"O sizden daha iyi bir tartışmacı; binlerce yıl alıştırma yaptı."그는 당신보다 논쟁을 잘한다. 수천년 동안이나 해왔으니까."
"O sizden daha iyi bir tartışmacı; binlerce yıl alıştırma yaptı."Lépe argumentuje nežli ty, majíce tisíce let cviku."
"O sizden daha iyi bir tartışmacı; binlerce yıl alıştırma yaptı."Lepiej się kłóci niż ty, ma tysiące lat wprawy".
"O sizden daha iyi bir tartışmacı; binlerce yıl alıştırma yaptı."Sokkal ügyesebben vitatkozik, mint te, mert többezer éves gyakorlata van."
"O sizden daha iyi bir tartışmacı; binlerce yıl alıştırma yaptı."Είναι καλύτερος από εσένα, καθώς είχε χιλιάδες χρόνια εξάσκησης".
"O sizden daha iyi bir tartışmacı; binlerce yıl alıştırma yaptı."Он лучше в аргументации чем вы, имея тысячи лет практики".
"O sizden daha iyi bir tartışmacı; binlerce yıl alıştırma yaptı."Той е по-добър в спора от теб, тъй като се е упражнявал хиляди години."
"O sizden daha iyi bir tartışmacı; binlerce yıl alıştırma yaptı.""הוא טוב ממך בויכוחים, כי עמדו לרשותו אלפי שנים להתאמן."
"O sizden daha iyi bir tartışmacı; binlerce yıl alıştırma yaptı."يستطيع التغلب عليك (الشيطان) في الجدال لإنه تمرن منذ الآف الأعوام."
"O sizden daha iyi bir tartışmacı; binlerce yıl alıştırma yaptı."リック・ウォレンがこの賢明な一手を 考えだしたのではありません
Oturma izni başvurusunun yapılışı sırasında, biyometrik oturma kartı için sizden parmak izi alınır.Kun haet lupaa, sinulta otetaan sormenjäljet biometrista oleskelulupakorttia varten.
Oturma izni başvurusunun yapılışı sırasında, biyometrik oturma kartı için sizden parmak izi alınır.När du ansöker om tillstånd tas dina fingeravtryck för det biometriska uppehållstillståndskortet.
Oturma izni başvurusunun yapılışı sırasında, biyometrik oturma kartı için sizden parmak izi alınır.وتذكر أنه سيتم أخذ بصمة الأصابع من أجل بطاقة الإقامة البيومترية.
Oturma izni başvurusunun yapılışı sırasında, biyometrik oturma kartı için sizden parmak izi alınır.提取居留许可时,您必须提供本人护照,已证实身份,您还需提供指纹信息,以便为您制作生物电子居留许可卡。
O ve ben birbirimize aitiz. Sizden daha fazla.Ella me pertenece, más a que ti.
O ve ben birbirimize aitiz. Sizden daha fazla.Мы с ней принадлежим друг другу гораздо больше, чем вы.
- Öyle miyim? Biz Norveç'lileri sizden korumak için buradayız. - Ne?הגזמתי? אנחנו כאן כדי להגן ?על הנורבגים מפניכם. - מה
- Öyle miyim? Biz Norveç'lileri sizden korumak için buradayız.هل أنا كذلك؟ نحن هنا لحماية النرويجيين منكم
O yüzden sizden rica ediyorum, bu para toplamada Kırmızı Elbise Kampanyası'na katılın.Alors je vous en prie, rejoignez la campagne "Red Dress" pour lever des fonds.
O yüzden sizden rica ediyorum, bu para toplamada Kırmızı Elbise Kampanyası'na katılın.Así que les ruego que se sumen a la campaña de la Cruz Roja en su recaudación de fondos.
O yüzden sizden rica ediyorum, bu para toplamada Kırmızı Elbise Kampanyası'na katılın.Därför ber jag er att delta i Röda Klänningen-kampanjen för att samla pengar.
O yüzden sizden rica ediyorum, bu para toplamada Kırmızı Elbise Kampanyası'na katılın.Deci vă implor să vă înscrieți în Campania Rochiilor Roșii în această strângere de fonduri.
