Ana içeriğe geç
Sözlük

siz ile cümle

siz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Bunu size çok makul bir fiyata satacağım.I'll sell you this at a very reasonable price.
Eğer bedeli ödemeye istekli iseniz ben bunu size satacağım.I'll sell this to you if you're willing to pay the price.
Bu sadece sizin için bir oyun mu?Was it just a game to you?
Boston ofisinde sizi kullanabiliriz.We could use you in the Boston office.
Size biraz zaman kazandıracağız.We'll buy you some time.
Tom'un size biraz zaman kazandırdığını duydum.Tom bought you some time, I hear.
Siz beylere bir içki ısmarlayayım.Let me buy you gentlemen a drink.
Size iki öğle yemeği alıyorum.I'm buying you two lunch.
Bu zarfı size kim verdi?Who gave you this envelope?
Biz size söz verdik.We gave our word.
Tom onu size verdi mi?Did Tom give it to you?
Siz üçünüzü arabayla götürebilir miyim?Can I give you three a lift?
Size o izlenimi verdim mi?Did I give you that impression?
Ben sizin ikinizi eve götürmek için arabama alabilir miyim?Can I give you two a lift home?
Size kartımı vereyim.Let me give you my card.
Tom size hangi tavsiyeyi verdi?What advice did Tom give you?
Ben sizi otelin giriş salonunda karşılayacağım.I will meet you in the hotel foyer.
Hikâyeyi bir de sizin ağzınızdan dinlemek istiyoruz.Please give us your side of the story.
Tom size başka önerilerde bulundu mu?Did Tom give you any other suggestions?
Onlar size başka bir bilgi verdi mi?Did they give you any other information?
Size bilgi verdiler mi?Did they give you any information?
İstediğiniz her şeyi size verdim.I gave you everything you wanted.
Öğrencileriniz size zor bir zaman yaşatıyor mu?Have your students been giving you a hard time?
Hadi, sizi eve bırakacağım.Come on, I'll give you a ride home.
Siz kesinlikle çok fazla et yersiniz.You sure do eat a lot of meat.
Size yiyecek bir şey almamı ister misiniz?Would you like me to get you something to eat?
Sizin yemeğinizi yedik.We ate your food.
Siz çocuklar burada yemek yemek ister misiniz?Do you guys want to eat here?
Sizden güzel bir çift olur.You make such a lovely couple.
Sizden güzel bir çift olurdu.You'd make a lovely couple.
Size biraz yardım almamız gerek.We've got to get you some help.
Size biraz yardım almak zorundayız.We've got to get you some help.
Size yardımcı olamayız.We can't help you.
Tom sizin yardımınız olmadan ölecek.Tom will die without your help.
Bunu yapmak için Tom'un sizin yardımınıza ihtiyacı var.Tom needs your help to do it.
Tom mutlaka size yardım edecek.Tom is sure to help you.
Tom size yardımcı olacak.Tom is going to help you.
Lütfen size yardım etmeme izin verin.Please let me help you.
Tom hâlâ sizin restoranda yardım ediyor mu?Is Tom still helping out at your restaurant?
Tom'un onunla ilgili size yardımcı olabileceğinden eminim.I bet Tom could help you with that.
Size nasıl yardım edebiliriz?How can we help you?
İyi ki sizler sır tutamıyorsunuz.It's a good thing you guys can't keep a secret.
Çok şükür sizler sır tutamıyorsunuz.It's a good thing you guys can't keep a secret.
Siz arkadaşlar bir sık saklayabilir misiniz?Can you guys keep a secret?
Size bir şans daha vereceğiz.We'll give you one more chance.
Size bahsettiğim kişi Tom'dur.Tom is the one I told you about.
Tebrikler! Siz bizim bininci ziyaretçimizsiniz!Congratulations! You are our thousandth visitor!
Hangisi sizin ceketiniz?Which one is your jacket?
Hangisi sizin arabanız?Which one is your car?
Sizce hangisini seçmeliyim?Which one do you think I should choose?
Sizden birinin Tom'a yardım ediyor olması gerekir.One of you should be helping Tom.
İşte sizin için iyi biri.Here's a good one for you.
Sizden biri Tom'un nereye gittiğini biliyor mu?Does one of you know where Tom went?
Size yardım alabiliriz.We can get you help.
Hepiniz size bir şey getirmemi ister misiniz?Do you all want me to bring you anything?
Biri sizi görmeden önce buradan çıksanız iyi olur.You'd better get out of here before somebody sees you.
Tom sizin için beklemek istemiyor.Tom doesn't want to wait for you.
Tom'un burada kalmasını ve onarımlarınızda size yardım etmesini istedim.I've asked Tom to stay here and help you with your repairs.
Daha önce bu fıkrayı size anlattım mı?Have I told you this joke before?
Siz çocuklar iyi geçiniyor musunuz?Do you guys get along?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
siz ile cümle - Sayfa 46 - siz kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App