siz ile cümle
siz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Öğrencileriniz size zor bir zaman yaşatıyor mu?Have your students been giving you a hard time?
Hadi, sizi eve bırakacağım.Come on, I'll give you a ride home.
Siz kesinlikle çok fazla et yersiniz.You sure do eat a lot of meat.
Size yiyecek bir şey almamı ister misiniz?Would you like me to get you something to eat?
Sizin yemeğinizi yedik.We ate your food.
Siz çocuklar burada yemek yemek ister misiniz?Do you guys want to eat here?
Sizden güzel bir çift olur.You make such a lovely couple.
Sizden güzel bir çift olurdu.You'd make a lovely couple.
Size biraz yardım almamız gerek.We've got to get you some help.
Size biraz yardım almak zorundayız.We've got to get you some help.
Size yardımcı olamayız.We can't help you.
Tom sizin yardımınız olmadan ölecek.Tom will die without your help.
Bunu yapmak için Tom'un sizin yardımınıza ihtiyacı var.Tom needs your help to do it.
Tom mutlaka size yardım edecek.Tom is sure to help you.
Tom size yardımcı olacak.Tom is going to help you.
Lütfen size yardım etmeme izin verin.Please let me help you.
Tom hâlâ sizin restoranda yardım ediyor mu?Is Tom still helping out at your restaurant?
Tom'un onunla ilgili size yardımcı olabileceğinden eminim.I bet Tom could help you with that.
Size nasıl yardım edebiliriz?How can we help you?
İyi ki sizler sır tutamıyorsunuz.It's a good thing you guys can't keep a secret.
Çok şükür sizler sır tutamıyorsunuz.It's a good thing you guys can't keep a secret.
Siz arkadaşlar bir sık saklayabilir misiniz?Can you guys keep a secret?
Size bir şans daha vereceğiz.We'll give you one more chance.
Size bahsettiğim kişi Tom'dur.Tom is the one I told you about.
Tebrikler! Siz bizim bininci ziyaretçimizsiniz!Congratulations! You are our thousandth visitor!
Hangisi sizin ceketiniz?Which one is your jacket?
Hangisi sizin arabanız?Which one is your car?
Sizce hangisini seçmeliyim?Which one do you think I should choose?
Sizden birinin Tom'a yardım ediyor olması gerekir.One of you should be helping Tom.
İşte sizin için iyi biri.Here's a good one for you.
Sizden biri Tom'un nereye gittiğini biliyor mu?Does one of you know where Tom went?
Borudan sızan yeşil balçık vardı.There was green slime oozing out of the pipe.
Borudan yeşil balçık sızdı.Green slime oozed out the pipe.
Hepiniz size bir şey getirmemi ister misiniz?Do you all want me to bring you anything?
Biri sizi görmeden önce buradan çıksanız iyi olur.You'd better get out of here before somebody sees you.
Size yardım alabiliriz.We can get you help.
Tom sizin için beklemek istemiyor.Tom doesn't want to wait for you.
Tom'un burada kalmasını ve onarımlarınızda size yardım etmesini istedim.I've asked Tom to stay here and help you with your repairs.
Daha önce bu fıkrayı size anlattım mı?Have I told you this joke before?
Siz çocuklar iyi geçiniyor musunuz?Do you guys get along?
İnsanlar sizi düzensiz olmakla suçluyor mu?Do people accuse you of being disorganized?
Siz güvensiz misiniz?Are you insecure?
Tom size karşı çok cimri.Tom is so mean to you.
Sizden biri uyudu mu?Did either of you get any sleep?
Sanırım bunlar sizinkiler.I think these are yours.
Siz Tom'la ilgili ne düşünüyorsunuz?What do you guys think of Tom?
O konuda bildiğim her şeyi zaten size anlattım.I've already told you all I know about that.
Siz ikiniz ne hakkında konuştunuz?What did you two talk about?
Siz ikiniz benim hakkımda mı konuşuyorsunuz?Are you two talking about me?
Siz hepiniz ne hakkında konuşuyorsunuz?What are you all talking about?
Sizinle bir saniye konuşabilir miyim?Could I talk to you for a second?
Siz ikiniz genellikle ne hakkında konuşursunuz?What do you two usually talk about?
Tom burada ve o sizinle konuşmak istiyor.Tom is here and he'd like to talk to you.
Siz arkadaşlar ben giderken benim hakkımda konuştunuz mu?Did you guys talk about me while I was gone?
Affedersiniz, sizin adınız neydi?Sorry, what was your name?
Tom sizinle konuşmamı istedi.Tom asked me to speak to you.
Tom sizinle konuşmaya çalıştı mı?Did Tom try to speak to you?
Sizinle bir süre konuşabilir miyim?May I speak with you a moment?
Sizinle konuşabilir miyim, lütfen?Could I speak with you, please?
Siz hepiniz Fransızca konuşuyorsunuz, değil mi?All of you speak French, right?