O yüzden sizden rica ediyorum, bu para toplamada Kırmızı Elbise Kampanyası'na katılın.Ich dränge also darauf, beteiligen Sie sich an der Rotes-Kleid-Kampagne bei dieser Spendenaktion.
O yüzden sizden rica ediyorum, bu para toplamada Kırmızı Elbise Kampanyası'na katılın.Ik smeek jullie aan te sluiten bij de 'Red Dress Campaign' om fondsen te werven.
O yüzden sizden rica ediyorum, bu para toplamada Kırmızı Elbise Kampanyası'na katılın.Jadi saya meminta Anda bergabung dengan Kampanye Gaun Merah ini, dalam penggalangan dana ini.
O yüzden sizden rica ediyorum, bu para toplamada Kırmızı Elbise Kampanyası'na katılın.Perciò vi imploro ad unirvi alla Red Dress Campaign per raccogliere fondi.
O yüzden sizden rica ediyorum, bu para toplamada Kırmızı Elbise Kampanyası'na katılın.Proszę was byście przyłączyli się do Kampanii Czerwonej Sukienki mającej na celu zbieranie funduszy.
O yüzden sizden rica ediyorum, bu para toplamada Kırmızı Elbise Kampanyası'na katılın.Szóval kérlek titeket csatlakozzatok a Vörös Ruha Kampányhoz ebben az adománygyűjtésben.
O yüzden sizden rica ediyorum, bu para toplamada Kırmızı Elbise Kampanyası'na katılın.Vì vậy tôi xin thỉnh cầu quý vị hãy tham gia chiến dịch "Chiếc váy đỏ" trong đợt gây quỹ này.
O yüzden sizden rica ediyorum, bu para toplamada Kırmızı Elbise Kampanyası'na katılın.Έτσι εγώ σας εκλιπαρώ να συμμετάσχετε στην Εκστρατεία του Κόκκινου Φορέματος για την συγκέντρωση χρημάτων.
O yüzden sizden rica ediyorum, bu para toplamada Kırmızı Elbise Kampanyası'na katılın.И така, аз ви призовавам да се присъедините към кампанията на Червената Рокля в това набиране на средства.
O yüzden sizden rica ediyorum, bu para toplamada Kırmızı Elbise Kampanyası'na katılın.Поэтому я умоляю вас присоединиться к кампании "Красное платье", которая собирает на это средства.
O yüzden sizden rica ediyorum, bu para toplamada그래서 저는 여러분께 기금조성 중에 있는"빨간 드레스 캠페인"에
O yüzden sizden rica ediyorum, bu para toplamadaאז יש מעגלים של רעב ושובע.
O yüzden sizden rica ediyorum, bu para toplamadaولذلك أنا أناشدكم للانضمام لحملة الرداء الأحمر
O yüzden sizden rica ediyorum, bu para toplamadaレッド・ドレスのキャンペーンの 寄付を集める活動に参加して下さい
‹‹O zaman sizi sıkıntıya sokacak, öldürecekler. Benim adımdan ötürü bütün uluslar sizden nefret edecek.Allora vi consegneranno ai supplizi e vi uccideranno, e sarete odiati da tutti i popoli a causa del mio nome
‹‹O zaman sizi sıkıntıya sokacak, öldürecekler. Benim adımdan ötürü bütün uluslar sizden nefret edecek.A tehdy vy budete souženi, a budou vás mordovati, a budete v nenávisti u všech národů pro jméno mé.
‹‹O zaman sizi sıkıntıya sokacak, öldürecekler. Benim adımdan ötürü bütün uluslar sizden nefret edecek.Atunci vă vor da să fiţi chinuiţi, şi vă vor omorî; şi veţi fi urîţi de toate neamurile pentru Numele Meu.
‹‹O zaman sizi sıkıntıya sokacak, öldürecekler. Benim adımdan ötürü bütün uluslar sizden nefret edecek.Bấy giờ, người ta sẽ nộp các ngươi trong sự hoạn nạn và giết đi; các ngươi sẽ bị mọi dân ghen ghét vì danh ta.
‹‹O zaman sizi sıkıntıya sokacak, öldürecekler. Benim adımdan ötürü bütün uluslar sizden nefret edecek.Da skal de overgi eder til trengsel og slå eder ihjel, og I skal hates av alle folkeslag for mitt navns skyld.
