Ana içeriğe geç
Sözlük

sizin ile cümle

sizin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Bütün gün oturmak sizin için iyi değil.Sitting all day is not good for you.
Geri gelirsek sizin için önemli mi?Does it matter to you when we come?
Sizinle ilgili ters bir şey olabilir.There may be something wrong with you.
Sizin bunu sevdiğinizi umuyorum.I hope that you like it.
Benim geleceğim sizin ellerinizde.My future is in your hands.
Sizinle tanışmam büyük bir onurdur.It is a great honor for me to meet you.
Sizin burada mutlu olacağınızı biliyorum.I know you'll be happy here.
Sizin vicdanınız yok.You have no scruples.
Üzgünüz ama biz sizin için daha fazla bir şey yapamayız.We're sorry, but we can't do anything more for you.
Can yelekleri sizin koltukların altında bulunmaktadır.Life vests are located under your seats.
Biraz daha saygı lütfen! Ben hâlâ sizin annenizim.A little more respect please! I am still your mother.
Bu sizin şansınız.This is your chance.
Düz durun. Kambur gibi durmak sizin için kötü.Stand up straight. Slouching is bad for you.
İşte sizin için bir sorun.Here's a problem for you.
Seçim hâlâ sizin.The choice is still yours.
O sizinle karşılaştıramaz.He can't compare with you.
Sizin sınırlar beni tutmaz.Your boundaries don't confine me.
Sizin çabalar başarısızlığa mahkumdur.Your efforts are condemned to failure.
Ben sizin maaşlarınızı düşürmüyorum.I'm not lowering your salaries.
Sizin bu konudaki fikriniz nedir?What's your opinion on that?
İşte sizin için bir mesaj.Here's a message for you.
Sizin için hangi ürünün doğru olduğunu düşünürken bu özellikle önemlidir.This is particularly important when considering which product is right for you.
Sizin cem-i cümlenizi seviyorum.I love each and everyone of you.
Sizinle kahvaltı yapmak istiyorum.I'd like to eat breakfast with you.
Sizinle ilgili muhakeme yok.There's no reasoning with you.
Onlar artık sizin arkadaşlarınız değil.They're not your friends anymore.
Tom muhtemelen sizinle aynı fikirdeydi.Tom would likely agree with you.
Sizin kaçınız Tom'u tanıyor?How many of you know Tom?
Beyaz şemsiye sizin.The white umbrella is yours.
Sizin köpek Tom'dan oldukça hoşlanmaya başladı gibi görünüyor.It seems that your dog has taken quite a liking to Tom.
Sizin ülkeniz için ölmek güzel.It's beautiful to die for your country.
Sizinle tanışmak bir onurdur.It's an honor to make your acquaintance.
Onu sizin için yapmaktan mutlu olacağım.I'll be happy to do that for you.
Bu hata sizin hayatınıza mal olabilirdi.This error could cost you your life.
Biz sizin gibi insanlara hizmet etmiyoruz.We don't serve people like you.
Biz sizin gibi insanları istemiyoruz.We don't want people like you.
Sizin gibi insanlara ihtiyacımız yok.We don't need people like you.
Sizin İngilizceniz gelişti.Your English has improved.
O gözlem de, sizinle ilgilidir.That observation pertains to you, too.
Söylemek üzere olduğum şey sizin sorunuza cevap verecektir.What I'm about to say will answer your question.
Facebook'un sizinle ilgili birçok verisi vardır.Facebook has a lot of data about you.
Bu gece sizin evde kalabilir miyim?Can I stay at your place tonight?
Tom sizin için hazırdır.Tom is ready for you.
Bunlardan hangisi sizin kitabınız?Which one of these is your book?
Sizin numaranızı alabilir miyim, lütfen?Can I have your number, please?
Taze meyve ve sebzeler sizin için iyidir.Fresh fruits and vegetables are good for you.
Sizin kendinize hayrınız dokunmuyor.You couldn't act your way out of a paper bag.
Sizinle tanıştığım için gerçekten mutluyum.I am indeed happy to meet you.
O sizinle konuşmak istediğini söylüyor.He says that he wants to speak to you.
O sizinle konuşmak istediğini söyler.She says that she wants to speak with you.
Soru sizin için ne yapabilirim değil ama benim için ne yapabilirsin?The question is not what I can do for you, but what you can do for me.
Bu sizin rolünüz mi?Is that your role?
Sizin ikinizi birlikte bulacağımı biliyordum.I knew I'd find the two of you together.
Sizin gibi saygın grupların önünde konuşmak için davet edildim.I've been invited to speak in front of esteemed groups such as yourselves.
Biz partiye sizin gibi geç kalmıştık.We were late to the party, like you.
Tom sizin için harika bir iş yapacak.Tom will do a great job for you.
Sizin masum görünüşünüz beni kandırmaz.Your innocent look doesn't fool me.
Sizin masum davranışınız beni kandırmaz.Your innocent act doesn't fool me.
Sizinle özel konuşabilir miyiz?Can I speak to you in private?
Sizin de görebileceğiniz gibi, yıllardan beri bu kasabada hiçbir şey değişmedi.As you can see for yourselves, nothing has changed in this town after all these years.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod