Sizlerin beni beklemesini istiyorum.I want you guys to wait for me.
Sizlerin arkadaş olduğunu bilmiyordum.I didn't know you guys were friends.
Sizlerin de sakin ve huzur içinde yaşamanız beni daima müsterih edecektir.I will try to ensure my parents are always warm and comfortable.
Onlar sizlerin en iyi arkadaşı olabilirler.They are best friends.
Sizlerin değil elbette. Başka insanların.(Laughter)
Hikayesi yürümedi ve çok üzgündüm, fakat sizlerin hayranı olarak kalmaya devam ettim.And then the pilot didn't go and I was so sad, but I kept remaining a fan of yours.
Diğer şempanzelerle birlikte bonobolar sizlerin yaşayan en yakın akrabanızdır.Bonobos are, together with chimpanzees, your living closest relative.
Daha da iyisi, sizlerin ve benim onlar ve yüzlerce bin dolar harcayıp aldığımız --Better than that, the things that you and I spent tens and hundreds of thousands of dollars for --
Aynı koşullar içerisinde sizlerin ve benim yapacağım gibi, onlarda aynısını yaptı.And they did exactly what you or I would do in the same situation.
Sizlerin çeneleriniz düşüp, düşüp, düşüp anlayasaya kadar, izlemek gerçi hoşuma gitti.Though I enjoyed watching your jaws drop, drop, drop, until you got it.
Sizlerinde gördüğü gibi çizgiler nüfus patlaması ile birlikte çakışıyorlar.You can see that the lines cross when the population explodes.
Burada sizlerin, TED'e katılanların, ilk duyup görmesi daha uygundur.It's only proper that you here at TED hear and see it first.
Esas olan, sizlerin kendi fikirlerinizi oluşturabilmenizdir.The crucial point is for you to think for yourself.
Sizlerin bir çoğu gibi, Paul ve ben elimizden geleni ardımıza koymadık.Like so many of you, Paul and I have left everything on the field.
Ben sizlerin de başvurmanızdan memnuniyet duyarım. Bizim işimiz dünyamızı tekrar yaratmak.Our work is about regenerating the world around us
Şimdi ise sizlerin bir dilin ortaya çımasına şahit olmanızı istiyorum.I'd like you to now experience the blossoming of a speech form.
Bu nedenle, onlar çok özel, ve sizlerin hatırlamasını istiyorum.So that's why they're very special, and I want you to remember them.
Sizlerin dikkatine sunmak istediğim şimdilerde gerçekleşmekte olan bir kaç şey var .There are a couple of things going on right now that I want to bring to your attention.
Bu da yetmezmiş gibi, ve de sizlerin "yetmez" cevabınızdan yola çıkarak -- (Gülüşmeler)And if that wasn't enough, and judging by your response, it's not ... (Laughter)
İsa'nın söylediği şeye tam olarak inanıyorum. Sizlerin bir tesadüf olmadığınıza inanıyorum.I do believe what Chris said; I believe that you're not an accident.
O nedenle bu akşam, sizlerin karşısında tüm ekibimi temsilen bulunuyorum.I stand here before you tonight as an ambassador for my whole team.
Ve sizlerin pek çoğunun da buna benzer bir deneyimi yaşadığını sanıyorumAnd I think many of you have the same sort of personal experience.
Sizlerin umut ve hayallerine inanıyorum.I believe in your hopes and your dreams,
Ve daha sizlerin bilmediğiniz neleri yaratmaktadır?He created other things too which you do not know.
Onlar atınca, Musa dedi ki: "Sizlerin (ortaya) getirdiğiniz büyüdür.Then when they had cast (their staffs), Moses said: 'What you have produced is sheer sorcery.
Ama ben, sizlerin suç olarak işlemekte olduklarınızdan uzağım."I reject the sins you do'
Sizlerin de ülkenize yatırım yapacağını umut ediyoruz." dedi.I hope you will invest in your country."
Sizlerin yüzüne bakamıyorum.I cannot look at all of yours faces.
Sizlerin yeteneğine hayranım.Ich bewundere euer Talent.
Sizlerin cesaretine hayranım.Ich bewundere eure Tapferkeit.
Sizlerin iyimserliğinize hayranım.Ich bewundere euren Optimismus.
Sizlerin de bildiği gibi benim adım Tom.Comme vous le savez, je m'appelle Tom.
Onlar sizlerin en iyi arkadaşı olabilirler.Ils sont les meilleurs amis.
Bu sizlerin suçu.Todo eso es culpa vuestra.
Sizlerin kaç hayvanı var?¿Cuántos animales tienen ustedes?
Onlar sizlerin en iyi arkadaşı olabilirler.Potrebbe essere uno di loro o dei loro amici...
Onlar sizlerin en iyi arkadaşı olabilirler.Вы бы захотели, чтобы она стала вашим лучшим другом.
Onlar sizlerin en iyi arkadaşı olabilirler.Eles são os melhores amigos.
Bu, sizlerin şerefi, ordunun kudreti ve memleketin kaderi için ehemmiyeti haizdir." idi.Jazeker, zeg ik jullie, en zelfs meer dan een profeet".
Onlar sizlerin en iyi arkadaşı olabilirler.Były najlepszymi przyjaciółkami.
Onlar sizlerin en iyi arkadaşı olabilirler.De är allra bästa vänner.
Onlar sizlerin en iyi arkadaşı olabilirler.Вони стають найкращими друзями.
Sizin ordunuzun kıymeti de sizlerin kıymetinizle ölçülecektir.A kitűzőt az érdemrenddel együtt adják át.
Onlar sizlerin en iyi arkadaşı olabilirler.Heistä tulee hänen parhaat ystävänsä.
Sizlerin de sakin ve huzur içinde yaşamanız beni daima müsterih edecektir.Με ενότητα και αρμονία, Θα μείνουμε πάντα σε ειρήνη, σαν ένα.
Sizlerin Tom'dan daha iyi olduğunuzu düşünüyorum.Υποθέτω πως είστε καλύτεροι απ' τον Τομ.
Onlar sizlerin en iyi arkadaşı olabilirler.De to er de bedste venner i verden.
Bu, sizlerin şerefi, ordunun kudreti ve memleketin kaderi için ehemmiyeti haizdir." idi.Ini adalah akibat perbuatan kalian yang tidak bertanggung jawab kepada Ahlulbait Rasul SAW!
Onlar sizlerin en iyi arkadaşı olabilirler.你是我最好的朋友。
Bu, sizlerin şerefi, ordunun kudreti ve memleketin kaderi için ehemmiyeti haizdir." idi.军旅之间,可以济者,其惟仁恕乎!汝其慎之!’琇竟以全身。
Onlar sizlerin en iyi arkadaşı olabilirler.그 후에 둘은 절친한 친구가 된다.
Sizin ordunuzun kıymeti de sizlerin kıymetinizle ölçülecektir.היזהרו בכבוד חבריכם, כי בכבודם הם תכובדו גם אתם.
Gerçekten şımarık ve seksi, sizlerin dikkatini çekiyor ve bu benim zevk almamı sağlıyor.זה אלבום חצוף ופלרטטני, והוא תופס את תשומת הלב שלך, ואני נהנית מי זה.
Sizlerin de sakin ve huzur içinde yaşamanız beni daima müsterih edecektir.מטרותיו היו תמיד לחיות בשלום ובשלווה ולעסוק בשלו.
Onlar sizlerin en iyi arkadaşı olabilirler.Tad biste bili najbolji prijatelji.
Onlar sizlerin en iyi arkadaşı olabilirler.Je považovaný za ich najlepší.
Gerçekten şımarık ve seksi, sizlerin dikkatini çekiyor ve bu benim zevk almamı sağlıyor.Som Cigán, vyzerám dobre a robím, čo ma baví!.
Onlar sizlerin en iyi arkadaşı olabilirler.Hille je bil eden izmed njenih najbližjih prijateljev.
Ancak kilit nokta, okuldan mezun olduktan sonra, sizlerin iş bulabilmesi.Aber das wichtigste ist, um sicherzustellen, dass Sie einen Job zu bekommen, wenn Sie raus der Schule.
Aslında bu, hemen hemen sizlerin yarınız hatta yarıdan fazlanızın aşina olmadığı bur cihaz.En fait, ceci est quelque chose que la moitié d'entre vous, plus de la moitié, ne connaissent pas.