Sana sizin için çalışan insanların bazıları hakkında bazı sorular sormak istiyorum.I'd like to ask you some questions about some of the people you have working for you.
Tom'un sizi asansöre götüreceğini sanıyordum.I thought Tom would walk you to the elevator.
O sizin için çok yaşlı.She's too old for you.
Onlar sizi kovamaz.They can't fire you.
Tom sizinle tanışmak için sabırsızlanıyor.Tom can't wait to meet you.
Sizin için çalışamam.I can't work for you.
Tom'un sizinle olduğunu sanıyordum.I thought Tom was with you.
Tom'un sizi bir daha asla göremeyeceğini düşünmüştüm.I thought Tom would never see you again.
Sizinle dost olmaya çalışmayı durduracağım.I'm going to stop trying to be friendly with you.
Bu sizi ayaklarınızın üzerinde tutar.It keeps you on your toes.
Bölüm 14'ü okumanız gerekiyordu. O sizin hafta sonu boyunca ev ödevinizdi.You were supposed to read Chapter 14. That was your homework over the weekend.
Sizi işe almak istiyorum.I want to hire you.
Sizi uyarmak istiyorum.I want to warn you.
Sizi görmek istedim.I wanted to see you.
Sizin istediğinizi istiyorum.I want what you want.
Sizin yanınızda olmak istiyorum.I want to be near you.
Sizinle olmak istiyorum.I want to be with you.
Tom sizinle tanışmak istiyor.Tom wants to meet you.
Sizin için yemek pişirmek istiyorum.I want to cook for you.
Bunu sizin için yapmak istiyorum.I want to do it for you.
İlk önce sizi görmek istiyorum.I want to see you first.
Sizinle kalmak istiyorum.I want to stay with you.
Sizinle konuşmak istiyorum.I want to talk with you.
Sizin bunu bilmenizi istiyorum.I want you to know that.
Sizi korumak istedim.I wanted to protect you.
Sizi kaybetmek istemem.I don't want to lose you.
Sizi kaybetmek istemiyorum.I don't want to lose you.
Artık sizi istemiyorum.I don't want you anymore.
Sizi mutlu etmek isterim.I want to make you happy.
Sizi mutlu etmek istiyorum.I want to make you happy.
Sizi incitmek istemedim.I didn't want to hurt you.
Sizi uyandırmak istemedim.I didn't want to wake you.
Sizi üzmek istemiyorum.I don't want to upset you.
Tom sizinle konuşmak istiyor.Tom wants a word with you.
Sizi bu gece görmek istiyordum.I wanted to see you tonight.
Sizin bir şey bilmenizi istiyorum.I want you to know something.
Sizin gerçeği bilmenizi istiyorum.I want you to know the truth.
Bu gece sizinle gitmek istiyorum.I want to go with you tonight.
Neden sizi cezalandırmak isteyelim?Why would we want to punish you?
Sizin ne söylemenizi istediğimi biliyorsunuz.You know what I want you to say.
Bu konuda sizinle dövüşmek istemiyorum.I don't want to fight you on this.
O konuda sizinle konuşmak istiyoruz.We want to talk to you about that.
Belki Tom sizi rahatsız etmek istemedi.Maybe Tom didn't want to bother you.
Tom hemen sizi görmek istiyor, efendim.Tom wants to see you immediately, sir.
Sizin için endişelenmek zorunda olmak istemiyorum.I don't want to have to worry about you.
Sizinle bir şey konuşmak istiyordum.I wanted to talk to you about something.
Sizin mevkiniz nedir?What's your status?
Sizi hatırlayacak bir şeyim olsun istiyorum.I want to have something to remember you by.
Öpmemi istemiyorsanız sizi öpmeyeceğim.I'm not going to kiss you if you don't want me to.
Sizi öldürmek istemiyorum.I don't want to kill you.
Sizi öldürmek istemem.I don't want to kill you.
Sizin için çalışmak istemiyorum.I don't want to work for you.
Sizin gibi şarkı söylemeyi öğrenmek istiyorum.I want to learn to sing like you.
Tom'un sizin ne kadar para kazandığınızı bilmesini gerçekten istiyor muyuz?Do we really want Tom to know how much money you make?
Ben sizin patlamış mısırınıza tereyağı istemediğinize inanamıyorum.I can't believe you don't want butter on your popcorn.
Tom'un gerçekten sizin hakkınızda ne düşündüğünü bilmek istemiyor musun?Don't you want to know what Tom really thinks of you?
Ben sizinle konuşurken ayağa kalkın!Stand up when I'm talking to you!
Sizi onu yapmanız için zorlayabilirim fakat gerçekten istemiyorum.I could force you to do that, but I don't really want to.
Bütün arkadaşlarınızın partinize gelmesini ve sizi kutlamasını istemiyor musunuz?Don't you want all your friends to come to your party and celebrate with you?
Sizi gördüğümüze memnunuz.We are happy to see you.