Cinayetiniz sizi bekliyor.Your victim is waiting.
Herşey yoluna girecek. Sizi alacağımEverything's okay, I'll get you.
Sizi temin ederimki bu benim oğlumI assure you. It is my son.
Sizin terminaliz çalışmıyor.Your terminal is not working.
Dün sizi görmüştüm.I saw you yesterday.
Şovda sizi gördüm.Show.
Teknik terimler sizin fikirlerinizi anlamamız için engeller oluşturuyor.Jargon is a barrier to our understanding of your ideas.
Yani burada KMS'lerden saklanamazsınız ve düşmanlar gizlendikleri yerden sizi daha kolay vurabilir.So you won't hide there from SPGs and enemies can shoot you from behind cover easier.
Bir şekilde elinize bir bilgisayar tutuştururlar ve sonra sizi yuvadan salıverirler.They just sort of give you your computer and then kick you out of the nest.
Telefon sizin için noktayı koyar, bir boşluk bırakır ve büyük harfe geçer.The phone puts the period, the space, and the capital for you.
Sizi aradığımda ve bir sesli mesaj bırakmak istediğimde şöyle dediğinizi duyuyorum:When I call you and leave a message on your voice mail,
Girişim sermayecisi hep sorar, " Bayım, sizin işiniz nedir ve müşteriniz kimdir?""Sir, what is your business, and who is your customer?"
Ve sizin filtre baloncuğu sizin kişisel çevrimiçi yaşadığınız özel evrensel bilginizdir.And your filter bubble is your own personal, unique universe of information that you live in online.
Ve filtle boloncuğunuzdaki ne olduğu sizin kim olduğunuza, ve sizin ne yaptığına bağlıdır.And what's in your filter bubble depends on who you are, and it depends on what you do.
Fakat neyin alınıp neyin alınmadığına sizin karar vermediğinizdir.But the thing is that you don't decide what gets in.
Ve en önemlisi ise, neyin düzenlenip neyin düzenlenmediğini sizin görmediğinizdir.And more importantly, you don't actually see what gets edited out.
Yaptıklarının önemli olduğunu düşünmeleri ve bunu sizinle paylaşmak istemeleri lazım.They have to think that they did something and that they want to share it with you.
"Jefferson sizi hiç hayal kırıklığına uğrattı mı?"I said, "Did Jefferson ever disappoint you?"
Dolayısıyla asıl sorular şunlardır: Mevcut değillerse sizi nasıl öğrenecekler?As the real questions are, if they don't exist, how will they find out about you?
Ve aklınıza bir fikir gelir. Danışmanın sizi şaşırtmak istediğinin farkına varırsınız.And you say, Arbegla, you have given me in-con-sistent information!
Tanrım, sizinle ne yapacağım ben?Aigoo, you are...
Sizinle görüşmeyeli uzun zaman oldu, Vekil So Soon Woo.It has been awhile Senator So Soon Woo.
Sizi tekrar tanıştıracağım.I will reintroduce you two.
Sizi affedebileceğimi sanmıyorum Başkan.I cannot forgive you, Chairman.
Ve sizin vücudunuz bir şekilde bunu biliyor.And your body somehow knows that.
Bir noktada, biliyorsunuz, sizin gerçekten aya gittiğinize inanmıyoruz, ama gittiniz dediler.They said, at one point, you know, we don't really believe you went to the moon, but you did.
Sizin haberiniz yok muydu?You didn't know?
Bu kesinlikle sizin hatanızdı, tamam mı?It is definitely your mistake. Alright?
Sizi nelerin beklediginin ve su yuzune cikmaya calistiginin farkinda misiniz?Do you notice what's bubbling up for you and trying to emerge?
Sizi görmek güzel!Nice to see you!
Sizi gidiler. Giydiklerinize bakın hele.You rascals... look at the way you're dressed.
Şuanki tek derdiniz bu mu sizin?That's your big worry right now?
Afedersiniz, sizin büyük bir hayranınızım!Excuse me, but I'm a huge fan!
Ben sizi üzecek bir ţey yapmadým.I haven't done anything which would make you upset.
Ben bir gün bile, sizin gurur duymayacađýnýz tek bir ţey yapmadým.I haven't done anything you wouldn't be proud of me, not even one day.
Kaç kere bu evin kapýsýnda durdum, sizi seyrettim.How many times i stand at the door of this house, watched you.
O zamana kadar da ben sizi kollamaya devam edeceđim. Bana yapýlaný öđrenmeye de.But until then, i will keep protecting you and also learning what was done to me
O yüzden kolluyorum iţte sizi.That's why i am protecting you
Sizin için bir tahminde bulunayım, çok daha şaşırtıcı.Let me make a prediction for you, which is probably even more startling.
Sizin ağ kurma kapasitenizdir önemli olan, hükümetleriniz arasında ve dışarıda da.It's your capacity to network that matters, both within your governments and externally.
Sizi hızlıca kısa bir yolculuğa çıkaracağım.I'm going to take you on a journey very quickly.
Polis sizi isteyen varsa. daha wropped ve sargılanmış. "If the police was wanting you you couldn't be more wropped and bandaged."
Böylece, sabırsız bayım eleştirilmiştir olması sizin için gerek yoktur.There is no need for you to be so confounded impatient, mister.
Bu benim için adam 'Ben geri döndü ve sizin için geldi.This is the man for me.' So I turned back and came to you--you.
"Toparla kendini," Ses, sizin için seçtiğim işi yapmak için var "dedi. sen değil. ""Pull yourself together," said the Voice, "for you have to do the job I've chosen for you."
Bana yardım et ve ben sizin için büyük işler yapacak.Help me--and I will do great things for you.
Ses: "Gerçek şu ki, ben sizin yapmak zorunda kalacağız" dedi ...."The fact is," said the Voice, "I shall have to make use of you....
Bu küçük iş elbette üzerinden çekti, ama sizi korusun!That little business--I pulled it through, of course--but bless you!
Bunu yaparsanız, sizin için kötü olacak. "It will be the worse for you if you do."
Sizi Kofi ile tanıştırmak istiyorum.I want to introduce you to Kofi.
Potansiyel kullanıcıların toplam pazarı sizin gelir ihtiyacınıza eşit mi?That is, is the total available market of potential users your needs for revenue?
Howard'ın yaptığı, gıda endüstrisinin sizi mutlu etme konusundaki düşüncesini kökten değiştirdi.What Howard did is he fundamentally changed the way the food industry thinks about making you happy.
Sanırım benim kanserim, sizin kanserinizden farklı.I guess my cancer different from your cancer.
Sizin çok boktan bir tavrınız var, işte böyle böyle ölüyorlar.You got a pussy-ass fuckin' attitude, it's just the way they die.
Hmm, sizin ne düşündüğünüzü bilmiyorum, ama benim kastettiğim şay sakallardı.Well, I don't know what you're thinking, but I'm talking about the beards. (Laughter)
İlk basamak için, sizin ilk sayınızın ilk basamağına bakacağım.For the first decimal place of my number, I'll look at the first decimal place of your first number.
İkinci basamağım için, sizin ikinci sayınızın ikinci basamağına bakacağım.For the second place of my number, I'll look at the second place of your second number.
Yine eğer sizinki 1 ise benimkini 2 alacağım, değilse benimkini 1 alacağım.Again, if yours is a one, I'll make mine a two, and otherwise I'll make mine a one.
Ürettiğim ondalıklı sayı sizin listede olamaz. Neden?The decimal I've produced can't be on your list.
Örneğin sizin 143. sayınız olabilir mi?Why? Could it be, say, your 143rd number?