerin ve benim yapacağım gibi, onlarda aynısını yaptı.І вони вчиняли так само, як будь-хто з нас вчинив би в такій ситуації.
Aynı koşullar içerisinde sizlerin ve benim yapacağım gibi, onlarda aynısını yaptı.והם עשו בדיוק מה שאתה או אני היינו עושים במצב דומה.
Aynı koşullar içerisinde sizlerin ve benim yapacağım gibi, onlarda aynısını yaptı.وهم فعلوا بالضبط ما كنت أنت أو أنا لنفعله لو كنا في الوضع نفسه.
Aynı koşullar içerisinde sizlerin ve benim yapacağım gibi, onlarda aynısını yaptı.我々もそうしたであろう行動を取りました 彼らは "そいつはちょっと怪しかったし私は疑った
Başkan ve ben, sizlerin gösterdiği azme layık olmak için elimizden geleni yapacağız.그리고 대통령과 저는 여러분께서 보여주신 결의에 보답할 수 있도록 모든 것을 하고자 합니다.
Başkan ve ben, sizlerin gösterdiği azme layık olmak için elimizden geleni yapacağız.الرئيس وانا سنقوم بكل مايتوجّب لنطبّق الحلول التي عرضتموها علينا
Başkan ve ben, sizlerin gösterdiği azme layık olmak için elimizden geleni yapacağız.今回の非情な行為を防ぐことができたかどうかは 誰にも確実には知り得ません
Ben sizlerin de başvurmanızdan memnuniyet duyarım.Accolgo quindi qualcuno di voi da applicare.
Ben sizlerin de başvurmanızdan memnuniyet duyarım.Nous sommes entrain de rééchelonner notre organisation
Ben sizlerin de başvurmanızdan memnuniyet duyarım.Więc każdy z was jest zaproszony.
Bu da yetmezmiş gibi, ve de sizlerin "yetmez" cevabınızdan yola çıkarak -- (Gülüşmeler)Dacă nu e destul, și judecând după reacția voastră nu este... (Râsete)
Bu da yetmezmiş gibi, ve de sizlerin "yetmez" cevabınızdan yola çıkarak -- (Gülüşmeler)En als dat nog niet genoeg is, en afgaande op jullie reactie is dat zo -- (Gelach)
Bu da yetmezmiş gibi, ve de sizlerin "yetmez" cevabınızdan yola çıkarak -- (Gülüşmeler)E se non fosse abbastanza, e dalle vostre risposte non lo è -- (Risate)
Bu da yetmezmiş gibi, ve de sizlerin "yetmez" cevabınızdan yola çıkarak -- (Gülüşmeler)Et si ça n'est pas assez, et à en juger par votre réaction, ça n'est pas assez-- (Rires)
Bu da yetmezmiş gibi, ve de sizlerin "yetmez" cevabınızdan yola çıkarak -- (Gülüşmeler)만약 그게 충분하지 않다면 말이죠~ 여러분이 반응으로 판단하건데 충분하지 않겠네요. (웃음)
Bu da yetmezmiş gibi, ve de sizlerin "yetmez" cevabınızdan yola çıkarak -- (Gülüşmeler)Und als ob das nicht genüge - Ihre Reaktion beurteilend trifft das zu... (Lachen)
Bu da yetmezmiş gibi, ve de sizlerin "yetmez" cevabınızdan yola çıkarak -- (Gülüşmeler)Y si eso no fuera suficiente, a juzgar por sus respuestas, no lo es... (Risas)
Bu da yetmezmiş gibi, ve de sizlerin "yetmez" cevabınızdan yola çıkarak -- (Gülüşmeler)И ако това не е достатъчно, съдейки по вашето настроение - не е (Смях)
Bu da yetmezmiş gibi, ve de sizlerin "yetmez" cevabınızdan yola çıkarak -- (Gülüşmeler)Схватив лезвия в воздухе, прямо здесь на земле в луже крови... (Смех)
Bu da yetmezmiş gibi, ve de sizlerin "yetmez" cevabınızdan yola çıkarak -- (Gülüşmeler)ואם זה לא מספיק, ולפי התגובות שלכם זה לא-- (צחוק)
Bu da yetmezmiş gibi, ve de sizlerin "yetmez" cevabınızdan yola çıkarak -- (Gülüşmeler)وان لم يكن هذا كافيا بالنسبة لكم ... ويبدو ليس كافيا من وجوهكم (ضحك)
Bu da yetmezmiş gibi, ve de sizlerin "yetmez" cevabınızdan yola çıkarak -- (Gülüşmeler)(笑) DH: ワォ! BF: もう少し筋肉があればね
Bu nedenle, onlar çok özel, ve sizlerin hatırlamasını istiyorum.Itulah mengapa arteriola sangat spesial, dan saya ingin kamu mengingatnya.
Bu nedenle, onlar çok özel, ve sizlerin hatırlamasını istiyorum.To je důvod, proč jsou důležité a proč chci, abyste si je pamatovali.
Bu nedenle, onlar çok özel, ve sizlerin hatırlamasını istiyorum.Вот почему они такие особенные, и я хочу. чтобы вы их запомнили.
Bu nedenle, onlar çok özel, ve sizlerin hatırlamasını istiyorum.Тому вони такі особливі, та я хочу, аби ви їх запам'ятали.
Bunu bir kaç kere yaptı ama ilk yaptığı seferde, bilmiyorum belki sizlerin de bazıları oradaydı?Lo aveva già fatto altre volte, ma quella fu la prima volta Non lo so, magari qualcuno di voi c'era.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod