Ana içeriğe geç
Sözlük

siz ile cümle

siz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
İnsanlar sizi düzensiz olmakla suçluyor mu?Do people accuse you of being disorganized?
Siz güvensiz misiniz?Are you insecure?
Tom size karşı çok cimri.Tom is so mean to you.
Sizden biri uyudu mu?Did either of you get any sleep?
Sanırım bunlar sizinkiler.I think these are yours.
Siz Tom'la ilgili ne düşünüyorsunuz?What do you guys think of Tom?
O konuda bildiğim her şeyi zaten size anlattım.I've already told you all I know about that.
Siz ikiniz ne hakkında konuştunuz?What did you two talk about?
Siz ikiniz benim hakkımda mı konuşuyorsunuz?Are you two talking about me?
Siz hepiniz ne hakkında konuşuyorsunuz?What are you all talking about?
Sizinle bir saniye konuşabilir miyim?Could I talk to you for a second?
Siz ikiniz genellikle ne hakkında konuşursunuz?What do you two usually talk about?
Tom burada ve o sizinle konuşmak istiyor.Tom is here and he'd like to talk to you.
Siz arkadaşlar ben giderken benim hakkımda konuştunuz mu?Did you guys talk about me while I was gone?
Affedersiniz, sizin adınız neydi?Sorry, what was your name?
Tom sizinle konuşmamı istedi.Tom asked me to speak to you.
Tom sizinle konuşmaya çalıştı mı?Did Tom try to speak to you?
Sizinle bir süre konuşabilir miyim?May I speak with you a moment?
Sizinle konuşabilir miyim, lütfen?Could I speak with you, please?
Siz hepiniz Fransızca konuşuyorsunuz, değil mi?All of you speak French, right?
Sanırım bu sizin için.I think this is for you.
Siz ikiniz burada kalın.You two stay here.
Siz arkadaşlar burada kalın.You guys stay here.
Siz çocuklar burada kalın.You kids stay here.
Tom sizinle kalacak.Tom will stay with you.
Sizinle kalıyoruz.We're staying with you.
Tom neden sizinle kalıyor?Why is Tom staying with you?
Siz ikiniz birlikte kalmanız gerekir.You two should stay together.
Tom sizinle odanızda kalıyor olacak.Tom will be staying with you in your room.
Siz ikiniz beni hasta ediyorsunuz.You two make me sick.
Bu sizi hasta etmek için yeterli.It's enough to make you sick.
Sizinle nasıl irtibat kurabiliriz?How can we contact you?
Sizinle nasıl irtibat kurabilirim?How can I contact you?
Tom öğle yemeği için sizi almıyor mu?Isn't Tom picking you up for lunch?
Size biraz öğle yemeği getirdim.I brought you some lunch.
Size iyi olduğumu söyledim.I told you I'm fine.
Bütün bunları size kim söyledi?Who told you all that?
Size kim bizden bahsetti?Who told you about us?
Tom bana sizden bahsetti.Tom told me about you.
Adımın Tom olduğunu size kim söyledi?Who told you my name was Tom?
Kim söyledi size adımın Tom olduğunu?Who told you my name was Tom?
Bana sizi neyin rahatsız ettiğini söyleyin.Tell me what's bothering you.
Bunu zaten anlatmış mıydım size?Have I already told you this?
Tom size her şeyi anlatır mı?Does Tom tell you everything?
Bu size bir şey söylüyor mu?Does that tell you something?
Tom size ne yaptığımızı söyledi mi?Did Tom tell you what we did?
Sizi tanımaktan çok memnunum.I am very glad to know you.
Sadece size söyleneni yapın.Just do what you're told to do.
Tom sizin için dikkat etmemi istedi.Tom told me to watch out for you.
Bak, sana size yardım edebileceğimi söyledim.See, I told you I could help you.
"Ben size öyle söyledim" demediğiniz için teşekkürler.Thanks for not saying "I told you so."
Size az önce bunu yapmamanızı söylemedim mi?Didn't I just tell you not to do that?
Bana size nasıl hizmet edebileceğimi söyleyin.Tell me how can I be of service to you.
Tom size hiç ilginç hikayeler anlattı mı?Did Tom tell you any interesting stories?
Dinleyin, Size bir şey söylemem gerekiyor.Listen, I need to tell you guys something.
Birkaç dakika önce ben size ne söyledim?What did I just tell you a few minutes ago?
Lütfen sizden biri arabamı nereye park edebileceğimi söyleyebilir mi?Would one of you please tell me where I can park my car?
Size onun adını söyleyemem fakat nerede yaşadığını söyleyebilirim.I can't tell you his name, but I can tell you where he lives.
Size diyebilirim ki Tom'un yerinde olsam Boston'a gitmem.I can tell you that if I were in Tom's place, I wouldn't go to Boston.
Sizi muayene etmeyeceğim.I won't examine you.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod