siz ile cümle
siz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Siz en iyisiniz.You guys are the best.
Siz umutsuzsunuz.You guys are pathetic.
Siz dahisiniz.You guys are geniuses.
Biz sizden daha iyiyiz.We're better than you.
Siz gerçek bir arkadaşsınız.You're a true friend.
Siz gerçek bir dostsunuz.You're a true friend.
Siz şaşırtıcısınız.You guys are amazing.
Siz haklıydınız.You guys were right.
Siz harikaydınız.You guys were great.
Siz arkadaşlar gitmek zorundasınız.You guys have to go.
Siz hatalısınız.You guys are wrong.
Siz garipsiniz.You guys are weird.
Siz sevimlisiniz.You guys are sweet.
Siz haklısınız.You guys are right.
Siz harikasınız.You guys are great.
Siz delisiniz.You guys are crazy.
Siz kaçıksınız.You guys are nuts.
Siz geç kaldınız.You guys are late.
Siz iyisiniz.You guys are good.
Siz hızlısınız.You guys are fast.
Sizi çok özlüyorum millet.I miss you guys so much!
Tom sizi dinlemeliydi.Tom should've listened to you.
Siz üçünüz her gün odun yarıyorsunuz, değil mi?All three of you chop wood every day, don't you?
Tom'un biraz tuhaf olduğu konusunda sizi uyarmalıydım.I should've warned you that Tom is a little strange.
Bunu okudum ve sizin de bunu okumaktan hoşlanabileceğinizi düşündüm.I read this and thought you might like to read it too.
Bu sizin üzerinizde gerçekten iyi görünüyor.It looks really good on you.
Tom'un sizinle aynı fikirde olmadığı bir sır değil.It's no secret that Tom doesn't agree with you.
Bunun sizin için işe yaramasına memnunum.I'm glad it works for you.
Siz arkadaşlar ne yapıyorsunuz?What are you guys doing?
Birinin size verebileceği en büyük armağan onların sevgi ve zamanlarıdır.The greatest gift that someone can give you is their love and their time.
Siz binayı yaklaşık akşam 6.00'da terk ettiniz, değil mi?You left the building at about 6 p.m., didn't you?
Siz hepiniz Esperanto öğreniyor musunuz?Do you all learn Esperanto?
Benim evim sizinkinden daha rahat.My house is more comfortable than yours.
Buradaki oğlum size yardımcı olacak.My son here will help you out.
Siz dibe vardınız.You have arrived at the bottom.
Merhaba, benim adım Tom ve ben sizin garsonunuzum.Hi, my name is Tom and I'm your waiter.
Sizinle temasa geçmek için en iyi yol hangisidir?What's the best way to get in touch with you?
Sizinle iletişim kurmak için en iyi yol hangisidir?What's the best way to contact you?
Sizin aptal konuşmanız sizi hiçbir yere götürmeyecek.Your silly talk won't get you anywhere.
Sizden herhangi birine söyleyecek bir şeyim yok.I have nothing to say to either of you.
Tom sizin için yeterince iyi değil.Tom isn't good enough for you.
Sizin dilinizde nasıl "seni seviyorum" diyorsunuz?How do you say, "I love you", in your language?
Peki, sizin adınız ne?So, what's your name?
Ben size eşlik edebilir miyim?May I accompany you?
Sizin el sıkışmanız çok sıkı.Your handshake is too tight.
Sonunda sizinle tanışmak büyük bir onur.It's a great honor to finally meet you.
Size nazikçe davranılacak.You will be treated kindly.
Sizi beklettiğim için özür dilerim.Sorry to keep you waiting.
Kasabamızda sizin gibi insanları istemiyoruz.We don't want people like you in our town.
Biz bu şehirde sizin gibi insanları istemiyoruz.We don't want people like you in this town.
Ve sizin için efendim; bir çorba, belki?And for you Sir; a soup, perhaps?
Ben size daha fazla yardımcı olamam.I can't help you any further.
Bu sizi şaşırtıyor mu?Does it surprise you?
Sizce Filipinler ne zaman Olimpiyat Oyunları'na ev sahipliği yapacak?When do you think the Philippines will host the Olympic Games?
Şu sizin arabanız.That's your car.
Sizin vatan uzun zaman önce size yabancı oldu.Your homeland became foreign to you long ago.
Bir süredir sizi görmedim.I haven't seen you guys in a while.
Petrol boru hattı sızıntı yapıyor.The oil pipeline is leaking.
Tom'un ve sizin arkadaşlarınızın nereye gittiğini biliyor musunuz?Do you know where Tom and your friends went?
"Neden bize söylemedin?" "Siz sormadınız ki.""Why didn't you tell us?" "You didn't ask."