Unutmayın, videoya çektiğiniz kişileri korumak sizin görevinizdir.Remember, it's your responsibility to protect those you film.
Ben -- sizinde bildiginiz gibi, PCR'i icat ettikten sonraI -- you know, when I -- after I had invented PCR,
Doğrusu, sizin için saatin kaç olduğunu bilmiyorum, ama benim için sabah.Actually I don't know what time it is for you, it's morning for me.
Bence bu sizin hedefiniz.That's the goal of I guess you'd call it the game.
Sizin de resimde bunu gördüğünüzü düşünüyorumI hate to use a word in its own definition, but I think you see that now in the picture.
Bunlardan herhangi biri sizin bugünkü sorumluluğunuz mu?Is any of this your responsibility today?
- Sizinle konuşabilir miyim?- May I speak with you?
Gemi sizin. <i>"Uskunanın adı Hesperus'tu, ve buz gibi sulara yelken açtı."</i>It's your ship. "It was the schooner 'Hesperus,' and she sailed the wintry sea. "
Burası sizin eviniz mi?Is this your house?
- Evim sizin de evinizdir.- My house is yours.
- Sizin geminiz de kaza geçirdi anladığım kadarıyla?- You were in a shipwreck too?
Sadece sizin kitaplarınızda aklı başında bir bakış açısına rastladım.Only in yours have I found a sane point of view.
Belki de sizin gibi iki çok güzel insanın arkadaşlığı hoşuna gidiyordur.Well, perhaps he enjoys the company of two very charming people.
Farzedelim sizinle konuşuyoruz ve amcamı size tanıtıyorum.Suppose I were talking with you and I was introducing you to my uncle.
Sizin hatanız değildi; siz iyisiniz.It wasn't your fault; you're just fine.
Yani geldiğinde, sizin ya da kırmızı bir çip var...So when you came in, most of you will have got either a red chip...
Buraya sizinle bunu paylaşmaya geldim.This is what I came here to share with you.
Tanıştığınız birinin sizin dünyaya ait düşünce yapınızı tamamen değiştirdiğinin farkına varmanız.It's that realization of someone you meet that really made you change your ideas about the world.
Sizin için en iyi olanı sunmaya hazırız.We are ready to provide the best for you.
Şu haliyle, sizin de gördüğünüz gibi, sonuçlar biraz komik.Well right now, as you can see, the results can be somewhat comical.
Ve Amerika'nın en önemli bestekarlarından birinin bir parçasını sizin için çalmak istiyoruz.And we want to play a little piece for you by one of the most important composers of America.
Sizin gibi insanlar.People like you.
Gazete makalesinde, sizin gidip orjinal akademik yazıyı bulmanıza da yardım ediyorlar.And they very helpfully tell you how to go and find the paper.
Sizin hakkınızda heyecanla yazmış insanlar olur.You get hundreds of strangers writing excitedly about you.
O üç yaşındaki çocuk hala sizin bir parçanız.That three-year-old boy is still part of you.
O üç yaşındaki kız hala sizin bir parçanız.That three-year-old girl is still part of you.
Bu birlik, sizin sayenizde ilerlemekte.It moves forward because of you.
(Tezahurat, alkış) Ve ben sizin oyunuzu hak etsem de,(Cheers, applause.) And whether
Ancak bu, sizin işinizin sonlandığı anlamına gelmiyor.But that doesn't mean your work is done.
Neyi seçerseniz seçin, içerde sizin için şunlar var.Whatever your choice, here is what is in store for you.
Ben çözmeden önce sizin denemenizi istiyorum.I'm encouraging you to try them out before I do them.
İsterseniz sizin için biraz daha kolaylaştırayım. Bunu yapabiliyorsanız her gün yapın.You guys, if you want, you can do this to make it a little bit easier.
Sizinle nasıl bir HIV/AIDS aktivisti olduğumun hikayesini paylaşacağım.I'm going to share with you the story as to how I have become an HlV/AlDS campaigner.
Eğer akıllı biomateryalleri kullanamıyorsak sizin kendi hücrelerinizi kullanmayı tercih ediyoruz.If we cannot use smart biomaterials, then we'd rather use your very own cells.
Ve eğer mümkünse, sizin söz konusu organınıza ait spresifik hücreleri kullanmayı tercih ederiz.And if possible, we'd rather use the cells from your very specific organ.
Çünkü aldığımız bu hücreler, sizin istediğiniz tipte hücreler olduklarını zaten biliyorlar.Because we'd rather take those cells which already know that those are the cell types you want.
Sizin hastalık sonucu ölmeniz daha yüksek yasalar gereğidir.Your illness is the result of a higher law.
Sizin nelerden bahsettiğinizi bilmiyorum!I don't know what you're talking about.
Sizin sindirim organlarınız her türlü aşırılıklardan tamamen tahrip olmuştu.Your gastrointestinal apparatus was completely destroyed from all types of excesses.
Sizin hazır olacağınızı düşünmüştüm!I thought you'd be ready!
Ah evet, Sizin baş ağrınız vardı.Ah yes, you had headaches.
Sizin Bakanlığın konumu Yenilenme, Bu Reenkarnasyon Bölümünün yanında duruyor.You're in the Ministry for Regeneration, which stands alongside the Reincarnation Pavilion.
Bakanım, Afedersiniz Sizinle özel olarak görebilir miyim?Minister, excuse me, may I see you in private?
Sizin için ne yapabilirim?What can I do for you?
Sizinle en kısa zamanda konuşmanın mümkün olacağını düşünüyorum.I think you'll be able to talk soon.
Andre, Gerçeği bilmek için. Sizin hayatta olduğunuzu, insanlara anlatmaya değmez, faydasızdır.André, it's not worth telling people you're alive, it's no use.
Emmanuel, sizin inancınıza, ben inanmıyorum.Emmanuel, I don't have your faith.
Sizin kalpten konuştuğunuzu nasıl anladılar?When you were found, you spoke from the heart.
Sizin için dua eden kalpler vardır.There are hearts praying for you.
Ve tüm iyi işçiler gibi Sizin bildiğiniz zaman geri kalan zamandır.And like all good workers, you know when it's time for a rest.
Sizin geldiğinizde ben herhalde yeniden doğmuş olacağım.When you get yours I'll probably have been reborn.
Andre, sizin için özel bir menü, Bugün orada çorba olacak.André, a special menu for you, today there'll be soup.
Sizin enerjilerinizi canlandırmak için. Eloisa torununa ve size ihtiyacı var.Eloisa, granddaughter, you also need to reinvigorate your energies.
Bir sonraki enkarnasyon için, sizin planınıza bakıyorum. O kadar kolay geliyor.Watching you plan your next incarnation, it sounds so easy.
Sizin durumda daha zor bulunuyor.There are more difficult cases than yours.
Sizin istediğiniz, gerçekleştirilecektir. Dünya'da ve Gökte olduğu gibi.Thy will be done, on Earth as it is in Heaven.
Sizin sanatınız benimle olduğu sürece, Korku ve kötülük saçamayacaktır.I will fear no evil: for thou art with me.
Andre, şey ben sizin için ne yapabilirim?Anything I can do for you, André?
Sizin anneniz zaten yüksek alanlarda yaşıyor. ve her zaman ziyaretinize geliyor.You say that because your mother lives in the higher spheres... and always comes to visit you.
Tanrı sizinle olsun, Dr. Andre.May God be with you, Dr. André.