O elbise sizin için mükemmel.That dress is perfect for you.
Zaten yemiş olmasaydım, öğlen yemeğini sizinle beraber yemeyi çok isterdim.If I hadn't already eaten, I would love to have had lunch with you.
Böylesine mükellef bir kahvaltı yapmış olmasaydım, öğle yemeğini seve seve sizinle yerdim.If I hadn't had such a large breakfast, I would have loved to have lunch with you.
Bu şarkıyı sadece sizin için yazdım.I wrote this song just for you guys.
Arkadaşlar, sizinle bir dakikalığına konuşabilir miyim ?Friends, can I talk with you for a minute?
Bütün gün oturmak sizin için kötü.Sitting down all day is bad for you.
Bütün gün oturmak ve bir bilgisayar ekranına bakmak sizin için kötü.Sitting down all day and looking at a computer screen is bad for you.
Ben sizin melodiyi nadiren duyuyorum.I seldom hear your tune.
Sizinle tanışmak çok hoştu.So pleased to meet you.
Sizin tavsiyeniz benim için önemli.Your advice is important for me.
Sizin elinizde ne var?What do you guys have?
Sizin pilin gücü düşük.Your battery power is low.
Kimsenin sizinle çalışmak istememesinin nedeni bu.That's why no one wants to work with you.
Sizin dilinizde "kalp" "ağrı" ile kafiyeli mi?In your language, does "heart" rhyme with "pain"?
Petrol sizin için insan hayatından daha değerlidir, değil mi?Oil is more precious than human life to you, right?
Aşk sizin için sadece bir oyun mu?Is love just a game to you?
Sizin için başarısızlık tek seçenektir.For you, failure is the only option.
Bu konuda sizinle hemfikir değilim.I disagree with you on this.
Sizin eleştiriniz asılsızdır.Your criticism is unfounded.
Ben sizinle savaştayım.I am at war with you.
Sizin maskeleriniz var.You have got masks.
Sizin için yapabileceğimiz bir şey var mı?Is there something that we could do for you?
Bunun sizin için ne kadar önemli olduğunu fark etmemiştim.I had not realized how important this is to you.
Sizinle iş yapmak zevkti.Pleasure doing business with you.
Sizinle iş yapmak bir zevkti.It's been a pleasure doing business with you.
Bunu söylemek sizin güzelliğinizdi.It was nice of you to say that.
Sizin dilinizi konuşmak istemiyorum.I don't want to speak your language.
İstatistikler sizin lehinize.The statistics are in your favor.
Sizin yorumlarınız uygundu.Your comments were appropriate.
Birçok kişi sizinle aynı fikirde değil.Many people disagree with you.
Sizin çabanız takdir edilir.Your effort is appreciated.
Kalbim sizindir.My heart is yours.
Sizin izleniminiz neydi?What was your impression?
Sizin oyunuz önemlidir.Your vote matters.
Sizin öngörüleriniz neler?What are your predictions?
Sizin emniyet kemerlerinizi takın.Buckle your seat belts.
Sizin için düzenlemeler yaptık.We've made arrangements for you.
Tamamen sizinle aynı düşüncedeyim.I agree with you entirely.
Sizinle aynı fikirdeyim çocuklar.I agree with you guys.
Sizin yedek oyuncunuz zaten seçildi.Your substitute has already been picked out.
Sizin halefiniz zaten seçildi.Your successor has already been chosen.
Bu sizin fikrinizdi, değil mi?This was your idea, wasn't it?
Çocuklar, sizin için eve gelme vakti!Children, it's time for you to come home!
Sizin nesil cinselliği anlamadı.Your generation didn't understand sexuality.
Tom'un onu sizin için yapmasını istemelisiniz.You should ask Tom to do that for you.
Sizin hakaretiniz tamamen gerekçeli.Your outrage is completely justified.
Sizin yerinizde olsam onu asla tekrarlamazdım.I'd never repeat that if I were you.
Bunu sizin için değiştireceğim.I'll change it for you.
Mary sizin ülkenizde yaygın bir isim mi?Is Mary a common name in your country?
Benim görüşüm sizinki ile aynı.My opinion is the same as yours.
Bana gelince, ben sizin bakış açınıza itiraz etmiyorum.As for me, I don't object to your point of view.
Ben sizinle tamamen aynı fikirde değilim.I don't fully agree with you.
Bizde sizin ölçünüz var o renkte değil.We have your size, but not in that color.
Çiğ yumurta yemek sizin için kötü olabilir.Eating raw eggs could be bad for you.
Bu bavul sizin değil. O benim.This suitcase isn't yours. It's mine.
Sizin zamirleriniz nelerdir?What are your pronouns?
Garsonunuz sizinle birlikte olacak.Your waiter will be right with you.
Bu sizin zaferiniz.It's your victory.
Gelecekte Firefox sizin için eklentileri artırır.In the future, Firefox will upgrade plugins for you.
Sizin paranızı istemiyoruz.We don't want your money.