Eğer hareketsiz olduğunuzu düşünürseniz, sizden saatte 650 mil hızla uzaklaşacak.Jika kamu anggap posisimu diam, maka pesawat tersebut akan bergerak dengan kecepatan 650 mil/jam.
Eğer hareketsiz olduğunuzu düşünürseniz, sizden saatte 650 mil hızla uzaklaşacak.Så om du tänkte dig att ni stod still, skulle det bara röra sig ifrån dig i 650 miles per timme.
Eğer hareketsiz olduğunuzu düşünürseniz, sizden saatte 650 mil hızla uzaklaşacak.Se pensavi di essere stazionario, si allontanerebbe da te a 650 miglia all'ora.
Eğer hareketsiz olduğunuzu düşünürseniz, sizden saatte 650 mil hızla uzaklaşacak.Se você pensou que estava estacionário, isso estaria indo para longe de você a 650 milhas por hora.
Eğer hareketsiz olduğunuzu düşünürseniz, sizden saatte 650 mil hızla uzaklaşacak.SI tu pensaste que estabas estacionario, se estará alejando de ti a 650 millas por hora.
Eğer hareketsiz olduğunuzu düşünürseniz, sizden saatte 650 mil hızla uzaklaşacak.Si vous pensiez être immobile, il s'éloignerait de vous à 650 miles / heure.
Eğer hareketsiz olduğunuzu düşünürseniz, sizden saatte 650 mil hızla uzaklaşacak.Tức là các em tưởng tượng như mình đứng yên thì nó bay xa mình mỗi giờ 650 dặm
Eğer hareketsiz olduğunuzu düşünürseniz, sizden saatte 650 mil hızla uzaklaşacak.Wenn du also annimmst, dass du dich nicht bewegst, wären es einfach 650 Meilen pro Stunde.
Eğer hareketsiz olduğunuzu düşünürseniz, sizden saatte 650 mil hızla uzaklaşacak.Εάν σκεφτόσουν ότι ήσουν στάσιμος, θα πήγαινε μακριά από εσένα με 650 μίλια την ώρα.
Eğer hareketsiz olduğunuzu düşünürseniz, sizden saatte 650 mil hızla uzaklaşacak.Если вы думали, что вы были неподвижными, было бы просто, 650 миль в час от вас.
Eğer hareketsiz olduğunuzu düşünürseniz, sizden saatte 650 mil hızla uzaklaşacak.Колко бързо ще се движи самолета в дясна посока или, предполагам, в източна посока?
Eğer hareketsiz olduğunuzu düşünürseniz, sizden saatte 650 mil hızla uzaklaşacak.Якщо припустити, що ви є нерухомі, тоді літак летить від вас з швидкістю 650 миль/год.
Eğer hareketsiz olduğunuzu düşünürseniz, sizden saatte 650 mil hızla uzaklaşacak.אם היית חושב שאתה מקובע, הוא פשוט יתרחק ממך במהירות 650 מייל לשעה.
Eğer hareketsiz olduğunuzu düşünürseniz, sizden saatte 650 mil hızla uzaklaşacak.إن كنت تظن أنك ثابت ، فإن الطائرة سوف تطير بعيدًا عنك بسرعة 650 ميلا في الساعة.
Eğer hareketsiz olduğunuzu düşünürseniz, sizden saatte 650 mil hızla uzaklaşacak.この飛行機は650マイル毎時で遠ざかっています。 同様に、もしあなたがこの右の飛行機に乗っていて、
Eğer içeride ve dışarıda güzel bir insan olduğunuza inanıyorsanız, sizden gözünü alabilecek hiç kimse yoktur.Ak veríte, že ste nádherný človek vo vnútri aj navonok, neexistuje štýl, na ktorý by ste nemohli siahnuť.
Eğer içeride ve dışarıda güzel bir insan olduğunuza inanıyorsanız, sizden gözünü alabilecek hiç kimse yoktur.Als je gelooft dat je een mooi mens bent, vanbinnen en vanbuiten, dan kan je je elke look veroorloven.
Eğer içeride ve dışarıda güzel bir insan olduğunuza inanıyorsanız, sizden gözünü alabilecek hiç kimse yoktur.Dacă crezi că eşti o persoană frumoasă pe dinăuntru şi pe dinafară, nu există ţinută care să nu îţi iasă.
Eğer içeride ve dışarıda güzel bir insan olduğunuza inanıyorsanız, sizden gözünü alabilecek hiç kimse yoktur.Ha elhiszed, hogy szép ember vagy kívül és belül, nincs olyan öltözet, amiben ne lennél bombázó.
Eğer içeride ve dışarıda güzel bir insan olduğunuza inanıyorsanız, sizden gözünü alabilecek hiç kimse yoktur.여러분이 내적이나 외적으로 아름다운 사람이라고 믿는다면, 여러분이 해내지 못할 스타일은 없습니다.
Eğer içeride ve dışarıda güzel bir insan olduğunuza inanıyorsanız, sizden gözünü alabilecek hiç kimse yoktur.Nếu bạn tin rằng mình xinh đẹp cả tâm hồn và ngoại hình, thì không có gì có thể ngăn bạn thể hiện điều đó.
Eğer içeride ve dışarıda güzel bir insan olduğunuza inanıyorsanız, sizden gözünü alabilecek hiç kimse yoktur.Se acredita que é uma pessoa bonita por dentro e por fora, não há nenhum visual que não lhe fique bem.
Eğer içeride ve dışarıda güzel bir insan olduğunuza inanıyorsanız, sizden gözünü alabilecek hiç kimse yoktur.Se pensate di essere una bella persona, dentro e fuori, non c'è look che non possiate indossare con successo.
Eğer içeride ve dışarıda güzel bir insan olduğunuza inanıyorsanız, sizden gözünü alabilecek hiç kimse yoktur.Si crees que eres una persona hermosa en tu interior y exterior, no hay mirada que no puedas atraer.
Eğer içeride ve dışarıda güzel bir insan olduğunuza inanıyorsanız, sizden gözünü alabilecek hiç kimse yoktur.Ако смятате, че сте красив човек -- отвътре и отвън, няма външен вид, който да не ви отива.
Eğer içeride ve dışarıda güzel bir insan olduğunuza inanıyorsanız, sizden gözünü alabilecek hiç kimse yoktur.Если вы считаете, что вы красивы внутренне и внешне, значит вам пойдёт любая одежда.
Eğer içeride ve dışarıda güzel bir insan olduğunuza inanıyorsanız, sizden gözünü alabilecek hiç kimse yoktur.Якщо Ви вірите, що ви прекрасна людина всередині і ззовні, від вас неможливо буде відвести погляд.
Eğer içeride ve dışarıda güzel bir insan olduğunuza inanıyorsanız, sizden gözünü alabilecek hiç kimse yoktur.אם אתם מאמינים שאתם אנשים יפים מבחוץ ומבפנים, אין מראה שלא תצליחו להעביר.
Eğer içeride ve dışarıda güzel bir insan olduğunuza inanıyorsanız, sizden gözünü alabilecek hiç kimse yoktur.فان كنت تظن ان شخص جميل .. من الداخل والخارج .. فلن يوجد اي " رداء خارجي " يمكن ان يظهرك بعكس هذا
Eğer içeride ve dışarıda güzel bir insan olduğunuza inanıyorsanız, sizden gözünü alabilecek hiç kimse yoktur.自分が美しい人間だと思うなら 着こなせないスタイルなどありません これは皆さんに言えることです
‹‹Eğer köleniz sizi ve ailenizi seviyorsa, sizden hoşnutsa, ‹Yanınızdan ayrılmak istemiyorum› derse,Ako pa ti poreče: Ne pojdem od tebe – ker ljubi tebe in tvojo družino, ker se mu dobro godi pri tebi –
‹‹Eğer köleniz sizi ve ailenizi seviyorsa, sizden hoşnutsa, ‹Yanınızdan ayrılmak istemiyorum› derse,A stane sa, keď ti povie: Neodídem od teba, preto, že ťa miluje i tvoj dom, pretože mu bolo dobre u teba,
‹‹Eğer köleniz sizi ve ailenizi seviyorsa, sizden hoşnutsa, ‹Yanınızdan ayrılmak istemiyorum› derse,종이 만일 너와 네 집을 사랑하므로 너와 동거하기를 좋게 여겨 네게 향하여 내가 주인을 떠나지 아니하겠노라 하거든
‹‹Eğer köleniz sizi ve ailenizi seviyorsa, sizden hoşnutsa, ‹Yanınızdan ayrılmak istemiyorum› derse,Ma se egli ti dice: Non voglio andarmene da te, perché ama te e la tua casa e sta bene presso di te
‹‹Eğer köleniz sizi ve ailenizi seviyorsa, sizden hoşnutsa, ‹Yanınızdan ayrılmak istemiyorum› derse,Mas se ele te disser: Não sairei de junto de ti; porquanto te ama a ti e a tua casa, por estar bem contigo;
‹‹Eğer köleniz sizi ve ailenizi seviyorsa, sizden hoşnutsa, ‹Yanınızdan ayrılmak istemiyorum› derse,Men sier han til dig: Jeg vil ikke gå bort fra dig, fordi han har det godt hos dig og holder av dig og dine,
‹‹Eğer köleniz sizi ve ailenizi seviyorsa, sizden hoşnutsa, ‹Yanınızdan ayrılmak istemiyorum› derse,Pakliť by řekl: Nepůjdu od tebe, proto že by tě miloval i dům tvůj, a že mu dobře u tebe,
‹‹Eğer köleniz sizi ve ailenizi seviyorsa, sizden hoşnutsa, ‹Yanınızdan ayrılmak istemiyorum› derse,Tetapi kalau budak itu tidak mau pergi karena ia mencintai kamu dan keluargamu dan senang tinggal bersamamu
‹‹Eğer köleniz sizi ve ailenizi seviyorsa, sizden hoşnutsa, ‹Yanınızdan ayrılmak istemiyorum› derse,Αλλ' εαν σοι ειπη, Δεν εξερχομαι απο σου επειδη ηγαπησε σε και τον οικον σου, διοτι ευτυχει μετα σου
‹‹Eğer köleniz sizi ve ailenizi seviyorsa, sizden hoşnutsa, ‹Yanınızdan ayrılmak istemiyorum› derse,Если же он скажет тебе: „не пойду я от тебя, потому что я люблю тебя и дом твой", потомучто хорошо ему у тебя,
‹‹Eğer köleniz sizi ve ailenizi seviyorsa, sizden hoşnutsa, ‹Yanınızdan ayrılmak istemiyorum› derse,Но ако той ти рече: Не излизам от тебе, - понеже обича тебе и дома ти, защото е добре при тебе,
‹‹Eğer köleniz sizi ve ailenizi seviyorsa, sizden hoşnutsa, ‹Yanınızdan ayrılmak istemiyorum› derse,והיה כי יאמר אליך לא אצא מעמך כי אהבך ואת ביתך כי טוב לו עמך׃
‹‹Eğer köleniz sizi ve ailenizi seviyorsa, sizden hoşnutsa, ‹Yanınızdan ayrılmak istemiyorum› derse,ولكن اذا قال لك لا اخرج من عندك لانه قد احبك وبيتك اذ كان له خير عندك
‹‹Eğer köleniz sizi ve ailenizi seviyorsa, sizden hoşnutsa, ‹Yanınızdan ayrılmak istemiyorum› derse,他 若 對 你 說 、 我 不 願 意 離 開 你 、 是 因 他 愛 你 和 你 的 家 、 且 因 在 你 那 裡 很 好
‹‹Eğer köleniz sizi ve ailenizi seviyorsa, sizden hoşnutsa, ‹Yanınızdan ayrılmak istemiyorum› derse,他 若對 你 說 、 我 不 願意離開 你 、 是 因 他 愛你 和 你 的 家 、 且 因 在 你 那 裡 很好
Eğer sizden alkışlamanızı istersem -- belki böyle yapabilirim.Als ik jullie vraag om te klappen -- misschien kan ik dat doen.
Eğer sizden alkışlamanızı istersem -- belki böyle yapabilirim.Daca v-as ruga sa bateti din palme -- poate o pot face.
Eğer sizden alkışlamanızı istersem -- belki böyle yapabilirim.Gdybym kazała wam klaskać... Może spróbujmy!
Eğer sizden alkışlamanızı istersem -- belki böyle yapabilirim.Ha megkérem Önöket, hogy tapsoljanak -- talán menni fog.
Eğer sizden alkışlamanızı istersem -- belki böyle yapabilirim.Když vás požádám, ať tleskáte -- to bych možná mohla.
Eğer sizden alkışlamanızı istersem -- belki böyle yapabilirim.만약 여러분들에게 박수를 부탁한다면 --- 이렇게 하겠죠
Eğer sizden alkışlamanızı istersem -- belki böyle yapabilirim.Možno vám to ukázať takto.
Eğer sizden alkışlamanızı istersem -- belki böyle yapabilirim.Nếu tôi bảo các bạn vỗ tay -- có lẽ, tôi có thể làm thử
Eğer sizden alkışlamanızı istersem -- belki böyle yapabilirim.Om jag bad er att klappa ... jag kanske kan göra det.
Eğer sizden alkışlamanızı istersem -- belki böyle yapabilirim.Se eu vos pedir para baterem palmas — talvez possa fazê-lo — se eu disser:
Eğer sizden alkışlamanızı istersem -- belki böyle yapabilirim.Se vi chiedessi di battere le mani -- forse posso farlo.
Eğer sizden alkışlamanızı istersem -- belki böyle yapabilirim.Si je vous demandais de frapper dans vos mains -- Peut-être que je peux le faire.
Eğer sizden alkışlamanızı istersem -- belki böyle yapabilirim.Si les pidiera que aplaudieran -tal vez pueda hacer esto.
Eğer sizden alkışlamanızı istersem -- belki böyle yapabilirim.Wenn ich Sie bitten würde zu klatschen -- vielleicht kann ich das tun.
Eğer sizden alkışlamanızı istersem -- belki böyle yapabilirim.Αν σας ζητήσω να κτυπήσετε παλαμάκια... ναι ας το κάνουμε.