Ana içeriğe geç
Sözlük

sizi ile cümle

sizi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
O sizin yapmak istediğiniz bir şey mi?Is that something you want to do?
Bu sizi çok şaşırttı mı?Did it surprise you very much?
Bu sizin bekliyor olduğunuz şey mi?Is this what you were expecting?
Sizi bizimle birlikte eve götürmemizi istemiyor musunuz?Don't you want us to take you home with us?
Tom'un yaptığı sizi şaşırttı mı?Did what Tom do surprise you?
Ben sizi aramadım.I did not call you.
Ben sizi çağırmadım.I did not call you.
Bunu Tom'a sizin için yaptırabilirsiniz.You may as well have Tom do that for you.
Sizinkinin daha iyi olduğunu düşünmüyor musunuz?Don't you think yours is better?
Sizin üçünüz bekâr mısınız?Are all three of you bachelors?
Sizin üçünüz bekar mısınız?Are all three of you bachelors?
Bu güneş gözlüğü sizin mi?Are these sunglasses yours?
Tom sizi birkaç gün daha kalmaya ikna etmeye çalışacaktır.Tom will try to convince you to stay for a few more days.
Sizinle çalışmak bir onur olacaktır.It would be an honor to work with you.
Tom sizi kendisine yardım etmeye ikna etmeye çalışacaktır.Tom will try to convince you to help him.
Tom sizin onu yapmanıza izin vermeyecek.Tom won't allow you guys to do that.
Geleceğim ve sizi alacağım.I'll come and pick you up.
Onları yalnız bırakırsanız onlar sizi yalnız bırakacaklardır.If you leave them alone, they'll leave you alone.
Onları yalnız bırakın, onlar sizi yalnız bırakacaklardır.Leave them alone, and they'll leave you alone.
Yüce Allah sizi çok mutlu eder.May Almighty God make you very happy.
Naçizane sizinle aynı düşüncedeyim.For what it's worth, I completely agree with you.
Umarım sizin için her şey yolunda gider ve güneşten yararlanırsınız.I hope that it goes well for you and that you benefit from the sun.
Babam sizinkinden daha büyük ve daha güçlüdür.My father is bigger and stronger than yours.
Köpeğinize taşlar atmayın, bu yüzden komşular sizi taklit etmeyeceklerdir.Do not pelt your dog with stones, so the neighbors will not imitate you.
Bunu sizin için yapacak birini bulmak zor olacak.It'll be hard to find someone to do that for you.
Bunu sizin için yapacak birini bulmak zor olmayacak.It won't be hard to find someone to do that for you.
Bunu sizin için yapacak birilerini bulmak zor olmayacak.It won't be difficult to find somebody to do that for you.
Bunu sizin için yapacak birini bulmak kolay olmayacak.It won't be easy to find someone to do that for you.
Bunu sizin için yapacak birini bulmak kolay olacak.It'll be easy to find someone to do that for you.
Tabii ki sizi tanıyorum. İlkokulda iyi arkadaştık!Of course I remember you. We were good friends at primary school!
Sizi evimde burada bulmanın beklenmedik onurunu neye borçluyum?To what do I owe the unexpected honour of finding you here in my house?
Bankın altındaki köpek sizin mi?Is the dog under the bench yours?
Size saldıran düşmanlardan korkmayın. Sizi pohpohlayan arkadaşlardan korkun.Don't be afraid of enemies who attack you. Be afraid of the friends who flatter you.
O bir yıldan daha uzun süre sizinle birlikte yaşadı.He lived with you for more than a year.
Eğer isterseniz sizinle Boston'a gidebiliriz.We could go to Boston with you if you want us to.
Eğer gelmeye karar verirsem, sizi ararım.If I decide to come over, I'll give you a call.
Tom, bunu yaptığınız için sizi hiç eleştirdi mi?Has Tom ever criticized you for doing that?
Sizin bunu yapmanıza izin vermeyeceğim.I won't allow you guys to do that.
Tıpkı sizin gibi yaptım.I did that the same way you did.
Arabam sizinkinizden daha eskidir.My car is older than yours.
Bunu yapmak sizin görevinizdir.It's your duty to do that.
Bunu yapmak sizin için iyidir.Doing that is good for you.
Sizinki benimkinden daha büyük.Yours is larger than mine.
Bunu sizin için satın alabiliriz.We could buy that for you.
Onu sizin için satın almalarına izin verin.Let them buy that for you.
Bunu sizin için yapabiliriz.We could do that for you.
Tom sizinle Fransızca konuşabilir.Tom may speak French to you.
Ben sizi terk etmeyeceğim çocuklar.I'm not leaving you guys.
Tom ve ben orada sizinle buluşacağız.Tom and I'll meet you there.
Sizin adınız listede.Your name's on the list.
Bu sizi neden rahatsız etti?Why did that bother you?
Tom sizin şarkı söyleme tarzınızı seviyor.Tom likes the way you sing.
Tom sizin yemek pişirme tarzınızı seviyor.Tom likes the way you cook.
Bunu sizin için satın almamıza izin verin.Let us buy that for you.
Hangi bisiklet sizin?Which bicycle is yours?
Tom ve benim sizin yardımınıza ihtiyacımız var.Tom and I want your help.
Hangi ev sizindir?Which house is yours?
Sizin odanız temiz.Your room is neat.
Tom sizi Mary ile öpüşürken gördü.Tom saw you kissing Mary.
Bu sizin ve benim aramda bir sır.It's a secret between you and me.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod