Bakın, gümüşü arıtır gibi olmasa da sizleri arıttım, Sıkıntı ocağında denedim.Eis que te purifiquei, mas não como a prata; provei-te na fornalha da aflição,
Bakın, gümüşü arıtır gibi olmasa da sizleri arıttım, Sıkıntı ocağında denedim.Glej, prečistil sem te, a ne kot srebro; izbranega sem te naredil v topilnici bridkosti.
Bakın, gümüşü arıtır gibi olmasa da sizleri arıttım, Sıkıntı ocağında denedim.He aquí que te he purificado, pero no como a plata; te he probado en el horno de la aflicción
Bakın, gümüşü arıtır gibi olmasa da sizleri arıttım, Sıkıntı ocağında denedim.Hľa, prepálim ťa, ale nie ako striebro, preberiem ťa v peci súženia.
Bakın, gümüşü arıtır gibi olmasa da sizleri arıttım, Sıkıntı ocağında denedim.Iată, te-am pus în cuptor, dar nu te-am găsit argint; te-am lămurit în cuptorul urgiei.
Bakın, gümüşü arıtır gibi olmasa da sizleri arıttım, Sıkıntı ocağında denedim.Ímé, megtisztítottalak, de nem úgy, mint ezüstöt, megpróbáltalak a nyomor kemenczéjében.
Bakın, gümüşü arıtır gibi olmasa da sizleri arıttım, Sıkıntı ocağında denedim.Je t`ai mis au creuset, mais non pour retirer de l`argent; Je t`ai éprouvé dans la fournaise de l`adversité.
Bakın, gümüşü arıtır gibi olmasa da sizleri arıttım, Sıkıntı ocağında denedim.Katso, minä olen sinua sulattanut, hopeata saamatta, minä olen sinua koetellut kärsimyksen pätsissä.
Bakın, gümüşü arıtır gibi olmasa da sizleri arıttım, Sıkıntı ocağında denedim.보라 내가 너를 연단하였으나 은처럼 하지 아니하고 너를 고난의 풀무에서 택하였노라
Bakın, gümüşü arıtır gibi olmasa da sizleri arıttım, Sıkıntı ocağında denedim.Nầy , ta luyện ngươi , nhưng không phải như luyện bạc ; ta đã thử ngươi trong lò hoạn_nạn .
Bakın, gümüşü arıtır gibi olmasa da sizleri arıttım, Sıkıntı ocağında denedim.Nầy, ta luyện ngươi, nhưng không phải như luyện bạc; ta đã thử ngươi trong lò hoạn nạn.
Bakın, gümüşü arıtır gibi olmasa da sizleri arıttım, Sıkıntı ocağında denedim.Oto wypławię cię, ale nie jako srebro; przebiorę cię w piecu utrapienia.
Bakın, gümüşü arıtır gibi olmasa da sizleri arıttım, Sıkıntı ocağında denedim.Se, jag har smält dig, men silver har jag icke fått; jag har prövat dig i lidandets ugn.
Bakın, gümüşü arıtır gibi olmasa da sizleri arıttım, Sıkıntı ocağında denedim.Se, jeg smelted dig Sølv blev det ikke prøved dig i Lidelsens Ovn.
Bakın, gümüşü arıtır gibi olmasa da sizleri arıttım, Sıkıntı ocağında denedim.Ιδου, σε εκαθαρισα, πλην ουχι ως αργυρον σε κατεστησα εκλεκτον εν τω χωνευτηριω της θλιψεως.
Bakın, gümüşü arıtır gibi olmasa da sizleri arıttım, Sıkıntı ocağında denedim.Вот, Я расплавил тебя, но не как серебро; испытал тебя в горниле страдания.
Bakın, gümüşü arıtır gibi olmasa da sizleri arıttım, Sıkıntı ocağında denedim.Ето, очистих те, но не като сребро; Изпитах те в пещта на скръбта.
Bakın, gümüşü arıtır gibi olmasa da sizleri arıttım, Sıkıntı ocağında denedim.הנה צרפתיך ולא בכסף בחרתיך בכור עני׃
Bakın, gümüşü arıtır gibi olmasa da sizleri arıttım, Sıkıntı ocağında denedim.هانذا قد نقيتك وليس بفضة. اخترتك في كور المشقة.
Bakın, gümüşü arıtır gibi olmasa da sizleri arıttım, Sıkıntı ocağında denedim.我 熬 煉 你 、 卻 不 像 熬 煉 銀 子 . 你 在 苦 難 的 爐 中 、 我 揀 選 你
Bakın, gümüşü arıtır gibi olmasa da sizleri arıttım, Sıkıntı ocağında denedim.我 熬煉你 、 卻 不 像 熬煉銀子 . 你 在 苦難 的 爐中 、 我揀選你
"Bakın, tüm bunları mümkün kılan sizlersiniz. Çok teşekkür ederiz."이렇게 말하고 싶었습니다, "보십시오, 여러분들께서 이를 가능하게 만든것입니다. 너무나 감사드립니다."
"Bakın, tüm bunları mümkün kılan sizlersiniz. Çok teşekkür ederiz."ולהגיד "תראו, זה בזכותכם. תודה רבה לכם."
"Bakın, tüm bunları mümkün kılan sizlersiniz. Çok teşekkür ederiz."ونقول لهم " أنظروا . انتم من جعلتم هذا ممكنا. ونشكركم جزيل الشكر"
"Bakın, tüm bunları mümkün kılan sizlersiniz. Çok teşekkür ederiz."私たちはフィルムを彼らに渡しました
"Bakın, tüm bunları mümkün kılan sizlersiniz."Kijk, jullie hebben dit mogelijk gemaakt.
"Bakın, tüm bunları mümkün kılan sizlersiniz."Látjátok, ezt ti tettétek lehetővé.
"Bakın, tüm bunları mümkün kılan sizlersiniz."Miren, ustedes lo hicieron posible.
"Bakın, tüm bunları mümkün kılan sizlersiniz."Nhìn này, các bạn làm nó thành có thể.
"Bakın, tüm bunları mümkün kılan sizlersiniz.Nous voulions y retourner et leur montrer le film
"Bakın, tüm bunları mümkün kılan sizlersiniz."Podívejte se, to Vy jste to umožnili.
"Bakın, tüm bunları mümkün kılan sizlersiniz."Poglejte, vi ste to omogočili.
"Bakın, tüm bunları mümkün kılan sizlersiniz."Spójrzcie, to dzięki wam to się stało możliwe.
"Bakın, tüm bunları mümkün kılan sizlersiniz."Κοιτάξτε, εσείς το κάνατε αυτό δυνατό.
"Bakın, tüm bunları mümkün kılan sizlersiniz."Вижте, вие направихте това възможно.
"Bakın, tüm bunları mümkün kılan sizlersiniz."Погляньте, це ваша заслуга.
Başkaları için elçi değilsem bile, sizler için elçiyim ya! Rab yolunda elçiliğimin kanıtı sizsiniz.Ak iným nie som apoštolom, ale vám som. Lebo pečaťou môjho apoštolstva ste vy v Pánovi.
Başkaları için elçi değilsem bile, sizler için elçiyim ya! Rab yolunda elçiliğimin kanıtı sizsiniz.Bychť pak jiným nebyl apoštol, tedy vám jsem. Nebo pečet mého apoštolství vy jste v Pánu.
Başkaları için elçi değilsem bile, sizler için elçiyim ya! Rab yolunda elçiliğimin kanıtı sizsiniz.Če drugim nisem apostol, sem pa vsaj vam; kajti pečat mojega apostolstva ste vi v Gospodu.
Başkaları için elçi değilsem bile, sizler için elçiyim ya! Rab yolunda elçiliğimin kanıtı sizsiniz.Choćbym innym nie był Apostołem, alem wam jest; albowiem pieczęcią apostolstwa mego wy jesteście w Panu.
Başkaları için elçi değilsem bile, sizler için elçiyim ya! Rab yolunda elçiliğimin kanıtı sizsiniz.Dacă nu sînt apostol pentru alţii, sînt măcar pentru voi; căci voi sînteţi pecetea apostoliei mele în Domnul.
Başkaları için elçi değilsem bile, sizler için elçiyim ya! Rab yolunda elçiliğimin kanıtı sizsiniz.Jos en olekaan apostoli muille, olen ainakin teille; sillä te olette minun apostolinvirkani sinetti Herrassa.
Başkaları için elçi değilsem bile, sizler için elçiyim ya! Rab yolunda elçiliğimin kanıtı sizsiniz.다른 사람들에게는 내가 사도가 아닐지라도 너희에게는 사도니 나의 사도 됨을 주 안에서 인친 것이 너희라
Başkaları için elçi değilsem bile, sizler için elçiyim ya! Rab yolunda elçiliğimin kanıtı sizsiniz.Если для других я не Апостол, то для вас Апостол ; ибо печать моего апостольства – вы в Господе.
Başkaları için elçi değilsem bile, sizler için elçiyim ya! Rab yolunda elçiliğimin kanıtı sizsiniz.Коли иншим я не апостол, то все ж вам; ви бо печать апостолування мого в Господї.
Başkaları için elçi değilsem bile, sizler için elçiyim ya! Rab yolunda elçiliğimin kanıtı sizsiniz.ואם אינני שליח לאחרים אך לכם הנני שליח כי חותם שליחותי אתם באדנינו׃
Başkaları için elçi değilsem bile, sizler için elçiyim ya! Rab yolunda elçiliğimin kanıtı sizsiniz.ان كنت لست رسولا الى آخرين فانما انا اليكم رسول لانكم انتم ختم رسالتي في الرب.
Başkaları için elçi değilsem bile, sizler için elçiyim ya! Rab yolunda elçiliğimin kanıtı sizsiniz.假 若 在 別 人 我 不 是 使 徒 、 在 你 們 我 總 是 使 徒 . 因 為 你 們 在 主 裡 面 正 是 我 作 使 徒 的 印 證
Başkaları için elçi değilsem bile, sizler için elçiyim ya! Rab yolunda elçiliğimin kanıtı sizsiniz.假若 在 別人 我 不 是 使徒 、 在 你 們 我 總是 使徒 . 因為 你 們在 主裡面 正 是 我 作 使徒 的 印證
Başkan, bir saat içinde ulusa ve sizlere seslenecek.El Presidente se dirigirá a la nación en menos de una hora.
Başkan, bir saat içinde ulusa ve sizlere seslenecek.Il Presidente farā un discorso alla nazione tra un'ora.
Başkan, bir saat içinde ulusa ve sizlere seslenecek.Preşedintele se va adresa naţiunii şi vouă personal într-o oră.
Başkan, bir saat içinde ulusa ve sizlere seslenecek.Prezident přednese svůj projev za hodinu. PERMONÍK
Başkan, bir saat içinde ulusa ve sizlere seslenecek. TÜM İNSANLIK ADINAAz elnök egy óra múlva tartja meg beszédét.
Başkan, bir saat içinde ulusa ve sizlere seslenecek. TÜM İNSANLIK ADINADe president spreekt binnen een uur tot de natie.
Başkan, bir saat içinde ulusa ve sizlere seslenecek. TÜM İNSANLIK ADINADer Präsident wird in einer Stunde Ihre Fragen beantworten.
Başkan, bir saat içinde ulusa ve sizlere seslenecek. TÜM İNSANLIK ADINAPredsednik bo nagovoril narod in vas čez eno uro.
Başkan, bir saat içinde ulusa ve sizlere seslenecek. TÜM İNSANLIK ADINAPresiden akan bercakap pada rakyat dan anda dalam satu jam.
Başkan, bir saat içinde ulusa ve sizlere seslenecek. TÜM İNSANLIK ADINAPresidenten talar till nationen inom en timme.
Başkan, bir saat içinde ulusa ve sizlere seslenecek. TÜM İNSANLIK ADINATổng thống sẽ nói vài lời với toàn dân... và tất cả trong vòng 1 giờ nữa.