Ana içeriğe geç
Sözlük

sizden ile cümle

sizden kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Aynı şekilde sizden kim varını yoğunu gözden çıkarmazsa, öğrencim olamaz.Так всякий из вас, кто не отрешится от всего, чтоимеет, не может быть Моим учеником.
Aynı şekilde sizden kim varını yoğunu gözden çıkarmazsa, öğrencim olamaz.Так оце всякий з вас, хто не відцураєть ся від усього свого достатку, не може моїм учеником бути,
Aynı şekilde sizden kim varını yoğunu gözden çıkarmazsa, öğrencim olamaz.ככה כל איש מכם אשר לא נפטר מכל רכושו לא יוכל להיות תלמידי׃
Aynı şekilde sizden kim varını yoğunu gözden çıkarmazsa, öğrencim olamaz.فكذلك كل واحد منكم لا يترك جميع امواله لا يقدر ان يكون لي تلميذا.
Aynı şekilde sizden kim varını yoğunu gözden çıkarmazsa, öğrencim olamaz.這 樣 、 你 們 無 論 甚 麼 人 、 若 不 撇 下 一 切 所 有 的 、 就 不 能 作 我 的 門 徒
Aynı şekilde sizden kim varını yoğunu gözden çıkarmazsa, öğrencim olamaz.這樣 、 你 們無論 甚 麼人 、 若 不 撇下 一切 所有 的 、 就 不 能 作 我 的 門徒
Bakışlarını tam olarak sizden kaçırmıyor, ama onun dünyasını zihinsel olarak hayal etmek zorundasınız.Elle ne regarde pas exactement loin de vous, mais vous devez imaginer mentalement son monde.
Bakışlarını tam olarak sizden kaçırmıyor, ama onun dünyasını zihinsel olarak hayal etmek zorundasınız.그녀가 여러분으로부터 눈길을 돌리고 있는 것은 아닙니다. 하지만 여러분은 정신적으로 그녀의 세계를 상상해야 합니다.
Bakışlarını tam olarak sizden kaçırmıyor, ama onun dünyasını zihinsel olarak hayal etmek zorundasınız.No esquivan la mirada exactamente, sino que hay que imaginarse su mundo.
Bakışlarını tam olarak sizden kaçırmıyor, ama onun dünyasını zihinsel olarak hayal etmek zorundasınız.Non sta esattamente guardano da un'altra parte, ma dovete immaginare mentalmente il suo mondo.
Bakışlarını tam olarak sizden kaçırmıyor, ama onun dünyasını zihinsel olarak hayal etmek zorundasınız.Nu se uită neapărat în altă parte decât la voi, dar vă obligă să vă imaginați mental lumea ei.
Bakışlarını tam olarak sizden kaçırmıyor, ama onun dünyasını zihinsel olarak hayal etmek zorundasınız.Sie blickt nicht etwa von einem weg, aber man muss sich ihre Welt mental vorstellen.
Bakışlarını tam olarak sizden kaçırmıyor, ama onun dünyasını zihinsel olarak hayal etmek zorundasınız.Spogląda odwrócona w nieco innym kierunku i zmusza nas, abyśmy wyobrazili sobie jej świat.
Bakışlarını tam olarak sizden kaçırmıyor, ama onun dünyasını zihinsel olarak hayal etmek zorundasınız.Ze kijkt niet echt van je weg, maar je moet je haar wereld in de geest voorstellen.
Bakışlarını tam olarak sizden kaçırmıyor, ama onun dünyasını zihinsel olarak hayal etmek zorundasınız.Она не отводит глаз полностью, мысленно вы наверняка представляете её мир.
Bakışlarını tam olarak sizden kaçırmıyor, ama onun dünyasını zihinsel olarak hayal etmek zorundasınız.Тя не е отвърнала поглед от вас, но трябва да си представите нейния свет.
Bakışlarını tam olarak sizden kaçırmıyor, ama onun dünyasını zihinsel olarak hayal etmek zorundasınız.היא לא לגמרי מסתכלת הרחק מכם, אבל אתם צריכים לדמיין את העולם שלה.
