Pekala, Felsefe Taşı'nın yerini sizden başka bilen yok, değil mi?Te olette ainoat, jotka tiedätte, missä Viisasten Kivi on.
Pekala, Felsefe Taşı'nın yerini sizden başka bilen yok, değil mi?Voi siete gli unici a conoscenza della Pietra Filosofale, giusto?
Pekala, Felsefe Taşı'nın yerini sizden başka bilen yok, değil mi?Vosotros sois los únicos que sabéis dónde está la piedra, ¿verdad?
Pekala, Felsefe Taşı'nın yerini sizden başka bilen yok, değil mi?Είστε οι μόνοι που γνωρίζετε πού είναι η Φιλοσοφική Λίθος, σωστά;
Pekala, Felsefe Taşı'nın yerini sizden başka bilen yok, değil mi?Теперь вы одни знаете, где находится Философский Камень.
Pile, ne kadar fazla enflasyon yaratırlarsa sizden paranızı o kadar alacaklar.Pile, im bardziej podniosą inflację, tym więcej ci zabiorą.
Pile, ne kadar fazla enflasyon yaratırlarsa sizden paranızı o kadar alacaklar.Pile! Je höher sie die Inflation anheben, desto mehr Geld stehlen sie von dir!
Pile, ne kadar fazla enflasyon yaratırlarsa sizden paranızı o kadar alacaklar.Pile όσο υψηλότερο καθιστούν τον πληθωρισμό τόσο περισσότερα χρήματα σας παίρνουν.
Pile, ne kadar fazla enflasyon yaratırlarsa sizden paranızı o kadar alacaklar.Plus l'inflation augmente, plus ils prennent ton argent
Pile, ne kadar fazla enflasyon yaratırlarsa sizden paranızı o kadar alacaklar.Plusz az infláció növekszik, akkor vegye el a pénzt
Pile, ne kadar fazla enflasyon yaratırlarsa sizden paranızı o kadar alacaklar.Ven, jo højere inflationen bliver, jo flere af dine penge tager de.
Pile, ne kadar fazla enflasyon yaratırlarsa sizden paranızı o kadar alacaklar.Пайл, колкото по-висока инфлация създават, толкова повече вземат от теб.
[Rob sizden] [çak bi beşlik][롭은
[Rob sizden][Rob si chce]
[Rob sizden][Rob wil]
[Rob sizden](רוב רוצה)
Rüyalarımda sizden öcümü aldığımı hayal ediyorum.Dans mes rêves je fantasme d'abattre ma vengeance sur vous les gars.
Rüyalarımda sizden öcümü aldığımı hayal ediyorum.En mi sueños fantaseo dar rienda suelta a mi venganza contra ustedes.
Rüyalarımda sizden öcümü aldığımı hayal ediyorum.Ik fantaseer in mijn dromen over verwoestende wraak op jullie
Rüyalarımda sizden öcümü aldığımı hayal ediyorum.In visele mele imi imaginez ca ma voi razbuna pe voi.
Rüyalarımda sizden öcümü aldığımı hayal ediyorum.난 꿈을 꾸곤 하지 너희들에게 복수하는 것을 말이야!
Rüyalarımda sizden öcümü aldığımı hayal ediyorum.Nei miei sogni fantastico di far piombare la mia vendetta su voi ragazzi.
Rüyalarımda sizden öcümü aldığımı hayal ediyorum.Trong những giấc mơ mà tôi tưởng tượng về việc trút những cuộc báo thù thật dữ dội lên đầu các người.
Rüyalarımda sizden öcümü aldığımı hayal ediyorum.W snach fantazjuję żeby się na was, typy, zemścić.
Rüyalarımda sizden öcümü aldığımı hayal ediyorum.Στα όνειρά μου φαντάζομαι ότι ξεσπάει η οργή μου επάνω σε εσάς παιδιά.
Rüyalarımda sizden öcümü aldığımı hayal ediyorum.В сънищата си фантазирам за жестоко отмъщение върху вас момчета.
Rüyalarımda sizden öcümü aldığımı hayal ediyorum.Я закрываю глаза и мечтаю о страшной и сладкой мести.
Rüyalarımda sizden öcümü aldığımı hayal ediyorum.בחלומותי אני מפנטז לנקום בכם.
Rüyalarımda sizden öcümü aldığımı hayal ediyorum.في احلامي أتخيل أني♪♫♪ أقوم بالانتقام منكم♪♫♪
Rüyalarımda sizden öcümü aldığımı hayal ediyorum.思いを巡らせる 彼らがバイク事故を起こし
Sadece arz-talep ve sizden alışveriş yapan hedef kitleniz olması gerekiyordu.A kínálathoz csak meg kell találnod a keresletet, olyan embereket, akik hisznek benned.
Sadece arz-talep ve sizden alışveriş yapan hedef kitleniz olması gerekiyordu.Aveai nevoie să ai o cerere şi o ofertă şi această audienţă pe care să o fi convins.
Sadece arz-talep ve sizden alışveriş yapan hedef kitleniz olması gerekiyordu.Chỉ cần cung và cầu là đủ. và thính giả này là người mua hàng của bạn.
Sadece arz-talep ve sizden alışveriş yapan hedef kitleniz olması gerekiyordu.Je had alleen een vraag en aanbod nodig en een publiek dat bij je wilde kopen.
Sadece arz-talep ve sizden alışveriş yapan hedef kitleniz olması gerekiyordu.Jen jste potřebovali vědět kde je nabídka, poptávka a zákaznictvo schopné nakupovat.
