Siz insanlar ne düşünüyorsunuz?What are you people thinking?
Sizin için ne yapabiliriz?What can we do for you?
Onunla ne yapacağınız size kalmış.What you do with it is up to you.
Onunla ne yapacağınıza siz karar verin.What you do with it is up to you.
Onlarla ne yapacağınız size kalmış.What you do with them is up to you.
Onlarla ne yapacağınıza siz karar verin.What you do with them is up to you.
Sadece sizinle böyle sohbet etmek güzel.It's nice to just chat with you like this.
Siz İngilizce konuşmuyorsunuz.You don't speak English.
Siz hepiniz İngilizce konuşmuyorsunuz.You all don't speak English.
Annenizin sizi çok muhafazakar tarzda yetiştirdiğini düşünüyorum.I think that your mother has brought you up in a very conservative manner.
Sizin iddianızın hiçbir geçerliliği yoktur.Your argument has no validity.
Sizin davranışınız dayanılmaz.Your behaviour is intolerable.
Şu anda sizin için kaç kişi çalışıyor?How many people are currently working for you?
Sizin için kaç kişi çalışıyor?How many people work for you?
Siz arkadaşlara odamın dışında kalmanızı kaç kez söyledim.How many times have I told you guys to stay out of my room?
Tom gibi arkadaşlarla takılmamanızı size kaç kez söyledim.How many times have I told you not to hang out with guys like Tom?
Siz arkadaşlar ne kadar ödüyorsunuz?How much are you guys paying?
Siz arkadaşlar ne kadar harcadınız?How much did you guys spend?
Siz beyler ne kadar para harcadınız?How much did you guys spend?
Tom size ne kadar öder?How much does Tom pay you?
Tom size ne kadar ödüyor?How much does Tom pay you?
Siz ikiniz de çok kibarsınız.You're both very polite.
Sizin düşmanınız kim?Who is your enemy?
Sizin kadar iyi değiliz.We aren't as good as you.
Beklentilerinizi tatmin etmediysek, bu sizin sorununuz.If we didn't satisfy your expectations, that's your problem.
Davetimi kabul ettiğiniz için size teşekkür etmek istiyorum.I would like to thank you for accepting my invitation.
Size yardım etmeli miyim?Should I help you?
Bir köpek sizi ısırırsa, yarayı sabun ve su ile yıkayın.If a dog bites you, wash the wound with soap and water.
Bir ay içinde size katılmak için döneceğim.I will be back to join you in one month.
Onlar için çalıştığınız insanların bazıları hakkında size bazı sorular sormak istiyorum.I'd like to ask you some questions about some of the people you've been working for.
Sizin için çalışan insanların bazıları hakkında size bazı sorular sormak istiyorum.I'd like to ask you some questions about some of the people who work for you.
Ben uzun bir süredir sizinle tanışmak istiyordum.I've wanted to meet you for a long time.
Siz arkadaşlar noel için ne aldınız?What did you guys get for Christmas?
Siz beyler tatillerinizi nasıl geçiriyorsunuz?How're you guys spending your holidays?
Siz ikiniz burada ne yapıyorsunuz?What are you two doing here?
Şu adamlar sizin okuldan mı?Are those guys from your school?
Siz çocuklar yarın tekrar burada olacak mısınız?Are you kids going to be here again tomorrow?
Siz çocuklar aç mısınız?Are you kids hungry?
Siz arkadaşların bir şeye ihtiyacı var mı?Do you folks need anything?
Siz arkadaşlar aynı okula mı gidiyorsunuz?Do you guys go to the same school?
Odanın sizi tatmin edeceğine güveniyorum.I trust the room will be to your satisfaction.
Bu evi sizin kadar çok almak istiyorum.I want to buy this house as much as you do.
Sizin kadar çok eve gitmek istiyorum.I want to go home as much as you do.
Öncelikle sormadan sizin herhangi bir şeyinizi asla ödünç almam.I'd never borrow anything of yours without asking first.
Bütün bu şeyleri sizin için 2.30'a kadar hazırlayacağım.I'll have all this stuff ready for you by 2:30.
Size Fransızca öğreteceğim.I'll teach you French.
Siz ikinizin birbirinizle aynı fikirde olduğunuza memnun oldum.I'm glad the two of you agree with each other.
Siz ikinizin birbirinizle iyi geçindiğinize memnun oldum.I'm glad the two of you are getting along with each other.
Siz ikinizin hemfikir olduğuna memnun oldum.I'm glad the two of you are in agreement.
Siz ikinizin artık dövüşmediğine sevindim.I'm glad the two of you aren't fighting anymore.
Siz ikinizin partimize gelebildiğine sevindim.I'm glad the two of you could come to our party.
Siz arkadaşları tekrar gördüğüme sevindim.I'm glad to see you guys again.
Sizinle gitmeyeceğim.I'm not going to go with you.
Sizinle gitmeyi planlayan tek ben değilim.I'm not the only one who plans to go with you.
Gece bu kadar geç saatte sizi rahatsız ettiğim için üzgünüm.I'm sorry to disturb you so late at night.
Sizi koruyabiliriz.We can protect you.
Sizinle hiçbir tartışmamız yok.We have no quarrel with you.
Size zarar vermek istemedim.We never meant to harm you.
Size şükran borçluyuz.We owe you a debt of gratitude.
Size bir özür borçluyuz.We owe you an apology.