Ben sizi uyarıyorum, çocuklar.I'm warning you, guys.
Sizin tavsiyeniz benim için önemli.Your advice is important for me.
Sizin elinizde ne var?What do you guys have?
Sizin pilin gücü düşük.Your battery power is low.
Kimsenin sizinle çalışmak istememesinin nedeni bu.That's why no one wants to work with you.
Gözlüklerimi takayım çünkü sizi duyamıyorum.I will put on my glasses because I can't hear you.
Sizin dilinizde "kalp" "ağrı" ile kafiyeli mi?In your language, does "heart" rhyme with "pain"?
Petrol sizin için insan hayatından daha değerlidir, değil mi?Oil is more precious than human life to you, right?
Aşk sizin için sadece bir oyun mu?Is love just a game to you?
Sizin için başarısızlık tek seçenektir.For you, failure is the only option.
Bu konuda sizinle hemfikir değilim.I disagree with you on this.
Sizin eleştiriniz asılsızdır.Your criticism is unfounded.
Günaydın, sizi uykucular!Good morning, you sleepyheads!
Sizi zaptetmiyorum.I'm not holding you back.
Tanrılar ve Tanrıçalar her zaman sizi korusun.May the gods and goddesses always bless you.
Tom sizi lanetliyor.Tom curses you.
Tom sizi kınıyor.Tom condemns you.
Ben sizinle savaştayım.I am at war with you.
Sizin maskeleriniz var.You have got masks.
Sizin için yapabileceğimiz bir şey var mı?Is there something that we could do for you?
Biz sizi burada karşılayacağız.We will welcome you here.
Bunun sizin için ne kadar önemli olduğunu fark etmemiştim.I had not realized how important this is to you.
Sizinle iş yapmak zevkti.Pleasure doing business with you.
Sizinle iş yapmak bir zevkti.It's been a pleasure doing business with you.
Bunu söylemek sizin güzelliğinizdi.It was nice of you to say that.
Bu yol sizi nereye götürür?Where does this path take you?
Sizin dilinizi konuşmak istemiyorum.I don't want to speak your language.
Sizi ziyaret edeceğiz.We'll visit you.
İstatistikler sizin lehinize.The statistics are in your favor.
Sizin yorumlarınız uygundu.Your comments were appropriate.
Çocuklar sizi taklit edebilir.Children may imitate you.
Birçok kişi sizinle aynı fikirde değil.Many people disagree with you.
Sizin çabanız takdir edilir.Your effort is appreciated.
Sizi şarkı söylerken dinlemeyi seviyorum.I like listening to you sing.
Kalbim sizindir.My heart is yours.
Sizin izleniminiz neydi?What was your impression?
Sizi gelişmelerden haberdar edeceğiz.We'll keep you posted.
Sizin oyunuz önemlidir.Your vote matters.
Sizin öngörüleriniz neler?What are your predictions?
Sizin emniyet kemerlerinizi takın.Buckle your seat belts.
Onlar sizi şaşırtabilir.They may surprise you.
Yakında sizi ziyaret edeceğiz.We'll visit you soon.
Siz dışardayken bir Bay Jackson sizi görmeye geldi.A Mr. Jackson came to see you while you were out.
Sizin için düzenlemeler yaptık.We've made arrangements for you.
Tamamen sizinle aynı düşüncedeyim.I agree with you entirely.
Bu sizi nasıl etkileyecek?How will this affect you?
Bu sizi nasıl etkiler?How does this affect you?
O sizi nasıl etkiledi?How did that affect you?
Sizi hâlâ delicesine seviyorum, arkadaşlar.I still adore you guys.
Sizinle aynı fikirdeyim çocuklar.I agree with you guys.
Sizi gerçekten takdir ediyorum.I really admire you.
Sizin yedek oyuncunuz zaten seçildi.Your substitute has already been picked out.
Sizin halefiniz zaten seçildi.Your successor has already been chosen.
Parlak bir gelecek sizi bekliyor.You've got a bright future ahead of you.
Bu sizin fikrinizdi, değil mi?This was your idea, wasn't it?
Sizi büyük bir yazar olarak görüyorum.I see you as a great writer.
Sizi görmeye gelmek istiyorumI would like to come to see you.
Çocuklar, sizin için eve gelme vakti!Children, it's time for you to come home!
Muhtemelen uyuşturucu kullanıyorsunuz. Bu sizi daha sağlıksız yapar.You probably smoke drugs. It makes you poorer.
Sizin nesil cinselliği anlamadı.Your generation didn't understand sexuality.