Sadece arz-talep ve sizden alışveriş yapan hedef kitleniz olması gerekiyordu.단지 공급과 수요 그리고 나에게 넘어온 고객만 있으면 됐습니다.
Sadece arz-talep ve sizden alışveriş yapan hedef kitleniz olması gerekiyordu.On avait juste besoin d'avoir des réserves et une demande et ce public qui vous faisait confiance.
Sadece arz-talep ve sizden alışveriş yapan hedef kitleniz olması gerekiyordu.Potrzebowałem jedynie podaży i popytu, i klienteli, która do mnie przywykła.
Sadece arz-talep ve sizden alışveriş yapan hedef kitleniz olması gerekiyordu.Serviva solo offerta e domanda e questo pubblico fedele.
Sadece arz-talep ve sizden alışveriş yapan hedef kitleniz olması gerekiyordu.Sie brauchen nur ein Angebot und Nachfrage und Kunden, die es von Ihnen kaufen.
Sadece arz-talep ve sizden alışveriş yapan hedef kitleniz olması gerekiyordu.Simplemente se necesita tener una oferta y una demanda y este público que le compre a uno.
Sadece arz-talep ve sizden alışveriş yapan hedef kitleniz olması gerekiyordu.Só precisava de ter oferta e procura e esta audiência a aceitar-me.
Sadece arz-talep ve sizden alışveriş yapan hedef kitleniz olması gerekiyordu.Απλά χρειαζόσουν την προσφορά και τη ζήτηση και το κοινό που ψώνιζε από σένα.
Sadece arz-talep ve sizden alışveriş yapan hedef kitleniz olması gerekiyordu.Вам нужно иметь предложение и спрос, и людей, которые будут покупать у вас.
Sadece arz-talep ve sizden alışveriş yapan hedef kitleniz olması gerekiyordu.Ви просто потребуєте постачання та попиту й аудиторії, що купує у вас.
Sadece arz-talep ve sizden alışveriş yapan hedef kitleniz olması gerekiyordu.Само трябваше да имаш предлагане и търсене и тази публика, която да купува от теб.
Sadece arz-talep ve sizden alışveriş yapan hedef kitleniz olması gerekiyordu.אתה רק צריך ביקוש והיצע והקהל הזה שהצלחת לקנות
Sadece arz-talep ve sizden alışveriş yapan hedef kitleniz olması gerekiyordu.فقط كل ما كنت احتاجه هو العرض والطلب وهؤلاء الاشخاص الذين سيشترون مني
Sadece arz-talep ve sizden alışveriş yapan hedef kitleniz olması gerekiyordu.自分を気に入ってくれる客がいればいいのです 彼女たちは私のことを気に入ってくれていたので
Sayın Başkan, 2008 senesinde oyumu sizden yana kullandımHerr Präsident, ich habe für Sie in
Seçeceğim kişinin değneği filiz verecek. İsrail halkının sizden sürekli yakınmasına son vereceğim.››내가 택한 자의 지팡이에는 싹이 나리니 이것으로 이스라엘 자손이 너희를 대하여 원망하는 말을 내 앞에서 그치게 하리라
Seçeceğim kişinin değneği filiz verecek. İsrail halkının sizden sürekli yakınmasına son vereceğim.››и кого Я изберу, того жезл расцветет; и так Я успокою ропот сынов Израилевых, которым они ропщут на вас.
Seçeceğim kişinin değneği filiz verecek. İsrail halkının sizden sürekli yakınmasına son vereceğim.››והיה האיש אשר אבחר בו מטהו יפרח והשכתי מעלי את תלנות בני ישראל אשר הם מלינם עליכם׃
Seçeceğim kişinin değneği filiz verecek. İsrail halkının sizden sürekli yakınmasına son vereceğim.››فالرجل الذي اختاره تفرخ عصاه فاسكن عني تذمرات بني اسرائيل التي يتذمرونها عليكما
Seçeceğim kişinin değneği filiz verecek. İsrail halkının sizden sürekli yakınmasına son vereceğim.››後 來 我 所 揀 選 的 那 人 、 他 的 杖 必 發 芽 、 這 樣 我 必 使 以 色 列 人 向 你 們 所 發 的 怨 言 止 息 、 不 再 達 到 我 耳 中
Seçeceğim kişinin değneği filiz verecek. İsrail halkının sizden sürekli yakınmasına son vereceğim.››後來 我 所 揀選 的 那人 、 他 的 杖必發芽 、 這樣 我 必 使 以色列人 向 你 們所發 的 怨言 止息 、 不 再 達 到 我 耳 中
Şimdi dikkat edin, sizden kültürümüzde belli anatomiksel ayrımlar yapmanızı istiyorum.Cela dit, je veux maintenir certaines divisions, du point de vue anatomique, dans notre culture.
Şimdi dikkat edin, sizden kültürümüzde belli anatomiksel ayrımlar yapmanızı istiyorum.Chcem ponechať niektoré rozdiely, anatomicky, v našej kultúre.
Şimdi dikkat edin, sizden kültürümüzde belli anatomiksel ayrımlar yapmanızı istiyorum.Cũng như các bạn, tôi muốn giữ một số sự phân định, dựa theo giải phẫu học, trong nền văn hóa chúng ta.
Şimdi dikkat edin, sizden kültürümüzde belli anatomiksel ayrımlar yapmanızı istiyorum.Ik wil wel een aantal grenzen behouden, anatomisch, in onze cultuur.