Ana içeriğe geç
Sözlük

sizi ile cümle

sizi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Biz sizin yaptığınız aynı şeyi yapmalıyız.We should do the same thing you're doing.
Tom'un yaptığı ne tür şeyler sizi rahatsız ediyor?What kind of things does Tom do that irritate you?
Tom sizi görmeyi dört gözle beklediğini söyledi.Tom said that he's looking forward to seeing you.
Sizin oldukça güvenilir olduğunuzu duydum.I've heard that you're quite reliable.
Tom onu sizin için yapmaya istekli olabilir.Tom might be willing to do that for you.
Sizin görüşünüz değersiz.Your opinions are worthless.
Sizin görüşleriniz değersiz.Your opinions are worthless.
Sizin için imkansız olan şey başkası için çok iyi mümkün olabilir.What is impossible for you could very well be possible for someone else.
Tom, sizinle çalışmayı dört gözle bekliyor.Tom is looking forward to working with you.
Tom sizinle çalışmak için sabırsızlanıyor.Tom is looking forward to working with you.
Öldüğünüz zaman, tüm zenginlikleriniz sizin için değersiz hale gelecektir.When you die, all your riches will become worthless to you.
Sizi işe alamam, çünkü şirket henüz yeterince güçlü değil.I can't hire you, because the company isn't strong enough yet.
Sizi korkuttuysam özür dilerim, bayanlar.Sorry if I startled you, ladies.
Bunun sizin için zor bir karar olduğunu anlıyorum.I understand this is a difficult decision for you.
Onun sizin için zor bir karar olduğunu anlıyorum.I understand that this is a difficult decision for you.
Sizi Mısır'a götürüyoruz.We're taking you to Egypt.
Hiç kimse sizi çalıştırmayacak.No one will hire you.
Sizin kromozomunuz şüphesiz ne tür bir insan olduğunuzu gösterebilir!Your chromosome can undoubtedly show what kind of human you are!
O artık sizi rahatsız etmeyecek.He won't bother you anymore.
Lütfen sizi daha iyi görebilmem için ışığa gelin.Please come into the light so that I can see you better.
Satranç oynamak ve okumak sizi daha akıllı yapar.Playing chess and reading a lot makes you smarter.
Sizinle şahsen tanışmaktan çok mutlu ve onurluyum.I am very happy and honored to meet you in person.
Sizin hiç kendinize saygınız yok mu?Don't you have any self-respect?
Sizinle tanışmak büyük bir onurdur.It is a great honor to meet you.
Sizinle tanışmak bir onurdur, bayan.It is an honor to meet you, miss.
Şu bisiklet sizinki mi?Is that bike yours?
Ormanda zaman geçirmek sizin için iyidir.Spending time in forest is good for you.
Kitaplar sizi hem gerçek hem de hayali uzak memleketlere götürebilir.Books can transport you to faraway lands, both real and imagined.
Biz sizin yeni yöneticileriniziz.We are your new rulers.
Sizinle tanışmak bir onurdur, hanımefendi.It's an honor to meet you, miss.
İdeolojimin sizinkinden üstün olduğuna içtenlikle inanıyorum.I sincerely believe my ideology is superior to yours.
Sizin patronunuzla konuşmak istiyorum.I want to speak with your boss.
Mutluluk hazır bir şey değildir. O sizin kendi hareketlerinizden geliyor.Happiness is not something ready made. It comes from your own actions.
Onları rahatsız etmeyin, onlar sizi rahatsız etmeyeceklerdir.Don't bother them, and they won't bother you.
Onları rahatsız etmezseniz sizi rahatsız etmezler.If you don't bother them, they won't bother you.
Belki de sizin için hala umut vardır.Perhaps there is still hope for you.
Tercihlerim sizinkine çok benzerdir.My preferences are very dissimiliar to yours.
İspanyolca konuşursanız kimse sizi anlamaz.Nobody will understand you if you speak Spanish.
Sizin web siteniz stoklarında onlardan ikisine sahip olduğunu söylüyor.Your website says you have two of them in stock.
Sizin için ne yapabilirim, bayım?What can I do for you, sir?
Sizin öğrencilerinizden biriyle tanıştım.I met one of your students.
Keşke sizinle gelebilsem çocuklar.I wish I could come with you guys.
Tom sizi rahatsız etmeyecek.Tom won't bother you.
O hâlâ sizi korkutuyor mu?Does that still scare you?
Sizin despotik otoritenizi tanımıyorum.I don't recognize your despotic authority.
Sami'ye karşı tanıklık etmeniz sizin yararınızadır.It's in your best interest to testify against Sami.
Tanrılar sizi ödüllendirecekler.The gods will reward you.
Diş perisi sizin dişlerinizi çalmak istiyor.The tooth fairy wants to steal your teeth.
Tom'a karşı tanıklık etmek sizin yararınızadır.It's in your best interest to testify against Tom.
Onu yapmak sizin için gerçekten gerekli miydi?Was it really necessary for you to do that?
Onu yapmak sizin için en iyi neticedir.It's in your best interest to do that.
Şemsiyemi sizin evinizde mi bıraktım?Did I leave my umbrella at your house?
Zengin olmak sizi mutlu ediyor mu?Does being rich make you happy?
Hangi seçenek sizin için doğru?Which option is right for you?
Sizin gibi insanlar sorundurlar.People like you are the problem.
Sizin gibi insanlar problemdirler.People like you are the problem.
Keşke insanlar sizin gibi olabilselerdi.I wish people could be more like you.
Onlar sizin hükümdarlarınız.They are your rulers.
Ben de sizin kadar çalışıyorum, ne daha iyi ne de daha kötü.I work as well as you, neither better nor worse.
Acele edin, profesör sizi beklemeyecek.Hurry up, the professor will not wait for you.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod