Aslinda bu dogru, su anda sizlerle konusuyor olmam Brezilya'da dogmus olmamdandir.Знаете, и это правда, что я разговариваю с вами благодаря тому, что родился в Бразилии.
Aslinda bu dogru, su anda sizlerle konusuyor olmam Brezilya'da dogmus olmamdandir.Макар че всъщност, знаете ли, причината да говоря пред вас сега е, че съм роден в Бразилия.
Aslinda bu dogru, su anda sizlerle konusuyor olmam Brezilya'da dogmus olmamdandir.Як би там не було, правда в тому, що я розмовляю з вами тут тому, що народився у Бразилії.
Aslinda bu dogru, su anda sizlerle konusuyor olmam Brezilya'da dogmus olmamdandir.למרות שלמעשה זה נכון, הסיבה שבגללה אני כרגע מדבר אליכם היא מפני שנולדתי בברזיל.
Aslinda bu dogru, su anda sizlerle konusuyor olmam Brezilya'da dogmus olmamdandir.على الرغم من أنه صحيح في الواقع ، كما تعلمون ، السبب من تحدثي إليكم الآن هو لأنني ولدت في البرازيل.
Aslinda bu dogru, su anda sizlerle konusuyor olmam Brezilya'da dogmus olmamdandir.この話をしている理由は 私がブラジル生まれだからなんです もしモントレーに生まれていても ブラジルにいたでしょう
Aslında bu, hemen hemen sizlerin yarınız hatta yarıdan fazlanızın aşina olmadığı bur cihaz.En fait, ceci est quelque chose que la moitié d'entre vous, plus de la moitié, ne connaissent pas.
Aslında bu, hemen hemen sizlerin yarınız hatta yarıdan fazlanızın aşina olmadığı bur cihaz.Faktisk er dette her noget som halvdelen af jer - mere end halvdelen af jer - ikke er fortrolige med.
Aslında bu, hemen hemen sizlerin yarınız hatta yarıdan fazlanızın aşina olmadığı bur cihaz.In der Tat, das ist etwas mit dem die Hälfte von Ihnen, mehr als die Hälfte, nicht vertraut sein wird.
Aslında bu, hemen hemen sizlerin yarınız hatta yarıdan fazlanızın aşina olmadığı bur cihaz.In realtà è qualcosa con cui circa metà di voi, più di metà di voi non ha alcuna familiarità.
Aslında bu, hemen hemen sizlerin yarınız hatta yarıdan fazlanızın aşina olmadığı bur cihaz.In werkelijkheid is dit iets waar ongeveer de helft van u, meer dan de helft onbekend mee is.
Aslında bu, hemen hemen sizlerin yarınız hatta yarıdan fazlanızın aşina olmadığı bur cihaz.I själv verket är detta något som ungefär hälften av er, mer än hälften av er, inte är bekant med.
Aslında bu, hemen hemen sizlerin yarınız hatta yarıdan fazlanızın aşina olmadığı bur cihaz.Itse asiassa, tämä ei ole puolellekaan teistä tuttu.
Aslında bu, hemen hemen sizlerin yarınız hatta yarıdan fazlanızın aşina olmadığı bur cihaz.실제로는 이건 말이죠. 여러분들 중 절반 쯤, 절반 이상에게는 친숙하지 않은 물건이죠.
Aslında bu, hemen hemen sizlerin yarınız hatta yarıdan fazlanızın aşina olmadığı bur cihaz.Na verdade, isto é uma coisa com que metade de vós, mais de metade, não estarão familiarizados.
Aslında bu, hemen hemen sizlerin yarınız hatta yarıdan fazlanızın aşina olmadığı bur cihaz.(Risas) De hecho, esto es algo con lo que la mitad de ustedes, o más de la mitad, no estará familiarizado.
Aslında bu, hemen hemen sizlerin yarınız hatta yarıdan fazlanızın aşina olmadığı bur cihaz.Tak naprawdę mam tu coś, czego połowa z was pewnie nie zna.
Aslında bu, hemen hemen sizlerin yarınız hatta yarıdan fazlanızın aşina olmadığı bur cihaz.Thực ra, đây là một thứ mà một nửa trong số các bạn, hơn một nửa sẽ không quen.
Aslında bu, hemen hemen sizlerin yarınız hatta yarıdan fazlanızın aşina olmadığı bur cihaz.Valójában ez valami, amit a közönség nagyjából fele, több mint fele, nem ismer.
Aslında bu, hemen hemen sizlerin yarınız hatta yarıdan fazlanızın aşina olmadığı bur cihaz.Ve skutečnosti to je něco, co víc než polovina z vás nikdy neviděla.
Aslında bu, hemen hemen sizlerin yarınız hatta yarıdan fazlanızın aşina olmadığı bur cihaz.Για την ακρίβεια, αυτό είναι κάτι που περίπου οι μισοί από σας, περισσότεροι από τους μισούς δε θα ξέρετε.
Aslında bu, hemen hemen sizlerin yarınız hatta yarıdan fazlanızın aşina olmadığı bur cihaz.Всъщност, това е нещо, което мисля, че половината от аудиторията, дори повече от половината, не познават.
Aslında bu, hemen hemen sizlerin yarınız hatta yarıdan fazlanızın aşina olmadığı bur cihaz.На самом деле, это нечто, с чем примерно половина из вас, более половины из вас не знакомы.
Aslında bu, hemen hemen sizlerin yarınız hatta yarıdan fazlanızın aşina olmadığı bur cihaz.למעשה, זה משהו שבערך מחצית מכם, יותר ממחצית מכם, לא יכירו.
Aslında bu, hemen hemen sizlerin yarınız hatta yarıdan fazlanızın aşina olmadığı bur cihaz.للحقيقة, هذا الشئ نصفكم أو أكثر من النصف لا يعرفونه.
Aslında bu, hemen hemen sizlerin yarınız hatta yarıdan fazlanızın aşina olmadığı bur cihaz.皆さんの半数以上にはなじみのない物です 電気カミソリなんです ほらね
Aslında sizler için büyültülmüş bazı resimler hazırladım.Aber ehrlich, ich habe es geschaft einige Vergrösserungen vorzubereiten - noch besser.
Aslında sizler için büyültülmüş bazı resimler hazırladım.Consegui preparar umas imagens ampliadas, melhor ainda.
Aslında sizler için büyültülmüş bazı resimler hazırladım.De fapt, am reușit să vă pregătesc câteva poze mărite -- și mai bine.
Aslında sizler için büyültülmüş bazı resimler hazırladım.Di fatto, ho preparato per voi degli ingrandimenti - anche meglio.
Aslında sizler için büyültülmüş bazı resimler hazırladım.Dokonce jsem si připravil pár zvětšenin, což je ještě lepší.
Aslında sizler için büyültülmüş bazı resimler hazırladım.En fait, j'ai réussi à vous préparer des images agrandies, encore mieux.
Aslında sizler için büyültülmüş bazı resimler hazırladım.사실 여러분을 위해 더 큰 그림들을 준비했답니다, 훨씬 낫죠.
Aslında sizler için büyültülmüş bazı resimler hazırladım.Maar ik heb er enkele laten uitvergroten. Nog beter.
Aslında sizler için büyültülmüş bazı resimler hazırladım.Néhány képet ki is nagyítottam - így még jobbak
Aslında sizler için büyültülmüş bazı resimler hazırladım.(Risas) En realidad logré hacer unas fotos más grandes que son aún mejores.
Aslında sizler için büyültülmüş bazı resimler hazırladım.Thật ra, tôi đã chuẩn bị cho quý vị vài hình ảnh to hơn -- thậm chí tốt hơn.
Aslında sizler için büyültülmüş bazı resimler hazırladım.W sumie, udało mi się przygotować dla was parę powiększonych obrazów -- nawet lepiej.
Aslında sizler için büyültülmüş bazı resimler hazırladım.Μάλιστα, κατάφερα να μεγεθύνω για εσάς κάποιες εικόνες - ακόμα καλύτερα.
Aslında sizler için büyültülmüş bazı resimler hazırladım.Всъщност, успях да ви подготвя някои увеличени картини - още по-добре.
Aslında sizler için büyültülmüş bazı resimler hazırladım.На самом деле, я приготовил для вас несколько увеличенных картин -- что даже лучше.
Aslında sizler için büyültülmüş bazı resimler hazırladım.בעצם הצלחתי להכין לכם תמונות מוגדלות: עוד יותר טוב.
Aslında sizler için büyültülmüş bazı resimler hazırladım.في الواقع، لقد أعددت لكم هنا صورة مكبرة -- أفضل.
Aslında sizler için büyültülmüş bazı resimler hazırladım.「アートの整頓」 これは比較的新しい用語で
Aslında, şu anda bu odada bu klibi sizlere göstermemi istemeyenler olabilir.De hecho hay gente en este salón que quizás no quiera que muestre el video que están a punto de ver.
Aslında, şu anda bu odada bu klibi sizlere göstermemi istemeyenler olabilir.사실, 이자리에 있는 분들중에는 우리가 보려고 하는 이 영상이 보여지길 바라지 않는 분들도 있습니다.
Aslında, şu anda bu odada bu klibi sizlere göstermemi istemeyenler olabilir.Sőt, ebben a teremben is ülnek emberek, akik talán nem akarják, hogy lejátszam ezt a következő klipet.
Aslında, şu anda bu odada bu klibi sizlere göstermemi istemeyenler olabilir.Tak naprawdę, w tej sali są ludzie, którzy mogą nie chcieć abym pokazał fragment, który zaraz zobaczymy.
Aslında, şu anda bu odada bu klibi sizlere göstermemi istemeyenler olabilir.V skutočnosti sú v tejto miestnosti ľudia, ktorí si neprajú, aby som Vám teraz ukázal tieto zábery.
Aslında, şu anda bu odada bu klibi sizlere göstermemi istemeyenler olabilir.Всъщност, в тази зала има хора, които може да не искат да ви покажа клипа, който ще видим сега.
Aslında, şu anda bu odada bu klibi sizlere göstermemi istemeyenler olabilir.למעשה יש אנשים בחדר הזה שלא ירצו שאני אראה לכם את הקליפ הזה שאנחנו עומדים לראות.
Aslında, şu anda bu odada bu klibi sizlere göstermemi istemeyenler olabilir.في الواقع هناك شخصا في هذه الغرفة الذي قد لا يريد مني أن اعرض لكم هذا الفيديو الذي على و شك ان نراه الان.
Aslında, şu anda bu odada bu klibi sizlere göstermemi istemeyenler olabilir.この映像を見せて欲しくないという人がいるかも知れません (笑い)
‹‹Atalarımız bu dağda tapındılar, ama sizler tapılması gereken yerin Yeruşalimde olduğunu söylüyorsunuz.››우리 조상들은 이 산에서 예배하였는데 당신들의 말은 예배할 곳이 예루살렘에 있다 하더이다
‹‹Atalarımız bu dağda tapındılar, ama sizler tapılması gereken yerin Yeruşalimde olduğunu söylüyorsunuz.››Naši otcovia sa modlievali na tomto vrchu, a vy hovoríte, že v Jeruzaleme je miesto, kde sa treba modliť.
‹‹Atalarımız bu dağda tapındılar, ama sizler tapılması gereken yerin Yeruşalimde olduğunu söylüyorsunuz.››Nos pères ont adoré sur cette montagne; et vous dites, vous, que le lieu où il faut adorer est à Jérusalem.
‹‹Atalarımız bu dağda tapındılar, ama sizler tapılması gereken yerin Yeruşalimde olduğunu söylüyorsunuz.››Nossos pais adoraram neste monte, e vós dizeis que em Jerusalém é o lugar onde se deve adorar.
‹‹Atalarımız bu dağda tapındılar, ama sizler tapılması gereken yerin Yeruşalimde olduğunu söylüyorsunuz.››Nuestros padres adoraron en este monte, y vosotros decís que en Jerusalén está el lugar donde se debe adorar
‹‹Atalarımız bu dağda tapındılar, ama sizler tapılması gereken yerin Yeruşalimde olduğunu söylüyorsunuz.››Očetje naši so na tej gori molili; vi pa pravite, da je v Jeruzalemu kraj, kjer se mora moliti.
‹‹Atalarımız bu dağda tapındılar, ama sizler tapılması gereken yerin Yeruşalimde olduğunu söylüyorsunuz.››Otcové naši na této hoře modlívali se, a vy pravíte, že v Jeruzalémě jest místo, kdežto náleží se modliti.