siz ile cümle
siz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Siz insanlar iyi işler yaparsınız.You people do good work.
Siz de orada olmalısınız.You should be there, too.
Siz ikiniz birlikte çok sevimlisiniz.You two are very cute together.
Siz ikiniz kendinizden utanmalısınız.You two should be ashamed of yourselves.
Siz ikiniz evlenmelisiniz.You two should get married.
Tom size karşı dava açtı.Tom has pressed charges against you.
Tom sizin için her şeyi feda etmeye hazır.Tom is willing to sacrifice everything for you.
Tom özel olarak sizi istedi.Tom specifically asked for you.
Tom sonunda sizi affedecek.Tom will forgive you eventually.
Eğer özür dilerseniz Tom muhtemelen sizi affedecektir.Tom will probably forgive you if you apologize.
Tom size ihtiyacınız olan tüm bilgiyi sağlayacaktır.Tom will provide you with all the information you need.
Bu konuda size katılıyorum.In that regard, I agree with you.
Sizi beklettiğimiz için üzgünüz.We're sorry we've kept you waiting.
Tom'un size göre bir şeyi olduğunu düşünüyorum.I think that Tom has a thing for you.
Sizin için çok zor olmuş olmalı.It must have been very difficult for you.
Biz en kısa sürede sizinle irtibat kuracağız.We'll contact you as soon as we can.
İnsanlığın geleceği sizin ellerinizde.The future of mankind rests in your hands.
Size teşekkür etmesi gereken kişi benim.I'm the one who should be thanking you.
Yapmamı istediğiniz şeyi size yapmayacağım.I'm not going to do to you what you want me to do.
Onu benim için yaparsanız size borçlu olacağım.If you do that for me, I'll be in your debt.
Soğuk onun kemiklerine sızdı.The cold seeped into her bones.
Aynısı sizin için de geçerli.The same goes for you.
Siz yerel halk değilsiniz.You are not local people.
Siz arkadaşlar nereye gidiyorsunuz?Where are you guys going?
Bunu söylemedim. Bu sizin yorumunuz.I didn't say that. That's your interpretation.
Bu cevap sizi tatmin eder mi?Does that answer satisfy you?
Tom sadece çok geçmeden sizinle olacak.Tom will be with you in just a moment.
Tom sadece sizinle arkadaş olmak istiyor.Tom just wants to be friends with you.
Tom size ihtiyacınız olan her şeyi verecek.Tom will give you everything you need.
Birazdan size döneceğiz.We'll be right with you.
Tom kesinlikle sizi severdi.Tom definitely would've liked you.
Bunun sizin ilgileneceğiniz bir şey olduğunu sanmıyorum.I don't think this is anything you'd be interested in.
Siz beyler tam inanılmazdınız.You guys were just incredible.
İşte sizin için bir ikram.Here's a treat for you.
Sizi nereye gönderdiler?Where did they send you?
Tom size güveniyor.Tom is depending on you.
Tom sizinle kalabilir.Tom can stay with you.
Boston şehri size hizmetiniz için teşekkür ediyor.The city of Boston thanks you for your service.
Siz arkadaşlar Tom'u gördünüz mü?Have you guys seen Tom?
Siz ikiniz Boston'da mı tanıştınız?Did the two of you meet in Boston?
Sizden herhangi biri bir kurşun kaleme sahip mi?Do any of you have a pencil?
Onlar sizi kullanıyorlar.They're using you.
Onlar sizi kullanıyor.They're using you.
Sizi bu kadar geç saatte rahatsız ettiğim için üzgünüm.I'm sorry to disturb you this late.
Sizinle önde tanışacağız.We'll meet you out front.
Siz arkadaşlara bir şey yaptım.I made you guys something.
Tom beni sizin anladığınız şekilde anlamıyor.Tom doesn't understand me the way you do.
Onlar sizden daha aptal değil.They aren't dumber than you.
Üzgünüm size inanmıyordum.I'm sorry I didn't believe you.
Size inanmadığım için üzgünüm.I'm sorry I didn't believe you.
İstiyorsanız Tom sizi tren istasyonundan alabilir.Tom can pick you up at the train station if you want him to.
Bu çantalar sizin mi?Are these bags yours?
Tom'un sizi bu şekilde itmesine izin vermemelisiniz.You shouldn't let Tom push you around like that.
Bu konuda sizinle daha sonra konuşalım, tamam mı?I'll talk with you about this later, OK?
Tom hemen sizinle konuşmak istiyor.Tom wants to speak to you right away.
Sizin işiniz saat yapmaktır.Your work is making watches.
Siz arkadaşlar Tom'un evine gittiniz mi?Have any of you guys been to Tom's house?
Size yardım edebileceğim bir şey var mı?Is there something I can help you with?
Sizi tekrar görmek bir zevk.It's a pleasure to see you again.
Biri sizinle görüşecek.Someone is going to see you.