Ana içeriğe geç
Sözlük

sizin ile cümle

sizin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tom asla sizinle aynı fikirde görünmüyor.Tom doesn't seem to agree with you at all.
Sizin talimatlar uygulanıyor.Your instructions are being carried out.
Sizin hipotez mantıklı.Your hypothesis is plausible.
Sizin eşyanın tümü dışarıda.Your stuff is all outside.
Sizin vardiya 2.30'da biter.Your shift ends at 2:30.
Sizin kurban fark edilmeden gitmeyecek.Your sacrifice won't go unnoticed.
Sizin ofisiniz ev yolunda.Your office is on the way home.
Sizin ofisiniz evime giderken.Your office is on my way home.
Çocuklarınız sizin yanınızda olacak.Your kids will stand by you.
Sizin şefkatiniz beni şaşırtmaktan asla vazgeçmiyor.Your compassion never ceases to amaze me.
Sizin şefkatiniz beni hep şaşırtıyor.Your compassion never ceases to amaze me.
Sizin sözünüzü kesti.He interrupted your sentence.
Üzgünüm toplantıdan sonra sizinle konuşmak için bir şansım olmadı.Sorry I didn't have a chance to talk with you after the meeting.
Herkes sizin tuzakları kaybetti.Everybody shut yer traps!
Sizinle kalmaya karar verdik.We decided to stay with you.
Sizinle ilgili her şey tamam mı?Is everything OK with you?
Sanırım sizinle gitmeliyiz.I think we should go with you.
Sizinle arkadaş olamam.I can't be friends with you.
Sizinle olmalıyız.We should be with you.
Sizinle kaçmak istedim.I wanted to run away with you.
Sizinle konuşmak istedik.We wanted to talk to you.
Sizinle konuşmak zorundayım.We have to talk to you.
Bunun sizin için çok şey ifade ettiğini biliyorum.I know it means a lot to you.
Sizin için ne yaptılar?What've they done to you?
Lütfen beni sizinle götür.Please take us with you.
Sizin için işim var.I have work for you.
Ben sizin için ayakkabılarınızı cilaladım.I polished your shoes for you.
Bu sizin için bir iş gibi görünüyor.This sounds like a job for you.
Bir sonraki soru sizin için.The next question is for you.
Bu sizin için yeterince büyük.It's just big enough for you.
Tom sizin güvenliğiniz hakkında endişeli.Tom is worried about your safety.
Kız kardeşine bu kurallara uymasını söyle. Ben sizin hizmetçiniz değilim.Tell your sister to follow those rules. I'm not your servant.
Bizi sizinle götürebilir misin?Can you take us with you?
Biz sizin koşullarınızla anlaşmaya hazırız.We are agreeable to your conditions.
Sizinle gitmek için bana ihtiyacın var mı?Do you need me to go with you?
Afedersiniz, sizinle biraz konuşabilir miyim?Excuse me, can I have a word with you?
Tom ve Mary sizinle aynı fikirde değil.Tom and Mary don't agree with you.
Ona sizin için bakmamı ister misiniz?Would you like me to take care of it for you?
Sizin için alabileceğim bir şey var mı?Is there anything I can get for you?
Sizin için alabileceğim başka bir şey var mı?Is there anything else I can get for you?
Bunu sizin için nasıl daha kolay yapabiliriz?How can I make it easier for you?
Sizin için yapabileceğimiz başka bir şey var mı?Is there anything else we can do for you?
Bütün bu insanlar sizin için mi çalışıyor?Do all those people work for you?
O sizin için yeterli değil miydi?Wasn't that enough for you?
İşte, sizin için açacağım.Here, I'll open it for you.
Herkes Tom'un sizin için bir şeyi olduğunu biliyor.Everyone knows that Tom has a thing for you.
Sizin neyiniz var millet?What's the matter with you people?
Bir an için sizinle konuşabilir miyiz?Can we speak to you for a moment?
Bir an için sizinle konuşabilir miyim?May I speak to you for a moment?
Sizin iç geçirmeniz boşuna - Ben sizin fantezinizi yerine getirmeyeceğim.Your sighs are in vain - I will not fulfil your fantasy.
Sizin dans etme tarzınızı hatırlıyorum.I remember the way you used to dance.
Sizin aksanınız çok ilginç.Your accent is very interesting.
Homoseksüellik sizin ülkenizde yasadışı mı?Is sodomy illegal in your country?
Sizin yardımınız olmadan onu yapamazdım.I couldn't have done that without your help.
Tom sizin için yemek pişirecek.Tom will cook for you.
Tom burada sizinle kalmak için söz verdi.Tom has promised to stay here with you.
Ben sadece birkaç gün sizinle kalabilirim.I can only stay with you for just a few days.
Bu sizin çantanız mı?Is this your purse?
Sizin tanınız nedir?What's your diagnosis?
Tom orada sizinle mi?Is Tom over there with you?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
sizin ile cümle - Sayfa 18 - sizin kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App