siz ile cümle

siz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Davetimi kabul ettiğiniz için size teşekkür etmek istiyorum.I would like to thank you for accepting my invitation.
Size yardım etmeli miyim?Should I help you?
Bir köpek sizi ısırırsa, yarayı sabun ve su ile yıkayın.If a dog bites you, wash the wound with soap and water.
Bir ay içinde size katılmak için döneceğim.I will be back to join you in one month.
Onlar için çalıştığınız insanların bazıları hakkında size bazı sorular sormak istiyorum.I'd like to ask you some questions about some of the people you've been working for.
Sizin için çalışan insanların bazıları hakkında size bazı sorular sormak istiyorum.I'd like to ask you some questions about some of the people who work for you.
Ben uzun bir süredir sizinle tanışmak istiyordum.I've wanted to meet you for a long time.
Siz arkadaşlar noel için ne aldınız?What did you guys get for Christmas?
Siz beyler tatillerinizi nasıl geçiriyorsunuz?How're you guys spending your holidays?
Siz ikiniz burada ne yapıyorsunuz?What are you two doing here?
Şu adamlar sizin okuldan mı?Are those guys from your school?
Siz çocuklar yarın tekrar burada olacak mısınız?Are you kids going to be here again tomorrow?
Siz çocuklar aç mısınız?Are you kids hungry?
Siz arkadaşların bir şeye ihtiyacı var mı?Do you folks need anything?
Siz arkadaşlar aynı okula mı gidiyorsunuz?Do you guys go to the same school?
Odanın sizi tatmin edeceğine güveniyorum.I trust the room will be to your satisfaction.
Bu evi sizin kadar çok almak istiyorum.I want to buy this house as much as you do.
Sizin kadar çok eve gitmek istiyorum.I want to go home as much as you do.
Öncelikle sormadan sizin herhangi bir şeyinizi asla ödünç almam.I'd never borrow anything of yours without asking first.
Bütün bu şeyleri sizin için 2.30'a kadar hazırlayacağım.I'll have all this stuff ready for you by 2:30.
Size Fransızca öğreteceğim.I'll teach you French.
Siz ikinizin birbirinizle aynı fikirde olduğunuza memnun oldum.I'm glad the two of you agree with each other.
Siz ikinizin birbirinizle iyi geçindiğinize memnun oldum.I'm glad the two of you are getting along with each other.
Siz ikinizin hemfikir olduğuna memnun oldum.I'm glad the two of you are in agreement.
Siz ikinizin artık dövüşmediğine sevindim.I'm glad the two of you aren't fighting anymore.
Siz ikinizin partimize gelebildiğine sevindim.I'm glad the two of you could come to our party.
Siz arkadaşları tekrar gördüğüme sevindim.I'm glad to see you guys again.
Sizinle gitmeyeceğim.I'm not going to go with you.
Sizinle gitmeyi planlayan tek ben değilim.I'm not the only one who plans to go with you.
Gece bu kadar geç saatte sizi rahatsız ettiğim için üzgünüm.I'm sorry to disturb you so late at night.
Sizi koruyabiliriz.We can protect you.
Sizinle hiçbir tartışmamız yok.We have no quarrel with you.
Size zarar vermek istemedim.We never meant to harm you.
Size şükran borçluyuz.We owe you a debt of gratitude.
Size bir özür borçluyuz.We owe you an apology.
Size hiçbir şey borçlu değiliz.We owe you nothing.
Size hayatımızı borçluyuz.We owe you our lives.
Hepimiz sizinle gurur duyuyoruz.We're all proud of you.
Size yardım etmek için buradayız.We're here to help you.
Biz sizinle gurur duyuyoruz.We're proud of you.
Siz ikiniz az önce ne hakkında bir kavgaya karıştınız?What did you two get into a fight about?
Siz arkadaşlar ne istiyorsunuz?What do you guys want?
Sizce nereye gitmeliyim?Where do you think I should go?
Sizce kime sormalıyım?Who do you think I should ask?
Siz arkadaşlar neden buradasınız?Why are you guys here?
Size neden güvenmeliyiz?Why should we trust you?
Neden size güvenmeliyiz?Why should we trust you?
Siz arkadaşlar aile gibisiniz.You guys are like family.
Siz arkadaşlar gerçekten iyi arkadaşlarsınız, değil mi?You guys are really good friends, aren't you?
Siz arkadaşlar gidin ve eğlenin.You guys go and have a good time.
Siz arkadaşlar gerçekten eldivenler giyiyor olmalısınız.You guys should really be wearing gloves.
Siz arkadaşlar gerçekten kasklar giyiyor olmalısınız.You guys should really be wearing helmets.
Siz arkadaşlar gerçekten güvenlik gözlükleri takıyor olmalısınız.You guys should really be wearing safety glasses.
Siz arkadaşlar gerçekten mayo giyiyor olmalısınız.You guys should really be wearing swimsuits.
Siz arkadaşlar onu benim için yapardınız, değil mi?You guys would do that for me, wouldn't you?
Siz çocuklar aç olmalısınız.You kids must be hungry.
Siz çocuklar yorgun olmalısınız.You kids must be tired.
Sızdıran musluk hakkında bir şey yapmalısın.You need to do something about the leaky faucet.
Siz bütün insanlar bunu takdir etmelidirler.You of all people should appreciate that.
Siz bütün insanlar Tom'un nasıl hissettiğini anlamalılar.You of all people should understand how Tom feels.

İlgili Sayfalar