‹‹O zaman sizi sıkıntıya sokacak, öldürecekler. Benim adımdan ötürü bütün uluslar sizden nefret edecek.Então sereis entregues � tortura, e vos matarão; e sereis odiados de todas as nações por causa do meu nome.
‹‹O zaman sizi sıkıntıya sokacak, öldürecekler. Benim adımdan ötürü bütün uluslar sizden nefret edecek.그 때에 사람들이 너희를 환난에 넘겨주겠으며 너희를 죽이리니 너희가 내 이름을 위하여 모든 민족에게 미움을 받으리라
‹‹O zaman sizi sıkıntıya sokacak, öldürecekler. Benim adımdan ötürü bütün uluslar sizden nefret edecek.Tedaj vas bodo izročali stiski in vas morili, in sovražili vas bodo vsi narodi zaradi imena mojega.
‹‹O zaman sizi sıkıntıya sokacak, öldürecekler. Benim adımdan ötürü bütün uluslar sizden nefret edecek.Vtedy vás vydajú v súženie a budú vás zabíjať, a budete nenávidení od všetkých národov pre moje meno.
‹‹O zaman sizi sıkıntıya sokacak, öldürecekler. Benim adımdan ötürü bütün uluslar sizden nefret edecek.Тогава ще ви предадат на мъки и ще ви убият; и ще бъдете намразени от всичките народи поради Моето име.
‹‹O zaman sizi sıkıntıya sokacak, öldürecekler. Benim adımdan ötürü bütün uluslar sizden nefret edecek.Тогда будут предавать вас на мучения и убивать вас; и вы будете ненавидимы всеми народами за имя Мое;
‹‹O zaman sizi sıkıntıya sokacak, öldürecekler. Benim adımdan ötürü bütün uluslar sizden nefret edecek.Тоді видавати муть вас на муки, й вбивати муть вас; і зненавидять вас усі народи задля імя мого.
‹‹O zaman sizi sıkıntıya sokacak, öldürecekler. Benim adımdan ötürü bütün uluslar sizden nefret edecek.אז ימסרו אתכם לעני והמיתו אתכם והייתם שנואים לכל הגוים למען שמי׃
‹‹O zaman sizi sıkıntıya sokacak, öldürecekler. Benim adımdan ötürü bütün uluslar sizden nefret edecek.حينئذ يسلمونكم الى ضيق ويقتلونكم وتكونون مبغضين من جميع الامم لاجل اسمي.
‹‹O zaman sizi sıkıntıya sokacak, öldürecekler. Benim adımdan ötürü bütün uluslar sizden nefret edecek.那 時 、 人 要 把 你 們 陷 在 患 難 裡 、 也 要 殺 害 你 們 . 你 們 又 要 為 我 的 名 、 被 萬 民 恨 惡
‹‹O zaman sizi sıkıntıya sokacak, öldürecekler. Benim adımdan ötürü bütün uluslar sizden nefret edecek.那時 、 人 要 把 你 們陷 在 患難裡 、 也 要 殺害 你 們 . 你 們又 要 為 我 的 名 、 被 萬民 恨惡
Para o hisseye sizden önce sahip olan kişiye gider.Jdou předchozí osobě, která akcii držela. To je proč se to nazývá sekundární trh.
Para o hisseye sizden önce sahip olan kişiye gider.Va al dueño anterior de la acción.
Para o hisseye sizden önce sahip olan kişiye gider.بل تذهب إلى الشخص الذي كان يحمل ذلك السهم.
Para o hisseye sizden önce sahip olan kişiye gider.それは二次市場と呼ばれる理由です。
Pekala, Felsefe Taşı'nın yerini sizden başka bilen yok, değil mi?Então, vocês são os únicos que conhecem o paradeiro da Pedra Filosofal, certo?
Pekala, Felsefe Taşı'nın yerini sizden başka bilen yok, değil mi?I er de eneste, - - som ved, hvor De Vises Sten findes?
Pekala, Felsefe Taşı'nın yerini sizden başka bilen yok, değil mi?Jesteście jedynymi, którzy wiedzą, gdzie jest Kamień Filozoficzny.
Pekala, Felsefe Taşı'nın yerini sizden başka bilen yok, değil mi?Ni är de enda- -som vet var De Vises Sten finns.