Sizi bu gece arayacağım.I'll call you tonight.
Tom'un onu sizin için yapmasını istemelisiniz.You should ask Tom to do that for you.
Sizin hakaretiniz tamamen gerekçeli.Your outrage is completely justified.
Sizin yerinizde olsam onu asla tekrarlamazdım.I'd never repeat that if I were you.
Ben onun sizi ilgilendireceğini düşündüm.I thought that would interest you.
Sizi Boston'a ne getirdi?What brought you to Boston?
Kimse sizi koruyamaz.No one can protect you.
Bunu sizin için değiştireceğim.I'll change it for you.
Hatta kalın lütfen. Ben sizi onun ofisine bağlayacağım.Hold the line please. I'll put you through to his office.
Mary sizin ülkenizde yaygın bir isim mi?Is Mary a common name in your country?
Üzgünüm sizi beklettim bu kadar.I'm sorry I made you wait so long.
Benim görüşüm sizinki ile aynı.My opinion is the same as yours.
Ben sizi uyarmadım.I didn't warn you.
Bana gelince, ben sizin bakış açınıza itiraz etmiyorum.As for me, I don't object to your point of view.
Konuştuğunuzda sizi dinlemeyi severim.I like to listen to you when you speak.
Ben sizinle tamamen aynı fikirde değilim.I don't fully agree with you.
Bizde sizin ölçünüz var o renkte değil.We have your size, but not in that color.
Çiğ yumurta yemek sizin için kötü olabilir.Eating raw eggs could be bad for you.
İsa sizi karşılar.Jesus welcomes you.
Bu bavul sizin değil. O benim.This suitcase isn't yours. It's mine.
Sizi yaşatmak hiçbir şey kazandırmaz, kaybetmek ise hiçbir kayıp getirmez.To keep you is no benefit. To destroy you is no loss.
Sizin zamirleriniz nelerdir?What are your pronouns?
Garsonunuz sizinle birlikte olacak.Your waiter will be right with you.
Bu sizin zaferiniz.It's your victory.
Gelecekte Firefox sizin için eklentileri artırır.In the future, Firefox will upgrade plugins for you.
İşaret sizi buraya park etmeniz halinde polisin arabanızı çekeceği konusunda uyarıyor.The sign warns you that the police will tow your car away if you park here.
Sizin paranızı istemiyoruz.We don't want your money.
Sizi koruyacağım.I'm going to protect you.
Biri sizi fark edecek.Somebody's going to notice you.
Bütün gün oturmak sizin için iyi değil.Sitting all day is not good for you.
Geri gelirsek sizin için önemli mi?Does it matter to you when we come?
Sizinle ilgili ters bir şey olabilir.There may be something wrong with you.
Sizin bunu sevdiğinizi umuyorum.I hope that you like it.
Benim geleceğim sizin ellerinizde.My future is in your hands.
Sizinle tanışmam büyük bir onurdur.It is a great honor for me to meet you.
Sizin burada mutlu olacağınızı biliyorum.I know you'll be happy here.
Ben sizi burada bekliyor olacağım.I'll be waiting for you here.
Sizin vicdanınız yok.You have no scruples.
Sizi içeri almayacağız.We won't let you in.
Üzgünüz ama biz sizin için daha fazla bir şey yapamayız.We're sorry, but we can't do anything more for you.
Sizi uyarmaya çalıştık.We tried to warn you.
Sizi hayal kırıklığına uğratmayacağız.We won't let you down.
Can yelekleri sizin koltukların altında bulunmaktadır.Life vests are located under your seats.
Biraz daha saygı lütfen! Ben hâlâ sizin annenizim.A little more respect please! I am still your mother.
Bu sizin şansınız.This is your chance.
Düz durun. Kambur gibi durmak sizin için kötü.Stand up straight. Slouching is bad for you.
Sadece sefil ve şerefsiz ölüm sizi burada bekliyor.Only miserable and inglorious death awaits you here.
İşte sizin için bir sorun.Here's a problem for you.
Sizi selamlıyorum güneşin arkadaşları.I greet you, friends of the sun.
Seçim hâlâ sizin.The choice is still yours.
O sizinle karşılaştıramaz.He can't compare with you.
Sizin sınırlar beni tutmaz.Your boundaries don't confine me.
Sizin çabalar başarısızlığa mahkumdur.Your efforts are condemned to failure.
Tekrar hoş geldiniz. Biz sizi özledik.Welcome back. We missed you.
Ben sizin maaşlarınızı düşürmüyorum.I'm not lowering your salaries.
Sizin bu konudaki fikriniz nedir?What's your opinion on that?
İşte sizin için bir mesaj.Here's a message for you.
Ben sizi yenebilirim.I can beat you.
Çalışma sizi özgür kılacak.Work shall set you free.
Sizin için hangi ürünün doğru olduğunu düşünürken bu özellikle önemlidir.This is particularly important when considering which product is right for you.