Bakışlarını tam olarak sizden kaçırmıyor, ama onun dünyasını zihinsel olarak hayal etmek zorundasınız.إنها لا تنظر بعيداً عنكم فعلياً لكن يتوجب عليكم تخيل عالمها ذهنياً
Bakışlarını tam olarak sizden kaçırmıyor, ama onun dünyasını zihinsel olarak hayal etmek zorundasınız.彼女の世界を 想像させるためです 彼女がいる より高次の 平穏な世界について
Bana dedi ki, "Sizden rica ediyoruz, kameraları kapatmayın.Anh ấy nói với tôi, "Tôi xin ông đừng tắt những chiếc máy quay.
Bana dedi ki, "Sizden rica ediyoruz, kameraları kapatmayın.Azt mondta, "Kérjük Önöket, ne kapcsolják ki a kamerákat.
Bana dedi ki, "Sizden rica ediyoruz, kameraları kapatmayın.Dia berkata, "Kami memohon kepada Anda untuk tidak mematikan kamera tersebut.
Bana dedi ki, "Sizden rica ediyoruz, kameraları kapatmayın.Er sagte mir: "Wir bitten Sie die Kameras nicht abzuschalten.
Bana dedi ki, "Sizden rica ediyoruz, kameraları kapatmayın.Hij vertelde me: "We doen een beroep op u om de camera's niet uit te schakelen.
Bana dedi ki, "Sizden rica ediyoruz, kameraları kapatmayın.Il m'a dit : " Nous faisons appel à vous pour ne pas couper les caméras.
Bana dedi ki, "Sizden rica ediyoruz, kameraları kapatmayın.그가 제게 말했습니다. "카메라를 끄지 않기를 부탁드립니다.
Bana dedi ki, "Sizden rica ediyoruz, kameraları kapatmayın.Me dijo: "Le solicitamos que no apague las cámaras.
Bana dedi ki, "Sizden rica ediyoruz, kameraları kapatmayın.Mi-a spus "Facem apel la voi să nu opriţi camerele de luat vederi.
Bana dedi ki, "Sizden rica ediyoruz, kameraları kapatmayın.Mi ha detto: "Vi chiediamo di non spegnere le telecamere.
Bana dedi ki, "Sizden rica ediyoruz, kameraları kapatmayın."Pedimos-vos que não desliguem as câmaras, esta noite.
Bana dedi ki, "Sizden rica ediyoruz, kameraları kapatmayın.Povedal mi: "Žiadame vás, aby ste nevypínali kamery.
Bana dedi ki, "Sizden rica ediyoruz, kameraları kapatmayın.Powiedział: "Błagamy was, nie wyłączajcie kamer."
Bana dedi ki, "Sizden rica ediyoruz, kameraları kapatmayın.Řekl mi, "Apelujeme na vás, abyste nevypínali kamery.
Bana dedi ki, "Sizden rica ediyoruz, kameraları kapatmayın.Μου είπε, "Κάνουμε έκκληση να μην κλείσετε τις κάμερες.
Bana dedi ki, "Sizden rica ediyoruz, kameraları kapatmayın.Каза ми: "Умоляваме ви да не изключвате камерите си.
Bana dedi ki, "Sizden rica ediyoruz, kameraları kapatmayın.Он сказал:" Мы просим вас не выключать камеры.
Bana dedi ki, "Sizden rica ediyoruz, kameraları kapatmayın.Який сказав: " Ми закликаємо вас не вимикати камер.
Bana dedi ki, "Sizden rica ediyoruz, kameraları kapatmayın.הוא אמר לי, "אנחנו קוראים לכם לא לכבות את המצלמות.
Bana dedi ki, "Sizden rica ediyoruz, kameraları kapatmayın.وقال لي: أناشدكم أن لا توقفوا كاميرات التصوير،
Bana dedi ki, "Sizden rica ediyoruz, kameraları kapatmayın.「カメラを回し続けてほしい もしそれをやめれば
Banka sizden şu bilgileri isteyecektir:Banken behöver följande uppgifter från dig:
Banka sizden şu bilgileri isteyecektir:El banco necesita la siguiente información sobre usted:
Banka sizden şu bilgileri isteyecektir:La banque a besoin que vous lui fournissiez les informations suivantes :
Banka sizden şu bilgileri isteyecektir:Pankki tarvitsee sinulta seuraavat tiedot:
Banka sizden şu bilgileri isteyecektir:Банку необходима от вас следующая информация:
Banka sizden şu bilgileri isteyecektir:يحتاج البنك إلى بياناتك التالية:
Banka sizden şu bilgileri isteyecektir:开户时,银行会按照法律规定了解您如何使用账号。银行也可核对您的信用记录。银行需要下列信息:
Belirli bir günde doğduğunuzu düşünürsünüz, her biri sizden daha önce doğmuş iki ebeveyniniz vardır.여러분은 특정한 날에 태어났고, 두 부모님에게서 태어났으며 부모님은
Belirli bir günde doğduğunuzu düşünürsünüz, her biri sizden daha önce doğmuş iki ebeveyniniz vardır.אתם מאמינים שנולדתם ביום מסויים, שנולדתם לשני הורים אנושיים ושכל אחד מהוריכם האנושי
Belirli bir günde doğduğunuzu düşünürsünüz, her biri sizden daha önce doğmuş iki ebeveyniniz vardır.أن تعتقد أنك وُلدت في يوم معين، و أنك وُلدت لأبوين بشريين و أنك كلاً من أبويك البشريين
Belirli bir günde doğduğunuzu düşünürsünüz, her biri sizden daha önce doğmuş iki ebeveyniniz vardır.特定の日に人間の両親のもとに生まれ それぞれの両親が 先に生まれたと確信しているでしょう
Ben bunları konuşmak için TYBALT yakın Follow me .-- Baylar, iyi-den: Sizden biri bir kelime.Tebaldo Follow me vicino, perché dirò a loro .-- Signori, buona-den: una parola con uno di voi.
Ben bunları konuşmak için TYBALT yakın Follow me .-- Baylar, iyi-den: Sizden biri bir kelime.Tebaldo Siga-me perto, pois eu vou falar com eles .-- Senhores, den-bom: uma palavra com um de vocês.
Ben bunları konuşmak için TYBALT yakın Follow me .-- Baylar, iyi-den: Sizden biri bir kelime.Tibaldo me siguen de cerca, porque yo les hablaré .-- Señores, buenas-den: una palabra con uno de ustedes.
Ben bunları konuşmak için TYBALT yakın Follow me .-- Baylar, iyi-den: Sizden biri bir kelime.Tybalt dicht Volg mij, want ik zal tot hen spreken .-- Gentlemen, good-den: een woord met een van jullie.
Ben bunları konuşmak için TYBALT yakın Follow me .-- Baylar, iyi-den: Sizden biri bir kelime.Tybalt Følg mig tæt på, for jeg vil tale til dem .-- Herrer, god-den: et ord med en af jer.
Ben bunları konuşmak için TYBALT yakın Follow me .-- Baylar, iyi-den: Sizden biri bir kelime.TYBALT Följ mig nära, ty jag skall tala till dem .-- Mina herrar, god-den: ett ord med en av er.
Ben bunları konuşmak için TYBALT yakın Follow me .-- Baylar, iyi-den: Sizden biri bir kelime.Tybalt Follow me nahe, denn ich will ihnen sprechen .-- Herren, guten-den: ein Wort mit einer von Ihnen.
Ben bunları konuşmak için TYBALT yakın Follow me .-- Baylar, iyi-den: Sizden biri bir kelime.Tybalt mną blisko, albowiem mówię do nich .-- Panowie, dobre-den: słowa z jednym z was.
Ben bunları konuşmak için TYBALT yakın Follow me .-- Baylar, iyi-den: Sizden biri bir kelime.Tybalt Nasledujte ma k sebe, lebo ja budem hovoriť s nimi .-- páni, dobrý deň-: slovo s jedným z vás.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
sizden ile cümle - Sayfa 21 - sizden kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App