Bugün sizlerle işbirliğine dayalı tüketim hakkında konuşacağım.Σήμερα θα σας μιλήσω για την άνοδο της συνεργατικής κατανάλωσης.
Bugün sizlerle işbirliğine dayalı tüketim hakkında konuşacağım.Днес ще ви говоря за възхода на съвместната консумация.
Bugün sizlerle işbirliğine dayalı tüketim hakkında konuşacağım.Итак, сегодня я хочу рассказать вам о рассвете совместного потребления.
Bugün sizlerle işbirliğine dayalı tüketim hakkında konuşacağım.اليوم سوف أتحدث حول زيادة نسب الاستهلاك التعاوني.
Bugün sizlerle işbirliğine dayalı tüketim hakkında konuşacağım.コラボ消費の登場についてです まず コラボ消費とは何かを話しますが
Bugün sizlerle제가 오늘 여러분에게 전해드릴 저의 이야기는
Bugün sizlerle konuşmak istediğim bir konu var.Eu quero falar com você sobre uma coisa bastante grande.
Bugün sizlerle konuşmak istediğim bir konu var.저는 오늘 뭔가 좀 큰 주제에 대해서
Bugün sizlerle konuşmak istediğim bir konu var. Oldukça geniş bir konu.Chcel by som s vami dnes niečo prebrať, niečo veľké.
Bugün sizlerle konuşmak istediğim bir konu var. Oldukça geniş bir konu.Chciałbym z wami porozmawiać o czymś wielkim.
Bugün sizlerle konuşmak istediğim bir konu var. Oldukça geniş bir konu.Chtěl bych s vámi mluvit o něčem docela velikém.
Bugün sizlerle konuşmak istediğim bir konu var. Oldukça geniş bir konu.Ich möchte Ihnen von etwas erzählen etwas ziemlich Großem.
Bugün sizlerle konuşmak istediğim bir konu var. Oldukça geniş bir konu.Ik wil met jullie praten over iets nogal groots.
Bugün sizlerle konuşmak istediğim bir konu var. Oldukça geniş bir konu.Jag vill prata med er om någonting... ...rätt så stort.
Bugün sizlerle konuşmak istediğim bir konu var. Oldukça geniş bir konu.Je veux vous parler de quelque chose d'assez gros.
Bugün sizlerle konuşmak istediğim bir konu var. Oldukça geniş bir konu.Quiero hablarles de algo bien grande.
Bugün sizlerle konuşmak istediğim bir konu var. Oldukça geniş bir konu.Rad bi vam pripovedoval o nečem dokaj velikem.
Bugün sizlerle konuşmak istediğim bir konu var. Oldukça geniş bir konu.Saya ingin membahas tentang sesuatu, sesuatu yang agak besar.
Bugün sizlerle konuşmak istediğim bir konu var. Oldukça geniş bir konu.Tôi muốn nói với bạn về một thứ khá to lớn.
Bugün sizlerle konuşmak istediğim bir konu var. Oldukça geniş bir konu.Valami igazán nagyról akarok beszélni nektek.
Bugün sizlerle konuşmak istediğim bir konu var. Oldukça geniş bir konu.Vorrei parlarvi di qualcosa di grande.
Bugün sizlerle konuşmak istediğim bir konu var. Oldukça geniş bir konu.Vreau să vă vorbesc despre ceva destul de mare.
Bugün sizlerle konuşmak istediğim bir konu var. Oldukça geniş bir konu.Θέλω να σας μιλήσω για κάτι σχετικά μεγάλο.
Bugün sizlerle konuşmak istediğim bir konu var. Oldukça geniş bir konu.Искам да ви разкажа за нещо голямо.
Bugün sizlerle konuşmak istediğim bir konu var. Oldukça geniş bir konu.Я хочу рассказать вам кое-что важное.
Bugün sizlerle konuşmak istediğim bir konu var.أريد أن أحدثكم عن شئ
Bugün sizlerle konuşmak istediğim bir konu var.有啲嘢我想講俾你地聽
Bugün sizlerle konuşmak istediğim bir konu var.重要な話です
Bugün sizlerle konuşmak istediğim konu오늘 제가 하려는 이야기는
Bugün sizlerle konuşmak istediğim konu Kuzey Kutbu'ndaki yüzüşüm bütün dünyanın en kuzey ucundaki yerdeAujourd'hui, je veux vous raconter ma traversée du pôle Nord à la nage,
Bugün sizlerle konuşmak istediğim konu Kuzey Kutbu'ndaki yüzüşüm bütün dünyanın en kuzey ucundaki yerdeAzi vreau să vă vorbesc despre înotul la Polul Nord, peste cel mai nordic loc din întreaga lume.
Bugün sizlerle konuşmak istediğim konu Kuzey Kutbu'ndaki yüzüşüm bütün dünyanın en kuzey ucundaki yerdeDziś chcę wam powiedzieć o pływaniu na biegunie północnym, w najbardziej północnym miejscu na świecie.
Bugün sizlerle konuşmak istediğim konu Kuzey Kutbu'ndaki yüzüşüm bütün dünyanın en kuzey ucundaki yerdeHeute möchte ich darüber sprechen, wie ich über den Nordpol schwamm, den nördlichsten Punkt der ganzen Welt.
Bugün sizlerle konuşmak istediğim konu Kuzey Kutbu'ndaki yüzüşüm bütün dünyanın en kuzey ucundaki yerdeHôm nay tôi sẽ nói về việc bơi ở Bắc Cực, ở vùng cực xa nhất của thế giới.
Bugün sizlerle konuşmak istediğim konu Kuzey Kutbu'ndaki yüzüşüm bütün dünyanın en kuzey ucundaki yerdeIk ga jullie vertellen over een zwemtocht op de Noordpool, over het meest noordelijke punt van de wereld.
Bugün sizlerle konuşmak istediğim konu Kuzey Kutbu'ndaki yüzüşüm bütün dünyanın en kuzey ucundaki yerdeMa az Északi-sarkon keresztüli úszásról szeretnék beszélni nektek.
Bugün sizlerle konuşmak istediğim konu Kuzey Kutbu'ndaki yüzüşüm bütün dünyanın en kuzey ucundaki yerdeOggi vorrei parlarvi di come ho nuotato nelle acque del Polo Nord, il luogo più a nord di tutto il pianeta.
Bugün sizlerle konuşmak istediğim konu Kuzey Kutbu'ndaki yüzüşüm bütün dünyanın en kuzey ucundaki yerdeДнес искам да ви говоря за плуване през Северния полюс, през най-северното място в целия свят.
Bugün sizlerle konuşmak istediğim konu Kuzey Kutbu'ndaki yüzüşüm bütün dünyanın en kuzey ucundaki yerdeСегодня я хочу рассказать Вам о моем заплыве на Северном полюсе, на самой северной точке всего мира.
Bugün sizlerle konuşmak istediğim konuהיום אני רוצה לדבר איתכם על
Bugün sizlerle konuşmak istediğim konuابتغي ان احدثكم اليوم عن
Bugün sizlerle konuşmak istediğim konu世界で最も北に位置する
Bugün sizlerle konuşurken, bu insanlar hala bu kuyunun içinde.Khi tôi nói chuyện với bạn hôm nay, những người này vẫn đang ở sâu trong cái hố đó,
Bugün sizlerle konuşurken, bu insanlar hala bu kuyunun içinde.제가 오늘 여러분에게 강연을 하고 있는 오늘도 이 사람들은 여전히 저 구멍 안에 있습니다.
Bugün sizlerle konuşurken, bu insanlar hala bu kuyunun içinde.Сейчас, во время нашего разговора, эти люди по-прежнему находятся в той шахте.
Bugün sizlerle konuşurken, bu insanlar hala bu kuyunun içinde.ברגע זה, כשאני עומדת כאן ומדברת אליכם, הגברים האלה עדיין נמצאים עמוק באותו בור,
Bugün sizlerle konuşurken, bu insanlar hala bu kuyunun içinde.بينما أقف أتحدث إليكم اليوم، لا يزال أولئك الرجال في عمق تلك الحفرة،
Bugün sizlerle konuşurken, bu insanlar hala bu kuyunun içinde.男達は その穴の奥深くへと潜り 報酬も補償もないまま 自らを危険に晒しています
Bugün sizlerle korkuyu umuda dönüştürmeyi konuşacağım.Aion puhua teille tänään pelon kääntämisestä toivoksi.
Bugün sizlerle korkuyu umuda dönüştürmeyi konuşacağım.Chcę wam dzisiaj opowiedzieć o przemianie strachu w nadzieję.
Bugün sizlerle korkuyu umuda dönüştürmeyi konuşacağım.Dnes budu mluvit o tom, co doufám promění strach v naději.
Bugün sizlerle korkuyu umuda dönüştürmeyi konuşacağım.Dnes Vám budem rozprávať o tom, čo dúfam premení strach na nádej.
Bugün sizlerle korkuyu umuda dönüştürmeyi konuşacağım.Én ma arról fogok Önöknek beszélni, hogyan alakítsuk félelmeinket reménnyé.
Bugün sizlerle korkuyu umuda dönüştürmeyi konuşacağım.Heute möchte ich mit Ihnen über die innovative Umwandlung von Furcht in Hoffnung sprechen.
Bugün sizlerle korkuyu umuda dönüştürmeyi konuşacağım.Hoje vou falar-vos sobre transformar o medo em esperança.
Bugün sizlerle korkuyu umuda dönüştürmeyi konuşacağım.Hôm nay chúng ta sẽ cùng thảo luận về triển vọng biến nỗi sợ hãi thành hy vọng
Bugün sizlerle korkuyu umuda dönüştürmeyi konuşacağım.Hoy voy a hablarles acerca de convertir el miedo en esperanza
Bugün sizlerle korkuyu umuda dönüştürmeyi konuşacağım.Idag ska jag tala till er om att förhoppningsvis förvandla rädsla till hopp.
Bugün sizlerle korkuyu umuda dönüştürmeyi konuşacağım.Ik ga het hopelijk met jullie vandaag hebben over het omzetten van angst naar hoop.
Bugün sizlerle korkuyu umuda dönüştürmeyi konuşacağım.Je vais vous parler aujourd'hui de la transformation, je l'espère, de la peur en espoir.